Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Spermlerden Ötesi: Gölgede Kalmış Seminal Sıvı

Spermlerden Ötesi: Gölgede Kalmış Seminal Sıvı
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Leeuwenhoek 17. yüzyılın son çeyreğinde kendi semeninden (dölünden) bir damlayı mikroskobun altında inceler ve hareket eden mikroskobik hayvancıklar (animalcule) görür. İlk kez o zaman gözlemlenen bu hareketli hücreler, eşeyli üremenin vazgeçilmez yarısı, iki önemli parçasından biri olan spermlerdir.

Aydınlanma çağında gelişen bilimsel yöntemlerin ortaya çıkışına kadar hüküm süren preformasyonist görüşle beraber sperm ve yumurta hücrelerine mucizevi özellikler atfedildi. Farklı görüşlere göre her iki hücreden birinin içinde minyatür halimizin olduğu ve oradan gelişip büyüyerek yaşam bulduğumuza inanıldı. Günümüzde bilim insanları sperm ve yumurta hücreleri üzerine yoğun ve ayrıntılı araştırmalara devam eder. İçinde minyatür canlı bulundurmasa da bu hücreler bizi meydana getiren genlerimizin birer kopyasını taşır. Bu nedenle üreme biyolojisi araştırmalarının gözdesi olmayı sürdürürler. Peki ya, spermlerin yumurtalara doğru giden yolda içinde aktarıldığı seminal sıvının tek görevi potansiyel yavruları taşımak ve onları buluşturmak mıdır?

Hayvanlarda çiftleşme esnasında erkeğin görevi yumurtaları döllemek için dişi bireye sperm aktarmak şeklinde tanımlanır. Öyle ki günümüzde yapay döllenme gibi yöntemlerin kullanıldığı üreme tedavilerinde sperm hücreleri bir dizi yıkama işlemi sonrası semenden ayrıştırıldıktan sonra dişi yumurta hücresiyle eşleştirilir. Fakat, yaklaşık son on yıldır yapılan araştırmalar seminal sıvının görevinin spermlerin transferi için sıvı besin ortamı oluşturmaktan çok daha fazlası olduğunu ortaya koydu. Öncelikle, oksijen stresinden spermleri korumak ve metabolik destek sağlayarak, spermlerin hayatta kalmasını ve işlevsel kabiliyetlerini arttırmak gibi hayati görevleri var. Dahası, sağlıklı yavruların dünyaya gelmesi için gereken, babaların yavruya spermden öte olan katkısını temsil eder. Aslında asıl şaşırtıcı olan, seminal sıvı olmadan sperm hücrelerinin hayatta kalmasıdır!

Seminal sıvı çorbaya benzer yapısında su, tuz, şeker ve yağlar, çeşitli mikroorganizmalar, bağışıklık hücreleri ve çok çeşitli peptit ve proteinler içerir. Seminal sıvının evrimsel açıdan en ilgi çekici kısmı içerdiği bu peptit ve proteinlerdir. Örneğin, meyve sineklerinde (Drosophila melanogaster), tohum böceklerinde, kırmızı un böceğinde (Tribolium castaneummore) ve arılarda çiftleşme esnasında dişiye aktarılan 100’den fazla farklı protein tanımlandı. Bu sayı, insanda şaşırtıcı bir şekilde 900'e kadar çıkar ve semen sıvısının toplam hacminin %95'ini oluşturur. İç ya da dış döllenme ile üreyen neredeyse bütün türlerde erkekler sperm hücrelerini seminal sıvı ile birlikte serbest bırakırlar. Dolayısıyla dişiye ve yavruya yalnızca spermler değil, çeşitli proteinler de ulaşır. Sonrasında bu proteinler spermlerle, diğer seminal sıvı proteinleriyle ve dişinin kendi bileşenleri ve organlarıyla etkileşim halinde çalışır. Hal böyle olunca evrimsel süreçte farklı türlerin erkeklerinde çok farklı fonksiyonlara sahip proteinlerin ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur.

Kıskanmanın evrimi: Özellikle dişilerin birden çok erkekle çiftleştiği türlerde ortaya çıkan çiftleşme sonrası sperm rekabeti, erkeklere avantaj sağlayan bazı seminal sıvı proteinlerinin evrimini tetikler ve hızlandırır. Örneğin; meyve sineklerinde "seks peptiti" olarak bilinen bir seminal sıvı proteini dişilerin tekrar çiftleşme arzusunu azaltır. Daha çok seks peptitine maruz kalan dişiler daha az tekrar çiftleşme eğilimindedir. Dahası dişinin diğer erkekler tarafından tercih edilme oranı düşerken, dişi diğer dişilere karşı da daha agresif davranışlar göstermeye başlar. Böylece çiftleşmeyi başarmış ve peptiti dişiye aktarabilmiş erkek kendi spermlerinin dölleyeceği yumurta sayısını arttırmakla kalmayıp diğer erkeklerin ve dişilerin üreme başarısını da etkilemiş olur. Benzer amaçla, farelerde evrimleşmiş seminal sıvı proteinleri bir tıpa görevi görerek çiftleşme sonrasında dişinin vajinal açıklığını tıkar. Böylece dişinin başka erkek farelerle çiftleşmesini tamamen önleyebilir ve iyi yapıda tıpa oluşturabilen bir erkek fare çiftleştiği dişinin yumurtalarının sadece kendi spermleri tarafından döllenmesini garantiler.

Seminal sıvı proteinleri bu rekabet ortamında adeta erkeklerin diğer erkeklere karşı kullandığı direk etkili silahlardır. Bunun en olağanüstü örneği Baer ve meslektaşları tarafından keşfedilen öldürücü seminal sıvıdır. Bal arısı ve yaprak kesici karıncalarının, dişilerin birden çok erkekle çiftleştiği türlerinde, erkeklerin kendi seminal sıvılarının diğer erkeklerin spermlerini algılayıp rakibin spermini öldürdüğünü gözlemlediler. Bulgularına destek olarak test ettikleri, dişileri yalnızca bir erkekle çiftleşen türlerde ise seminal sıvıda rakibe karşı öldürücü özelliklere rastlanmadı. Yani dişinin tek eşli olduğu türlerde rakibi algılayabilen proteinlerin evrimini beklendiği üzere gözlemediler.

Centilmenliğin evrimi: Pek çok çekirge türünde, güvelerde ve kınkanatlılarda erkekler spermlerini çiftleşme armağanıyla birlikte paketleyip dişiye sunarlar. Paket yenilebilir bir spermatofordur, çeşitli besin maddeleri ve seminal sıvı proteinleri gibi içeriğiyle dişiye enerji kaynağı sağlar. Spermlerin yanındaki bu ilave besinler dişi tarafından yendiğinde genellikle erkekler çiftleşme izni almış olur. Bu besinlerin yavruların daha sağlıklı olup çevre şartlarına uyum başarısını arttırdığı düşünülür, böylece besin açısından kaliteli bir hediye vermeyi başaran erkeğin genlerinin sonraki kuşaklarda hayatta kalma olasılığı artar.

Koruyucu duygular: Ateş böceği Neopyrochroa flabellata'nın seminal sıvısında bulunan zehirli bir bileşik kantharidin, döllenen dişi yumurtalarının başka böcekler tarafından yenilmesine engel olur. Erkek bu yolla direkt partnerini değilse de yavrularını dolayısıyla partnerinin aktarılmış genlerini korumaya devam eder. Benzer şekilde dişinin fiziksel olarak korunduğu bir yengeç türünde ise daha çok seminal sıvı üretebilme yeteneği olan erkekler dişilerinin yanında daha uzun süre kalma eğilimindedirler. Görevleri dişiyi avcılardan korumak ve tabii kendi spermlerinin yumurtaları döllenmesini garantilemektir. Dişilerde bu koruyucu, güçlü erkekleri seçerek hayatta kalma olasılıklarını arttırırlar.

İnsanlarda Semen

İnsanlarda da çok sayıda bu proteinlerden olmasına rağmen henüz yukarıdakilere benzer fonksiyonlar tanımlanmadı. Esasen insanlarda özellikle kültürel evrimin bir sonucu olarak yaygın gözlenen tek eşlilik, rakiplere karşı geliştirilmiş aşırı özellikleri olan proteinlerin evrimini engeller. Öte yandan, atalarımızdan gelen çok eşli erkek doğasının insanda gözlenen bir kalıntısı olabilecek örneklerde vardır. Yapılan bir çalışmada sırasıyla farklı kadınların yer aldığı erotik filmleri izleyen erkeklerin aynı kadına ait filmleri izleyen erkeklere göre daha hızlı ve daha çok oranda semen ürettiği bulundu. Bu tepkinin evrimleşmiş olmasının nedeni yalnızca içgüdüsel olarak daha çok kadınla çiftleşmek mi, yoksa primat atalarımızdan kalma bir davranış olarak hareme girecek yeni kadının başka erkeklerle çiftleşme güdüsünü azaltmak adına daha çok etkili proteinler aktarmak mıdır henüz bilmiyoruz.

İnsanlarda bu proteinlerin partnerin davranışlarını manipüle edici fonksiyonları henüz araştırılmış olmasa da pek çoğunun sağlıklı üreme için gerekli olduğu artık kesin olarak biliniyor. İnsanlarda seminal sıvı araştırmaları ve yeni keşifler kısırlık tedavisi alanında yapılan çalışmaların boyutunu değiştirdi ve önemli ilerlemeler kaydedilmesini sağladı. Örneğin, önemli seminal sıvı bileşenleri TGF-ß ve IL-6’nın, annenin bağışıklık cevabının düzenlenmesinde önemli rol oynadığı ve yokluğunda annenin sağlıksız plasenta oluşturması sonucu sağlıksız bebekler dünyaya getirdiği hem farelerde hem insanlarda gözlendi. Bu gibi bulgular özellikle dış döllenme tedavilerinde izlenen yöntemlerin gelişmesini sağladı.

Tıbbi gelişmelerin ötesinde varılan sonuç ise, tıpkı mitokondrilerin yavruya yalnızca anne tarafından aktarılmasıyla hayat enerjisinin anneden bebeğe geçmesi gibi, artık babalarında tek katkısının spermdeki genler olmadığını biliyoruz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 9
  • Tebrikler! 7
  • Bilim Budur! 4
  • Muhteşem! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • İnanılmaz 2
  • Umut Verici! 2
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/09/2020 04:38:24 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5127

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Epigenetik
Dünya Sağlık Örgütü
Akciğer
Mitler
Yüz
Maymun
Parçacık
Kimya
İklim Değişikliği
Enfeksiyon
Viroloji
Hastalık Yayılımı
Tür
Ay Görevleri
Sars Virüsü
Kromozom
Yaşam
Tarih
İnfografik
Neandertal
Kamuflaj
Süpernova
Toplum
Diş
Işık
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bugünün bilimi, yarının teknolojisidir.”
Edward Teller
Geri Bildirim Gönder