Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Thalidomide Faciası: Tıp Tarihindeki En Korkunç İhmal!

Türkiye, Thalidomide Faciasını Nasıl Hasarsız Atlattı?

Thalidomide Faciası: Tıp Tarihindeki En Korkunç İhmal! The Star
Thalidomide faciası kurbanlarından biri olan Bernadette Bainbridge ile çalışan Dr. Maurice Mongeau.
17 dakika
89,975
  • Tıp
  • Eczacılık Bilimi (Farmakoloji)

Thalidomide, Contergan ve Thalidomid gibi isimler altında satılan, günümüzde başta çoklu miyeloma olmak üzere çok sayıda kanserin tedavisinde, graft-versus-host hastalığının tedavisinde ve cüzzam da dâhil bir dizi deri hastalığının tedavisinde aktif olarak kullanılmaktadır.[1]

Thalidomide kullananlarda uyku hâli, kızarlıklık ve baş dönmesi gibi hafif yan etkiler görülebilir. Ağır yan etkileri arasında tümör liz sendromu, kan pıhtıları ve çevresel nöropati bulunmaktadır.[2] İlerleyen kısımlarda daha detaylıca ele alacağımız üzere, gebelik sırasında thalidomide kullanımı uzuv gelişimini bozabilir. Öyle ki, gebe kalmaya çalışan çiftlerde erkeklerin bile ilacı kullanmaması önerilmektedir.[3], [4] Thalidomide'in çalışma mekanizması henüz net olarak bilinmemektedir; ancak en olası hipotez, savunma sistemindeki T hücrelerini uyarma ve TNF-α üretimini azaltma yoluyla savunma sistemini düzenlemesi yoluyla çalıştığı yönündedir.[5], [6], [7], [8]

Bu Reklamı Kapat

Tüm bu ön bilgiler bir yana bu ilaç, daha ziyade Thalidomide Faciası olarak bilinen, ilacın yeterli test olmaksızın kullanılması sonucu binlerce bebeğin ölümüne ve gelişim sorunlarıyla doğmasına neden olmasıyla anılmaktadır. Bu makalede, bu sürecin nasıl geliştiğini ve Türkiye ile ABD gibi ülkelerin bu faciayı nasıl en az hasarla atlatabildiklerini inceleyeceğiz.

Thalidomide Nedir? Nasıl Keşfedilmiştir?

Thalidomide, azot ve karbon omurgası üzerine inşa edilmiş döngüsel bir moleküldür. Bu molekül, 1952 yılında Basel Kimya Endüstrisi (CIBA) isimli bir kurum tarafından keşfedilmiştir. Bu firma, 1996 yılında Sandoz isimli ikinci bir firma ile birleşerek Novartis'e dönüşmüştür.[9] Ne var ki CIBA, thalidomide'in hayvanlar üzerindeki herhangi bir işlevini tespit edemediği için, üzerinde pek durmamıştır.[10]

Bu Reklamı Kapat

Thalidomide'in sağ elli ve sol elli (kiral) molekülleri.
Thalidomide'in sağ elli ve sol elli (kiral) molekülleri.

Bundan sadece 4 yıl sonra, yani 1956 yılında, aslen 2. Dünya Savaşı sonrasında bir sabun firması olarak yola çıkmış olan, sonradansa antibiyotik üretimiyle popülerlik kazanmış Alman kimya firması Chemie Grünenthal firması tarafından thalidomide, Batı Almanya'da grip ilacı olarak satılmaya başlanmıştır.[11], [12], [13]

Thalidomide'i Chemie Grünenthal için geliştiren kişi, Heinrich Mückter'di.[14] Bir Nazi olan Mückter, Nazi Almanyası'nda da yaptığı etik olmayan karahumma, yani tifus deneyleriyle biliniyordu.[15] Sadece o da değildi: Sağ kolu olan Martin Staemmler, Nazilerin öjeni programını savunuyordu.[16] Diğer yardımcısı Heinz Baumkötter, Sachsenhausen Toplama Kampı'nın başhekimiydi ve tutsaklar üzerinde deneyler yapıyordu.[17] Onlarla çalışan Otto Ambros, Hitler'in kimyasal silah danışmanlarındandı.[18]

İşte bu sorunlu ekibin ürettiği thalidomide, 1957 yılında Contergan adıyla, hipnotik (sakinleştirici, uyku getirici) ve antiemetik (mide bulantısı ve kusmayı önleyici) bir ilaç olarak pazarlanmaya başlandı.[19] İlacın ana müşterisi, gebelik bulantılarından ve hamilelik kaynaklı uyku sorunlarından mustarip olanlar kadınlardı. O dönemde thalidomide reçetesiz olarak alınabildiği ve tanıtım amaçlı olarak doktorlara bolca dağıtıldığı için, kısa sürede epey popüler oldu; hatta bir nevi "mucize ilaç" olarak görülmeye başlandı (iddialara göre unutkanlık, öksürük, soğuk algınlığı ve baş ağrısı gibi diğer sorunları da iyileştirebiliyordu).[13], [20]

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Thalidomide kapsülleri.
Thalidomide kapsülleri.
Science Museum

Thalidomide Faciası

Ama bu süreçte bir sorun vardı: Bunca gebe kadın kullanıyordu kullanmasına ama, ilacın gebelikteki etkilerine yönelik yeterince veri toplanmamıştı. Bunun ana sebebi, kadınlara yönelik ilaçların testlerinin genel olarak daha zayıf bir şekilde yapılması ve hatta 1950'lerde ilaç kullanımının gebeliğe etkileri pek de önemsenen bir konu olmamasıydı.[21] Yani günümüzde ilaç firmalarının uymak zorunda olduğu güvenlik önlemlerinin neredeyse hiçbiri o dönemde henüz bulunmuyordu.[22], [23] Hatta o dönemde ilaçların plasenta bariyerini aşıp da rahimdeki yavruya kolay kolay ulaşabileceğine pek inanılmıyordu.[24], [25] Bu kadar yoğun bir ihmal ve bilgi eksikliği ışığında, kadınlar da kendilerini daha iyi hissetmek için (haklı olarak) bu ilacı kullanmak zorunda kaldılar.

Hatanın Fark Edilmesi

Sadece 1.5 yıl kadar sonra, yani 1959'da, thalidomide kullanan kadınların bir kısmının çocuklarının sorunlu doğduğu fark edildi.[26] O zamanlar bu bilinmiyordu ama thalidomide, gebeliğin spesifik günlerinde alınması halinde spesifik sorunlar yaratıyordu:[27] Mesela gebeliğin 20. gününde ilacı alan kadınların çocuklarında beyin hasarı oluşuyordu. 21. günde alınırsa göz hasarı, 22. günde kulak ve yüz hasarı oluşuyordu. 24. günde alınırsa, bebekte kollar oluşmuyordu. 25 ila 28. günler arası alınırsa, bacaklar oluşmuyordu. Bunun haricinde bu çocuklarda periferik nöropati, yani çevresel sinir sistemi siniri hasarı görülüyordu. Bazen parmaksız veya fazla parmaklarla doğabiliyorlardı, bazense felçli olarak, anüsleri olmadan, hayati organları hasarlı olarak...[28] Tahmin edebileceği üzere bu bebeklerin çoğu, doğumlarından birkaç gün sonra ölüyorlardı.

Doktorlar bu gidişatı çok hızlı fark ettiler ve ilaç hakkında şikayetlerini raporlamaya başladılar. Firma, başlarda bunları göz ardı etti ve ilacı geri çekmek istemedi. Nihayet, sorunlu doğumların sayısındaki artıştan kaynaklı baskı öyle boyutlara ulaştı ki, 1961 yılında ilaç piyasadan kaldırıldı.[29]

Ama özellikle Avrupa, Asya ve Japonya'ya yayılmış olan bir ilacı birdenbire piyasadan kaldırmak kolay değildi. Örneğin ilacı bir ülke yasaklasa bile, diğeri ağırdan aldığı için, iki ülke arasında yasa dışı ilaç transferi devam edebilmekteydi. Tüm bu nedenlerle ilaç, tüm tehlikelerine rağmen yıllarca piyasada dolanmaya devam etti.[29], [30] Bu sırada Dünya genelinde 2.000 çocuk bu ilaç nedeniyle öldü, 10-15 bin kadar çocuk ciddi gelişim sorunlarıyla yaşamak zorunda kaldı.[31]

Uzuvları gelişmeden doğan bir Alman bebek için geliştirilen protez uzuvlar (1960).
Uzuvları gelişmeden doğan bir Alman bebek için geliştirilen protez uzuvlar (1960).
All That Interesting

Thalidomide Faciasının Farklı Ülkelerdeki Etkileri

Bu konuda hâlihazırda var olan Türkçe kaynakların birçoğunda, Dünya'da bu faciadan etkilenmeyen tek ülkenin Türkiye olduğu anlatılmaktadır. Bu, doğru değildir. Thalidomide, yaklaşık 50 kadar ülkeyi etkilemiştir.[32] Bir diğer deyişle, Dünya'daki ülkelerin çoğunda hiçbir vaka görülmemiştir. Çünkü ya ilaç bu ülkelere hiç ulaşmamıştır ya da ulaşsa bile yeterli yaygınlığa erişmemiştir. Ayrıca birazdan değineceğimiz gibi ilaç, her gebede (ve hatta her kullanımda) sorun yaratmamaktadır.

Bu Reklamı Kapat

Thalidomide Faciasını Kim Önledi?

Burada önemli bir soru sorulmalıdır: 1957'den 1961'e kadar 4 yıl bir süre var. Nasıl oldu da Amerika'da veya Türkiye'de bu ilaç yıkım yaratmadı? Bugünkü aşı karşıtlarının kuzenleri olan ilaç karşıtları o dönemde çok aktif bir propaganda mı yürüttüler bu yeni ilaca karşı? Bilim insanlarının göremedikleri derin tespitlerde bulunup insanlığa doğru yolu mu gösterdiler?

Elbette hayır. Bilimde yapılan hatalar, komplo teorisyenleri veya bilim karşıtları falan tarafından değil, bilim insanlarının veya bilim içerisine kurulan iç denetim mekanizmalarının sonucunda tespit edilir. Bu, tarih boyunca da hep böyle olmuştur.

Örneğin bugüne kadar canlı evrimini gösteren yüz binlerce ara tür fosili keşfedilmiştir; ama evet, antropolojinin erken dönemlerinde birkaç kez sahtekarlıklar da yaşanmıştır. Burada sormak gerekir: Örneğin bilimde yapılan bu hatayı keşfedenler ve ortaya koyanlar, evrim karşıtları mıydı? Elbette hayır! Yine evrimsel biyologlardı, antropologlardı. Bilim karşıtlarının güvenilir bir metodu, bir hesap verme zorunlulukları veya bir donanımları olmadığı için, motivasyonları gerçekleri ortaya koymak değil de inkârcı bir tavır takınarak prim yapmak olduğu için, gerçekleri keşfetmek konusunda da herhangi bir becerileri yoktur.

Doğu Almanya

Thalidomide Faciası'nda da böyle olmuştur: Çok uzağa gitmeyin, Batı'nın komşusu Doğu Almanya'da bile bu ilaç onaylanmadı, çünkü Doğu Almanya, kadınlara verilecek ilaçlarda teratojen, yani bebeklerde sorunlu doku gelişimi üzerindeki etkilerin incelenmesini zorunlu tutuyordu. Bu ilacın teratojen analizi yapılmamıştı ve dolayısıyla gebelerde kullanılmasına izin verilmedi.[33] Buna bağlı olarak ülkede 1 tane bile vaka yaşanmadı.

Bu Reklamı Kapat

Amerika Birleşik Devletleri

Amerika Birleşik Devletleri'nin thalidomide ile savaşında muhteşem bir isimden söz etmemiz gerekmektedir: Frances Oldham Kelsey.

Aslında Amerikan ilaç firmaları, başta bahsettiğimiz türden "mucize" bir ilacı kaçırmak istemediler. Bugün GlaxoSmithKline olarak bildiğimiz, o zamanki adıyla Smith, Kline & French (SKF) firmasıyla Chemie Grünenthal arasında görüşmeler yapıldı.[34] Ama o zamanlarda Amerika ilaçlar konusunda hazırlıklıydı. Modern zamanlarda aşı, ilaç ve modern tıp karşıtlarının ayaklar altına almaya çalıştığı, 2020 yılında başlayan COVID-19 pandemisinde son derece etkili olduğu bilinen aşıların acil kullanım ve sonrasında lisanslı kullanım için onaylayan Gıda ve İlaç Başkanlığı, yani FDA, çoktan güvenilirlik prosedürlerini yerleştirmişti ve liyakat sahibi uzmanlarla çalışıyordu. Bu nedenle ilacın Amerika'da satılabilmesi için, tıpkı bugün olduğu gibi önce 1-2 faz boyunca hayvan ve insan deneyleri yapılması gerekiyordu.

SKF firması, 1956 ve 57 yıllarında, içlerinde gebe kadınlar da olan 875 kişiyle bir deney yaptı. Ama deney sonuçları şaibeliydi:[35] Güya ilacın uyku getirerek bazı uyku sorunlarını çözdüğü söyleniyordu, ama araştırmacılar bazı farelere önerilen dozun 650 katını vermelerine rağmen bir tanesini bile uyutmayı başaramamıştı.[33] Ayrıca 2 gebe kadının yavrularında doğum deformasyonları tespit edildi.[36] Bu negatif sonuçlar üzerine SKF, anlaşmadan çekildi.

Chemie Grünenthal bu defa William S. Merrell Firması'na yanaştı. Bugün bu firmayı Sanofi olarak biliyor olabilirsiniz.[37] Sanofi, ilacı Amerika genelinde piyasaya sürmeye karar verdi. Ama FDA, o noktaya kadar 20 Avrupa/Afrika ülkesinde ve Kanada'da onay almış ilaca bir türlü onay vermiyordu.[38] Firma, FDA'e sürekli olumlu veri pompalıyordu ama Frances Kelsey'i ikna edemiyorlardı. Çünkü Kelsey, sadece firmadan gelen verilere bakmıyordu, bağımsız laboratuvarların sonuçlarını da değerlendiriyordu.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Nexus Seti: Nexus, Crux, Apex (3 Kitap)

NEXUS
-Yükle-
İNSANOĞLU GÜNCELLENİYOR
Yıl 2040… Deneysel bir nano-uyuşturucu olan Nexus, insanları zihinsel olarak
birbirine bağlamaktadır. Kimileri bu ürünü geliştirmek, kimileriyse kökünü kurutmak
istemektedir. Bazılarıysa, kendi çıkarları için kullanmak niyetindedir.
Genç bir bilim insanı Nexus’u geliştirmeye çalışırken yakalanınca, başına büyük bir
bela açılmış olur. Uluslararası istihbarat örgütleri işin içindedir ve tehlike, tahmin
edilenden çok daha büyüktür.
NEXUS, bilim koridorlarından güç odaklarına, Washington DC’deki seçkin bir örgütün
merkezinden Şangay’daki gizli bir laboratuvara, San Francisco’nun çılgın yeraltı
partilerinden Bangkok’taki biyoteknoloji pazarlarına, uluslararası nörobilim konferansından Tayland kırsalındaki bir manastıra kadar uzanan ve soluk almadan
okunan müthiş bir roman.

CRUX
-Güncelle-
Nexus 5’in tüm dünyaya dağılmasının üzerinden altı ay geçmiştir. Dünya artık farklı
ve daha tehlikeli bir yerdir.
Birleşik Devletler’de İnsan Ötesi Kurtuluş Cephesi adlı örgüt ele geçirdiği insanları,
Nexus’u kullanarak Başkan’a ve destekçilerine suikastlar düzenlemek için birer saatli
bombaya dönüştürmektedir.
Aynı zamanda gizli bir Nexus bağımlısı olan bir bilim insanı, bilmek istediğinden çok
daha fazlasını öğrenir. Suikastçıların ardındaki gücü keşfeder ve kendini içinden
çıkılmaz bir labirentte bulur.
Beyninde Nexus ile doğan bir grup çocuğun arasında yaşayan Samantha Cataranes,
Taylan’da huzurlu ve mutludur. Ancak yeni ailesi dağılma tehlikesiyle karşı karşıya
kalınca, Sam sevdiklerini korumak amacıyla her şeyi göze alır.
Vietnam’daki Kade ve Feng ise, CIA tarafından Kade’in başına konan ödülü
kazanmak üzere peşlerine düşen avcılardan kaçmak için yola koyulur.
Kade, insan ve insan ötesi arasında küresel bir savaş başlatmadan önce Nexus’u
kötü niyetle kullanan teröristleri durdurması gerektiğinin farkındadır. Ancak bunu
başarabilmek için peşine düşenlerden daima bir adım önde olmalıdır.
Şangay’daysa Ling Shu ismindeki insan ötesi bir çocuk, annesini Çinli otoritelerin
elinden kurtarabilmek için büyük bir felakete neden olmaya hazırdır.
İnsan ve insan ötesi arasında yaşanacak savaşın fitili ateşlenmiştir. Dünya artık
kesinlikle eskisi gibi olmayacaktır!

APEX
-Bağlan-
NEXUS ve CRUX Romanlarına Bomba Gibi Bir Son
ABD, Çin ve diğer ülkelerde küresel bir sorun yaşanır.
Yönetimdekilerin sırları ve yalanları, halkın öfkesinin zihinden zihne dalgalar hâlinde
yayılmasına sebep olur.
Birbirlerine zihinsel olarak bağlı protestocularla polisler arasında çatışmalar başlar.
Ordu harekete geçer ve siyasi düzen çöker.
Nexus’la yönlendirilen devrim artık kapıdadır. Ortam böyleyken, insan ötesi çocuklar
daha da güçlenirler. Geçmişte bedenen ölen bilim insanı kadın, gördüğü işkenceler
sonucunda tamamen delirir ve gezegenin elektronik sistemlerini eline geçirmek, her
şeyi kendi hayalindekine göre yeniden düzenlemek için planını devreye sokar.
Böylece dönüşümün doruk noktasına ulaşan yeni bir nesil ortaya çıkar.
Dünya asla eskisi gibi olmayacaktır. Profesyonel bir teknoloji uzmanı olan Ramez
Naam’ın, Nexus ile başlayan, Crux ile devam eden muhteşem üçlemesi, nefes kesen
Apex cildiyle son buluyor.

Set İçindeki Ürünler:

  • Nexus
  • Crux
  • Apex

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Panama Yayıncılık tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺120.00
Nexus Seti: Nexus, Crux, Apex (3 Kitap)

Günümüzde birçok araştırmacının deney sonuçlarını yayınlayıp birbirlerininkini analiz etmesi olarak bilinen akran denetimi, Kelsey tarafından el üstünde tutuluyordu. Bu farklı araştırmalar tutarlı sonuçlar vermedikleri için, FDA de onay vermeyi reddediyordu.[39] Firma, FDA'den tam 5 kez (bazı kaynaklara göre 6 kez) onay istedi; ancak her birinde Kelsey'in de parçası olduğu komite tarafından (büyük oranda Kelsey'in itirazları dolayısıyla) reddediler ve son başvurularında nihai red kararı alınarak tekrar başvurunun önü de kesildi.[40]

Kelsey'in bu veri-destekli ayak diremesi sayesinde, Amerika'da 1 çocuk bile ölmedi. Ne var ki bu izin sürecinde firma, o zamanın daha gevşek kurallarından faydalanarak, "resmi satış" yapmak yerine "tanıtım amaçlı" olarak 1200 civarında doktora 2.5 milyon adet tableti dağıttı ve aralarında gebeler de olan 2.000 kadar kişi bu ilacı tüketti.[41] Sırf bu yüzden Amerika'da ne yazık ki 17 bebekte doğum sorunu tespit edildi; ama Amerika, Kelsey ve FDA sayesinde bu faciayı aksi takdirde olacağa nazaran çok ucuz atlattı.[42] Bu kahramanca duruşu ve verinin peşinden gitme sorumluluğu nedeniyle Sıradışı Başarıya sahip sivillere verilen Başkanlık Ödülü ile onurlandırıldı.[43]

Kanada

Komşuları Kanada ise verileri göz ardı etmenin sorunlarıyla yüzleşmek zorunda kaldı: Kanada'da ilacın onaylı satışına 1962 yılına kadar devam edildi, çünkü Kanada'da bu tür bir bilimsel denetim mekanizması henüz oturmamıştı. Az önce bahsettiğimiz William S. Merrell Firması, tam da bu sıralarda bir diğer firmayla birleşerek adını Richardson-Merrell olarak değiştirmişti. Ama sonuç olarak firma, Kanada'ya da Amerika'ya da birebir aynı bilgileri vermişti. FDA ayak diredi, Kanada hükümeti ise verileri yeterli bularak ilacı onayladı. Bu nedenle Kanada'da yüzlerce bebek gelişim sorunlarıyla doğdu.[44]

Türkiye

Türkiye'nin bu felaketi atlatması ise, aslen bir veteriner hekim olan, özellikle de bakteriyoloji üzerine uzmanlaşan Ordinaryus Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Kürsüsü başkanı Prof. Dr. Şükrü Kaymakçalan sayesinde olmuştur.[50]

Türkiye ekonomik nedenlerle yeni çıkan ilaçları zaten biraz geriden takip ediyordu, dolayısıyla ilaç çıkar çıkmaz Türkiye'ye ulaşmadı. Ama ilaç Türkiye'ye geldiğinde, dönemin Sağlık Bakanlığı, bu iki akademisyenden aldığı bilgiler nedeniyle ilaca ruhsat vermedi.

Profesör Kaymakçalan, ilacın toksisite analizinin yeterli olmadığı yönünde görüş bildirmişti. Prof. Dr. Osman Özdemir, şöyle anlatıyor:[50]

Farmakoloji biliminin Türkiye'deki duayenlerinden ve Türk İlaç Sektörü ile yakından ilgili olan hocamız Prof. Dr. Alaeddin Akcasu'ya bu konuyu [thalidomide'in piyasadan çekilmesi konusunu] sordum. Hocamız bana aynen şöyle dedi: 'Şükrü (Prof. Dr. Şükrü Kaymakçalan, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Kürsüsü) bu konuda, Talidomid'in ruhsat alması için gerekli oluru vermeyeceğini, gerekçe olarak da Talidomid ile deney hayvanları üzerinde yeterli çalışmalar yapılmadığını göstermiştir.'

Ordinaryus Profesör Aygün ise eline geçen birkaç tablet talidomidi kullanarak yaptığı deneylerde, tavuk embriyosunda gelişim sorunları gözlemişti.[50] Bu şekilde veriden gücünü alan, hüsnükuruntudan uzak uyarılar sayesinde Türkiye'de 1 kişi bile thalidomide faciasından etkilenmedi.

Thalidomide Faciası Neler Öğretti?

Tarihte böyle bir facianın yaşanması, her yeni ilacın, aşının ve tıbbi teknolojinin yeni facialara neden olacağı anlamına mı geliyor? Elbette hayır. Tam tersine! Bilim, hata yaptığında bunu kabullenip, bundan dersler çıkaran bir yapıya sahip olduğu için, her yaptığımız hata sonraki hata riskini bir o kadar azaltmaktadır.

Örneğin 2016'da piyasaya 20 yeni ilaç sürülmüştür. 2018'de bu sayı 60'tır; 2020'de ise 53'tür. Sadece 2000-2008 arasında 209 farklı ilaç FDA tarafından onaylanmıştır. Eğer her ilaca "Yeterince araştırılmadı, FDA gibi kurumlar da zaten satılmış kurumlar, bunların hepsi ölümcül!" dersek, yeryüzünde ne ilaç kalırdı ne de insan...

Ama şunu da çok iyi anlamak gerekmektedir: Bilimin her gün mücadele ettiği şey riskler ve olasılıklardır. Bunlar her zaman yüzdeyle ifade edilecektir. Hata payını hiçbir zaman %0 yapamayız; ne kadar test yaparsak yapalım, ne kadar dikkatli olursak olalım, mutlaka hatalar olacaktır. Önemli olan, belirli protokolleri yerleştirmek, şeffaf olmak ve bu protokolleri sıkı sıkıya takip etmektir. Yani önemli olan, yapılacak hataların dürüst hatalar, ders çıkarılabilir hatalar olmasıdır. Bu, günlük yaşantımız için de böyledir. Herkes hata yapar, hatadan kaçamazsınız. Ama yaptığınız hatalar, dürüst hatalar olmalıdır. Bu süreçte bilim ve rasyonel düşünce de yolunuza ışık tutacaktır.

Bu Reklamı Kapat

mRNA Aşıları Gibi Görece Yeni Tıbbi Teknolojiler Faciaya Neden Olur mu?

Hayır, tıp tarihindeki herhangi bir hata ile modern tıbbın yöntemleri arasında doğrudan hiçbir ilişki kurulamaz. Bir noktada belli tıbbi hataların yapılmış olması, bu hataların tekrar yapılacağını garanti etmez. Tam tersine, bilimin hataları kabul edip bu hataları minimize edecek uygulamaları devreye sokması, yani dogmatik olmaması sayesinde bu hatalardan çıkarılan dersler, sonradan tekrar aynı hataya düşme ihtimalini azaltmaktadır. Hepsi bir yana, Thalidomide ile herhangi bir aşı arasında ilişki kurmak, tıp ve biyokimyadan hiçbir şey anlamamış olmayı gerektirir.

Thalidomide Faciası ile mRNA Aşılarının Alakasızlığı

Thalidomide faciasını çok iyi okumak gerekir. Thalidomide ile mRNA aşıları oldukça alakasız iki konudur. Basit bir farkındalıkla başlayalım: Thalidomide faciası 60 küsür yıl önce yaşanmıştır. COVID-19 salgınında mücadele ettiğimiz koronavirüsleri ise, neredeyse o olay yaşandığından beri tanımaktayız ve bunlara yönelik aktif araştırmlar yürütmekteyiz. 70 küsür yıldır mRNA deneyleri, 30 yıldır mRNA aşısı araştırmaları yapılmaktadır. mRNA aşıları, Thalidomide çıktığındaki kadar "genç" bir ilaç değildir. Hatta mRNA aşıları, bir "ilaç" bile değildir!

Aşılar ile İlaçlar Arasındaki Farklar

Burada ilaç-aşı farkını hızlıca hatırlamakta fayda vardır: İlaçlar, vücudumuzdaki biyokimyasal süreçleri değiştirerek sorunları çözmeyi hedeflerler. Bu sırada beklenmedik etkilere neden olarak uzun vadeli etkilere sahip olabilirler. Ayrıca birçok ilacın yıllarca düzenli olarak kullanılması gerekir; bu nedenle sadece başınız ağrıdığında aldığınız bir ağrı kesicinin "uzun dönem" etkilerinden endişe etmezsiniz. Ama ömrünüz boyunca kullanacağınız bir kanser ilacının uzun dönem etkilerinden endişe etmeniz normaldir (ve bilim insanları da bu nedenle didik didik araştırırlar).

Aşılar ise biyokimyasal süreçlere müdahale etmezler; virüsün hâlihazırda vücudumuza sokacağı genlerin daha ufak bir kısmını veya virüsün bazı parçalarını veya zayıflatılmış bir versiyonunu vücudumuza sokarlar. Bu sayede bağışıklık tepkisini tetiklerler ve o virüse veya bakteriye karşı direnç geliştirmemizi sağlarlar. Yani ilaçlarda etkiyi yapan ilacın kendisidir; aşılarda işi yapan asıl şeyse doğal olarak sahip olduğumuz savunma sistemidir. Ayrıca aşılar, genellikle bir veya birkaç kez olunur. Ömür boyu sık sık alınmadıkları için, uzun dönem etkilerinden endişe etmek için bir gerekçe yoktur.

Bu Reklamı Kapat

Tüm bunlar, aşıları doğal olarak daha güvenli bir tıbbi prosedür hâline getirmektedir. Bugüne kadar, uzun dönem etkileri nedeniyle faydaları elimine edilmiş olan ve dolayısıyla aşıyı genel geçer olarak "zararlı" hâle getiren veya yan etkileri 2 aydan daha uzun bir süre sonunda ortaya çıkan hiçbir aşı vakası yaşanmamıştır. mRNA aşılarının uzun dönem yan etkileriyle ilgili olarak buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.

mRNA aşılarının güvensiz olduğunu gösteren hiçbir veri olmadığı gibi (mRNA, gebelerde de test edilmiş ve hiçbir yan etkisi olmadığı ispatlanmıştır), güvensiz olmasını gerektirecek teorik bir neden bile yoktur! Zaten virüsler vücudumuza girdiğinde, bırakın sadece mızrak proteinlerinin genlerini, bütün genomlarını vücut hücrelerimize enjekte ederler ve hücrelerimizi kendi köleleri hâline getirerek kendi kopyalarını yaratmaya zorlarlar! mRNA aşıları sadece mızrak proteinleriyle ilgili bilgileri "enjekte ederler", dolayısıyla hücreleri enfekte edebilecek tam mekanizmayı içermez. Eğer insanlar gen enjeksiyonundan korkuyorlarsa, virüslerden korkmalılar, virüsün genomunun ufacık bir kısmını taşıyan mRNA aşılarından değil.

Ayrıca güvenlik konusunda da önlemler fevkalade işlemektedir: Örneğin mRNA aşıları ilk çıktığında, 16 yaş altına önerilmemiştir ve hamileler konusunda da bir süre beklenmiştir. İşte bunun sebebi, bu tür facialardan alınan derslerdir. Eğer elde veri yoksa, belli gruplara o aşı önerilmez. Sonradan bu veriler geldi ve aşılar da yavaş yavaş o gruplara da önerilmeye başlanır.

Thalidomide Günümüzde Kullanılıyor mu?

Tüm bu faciadan sonra thalidomide'in yeryüzünden tamamen silindiğini ve yüzüne bir daha asla bakılmadığını düşünebilirsiniz. Bu, büyük bir hata olurdu. Çünkü thalidomide, günümüzde aktif olarak kullanılmaktadır.

Bu Reklamı Kapat

Bugüne kadar thalidomide hakkında binlerce makale yayınlanmıştır ve birçok özelliği keşfedilmiştir. Örneğin yapılan çalışmalar, ilacın aslında bu kadar tehlikeli olmak zorunda olmadığını göstermiştir. Bunu iyice anlayabilmek için, kimya bilgilerimizi tazelememiz gerekmektedir.

Kiralite Nedir?

Kimyasal moleküllerde kiralite denen bir özellik vardır. Kiralite, bir çeşit ayna simetrisidir. Örneğin ellerimiz kiral yapılardır; birbirinin ayna simetrisi şeklindedirler. Ne yaparsanız yapın, ellerinizi birbirinin üzerine tam olarak oturtamazsınız. Avuç içleriniz birbirine bakacak şekilde parmaklarınızı eşleseniz bile, bu defa da avcunuz ve elinizin dış kısmı ters yönlere bakar; yani iki eliniz birbiri üzerine tam olarak asla oturamaz. İşte bu tür simetriye kimyada kiralite denir.

Moleküller de böyle kiral olabilirler: Bunlardan birine sağ elli molekül, diğerine sol elli molekül adı verilmektedir. Birbirinin enantiyomorfu da denebilen bu iki yapı, birbirinden çok farklı kimyasal özelliklere sahip olabilmektedir.

İşte thalidomide sentezinde de bu kiral thalidomide moleküllerinden %50-50 oluştuğu fark edilmiştir. Yani yarısı sağ elli, yarısı sol elli sentezlenmektedir. Aslında sol elli molekül, çok faydalı özelliklere sahiptir; ama sağ elli olanı insanlar için çok toksiktir. İşte bu yazı boyunca sözünü ettiğim olumsuz sonuçlara sebep olan molekül, sağ elli thalidomide molekülleridir.

Bu Reklamı Kapat

Celgene ilaç firmasının thalidomide içerikli kapsüller üzerinde verdiği uyarı sembolleri (1998).
Celgene ilaç firmasının thalidomide içerikli kapsüller üzerinde verdiği uyarı sembolleri (1998).
Daily Mail

Thalidomide'in Modern Kullanım Alanları

İşte ilacın bu daha faydalı versiyonu, 1960'larda cüzzam tedavisinde etkili bir ilaç olarak kullanıldı. 2006'da FDA tarafından çoklu miyeloma adlı lenfosit kanserinin erken dönem tedavisinde kullanılmak üzere onaylanmıştır.[45] Yapılan çalışmalar, thalidomide'in gebelerdeki etkisinin gebeliğin 42. gününe kadar olduğu fark edilmiştir. Yine de önlem olarak gebelikte alternatif ilaçlar kullanılmaktadır; ancak thalidomide, her gebeyi her zaman etkilememektedir - sadece 20-22 günlük hassas bir pencerede yavru gelişimini etkilemektedir.[46]

İşte bilim ışığında elde edilen tüm bu yeni veriler ışığında, daha fazla araştırma sayesinde, ilacın kimler tarafından, ne dozda ve nasıl kullanılacağı daha net belirlenmiştir. Bu süreçte yapılan hatalardan dersler çıkarılmış, Dünya genelinde çok sayıda yeni regülasyon ve önlem getirilmiştir. O gün bugündür bu düzeyde bir facianın yaşanmamış olması, bilime kulak vermenin hataları minimize edebileceğini ve bilime güvenebileceğimizi ispatlamaktadır.

Sonuç

Geliştirilme sürecini tamamlayan farmakolojik maddelerin ilaç olarak sınıflandırılabilmeleri için bilimsel yöntemlerle test edilmeleri gerekir. İlaç olmaya aday materyal içeriğindeki bileşenlerin, insan türü üzerindeki olası yan etkilerinin belirlenebilmesi için hayvanlar ve insanlar üzerinde bir dizi deney yapılması tıbbi açıdan zorunludur. Deney süreci titizlikle takip edilmediği ve olası yan etkiler yeterince kontrol edilmediği takdirde hesapta olmayan kitlesel problemler ortaya çıkabilir.

Thalidomide faciasının bir dünya trajedisi olduğunda herkes hemfikirdir. Bu facia sayesinde ilaçların denetim, pazarlama ve deney sürecinde köklü değişim ve yeniliklere imza atılmıştır. Facia sonrasında FDA (Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi) ve diğer denetleyici kurumlar, ilacın pazarlanmasını yalnızca, ilacı kullanan insanların risklerin farkında olmalarını sağlayan denetlenebilir bir risk değerlendirme ve azaltma stratejisi ile onaylamışlardır. Bu tür önlemler sayesinde, yeni teknolojilerin riskini %0 yapamasak bile, her geçen gün ona biraz daha yakınlaştırmamız mümkün olmaktadır. Bilim, çalışmaktadır!

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Korkutucu! 42
  • Üzücü! 18
  • Grrr... *@$# 15
  • İnanılmaz 7
  • Tebrikler! 6
  • Bilim Budur! 6
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • Merak Uyandırıcı! 3
  • Muhteşem! 1
  • Güldürdü 1
  • Umut Verici! 1
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 29/05/2022 12:49:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7640

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Nasa
Hava
Balık Çeşitliliği
Yağ
Kromozom
Karar Verme
Şempanzeler
Etik
Goril
Kuantum Fiziği
Süpernova
Karanlık Madde
Darwin
Etimoloji
Kafatası
Köpekler
Felsefe
Mikroevrim
Epistemik
İspat Yükü
Tedavi
Mers
Mars
Kadın Doğum
Nükleer Enerji
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Alıntı Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Bu Eseri Neden Tavsiye Ediyorsun?
Aşağıdaki kutuya, isimli neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin faydalı bulunması halinde Evrim Ağacı kullanıcılarından daha fazla UP kazanman mümkün olacak. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Tavsiye Et