Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Stephen Hawking ve Kara Delikler: Bir Ömre Yayılan Bilim Aşkı!

Stephen Hawking ve Kara Delikler: Bir Ömre Yayılan Bilim Aşkı! BBC
16 dakika
7,925
  • Termodinamik
  • Kuantum Mekaniği
Evrim Ağacı Akademi: Kara Delikler Yazı Dizisi

Bu yazı, Kara Delikler yazı dizisinin 32. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Kara Delik Nedir? Kara Delik Nasıl Oluşur?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

14 Mart 2018'de aramızdan ayrılan teorik fizikçi Stephen Hawking'i özellikle kara delikler üzerine yaptığı çalışmalarıyla biliriz. Kimilerine göre modern çağın dahisi, kimilerine göre hastalığına rağmen evreni çözmeye ant içmiş bir savaşçı, kimilerine göre ise robotik sesinin efsaneleştirdiği sıradan bir bilim insanı... Biz bu yazımızda onun bir ömre sığan (belki de sığamayan) kara deliklerle ilgili çalışmalarına elverdiğince detaylı bir şekilde kronolojik bir bakış atmayı hedefliyoruz.

1970: Hawking, Roger Penrose ve "Tekillikler" 

Albert Einstein genel görelilik kuramında, zamanın uzaydan bağımsız olarak değerlendirilemeyeceğini çünkü uzay ve zamanın ayrı şeyler olmayıp aslında tek bir bağıntıya sahip bir olgu olduğunu söylemiştir ve bu olgunun adı artık "uzayzaman" olarak bilinmektedir.

Bu Reklamı Kapat

Tekillik (İng. singularity), Einstein’ın kütleçekim (genel görelilik) teorisinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan ve güçlü kütleçekimin etkisinden dolayı uzayzamanın birbiri içine geçerek sonsuza dek kıvrımlandığı varsayımsal noktaya denir. Genel görelilik, yoğunluğundan dolayı kendi içine çöken herhangi bir nesnenin belli bir limitin altında kaldığında kara delik oluşturacağını ve her bir kara deliğin içinde tekilliğin meydana geleceğini öngörür. Bu limit -örneğin, yıldızlar için konuşacak olursak- Schwarzschild yarıçapıdır (İng: "Schwarzschild radius"). 

Tekilliği bir bakıma bir huniye benzetebiliriz. Uzay-zaman düzleminde kütleçekimi sayesinde oluşan bu huni uzayın daralmasına sebep olur. Ancak zaman söz konusu olduğunda, huni beklenenin tam tersini yapar, yani zaman bir bakıma "genişler" ve yavaş akmaya başlar. Uzay huninin ağzında geniş, tekilliğin içine düştükçe daha dar bir hal alırken; zaman huninin ağzında hızlı akarken tekilliğe yaklaştıkça daha yavaş akar. 

Bu Reklamı Kapat

Genel görelilik, yoğunluğundan dolayı kendi içine çöken herhangi bir nesnenin belli bir limitin altında kaldığında kara delik oluşturacağını ve her bir kara deliğin içinde tekilliğin meydana geleceğini öngörür.
Genel görelilik, yoğunluğundan dolayı kendi içine çöken herhangi bir nesnenin belli bir limitin altında kaldığında kara delik oluşturacağını ve her bir kara deliğin içinde tekilliğin meydana geleceğini öngörür.
Holofractal

Roger Penrose, kara deliklerin içinde tekilliklerin oluşabileceğini ispatlayan ilk kişi olmuştur. Bu fikirden hareketle 1970 yılında Hawking ile Penrose, beraber kaleme aldıkları makalelerinde tekillik kavramını evrenin bütününe uygulayarak çok uzak geçmişimizde bir tekilliğin oluşmuş olabileceğini öne sürdüler. Bu tekillik Büyük Patlama’ydı.

1970 yılının sonlarına doğru Hawking’in bedensel engeli oldukça ciddi bir hal almıştı; öyle ki artık koltuk değnekleriyle bile yürüyemez olmuştu. Bir gün güç bela yatağına doğru ilerlerken kara deliklerle ilgili bir aydınlanma yaşadı. Bu sezi, onların nasıl davrandıklarıyla ilgili bir dizi keşife yol açacaktı.

1971-72: Kara Delik Mekaniği

Bir kara deliğin, sahip olduğu muazzam kütleçekim gücü dolayısıyla yakınına yaklaşan herhangi bir nesneyi kendi içine düşürdüğünü biliyoruz. Kara delik bu şekilde nesne yuttukça kütle kazanacak, bu da kara deliğin büyüklüğünü belirleyecektir. Kara deliğin büyüklüğü olay ufkunun yarıçapı (Schwarzschild yarıçapı) ile ölçülmektedir. Bu sınır, tıpkı şişen bir balonun yüzeyi gibi, kara delik madde yuttukça dışarı doğru genişler. 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Hawking, kara deliğin sürekli artan ebatından hareketle, başka bir sezgisel anlayış daha ortaya koymuştur. Ona göre, sürekli bir şekilde genişleyen olay ufku ile evrenin “sürekli artış” gösteren başka bir özelliği birbirine çok benziyordu. Bu özellik bir sistemdeki düzensizlik miktarını ölçen “entropi” idi. Buna göre, bir sistem bir bütün olarak ne kadar düzenli ise entropisi o kadar sıfıra yakındır. Örneğin, bir kristalin içinde düzenli bir şekilde duran atomlar düşük (sıfıra yakın) entropiye, bir gazın içerisinde etrafa rastgele şekilde yayılan atomlar ise yüksek entropiye sahiptir.

Buz, suya göre daha düşük entropiye sahiptir çünkü buzun kristal yapısında atomların dizilişi daha stabildir.
Buz, suya göre daha düşük entropiye sahiptir çünkü buzun kristal yapısında atomların dizilişi daha stabildir.
Socratic.org

Termodinamiğin ikinci yasasına göre evrenin toplam entropisi asla azalmayıp sadece ve sadece artmaktadır. Diğer bir ifadeyle, evren zaman içerisinde daha fazla düzensiz hale gelmeye eğilimlidir. Aslında bu yasayı hayatımızın her alanında işler şekilde görürüz -hatta bundan kaçış yok gibidir. Yani, ona hiç de yabancı değiliz. Odamızı toplamadıkça (dışarıdan enerji vermedikçe) odamızın, önünde sonunda, derli toplu halden dağınık ya da düzensiz hale doğru gideceğini hepimiz biliriz. İşte aynen bunun gibi evrenimiz de sürekli düzensizliğe doğru gitmektedir. 

Hawking, kara deliğin artış gösteren yüzey alanı ile evrenin artan entropisinin tuhaf bir şekilde benzerlik gösterdiğini bir yasayla ortaya koymuştur. Kara deliğin yüzey alanının ancak ve ancak artabileceğini söyleyen bu yasaya Hawking alan teoremi denmektedir. Hawking 1970’in sonlarında alan teoremini ortaya attıktan sonra diğer bir fizikçi Jacob Bekenstein, kara delikler ile evrenin entropisi arasında benzerlikten öte başka bir ilişki daha olup olmadığını sorguladı. Şöyle ki; kara deliğin olay ufkunun yüzey alanı o kara deliğin entropisi hakkında bize bilgi veriyorsa bu durumda kara deliğin bir sıcaklığı olmalıdır. Sıcaklığı olan herhangi bir şey de etrafa enerji yaymaktadır. O halde kara delikler de enerji yaymalıdır (ya da ışımalıdır). 

Fakat kara delikler çok yoğun olduklarından ışık bile kaçamayıp kara deliğe düşüyorsa, bu durumda nasıl ısı yayacaktır? Bu düşünce, anlaşılacağı üzere, klasik fiziğe apaçık bir meydan okuma demekti ve Hawking dahil pek çok fizikçi tarafından benimsenmemişti. Hatta Bekenstein’ın kendisi bile daha sonra bu fikrin bir çelişki barındırdığını söyleyerek ilk baştaki tutumundan vazgeçmiştir. 

Yine de Hawking, Bekenstein’ın ilk önerisinin yanlış olduğunu ispatlamak için genel görelilik ile kuantum teorisini bir araya getirmeye çabalamıştır. Ve günün sonunda, Bekenstein’ın aslında “haklı” olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştır. Nasıl mı? Bunu açıklamak için adına kuantum çalkalanma (İng: "quantum fluctuations") denilen bir olgudan bahsetmek gerekir. 

Bu Reklamı Kapat

Kuantum çalkalanma illüstrasyonu
Kuantum çalkalanma illüstrasyonu
Mark Garlick/Science Photo Library

Kuantum mekaniğine göre uzay ya da boşluk (İng. vacuum) gerçekte hiç de boş olmayıp hareketli “parçacık çiftleri”yle, bir diğer deyişle, kuantum çalkalanmalar/dalgalanmalar olarak bilinen kuantum enerjiyle doludur. Biri bildiğimiz madde diğeri anti-madde olan bu parçacık çiftleri (ya da sanal parçacıklar) boş uzayda her an durmaksızın ortaya çıkmaktadır. Benzetim yerindeyse, boş uzay adeta içten içe fokurdayıp duran bir tencere gibidir. Parçacıkların biri pozitif diğeri negatif enerjiye sahip olduğundan birbirlerini yok ederek net bir enerji yaratamazlar. Birbirlerini o kadar çabuk yok ederler ki bu sebeple doğrudan gözlenmeleri mümkün değildir. Bundan dolayı da “sanal parçacıklar” olarak isimlendirilmişlerdir.

1974: Hawking Işınımı ve Patlayan İlkel Kara Delikler 

Genel görelilik bize kütle ve enerjinin birbirine denk olduğunu söylemektedir. Hawking bu sanal parçacıkların bir kara deliğin civarında sanal olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşebileceğini söylemiştir. Şöyle ki uzay boşluğundaki herhangi bir kütle boşluk enerjisine daha fazla enerji katacağından, kara deliğin kütle çekimi de sanal parçacıkları gerçek parçacıklar olmaya daha yakın hale getirecektir. Parçacıklardan biri büyük bir olasılıkla olay ufkundan içeriye düşecek diğeri ise içeriye düşemeyip olay ufkunda asılı kalacaktır. Negative enerjiye sahip parçacık kara deliğe düşünce kara deliğin toplam enerjisi azalacak ve dolayısıyla kütle de kaybedecektir. Olay ufkunda asılı kalan ve pozitif enerji taşıyan diğer parçacık ise daha sonra uzaya doğru savrulacaktır. Diğer bir deyişle kara delik, süreç içerisinde, Hawking ışınımı olarak tabir ettiğimiz bir kavramla enerji yayarak zamanla küçülecektir.

Hawking uzay boşluğundaki sanal parçacıkların bir kara deliğin civarında sanal olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşebileceğini söylemiştir. Parçacıklardan biri büyük bir olasılıkla olay ufkundan içeriye düşecek, diğeri ise olay ufkunda asılı kalacaktır.
Hawking uzay boşluğundaki sanal parçacıkların bir kara deliğin civarında sanal olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşebileceğini söylemiştir. Parçacıklardan biri büyük bir olasılıkla olay ufkundan içeriye düşecek, diğeri ise olay ufkunda asılı kalacaktır.
Medium

Diğer bir deyişle Hawking, Bekenstein'ın kara deliklerin ısı yayması gerektiğini söylediği öngörüsünü doğrulayıp (kara deliklerin ancak ve ancak büyüyeceğini söylediği kendi iddiasını çürüterek) kara deliklerin tam anlamıyla “kara” olmadığını, yaydığı ısıyla (Hawking ışınımı) zaman içerisinde yavaş yavaş sönümleneceğini öne sürmüştür.

Olay ufku daralan kara deliğin küçüldükçe aşırı derecede sıcak olacağını söylemiştik. Hawking, 1974'te yayımlamış olduğu makalesinde, bu tür küçük kara delikler için beyaz sıcak terimini kullanmıştır. Normalde Güneş'imizle aynı kütleye sahip bir kara deliğin buharlaşıp kaybolması için Evren’in yaşından çok daha fazla bir zaman geçmesi gerekmektedir. Fakat küçük kara delikler (ya da beyaz sıcaklar) Hawking ışınımı yayarak çok daha hızlı buharlaşırlar ve ömürlerinin son dönemlerinde inanılmaz derecede yüksek bir oranda ısı yayarlar. Üstelik bu işi öyle sessiz bir şekilde de yapmazlar: Minik bir kara delik küçüldükçe ısınacak ve en nihayetinde bir milyon adet bir megatonluk hidrojen bombasına denk bir enerji seviyesinde patlayacaktır.

Bu Reklamı Kapat

Hawking bu anlamda kara deliklerle ilgili olarak yeni bir bakış açısı getirmişti. Ona göre, Büyük Patlama esnasında birtakım madde kümeleri bu şekilde ilkel minyatür kara delikler oluşturmuş olabilirdi. Milyarca ton ağırlığında olup Dünya’dan çok daha az yer kaplayan her bir yığın, daha sonra kendi ağırlığına yenik düşerek bir atomdan çok daha küçük hale gelip minik bir kara delik oluşturmuş olabilirdi. 

Stephen Hawking, kuantum mekaniğini hesaba katınca, kara deliklerin aslında o kadar da "kara" olamayacağını, bir ısıya sahip olduklarından bir ışınım ile ışıyacaklarını söyleyerek kara delik fiziği alanında bir devrim yaratmıştı. Peki Hawking ışınımı gerçekten var mıdır? Aslında, bugüne dek böyle bir ışıma saptanamamış olsa da bu çok da şaşırtıcı bir durum değil çünkü sıradan bir kara deliğin ısısı mutlak sıfırın üzerinde değildir. Bu yüzden Hawking ışınımı olarak yaydığı enerji saptanamayacak ölçüde küçük olacaktır. [Yazar notu: Bu yazının kaleme alındığı zamanlarda Hawking ışınımını dolaylı olarak ispatlayan bir gelişme yaşanmıştır. 29 Mayıs 2019'da Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada laboratuvar ortamında sonik bir kara delik oluşturulmuş ve ses dalgalarını taşıyan parçacıklardan (fonon) biri kara deliğin içine düşerken diğeri serbest kalmıştır. Hapsolan ve dışarı kaçan fononlar üzerine yapılan ölçümler neticesinde sonik kara deliğin ısısı 1 Kelvin'in 0.35 milyarda biri olarak ölçümlenmiştir. Bu bulgu, kara deliklerin ısı yayması gerektiğini söyleyen Hawking'i dolaylı olarak desteklemektedir.]

Bir patlayan kara delik illüstrasyonu. Minik bir kara delik küçüldükçe ısınacak ve en nihayetinde bir milyon adet bir megatonluk hidrojen bombasına denk bir enerji seviyesinde patlayacaktır.
Bir patlayan kara delik illüstrasyonu. Minik bir kara delik küçüldükçe ısınacak ve en nihayetinde bir milyon adet bir megatonluk hidrojen bombasına denk bir enerji seviyesinde patlayacaktır.
NBC News (ESO/L. Calçada)

1981: "Kara delikler Bilgiyi Yok Eder!"

Olay ufkundan içeriye kara deliğe düşen parçacıklar ya da ışık parçacıkları, kütleleri veya konumları gibi kendilerine dair bilgileri taşırlar ve bu bilgiler kara deliğin içinde bir yerlerde saklı kalır, yani parçacıklar kara deliğe düştükten sonra tekrar evrene geri dönemezler. Peki kara delik buharlaşıp yok olduğunda bu bilgi kırıntılarına ne olmaktadır? Kara deliğe düşen bilgi için artık iki ihtimal vardır: Ya kara delikten çıkan Hawking ışınımının içinde kayıtlıdır ya da sonsuza dek kaybolmuştur. Hawking ikinci üzerine, yani bilginin yok olduğu konusunda ısrarlıydı.

Hawking 1981’de San Francisco’da kara deliklerde bilginin yok olduğunu iddia ettiğinde bu fikre şiddetle karşı çıkan bir fizikçi vardı: Leonard Susskind. Bilginin evren üzerinden tamamen silinip gittiği düşüncesi onu ziyadesiyle rahatsız etmişti. Hepimiz günlük deneyimlerimizden sebeplerin sonuçlardan önce geldiğini biliriz. Yani bir kişiyi yere düşmüş vaziyette görüyorsak ve düştüğü yerin az gerisinde bir muz kabuğu varsa, o kişinin neden düştüğüne dair bir sebebe ulaşabiliriz. Bu şekilde olayların izini takip edip sebebe erişebiliriz.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Neden Sorusunun Kitabı: Yeni Bir Neden-Sonuç Bilimi

“Korelasyon nedensellik değildir.” Bilim insanları tarafından bir asırdan fazla bir süre boyunca dile getirilen bu mantra, nedensellik tartışmalarına gerçek bir yasak getirdi. Bugün bu tabu öldü. Judea Pearl ve meslektaşlarının kışkırttığı nedensel devrim, bir asır süren kafa karışıklığını azalttı ve nedenselliği sağlam bir bilimsel temele dayandırdı. Pearl’ün bu çalışması bir şeyin bir başkasına neden olup olmayacağını bilmemize imkan tanımakla kalmıyor, aynı zamanda içinde yaşadığımız dünyayı keşfetmemizi de sağlıyor. Eser bize insan düşüncesinin özünü ve yapay zekânın anahtarını gösteriyor.

  • Çevirmen: Murat Havzalı
  • Yayın Tarihi: 02.10.2020
  • Baskı Sayısı: 1. Baskı
  • Sayfa Sayısı: 408
  • Cilt Tipi: Karton Kapak
  • Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı
  • Boyut: 13.5 x 21 cm
  • ISBN: 9786050640922
Devamını Göster
₺65.00
Neden Sorusunun Kitabı: Yeni Bir Neden-Sonuç Bilimi

Kuantum mekaniği, bir parçacığın (ya da evrenin) şu anki durumunun bilgisine sahipsek -pratikte olmasa da en azından teoride- o parçacığın geçmiş izlerini sürerek onu tekrar inşa edebileceğmizi söyler.
Kuantum mekaniği, bir parçacığın (ya da evrenin) şu anki durumunun bilgisine sahipsek -pratikte olmasa da en azından teoride- o parçacığın geçmiş izlerini sürerek onu tekrar inşa edebileceğmizi söyler.
Pixabay

Bu aslında şu demektir: Şayet bir parçacığın (ya da evrenin) şu anki durumunun bilgisine sahipsek -pratikte olmasa da en azından teoride- o parçacığın geçmiş izlerini sürüp (teknolojimiz elverirse) onu tekrar inşa edebiliriz demektir. Burada önemli olan o parçacığı tekrar inşa edip edememe meselesi değildir. Mühim olan, evrenin kurallarının (kuantum fiziği çerçevesince) bir şeyi tekrar baştan oluşturmaya müsade ediyor oluşudur. Ancak kara delikler bilgiyi yok edip sonsuza dek bizim erişimimize engel oluyorlarsa, sonuçlardan sebeplere varan yol kapalı olacağından parçacığı eski durumuna getirmek mümkün olmayacaktır. Diğer bir deyişle, bilgi gerçekten kayboluyorsa, sebep-sonuç kavramı temelden sarsılmaya başlıyor demektir. Oysa ki enerjinin korunumu yasasına göre, enerji ne yok olur ne de yoktan var edilir; sadece enerjinin türü değişebilir. Bu sebeple Hawking bilginin kara deliklerde yitip gittiğini söylediğinde Susskind onun ciddi bir şekilde yanılıyor olduğunu söylemiştir.

Bu iddia yıllar içerisinde giderek alevlenmiş ve bir bahise dönüşmüştür. 1997’de Hawking, kendisiyle aynı görüşe sahip bir diğer teorik fizikçi olan Kip Thorne ile beraber, bilginin asla kaybolamayacağı fikrini savunan teorik fizik profesörü John Preskill ile iddiaya tutuşmuştur. Bahsin neticesinde kaybeden diğerine bir beyzbol ansiklopedisi hediye edecektir. Bu meşhur bahisten az sonra bahsedeceğiz.

1982: Galaksilerin Oluşumu Üzerine

Kozmolojide popular bir teori yeni doğmuş evrenin Büyük Patlama’dan hemen sonra hızlı bir şişme (İng: "inflation") evresinden geçtiğini söyler. Hawking, şişme evresindeki kuantum çalkalanmanın (madde dağılımındaki cüzi farklılıkların) evrendeki galaksilerin dağılımına etki edebildiğini gösteren ilk bilim insanlarından biriydi. Kütleçekim maddenin bir araya gelmesini sağlayınca küçücük bir farklılık olarak başlayan şey şu an gördüğümüz kozmik yapıyı oluşturmuştur. Büyük Patlama’dan arda kalan ışığı yakalayan gökyüzü fotoğrafları Hawking’in üzerine çalışmalar yürüttüğü madde dağılımındaki varyasyonları göstermektedir.

Hawking, şişme evresindeki kuantum çalkalanmanın evrendeki galaksilerin dağılımına etki edebildiğini gösteren ilk bilim insanlarından biriydi.
Hawking, şişme evresindeki kuantum çalkalanmanın evrendeki galaksilerin dağılımına etki edebildiğini gösteren ilk bilim insanlarından biriydi.
Science Springs

1983: Hawking, Jim Hartle ve Evrenin Dalga Fonksiyonu

Hawking zamanının büyük bir bölümünü kütleçekimin kuantum teorisini geliştirmekle geçirmişti. Kendine ait olan Öklidyen kuantum kütleçekimi fikrini kara deliklere uyarlamakla işe başladı. Sonra 1983 yılında Chicago Üniversitesinden Jim Hartle ile beraber Evrenin Dalga Fonksiyonu adını verdikleri bir denklemle tüm evrenin başlangıç durumunu hesaplayabildiklerini öne sürdüler ama Neil Turok ve Jean-Luc Lehners gibi çoğu fizikçiye göre, aslında, denklemin yaptığı tek şey evrenin nihai kökeninin ne olduğunu sormanın anlamsız olduğunu söylemekti. 

Hawking-Hartle durumu ya da no-boundary (Tür: "sınır yok" veya "sınırsızlık") adı verilen bu öneri, evrenin bir başlangıcının olmadığını ya da evrenin nerede başladığını kesin çizgilerle bilemeyeceğimizi söylemektedir. Bu düşünceye göre zamanda geriye, yani evrenin başlangıcına doğru gittiğinizde çok yoğun ve yüksek enerjinin olduğu ve adına Büyük Patlama Öncesi denilen bir noktaya varırsınız. Kuantum teorisine göre, evren yoktometrenin (metrenin 1×10⁻²⁴ katının) milyarda birinden daha küçük bir haldeyken uzay ve zaman birbiri içine geçmiş haldedir. Diğer bir deyişle, zaman yerini uzaya bırakmıştır, bu yüzden de zamanın varlığından bahsetmek hem pratik olarak imkansızdır hem de bir faydası/anlamı yoktur. Bir şeyin başlangıcından bahsedebilmemiz zamanın varlığını gerektirir. Oysa ki zaman, Büyük Patlama'dan önce var olmadığı için, Hawking ve Hartle'ın önerisine göre, evrenin bir başlangıcı olup olmadığını sorgulamak "Dünya’nın Kuzey Kutbu'nun kuzeyinde ne var?" diye sormak kadar anlamsızdır çünkü oraya vardığınızda "kuzey" sözcüğü artık anlamını yitirmiştir. 

Hawking-Hartle durumu ya da no-boundary (sınır yok) adı verilen bu öneriye göre zamanda geriye, yani evrenin başlangıcına doğru gittiğinizde "zaman" yerini "uzay"a bırakmaktadır.
Hawking-Hartle durumu ya da no-boundary (sınır yok) adı verilen bu öneriye göre zamanda geriye, yani evrenin başlangıcına doğru gittiğinizde "zaman" yerini "uzay"a bırakmaktadır.
Disqus

2004: "Belki de John'a ansiklopedinin küllerini vermeliydim!"

Şimdi de Hawking'in John Preskill ile olan bahsine dönelim. 2004 yılında Dublin’de bir konferanstayken Hawking, Susskind’in haklı olduğunu, bilginin kara deliklerde kaybolmadığını ve bu sebeple Preskill’e bir beyzbol ansiklopedisi borcu olduğunu en nihayetinde kabul etti.

2005’te çıkardığı makalesinde Hawking, evrenin alternatif geçmişleri baz alınarak bilginin kaybı meselesinin içinden çıkılabileceğini, evrenin bir geçmişinde kara delik varken diğerinde olmayabileceğini, kara delik varsa da kara delikten evrene dönen bilginin bir hayli bozuk bir yapıda olduğunu ve bu nedenle bilgiyi oradan çekip çıkarmanın neredeyse imkansız olduğunu ispatladığını iddia etmişse de, argümanını yeterince destekleyememesi sebebiyle henüz kimseyi ikna edememiştir.

Kara deliğin içinden çıkacak bilginin bozuk bir yapıda olduğu için “faydasız” oluşunu, “yanıp küle dönmüş bir ansiklopedi”ye benzeten Hawking, John Preskill’e hediyesini verdikten sonra ona şöyle bir şakayla takılmıştır:

“John’a bir beyzbol ansiklopedisi verdim. Ama belki de ansiklopedinin küllerini vermeliydim.”       

2016: No Hair'den Soft Hair'e 

Başka bir çalışmasında Hawking kara deliklere dair no hair teoremi üzerine çalıştı. Bu teorem kara deliklerin üç parametreyle (kütle, açısal momentum ve yük) tanımlanabileceğini söyler. Türkçe'ye birebir "saç yok" diye çevirebileceğimiz no hair, kara deliğe düştükten sonra kaybolan diğer bilgileri adlandırmak için kullanılan bir terimdir. Fakat terimin anlamının hakkını vermek gerekirse, aslında, bu bilgilerden "eser yok" demektir. [Evrim Ağacı notu: Biz, pratik olmak adına terimin İngilizce adını kullanarak yazımıza devam edeceğiz.]

Bu Reklamı Kapat

Yazımızın önceki bölümlerinde kara deliğin içine düşen bir parçacığa ait bilginin kara delik ömrünü tamamladığında ne olduğu sorusuna odaklanmıştık. Hatırlayacağınız üzere 1974’de Hawking'in, kendinin haksız olduğunu kabul ederek aslında kara deliğe düşen bir parçacığın bilgisinin sonsuza dek kaybolmadığını, bilginin bir kısmının Hawking ışınımı sayesinde dış uzaya sızdığını söylediğinden bahsetmiştik. Fakat bilginin kara deliğe düşen diğer kısmının akıbetinin, daha sonra kara delik kendini tükettiğinde, ne olacağı sorusu bir kriz oluşturmuştu. Öyle ki bu soru günümüze değin hala fizikçilerin kafasını kurcalamaktadır.

Hawking'in vefatından 2 sene önce, o ve meslektaşları, boş uzayın bilgiyi taşıyabileceğini öne sürdüler. İddialarına göre kara deliğe düşen parçacıklar, kara delik yitip gittikten sonra, boş uzayın sıfır enerji durumunda varlığını sürdürmeye devam edebilirlerdi. Ama bunun için, kara delikten çıkan bilgiyi olay ufkuna taşıyan bir mekanizmanın varlığına ihtiyaç vardı. Bunun adına soft hair dediler. Soft hair, olay ufkunda kaybolmamış, kayıtlı bilgiyi karmaşık halde ifade eden kuantum hesaplamalar içeriyordu. 

Buraya kadar her şey yolunda gözükse de kimi fizikçi için bu“transfer mekanizması"nın tam olarak ne olduğu hala gizemini korumaktadır. Anlaşılan o ki bu öneriyle de kara delikler ve bilgi paradoksu konusunda tüm fizikçilerin ikna olduğu bir çözüm bulunamamış, "saç baş yolduran" bu bilmecenin çözümü bir başka bahara kalmıştı.

"İnsanın yapabileceklerinin bir sınırı olmamalı. Hepimiz birbirimizden farklıyız. Hayat ne kadar kötü gözükürse gözüksün, her zaman yapabileceğimiz ve başarabileceğimiz bir şeyler vardır. Hayat varsa, umut da vardır." - Stephen Hawking (1942-2018)
"İnsanın yapabileceklerinin bir sınırı olmamalı. Hepimiz birbirimizden farklıyız. Hayat ne kadar kötü gözükürse gözüksün, her zaman yapabileceğimiz ve başarabileceğimiz bir şeyler vardır. Hayat varsa, umut da vardır." - Stephen Hawking (1942-2018)
Mashable

Kara deliklerle ilgili daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan alabilirsiniz. Ancak 10 Nisan 2019'da çekilen ilk karadelik "fotoğrafı", sanıyoruz Stephen Hawking'in bu uzun tutkusunun en büyük zaferlerinden birisi oldu diyebiliriz:

Bir kara deliğin ilk "fotoğrafı"!
Bir kara deliğin ilk "fotoğrafı"!

Bu görsel hakkında daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan alabilirsiniz.

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 11
  • Bilim Budur! 7
  • Merak Uyandırıcı! 7
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 6
  • İnanılmaz 3
  • Umut Verici! 3
  • Üzücü! 3
  • Muhteşem! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 1
  • Güldürdü 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Evrim Ağacı Akademi: Kara Delikler Yazı Dizisi

Bu yazı, Kara Delikler yazı dizisinin 32. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Kara Delik Nedir? Kara Delik Nasıl Oluşur?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 24/09/2022 20:11:05 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7796

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Memeli
Maymun
Virüsler
Zehirli Mantar
Çevre
Okyanus
Koronavirüs
Diş Hekimliği
Yeni Koronavirüs
Koruma
Endokrin Sistemi Hastalıkları
Doğal Seçilim
Molekül
Evrenin Genişlemesi
Antikor
Modern
Deney
Balık
Eğitim
Elektron
Beyin
Evrim Teorisi
Balina
Bebek Doğumu
Pandemik
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.