Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Süperpozisyon ve Fotosentez: Bitkiler, Kuantum Mekaniğinden Nasıl Faydalanıyor?

Süperpozisyon ve Fotosentez: Bitkiler, Kuantum Mekaniğinden Nasıl Faydalanıyor?
11 dakika
4,781
  • Biyofizik
  • Kuantum Fiziği

Fotosentez, özellikle okulda görmüş olduğumuz "temel biyoloji eğitimi" dolayısıyla hepimizin aşina olduğu bir kavramdır. Bu, gezegenimizde hayat olmasını sağlayan çok önemli bir süreç. Kelime anlamından da anladığımız üzere bu, ışığın kullanımı ile enerji üretimini sağlayan bir olaydır (fotosentez sözcüğü foto, yani "ışık" [fotonlar] ve sentez, yani "bir şeyin oluşumu, birleşimi" anlamındaki sözcüklerin birleşiminden gelmektedir). Ağaçlar ve algler dahil, her bitki bu süreci gerçekleştirir. Bir bitki karbondioksit, su ve gün ışığı alır ve bunları şeker (glikoz), oksijen ve enerjiye dönüştürür.

Bitkilerin çoğunda fotosentez süreci, yapraklarda gerçekleşir. Yaprakların yüzeyinde bulunan stoma adlı gözenekler, karbon dioksidi mezofil tabakasına ulaştırırken, oksijeni serbest bırakırlar. Her mezofil hücresi, kloroplast adı verilen organeller içerir, fotosentez sürecini gerçekleştiren de bunlardır. Kloroplastların içinde tilakoid adlı, diske benzeyen yapılar vardır, bunları aşağıdaki resimde görebilirsiniz:

Bu Reklamı Kapat

Tilakoidler
Tilakoidler
Britannica

Tilakoidler, üst üste dizilerek granaları meydana getirirler. Bu yeşil diskler, klorofil olarak adlandırılan yeşil pigmentlerle doludur. Gün ışığının, fotonlardan kullanılabilir enerjiye nasıl dönüştüğünü anlamak için, klorofillerin yapısına daha yakından bakmalıyız.

Klorofil molekülü
Klorofil molekülü
Pngwing

Klorofil molekülünde, uzun bir karbon ve hidrojen iskeleti mevcuttur. Magnezyum atomunun etrafı, azot ve karbon atomlarıyla sarılıdır. Bu durumda magnezyum atomunun son elektron seviyesinde bir elektron olacak ve bitki, gün ışığı aldığı zaman, fotonun enerjisi bu elektrona etki ederek atomdan uzaklaşmasını sağlayacaktır.

Bu Reklamı Kapat

Şimdi önemli kısıma geçiyoruz: Elektronun atomdan uzaklaşmasıyla, atomun elektron seviyesinde pozitif yüklü bir boşluk kalacaktır. Elektronun önceden bulunduğu seviyede oluşan pozitif boşluk ve negatif yüklü elektron, birlikte eksiton (exciton) adı verilen bir yapıyı oluşturur. Oluşan bu yapı, enerji depolayabilir. Bunu, iki kutuplu bir pil olarak düşünebilirsiniz.

Eksiton
Eksiton
Wikipedia

Fotonlar aracılığı ile enerji üretebilmek için, eksitonların reaksiyon merkezine doğru hareket etmesi gerekir; çünkü kimyadan da bildiğimiz üzere, magnezyumdan kopan elektron, stabil bir molekül oluşturmak adına başka bir moleküle bağlanmalıdır.

Kloroplastta bulunan klorofiller, yoğun bir şekilde ‘’paketlenmiş’’ durumdadırlar. Bu durumda eksiton ne yönde hareket etmesi gerektiğini nereden "bilecektir"?

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim insanları, uzun yıllar boyunca bu hareketin aslında rastgele gerçekleştiğini düşünüyordu, yani tahminleri, en yakın reaksiyon merkezine ulaşana kadar eksitonların rastgele molekülden moleküle hareket ettiği yönündeydi. Ancak, eğer durum sahiden böyle olsaydı, eksitonların kaybolma ihtimali reaksiyon merkezine ulaşma ihtimalinden çok daha yüksek olurdu. Eksitonlar kaybolsaydı, fotosentez süreci gerçekleşemezdi.

Doğada meydana gelen bu süreç neredeyse hatasız bir şekilde gerçekleşmektedir. Bilim insanları, yakın bir zamana kadar bunu nasıl açıklayacağını bilemiyordu. Böyle verimli bir süreç, klasik biyoloji verileri ile nasıl açıklanabilirdi?

Süperpozisyonu Anlamak

Elbette bunu yapmak çok zordu; çünkü bu önemli biyolojik sürecin eksik parçaları, kuantum fiziği olmadan tamamlanamazdı.

İçinde bulunduğumuz makro evrende, aynı anda iki yerde bulunmak imkansız, öyle değil mi? Eğer evinizin bahçesinde iseniz, aynı anda evin içinde de bulunamazsınız. Kuantum dünyasında ise, makro evrenin alışılmış kuralları geçerli değil. Fotosentezin nasıl kuantum mekaniğini kullanarak gerçekleştiğini anlamamız için, kuantum süperpozisyonunu inceleyelim:

MIT’de profesör olan önemli teorik fizikçilerden Allan Adams, kuantum süperpozisyonunu ilginç bir örnekle açıklamıştı. Elektronların iki özelliğini belirleyebildiğimizi varsayalım: renk ve sertlik. Elektronların rengi ya beyaz ya da siyahtır, kırmızı bir elektron olamaz. Ya sert ya da yumuşak olabilirler, başka bir ihtimal yoktur. Şimdi, elektronların sertliğini ve rengini belirleyebilecek iki ayrı makine düşünelim. Bu makinelerin nasıl çalıştığı hiç önemli değil, dilerseniz makinenin içinde elektronları gözle görebilecek, konuşan bir pandanın olduğunu bile düşünebilirsiniz, orası tamamen sizin hayal gücünüze bağlı; ama makinelerin nasıl çalıştığının deneyin sonuçlarıyla hiçbir ilgisi yok. Önemli olan, düzgün çalışıyor olmaları.

Bu Reklamı Kapat

Gözünüzün önüne elektronların rengini belirleyecek bir makine getirin. Bu makinenin bir tarafından rastgele elektronlar girsin ve iki ayrı çıkışı olsun; siyah olanlar birinci çıkıştan, beyaz olanlar ise ikinci çıkıştan çıksın. Buna benzer şekilde, elektronların sertliğini belirleyecek bir makine de hayal edebiliriz. Birinci makine ile aynı mekanizmayla çalışsın: Giriş bölümünden makineye giren rastgele seçilmiş elektronlar, eğer sert ise birinci çıkıştan, yumuşak ise ikinci çıkıştan çıksınlar.

Arka arkaya dizilmiş iki renk belirleyen makine düşünün. Birinci makineye giren elektronların tümü beyaz olsun, bu beyaz elektronlar ikinci makineye girdikten sonra 0% oranda siyah, 100% oranda beyaz elektron çıkmış olacaktır. Başka bir deyişle, sonuç değişmeyecektir. Aynı deneyi diğer makinelerle de yapsak, aynı sonucu alırız.

Diyelim ki rastgele elektronları önce bir renk makinesinden geçirdik ve bu elektronların hepsi beyazdı, bunun ardından sertliği belirleyen makineden geçirildiklerinde bu elektronların %50’si sert, %50’si yumuşak olacaktır. Bunların sırası değişseydi – önce sertliğe, sonra renklere baksaydık yine aynı sonucu alacaktık.

Peki, başka bir şey deneyelim: Diyelim üç makine var (renk, sertlik, renk) ve birinci makineden yalnızca beyaz elektronlar, ikinci makineden de yalnızca yumuşak elektronlar çıkıyor. Üçüncü makineye sadece yumuşak, beyaz elektronların ulaşmasını bekleriz, değil mi? Birinci makineden çıkan elektronların tümü beyaz olduğuna göre, elbette üçüncü makineden çıkan elektronların da %100’ünün beyaz olmasını bekleriz.

Bu Reklamı Kapat

Ancak gerçekte olan, bu değildir. Bu elektronların %50’sinin beyaz, %50’sinin de siyah olduğu ortaya çıkar.

Peki ama bu nasıl mümkün olabilir?

İnsanların ilk tepkisi genelde şöyle olur: "Elektronun gözden kaçırdığımız bir özelliği, bize ikinci renk makinesinden beyaz olarak mı veya siyah olarak mı çıkacağını gösterebilir." Özellikle Newton fiziği eğitimi görerek büyüyen nesiller için, böyle bir tepki vermek gayet doğaldır. Oysa kuantum dünyasında kesinlik diye bir şey yoktur.

Bunun üzerinde birçok bilim insanı araştırmalar yürütmüş, böyle bir özelliğin olup olmadığını incelemiştir. Hepsi aynı sonuca varmıştır: Bu olay, tamamen rastgele gerçekleşen ve her zaman aynı sonucu veren bir süreçtir. Hatta, her deneyin neticesinde aynı sonucu almakla kalmıyoruz, %50-%50 ihtimalini de değiştiremiyoruz.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
The Haunted Man and The Ghost's Bargain (Charles Dickens)

The Haunted Man and the Ghost’s Bargain is a novella by Charles Dickens first published in 1848. It is the fifth and last of Dickens’s Christmas novellas. The story is more about the spirit of Christmas than about the holiday itself, harking back to the first in the series, A Christmas Carol. The tale centres on a Professor Redlaw and those close to him.

Redlaw is a teacher of chemistry who often broods over wrongs done him and grief from his past. He is attended to by his servants Mr. Swidger and his 87-year-old father who helps the cook, Milly William, decorate Redlaw’s rooms with holly. He is haunted by a spirit, who is not so much a ghost as Redlaw’s phantom twin and is “an awful likeness of himself…with his features, and his bright eyes, and his grizzled hair, and dressed in the gloomy shadow of his dress…” This Ghost appears and proposes to Redlaw that he can allow him to “forget the sorrow, wrong, and trouble you have known…to cancel their remembrance…” The Ghost also promises that Redlaw will have the power to bestow this same gift on anyone he meets. Redlaw is hesitant at first, but finally agrees. After the Ghost bestows his gift, a child dressed in rags with no shoes appears in Redlaw’s house. He seems terrified of Redlaw but becomes his unwilling companion.

Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English.
Uyarı: Agora Bilim Pazarı’ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Devamını Göster
₺42.00
The Haunted Man and The Ghost's Bargain (Charles Dickens)

Bir Diğer Kuantum Deneyi...

Birinci renk makinesinden sadece beyaz elektronlar çıksaydı ve sertlik makinesinden beyaz, yumuşak elektronlar çıksaydı, ikinci renk makinesinden %50 siyah ve %50 beyaz elektronların çıkacağını gördük. Peki, bu elektronlar yansıtılsaydı ne olurdu? Yansımaları da mı aynı sonucu verirdi? Aynaları kullanarak üç deney yapalım:

Beyaz elektronları, sertliği belirleyen bir makineden geçirelim. Makinenin iki tarafında birer ayna olsun ve bu aynalar, elektronların hareket yönünü değiştirmek dışında bir şey yapmasın. Bunların ilerisinde, ikisinin arasında olacak şekilde bir ayna daha olsun ve bu ayna, iki aynadan gelen ışınları tek bir ışın haline getirsin. Buradan çıkan elektronlar ise son bir makineden geçsin; bu elektronların yüzde kaçı sert, yüzde kaçı yumuşak olacaktır?

Beyaz elektronların makineye girdiklerinde, %50 yumuşak, %50 sert olma ihtimalleri vardır. Yumuşak olanlar yumuşak, sert olanlar da aynı şekilde yansıyacaktır; çünkü aynaların tek yaptığı elektronların hareket yönünü değiştirmektir. İki ışının tek bir ışına dönüştüğü üçüncü aynada da durum aynıdır, elektronların %50’si sert, %50’si yumuşaktır; bu yüzden son makineye girdiklerinde sertlik ve yumuşaklık oranı tekrar %50-%50 olacaktır.

Buna başka bir açıdan da yaklaşabiliriz: Örneğin, beyaz elektronlar makineye ilk girdiklerinde yumuşak veya sert olma ihtimalleri zaten %50-%50 olduğundan, bu deneyde aynaları görmezden gelebiliriz. Aynaların varlığı, deneyin sonucunu değiştirmiyor.

Şimdi sert elektronlar gönderip bu elektronların renklerine bakalım. Elektronları sertliği belirleyen bir makineden geçirelim; buradan çıkan elektronların tümü sert olacak. Elektronlar aynadan yansıyarak yönlerini değiştirecekler. Aynadan yansıyan elektronların yüzde kaçı siyah, yüzde kaçı beyaz olacak?

Bunun cevabı da %50-%50; bunun nedeni ise, sert elektronların renk makinesinden geçtiği zaman, yarısının siyah yarısının da beyaz olması.

Üçüncü deney biraz daha karmaşık olsun. Diyelim ki beyaz elektronlar, sertliği belirleyen bir makineden geçiyor. Yarısı yumuşak, yarısı sert olan bu elektronlar, yine iki aynadan üçüncü bir aynaya yansıyorlar ve ışınları burada tek bir ışında birleşerek renk makinesinden geçiyor. Bu elektronların yüzde kaçı beyaz, yüzde kaçı siyah olacaktır?

Yanıtın %50-%50 olduğunu düşünebilirsiniz; ama bu sefer değil. Bu sefer sonuç, elektronların %100 beyaz olduğu. Peki ama nasıl olur? Bu deneyin diğer deneylerden farkı ne?

Buna yine döneceğiz, önce başka bir örnek verelim. Aynı deneyi tekrar gözünüzde canlandırmaya çalışın; ama bu sefer yumuşak elektronların yolunu kesecek bir engel olsun, mesela bir duvar. Dilerseniz bu engelin sert elektronların yönünü kestiğini de düşünebilirsiniz, bu önemli değil. Diyelim ki bu elektronların yolunu kesen bir engel var, aynadan yansıyıp makineden geçtikten sonra bu elektronların yüzde kaçı beyaz, yüzde kaçı siyah olacaktır? Bu gibi bir durumda yalnızca sert, beyaz elektronların geçmesini bekleriz, değil mi? Ancak yanıt, elektronların %50’sinin beyaz, %50’sinin siyah olduğu. İşte şimdi önemli kısıma geldik: Neler oluyor?!

Bu elektronların tek bir yön seçip oradan ilerlediğini varsayamayız; çünkü elektronların yollarında engel olduğundan haberleri yok ve her iki durumda da sonuç 50-50. Aynı anda iki yoldan ilerlemiş olabilirler mi peki? Hayır; çünkü elektronların her zaman yalnızca bir yönde ilerlediği incelenmiş durumda – aynı anda iki yoldan geçmeleri mümkün değil. Peki ya hiçbirinden geçmediyseler? Bu da bir ihtimal değil; çünkü yarısının beyaz, yarısının siyah olarak çıktıklarını zaten biliyoruz. O zaman neler oldu?

Bu Reklamı Kapat

Bunun üzerinde yapılmış deneyler ve incelemelerin hepsi doğru ise, elektronların yaptığı şey süperpozisyondur. Yani aynı anda, birden fazla durumda bulunmak!

Sizi hayal kırıklığına uğratabilecek bir şey söyleyelim: Şimdiye kadar bahsettiğimiz deneylerde elektronlar aslında ne tam olarak sert, ne yumuşak, ne ikisi, ne de hiçbiriydi; bulundukları durum, sert ve yumuşağın süperpozisyonuydu. Bir özelliğin belirli bir değerini tanımlamak, aslında tam değeri tanımlamak anlamına gelmez; o cismin, diğer özelliklerin değerlerinin süperpozisyon durumunda bulunduğu anlamına gelir. Yaptığımız deneylerdeki her elektron, makineden belirli bir özellik değerine sahip olarak çıkar, ancak elektronlar stabil olarak belirli bir özelliğe sahip değildir. Elektronlarda mevcut olan aslında iki özelliğin süperpozisyonudur, hangisini gözlemlediğimiz ise süperpozisyonun detaylarına bağlıdır.

Bu tip deneyler yalnızca elektronlar değil, protonlar ve nötronlar gibi diğer parçacıklar üzerinde de yapılmıştır, her defasında aynı sonuçlar elde edilmiştir. Bir parçacığın rengini "kesin olarak biliyorsak", sertliğini bilmemiz imkansızdır. Beyaz bir elektron, her zaman sert ve yumuşağın süperpozisyon durumunda bulunacaktır, yani %50 sert ve %50 yumuşak olma ihtimali olacaktır.

Bitkiler Bundan Nasıl Faydalanıyor?

Fotosentez sürecinde enerjinin oluşması için eksitonların reaksiyon merkezine gitmesi gerektiğini söyledik. Asıl mesele, bunun nasıl gerçekleştiğini anlamak. İşte kuantum mekaniği tam da burada devreye giriyor.

Bu Reklamı Kapat

Kapalı bir kutunun içinde küçük bir kağıt parçası olduğunu düşünün. Kutu kapalı iken sizin onu görmeniz mümkün değil, yapabileceğiniz tek şey nerede olduğunu tahmin etmek olacaktır. %50 ihtimalle kutunun ortasında, %30 ihtimalle köşesinde, %20 ihtimalle ise bir diğer köşesinde diyerek tahminlerde bulunabilirsiniz; ama kağıt parçası bu üç yerde aynı anda bulunamaz, yalnızca tek bir yerde bulunabilir, siz ise bunun nerede bulunduğunu kutuyu açmadan kesin olarak bilemezsiniz.

Kuantum parçacıkları ise böyle değil – onlar, gerçek anlamıyla farklı olasılıklarla birden fazla yerde aynı anda bulunabilirler. Durum böyle olduğundan, fotosentez süreci sırasında eksiton parçacıklarının molekülden moleküle teker teker hareket ettikleri fikri kulağa daha da mantıksız gelmeye başlıyor. Böyle olsaydı, demin de söylediğimiz gibi, fotosentez süreci –özellikle böyle verimli bir şekilde- gerçekleşemezdi.

Eksitonlar taşınırken enerji kaybederler, yani reaksiyon merkezine olabildiğince kısa bir sürede varmazlarsa, enerji taşımış olamayacaklar. Eksiton, klorofil moleküllerinde hareket ettikçe, enerjisi gittikçe azalır.

Fizikçiler, yıllar önce bununla ilgili bir hipotez ortaya atmışlardı: Eğer eksitonlar, kuantum uyumuna göre hareket ederlerse, enerjilerini kaybetmeden enerji taşımayı başarabilecekler. Bu da, eksitonlar parçacık gibi değil de, dalga gibi hareket ederse, aynı anda reaksiyon merkezine giden tüm yollardan geçebilecekleri ve fotosentez sürecinin tam verimlilikle, "neredeyse hatasız bir şekilde" gerçekleşmesini sağlayacakları anlamına geliyor.

Bu Reklamı Kapat

Tipik fotosentez
Tipik fotosentez
The Scientist
Kuantum fotosentez modeli
Kuantum fotosentez modeli
The Scientist

2007 yılında California Üniversitesi (Berkeley) ve Washington Üniversitesi’nden (St. Louis) Graham Fleming ve Robert Blankenship liderliğinde çalışan ekip, klorofil moleküllerinin bileşiklerinde, kuantum tutarlılığı/uyumu gözlemledi. Araştırmacılar, bir madde tarafından çekilen ve yayılan enerjiyi incelediklerinde, 77 Kelvin sıcaklığındaki bileşiklerde "kuantum atışı" (İng: "quantum beating") olarak adlandırdıkları bir sinyal keşfettiler. Bu titreşimler, kuantum uyumunun kanıtı olarak kabul edildi.

Tabii, bu fikre karşı çıkanlar da var. 2017 yılında Almanya’daki araştırmacıların yeşil kükürt bakterileri üzerinde yaptığı gözlemlerde, kuantum uyumun 0.00006 nanosaniyeden daha kısa sürdüğü görülmüştü. Bu ise, enerjinin reaksiyon merkezine ulaşması için yeterli bir zaman değildi.

Ancak bu araştırmanın ardından, klorofil bileşiklerinde birçok tür kuantum uyumunun mevcut olduğunu ve bazılarının fotosentez sürecini gerçekleştirmeye yetecek kadar uzun olduğunu savunan bir araştırma ekibi de vardı.

Bu tip bulgular ve gözlemler bize fotosentetik mekanizmaların da, tıpkı enzimler gibi, kuantum olaylarından yararlanarak evrimleşmiş olabileceğini gösteriyor. Bize düşen ise, sadece biyoloji veya sadece fizik ile ufkumuzu sınırlandırmadan, bütün bilim dallarından güç alarak, Evren'in sırlarını aydınlatmayı sürdürmek!

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 16
  • Muhteşem! 11
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 8
  • Bilim Budur! 7
  • Merak Uyandırıcı! 7
  • İnanılmaz 5
  • Umut Verici! 3
  • Güldürdü 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 11/08/2022 08:15:44 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8846

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Mit
Hukuk
Hominid
Önlem
Göğüs Hastalığı
Yanlış
Algoritma
Ergen
Evrim
Kök Hücre
Toprak
Şiddet
Mucize
Yapay
Koruma
Erkek
Genetik Değişim
Elektrokimya
Diş Hekimliği
Kozmik Mikrodalga Arkaplan Işıması (Cmb)
Uzay
Göğüs
Deniz
İnfografik
Retrovirüs
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.