Travma Sonrası Toparlanma, Kişiden Kişiye Değişiyor!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Travma nedir?

Travmatik olaylar, bir kişinin emniyeti ya da varlığına tehdit oluşturacak şekilde algılanan ve fiziksel, duygusal ve psikolojik stres ya da zarara sebep olan deneyimlerdir. Bir başka deyişle, normal insan deneyim aralığının dışında kalan ve bireye göre değişen tepkiler oluşturan olaylardır.

Travma, Amerikan Psikoloji Derneği tarafından, bu korkunç olaylara verilen psikolojik ve duygusal yanıtlar olarak tanımlanmıştır.

Travmatik olaylar her zaman vahşet içermez. Bir yerden taşınmaktan bir toplu felaket ya da hatta savaşa kadar derecelendirilebilir.

Çoğu insan için, travma olay sırasında ve olayın hemen ertesinde deneyimlenir. Ancak pek çok kişi için, travma, örneğin 11 Eylül saldırılarının artetkileri ile olduğu gibi, travma aylarca, hatta yıllarca yeniden yaşanabilir. 

Travmatik olaylara karşı verilen psikolojik ve duygusal tepkiler, yoğun duyguları, kabusları ve anımsamaları, yeme ve uyku rahatsızlıklarını, kokulara ya da ani seslere karşı verilen panik tepkilerini, ilişki sorunlarını, rahatsızlıkları ve fiziksel belirtileri içerir. Deliriyor olduğunuzu hissetseniz de, bunların olağan dışı ve travmatik deneyimlere karşı verilen normal tepkiler olduğunu hatırlamak gerekir.  

Bir kişinin travmatik bir olaydan etkilenmesi için, olaya doğrudan maruziyetinin şart olmadığı hakkında da kanıtlar mevcuttur. Araştırmalar göstermektedir ki olumsuz psikolojik ve duygusal etkiler basın maruziyeti aracılığıyla da ortaya çıkabilir.

Örneğin, 11 Eylül saldırılarına ait tekrar tekrar yayınlanan televizyon programları ve görselleri milyonlarca insan izledi. 2013’te yapılmış olan bir araştırma gösterdi ki, saldırılara ait basın bültenlerini izleyen insanlar travma sonrası stres ve fiziksel sağlık belirtilerini sonraki yıllar boyunca yaşamıştı.  

 

İnsanlar travma sonrası aynı şekilde iyileşmiyor!

Nisan 1999’daki Columbine Lisesi saldırısında kriz danışmanı olarak, bu etkilere birinci elden tanık olmuştum. Saldırıdan saatler ve günler sonra, sadece okulda mahsur kalmış olan öğrenciler için değil, aile bireyleri ve hatta kurbanların komşuları için acil kriz müdahalesinde bulunduk.

Takip eden haftalarda ve aylarda, televizyonda gözler önüne serilen olayları izlemiş olan insanlar, tamamı basında şahit oldukları görüntülerle ilgili olan, kabuslar, yüksek endişe, depresyon sebebiyle danışmaya geldi. Bu kişiler sadece Littleton, Colorado’da lisenin çevresindeki alanda yaşayan insanlar değildi, metropolit Denver bölgesinin her yanından gelen insanlardı.  

Sonraki birkaç yıl boyunca, Denver’da bir yerel üniversite kampüsünde öğretim görevlisiydim ve pek çok eski Columbine öğrencisi derslerimi almaktaydı. Okuldan mezun olmuşlardı, ama o günün travmasını asla tamamen atlatamamışlardı. Koridordan gelen ani sesler onları yerinden sıçratırdı. Bir ders sırasında çalışan yangın alarmı hepsini olmasa da bazılarını panikletti.

Bu da normaldir. Herkes travmaya aynı tepkiyi vermez, ya da aynı şekilde ya da belirlenmiş bir sürede iyileşmez.  Araştırmalar, travmayı atlatma konusunda, kimin çabuk iyileşip kimin iyileşmeyeceğini gösteren bazı göstergeler ile geniş bir çeşitlilik olduğunu göstermiştir. 

Bir insanın başa çıkma yöntemleri, yani olumsuz durumlarla nasıl başa çıktığımız, elbette başa çıkma davranışları olumlu olduğu sürece, insanların kendilerini koruma yollarından biri olabilir. Bunlar, destekleyici bir arkadaş ile konuşmak, bir destek grubuna katılmak, günlük işleri yeniden kurmak ve düzenlemek için zaman tanımayı içerebilir. 

Pes etmek, inkar etmek ya da olay hakkında  konuşmaktan kaçınmak gibi zayıf başa çıkma yöntemleri, travmayı daha zor atlatma ile ilişkilidir. Bu; süregelen depresyon, anımsamalar, duygusal  uyuşma ve ilişkilerde zorluk yaşama gibi olumsuz belirtiler anlamına gelir.

Örneğin eşlerine karşı uzak ve kötü davrandıkları sebebiyle, kurbanların travma sonrası kendilerini boşanma aşamasında bulmaları alışılmadık değildir. Eğer bir kişi depresyon ya da diğer ruh sağlığı meselelerine travmatik olay ortaya çıkmadan evvel meyilli ise, bu, o kişinin travma etkilerini nasıl atlatacağı konusunda etkili olmaktadır.  

 

Yeni travma, eski anıları geri getirebilir!

Ek olarak, savaş gazileri gibi önceden travma geçmişine sahip insanlar, yeni travmatik olayların etkilerine daha savunmasızdır. Boston Maratonu saldırısında etkilenen savaş gazileri ile ilgili bir çalışmada, araştırmacılar birçok gazinin savaş deneyimlerini anımsadıklarını, artan endişe, psikolojik uyuşma, kabuslar ve artan öfkeden muzdarip olduğunu görmüştür.

Öğrenciler ve terapi hastalarından, haberlerdeki travmatik olayların kendilerine uzun zaman önce meydana gelmiş olayları aniden hatırlattığına dair hikayeler duyuyorum.  

Bir öğrenci, Virginia Teknik Üniversitesi saldırısının basın görüntülerini gördükten sonra, neden aniden yedi yaşındayken gözleri önünde köpeğinin bir araba çarpması sonucu öldüğü zamanı hatırladığını anlayamadığını anlatmıştı. Köpeğinin ölümüne ait anıları  sanki bir önceki gün yaşanmış gibi deneyimlediğini söylemişti. Bu görünüşte ilgisiz olan olaylar, onun hafızasında her iki olaya verilen aynı duygusal tepkiler ile bağlantılanmıştı.

 

İnsanlar travma ile nasıl başa çıkabilir?

Öyleyse insanlar böyle olayların artetkilerini hafifletip olağan günlük yaşamlarına dönmek için ne yapabilirler? Amerikan Psikoloji Derneği başka insanlarla iletişimde kalmayı, değişimi kabullenmeyi, sorunlarla doğrudan yüzleşmeyi ve kendine dikkat etmeyi öneriyor.

Aynı zamanda, unutmamak gerekir ki  insan hiçbir zaman böyle olayları tamamen unutamaz, uzmanlar da bunun bir iyileşme hedefi olduğunu ileri sürmez. Sağlıklı bir iyileşme, olayların korkunç olduğunu bilmeyi, ancak aynı zamanda bu olayların günlük hayatı engellemesine izin vermemeyi kapsar. On sene sonra bir ani ses anlık bir korkuyu tetiklese bile.

Eğer etkiler bunaltıcı hale gelirse insanları, bir uzman yardımı almaları konusunda teşvik ediyorum. Bunlar sadece sağduyu ile verilmiş öneriler değil, aynı zamanda onlarca yıllık araştırmalarla destekleniyor.

Unutulmamalı ki, iyileşmek kolay değil, fakat mümkündür ve bu duygusal ve psikolojik tepkiler, olağandışı durumlara verilen olağan cevaplardır.


Kaynak: Bu yazı The Conversation sitesinden çevrilmiştir.

Onlarca Rakibe Karşı Satranç Oynamak

Genler "Kader"iniz Değil: Psikoterapi, Genetik Nedenlerle Depresif Fareleri Bile İyileştirebiliyor!

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim