Tembellik ve Erteleme: Bugünün İşini Yarına Bırakmak Bizim Suçumuz Mu?
/old/content_media/0fe14e62af59398e21800a994632cd9d.jpg)
Bu Makalede Neler Öğreneceksin?
Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.- Beynimizde limbik sistem hazza yönelirken, prefrontal korteks mantıklı kararlar verir ve erteleme davranışı limbik sistemin kazanmasıyla ortaya çıkar.
- Konstanz Üniversitesi deneyinde, somut düşünme (nasıl, ne zaman, nerede) erteleme eğilimini azaltırken, soyut düşünme (niçin) görevin tamamlanmasını zorlaştırmıştır.
- Amaçları başkalarına söylemek yerine kendimize saklamak, beynin tatmin olmasını engelleyerek hedeflere ulaşma olasılığını artırır.
Uzun süredir dağınık halde duran gardırobunuzu düzene sokmanız gerekiyor, ama ne zaman? Bugün mü? Yok, olmaz. Hem hava güneşli, böyle bir günde bu sıkıcı iş yapılır mı? Belki yarın? Mümkün değil, kuzeninizin kınası var. Peki, yarından sonra? “Hımm, bakarız”. Böyle diye diye haftalar geçmiş, bir de bakmışsınız ki gardırobunuzun içinde aradığınızı bulamaz olmuşsunuz. “Aaa, aynı ben!” diyorsanız, endişe etmeyin, şu koca dünyada yalnız değilsiniz.
Suç Bizde Mi?
Büyük ölçekte baktığımızda, bizi üretkenlikten alıkoyan bu durum aslında o kadar “evrensel” ki, öyle görünüyor ki, beynimiz “erteleme”ye programlı! Bize göre can sıkıcı olan ama yapmak zorunda olduğumuzu hissettiğimiz eylemleri yapıp yapmamaya karar vermeden önce, beynimizin içinde resmen bir savaş yaşanır. Bu savaş, beynin “haz” merkezini de içeren bilinçdışı “limbik sistem” ile “mantıklı kararlar” vermemizi sağlayan “prefrontal korteks” arasındadır. Bu iki sistemi biraz daha açalım:
Tehlikeli ya da nahoş durumlardan otomatik olarak (düşünmeden) kaçmamızı ve hazza yönelmemizi sağlayan limbik sistem, beynin en eski ve en baskın bölümlerinden biridir. Buna karşın, daha sonradan evrimleşmiş ve en zayıf olan prefrontal korteks ise edinilen bilgileri harmanlayıp bir karara ulaşmamızı sağlayan ve otomatik olmayan bir bölümdür. İşte, bu savaşı limbik sistemin kazanması durumunda, hoş bulmadığımız ama yapmak zorunda olduğumuz işlerimizi başka bir zamana erteleriz.
Yapabileceğimiz Bir Şeyler Olmalı!
Elbette ki, bu iki sistemin nasıl çalıştığını bilmek, “başka bir güne erteleme” davranışına bir çözüm getirmiyor. Ancak, Almanya’nın Konstanz Üniversitesi’nde yapılmış bir çalışma, bu kalıplaşmış davranışımızı anlayıp onu kırmamıza yardımcı olabilir.
Sean McCrea önderliğindeki bir psikolog ekibi, iki grup öğrenciyle bir deney yapar. Ekip, birinci gruptaki öğrencilerden, banka hesabı açmak gibi günlük sıkıcı işleri “nasıl” yapacaklarını bir e-postada anlatmalarını ve üç hafta içerisinde göndermelerini talep eder. (Mesela, öğrenciler, banka memuruyla olan görüşme veya form doldurma gibi eylemleri anlatırlar). İkinci grup öğrencilerden beklenilen şey ise “niçin” bir banka hesabı açmaları gerektiğini anlatan bir e-posta yazmalarıdır.
Burada amaç, birinci grupta olan öğrencilerin “somut” düşünmelerini, ikinci gruptakilerin ise “soyut” düşünmelerini sağlamaktır. (Her iki gruba da üç hafta içerisinde görevi tamamlamaları karşılığında makul bir ücret alacakları önceden duyurulmuştur.)
Ve üç haftanın sonunda durum şöyledir: birinci gruptaki “nasıl, ne zaman, nerede” gibi sorularla somut düşünmeleri sağlanan öğrencilerin çoğu görevi zamanında tamamlamış, diğer gruptaki soyut düşünen öğrencilerin yarısından çoğu ise görevi tamamlamada başarısız olmuşlardır.
Bu deneyden çıkan sonuç: söz konusu eylem hakkında ne kadar somut düşünürsek, o kadar “erteleme”ye daha az eğilimli oluşumuzdur. Bir dahaki sefere bir şeyi ertelemeye meyilli olduğunuzu hissettiğinizde, onun üzerine gidin ve doğrudan fiziksel bir faaliyete geçmeseniz de, üzerine düşünün. Kafanızdan atmayın. Kısa bir süre sonra prefrontal korteksinizin savaşı kazandığını ve işinizin başına geçtiğinizi göreceksiniz.
Yapacaklarınızı Kendinize Saklayın!
/old/content_media/e438b5948c0e641f895be41cfd18d605.jpg)
Amaçlarımızı başkalarına söylemek, benliğimizi tatmin ederek onları gerçekleştirmek için harekete geçme isteğimizi azaltır. 63 kişiyle yapılan testlerin sonuçlarına göre, amaçlarını gizli tutanların onları gerçekleştirme olasılıkları, amaçlarını açıklayıp kabul görenlerinkine göre daha fazla.
Beynimizde benlik imajımızı oluşturan kimlik sembolleri, hem eylemler hem de konuşma sonucunda yaratıldığından beyin, konuşmalarla yeterince tatmin olduğunda başka sembol arayışına son veriyor. Ayrıca aynı nedenle bir alt amacı (sağlıklı yemekler yemek) gerçekleştirmek, diğer bir alt amaç (yürüyüş yapmak) için çabayı azaltıyor.
Bu makale üzerine konuşmaya devam et
Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.
- Tebrikler!44

- Umut Verici!6

- İnanılmaz5

- Merak Uyandırıcı!5

- Mmm... Çok sapyoseksüel!4

- Muhteşem!2

- Bilim Budur!2

- Güldürdü0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- Eight To Late. Procrastination. (17 Ekim 2019). Alındığı Tarih: 17 Ekim 2019. Alındığı Yer: Eight To Late | Arşiv Bağlantısı
- A. Spencer, et al. Want To Train Your Brain To Stop Procrastinating? Read These Tips From A Neuroscientist. (17 Ekim 2019). Alındığı Tarih: 17 Ekim 2019. Alındığı Yer: Real Simple | Arşiv Bağlantısı
- S. McCrea, et al. (2008). Construal Level And Procrastination. Psychological Science, sf: --. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?
Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 27.10.2026 03:43:49 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/3281
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.