Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Hollandalı Erkeklerin Dünya'nın En Uzunları Olma Nedeni Cinsel Seçilim!

Hollandalı Erkeklerin Dünya'nın En Uzunları Olma Nedeni Cinsel Seçilim!
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Quartz isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Hollandalı erkekler uzundur, çünkü Hollandalı kadınlar böyle severler. Bilim insanları, Hollandalı erkeklerin son 200 senede gelişmiş ülkelerin uzunluk ortalamasının 18 santimetre kadar üzerine çıkmış olan boy uzunluğunun arkasında yatan nedenin Cinsel Seçilim olduğunu tespit etti.

18. yüzyılın ortalarında Hollandalı askerlerin ortalama boy uzunluğu 165 santimetre kadardı. Kraliyet Cemiyeti tarafından yayınlanan makaleye göre o zamanlarda Amerikan askerleri Hollandalılar'ın ortalamasından 8 santimetre daha uzundu!

Ancak işler değişti. Hollandalı erkekler, ortalamada 184 santimetre ile şu anda Dünya'nın en uzun erkekleridir. Onların hemen arkasından İskandinavlar gelir ve bu iki toplumun erkekleri de, ortalama 178 santimetre boy uzunluğuna sahip Amerikalılar'dan fazlasıyla uzundur. Amerikalıların boy ortalaması son 200 yılda sadece 6 santimetre artmıştır. Hollandalıların boyu ise aynı zaman diliminde 20 santimetre artmıştır.

Diğer gelişmiş ülkelerde de yıllar geçtikçe boy ortalaması artmıştır; ancak bu artış Hollanda'da olduğundan çok daha önce ya yavaşlamıştır ya da tamamen durmuştur. Hollanda'da ise boy uzunluğu artışı, çok yakın bir zamanda yavaşlamaya başlamıştır.

Hollandalıların boylarındaki bu ciddi artış bugüne kadar hep göreli zenginlik ve zengin bir diyet gibi çevresel faktörlere bağlanmıştı. Ancak Londra Hijyen ve Tropik Tıp Fakültesi'nden Gert Stulp tarafından yapılan yeni bir araştırma, bu değişimin ana nedeninin Cinsel Seçilim olduğunu ileri sürüyor.

Stulp ve arkadaşları 168.000 Hollandalı insandan, 1935-1967 yılları arasında elde edilen verileri incelediler ve gerçekten de kadınların uzun eşler istemesinin boy artışında rol oynadığını buldular. Ortalamadan daha uzun erkekler daha fazla çocuk sahibi olmuşlardı, dolayısıyla daha fazla çocukları hayatta kalabilmişti. Ortalamanın altındaki erkekler ise daha düşük ihtimalle üreyebilmişlerdi.

Kadınlar arasındaysa ortalama boya daha yakın olanlar daha fazla çocuk yapmıştı. Bunun kısmi nedeni, ortalamadan uzun ya da kısa olan dişilerin daha az üreyebilmesidir. Ancak bir ilişkide kadın eğer ki uzunsa, diğerlerine göre ortalamada daha fazla çocuk yapmıştı.

Hem uzun erkekler, hem de uzun kadınlar ailelerini daha ilerleyen yaşlarda kurmuşlardı. Uzun erkekler birbirleriyle eğitim konusunda da rekabet halindeydi. Ancak iyi bir eğitim sonrasında bir eş bulup, çocuk yapmaya karar veriyorlardı. Ayrıca daha uzun olan erkeklerin, daha kısa olan hemcinslerine göre ortalamada daha yüksek gelire sahip olduğu da tespit edildi.

 ***

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Not: Yazının orijinalinde Cinsel Seçilim yerine Doğal Seçilim kullanılmıştır. Bu teorik olarak kısmen doğru olsa da, pratikte çok isabetli bir açıklama değildir. Cinsel Seçilim, çok temel bir düzlemde bakıldığında Doğal Seçilim'in bir "alt başlığı" ya da "modu" olarak görülebilir. Fakat Cinsel Seçilim'i ayrıca değerlendirmek genellikle çok daha iyi ve isabetli sonuçlar verecektir. Genel olarak, Doğal Seçilim'in hayatta kalmayla, Cinsel Seçilim'in ise üremeyle ilgili seçilim baskılarından doğduğu düşünülebilir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 29
  • İnanılmaz 22
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 16
  • Muhteşem! 11
  • Güldürdü 11
  • Merak Uyandırıcı! 8
  • Bilim Budur! 6
  • Korkutucu! 5
  • Grrr... *@$# 2
  • Umut Verici! 1
  • Üzücü! 1
  • İğrenç! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 15/07/2020 12:03:13 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3513

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
İnsanlar
Aslan
Tekillik
Molekül
Kadın Sağlığı
Haber
Hafıza
Beslenme Bilimi
Zihin
Sağlık Bilimleri
İmmünoloji
Mers
Grip
Skeptisizm
Cinsel Yönelim
Kanser Tedavisi
Bilinç
İstatistik
Kimyasal
Gerçek
Beyin
Popülasyon
Evrimsel Biyoloji
Depresyon
Stres
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Johannes Kepler, kendisinin yaptığı son derece hassas gözlemlerin, uzun yıllardır beslediği inançları ile uyuşmadığını gördüğünde, rahatsız edici olan gerçekleri kabul etti. Zorlu gerçeği, en kıymetli hayallerine tercih etti. Bilimin kalbinde yatan budur.”
Carl Sagan
Geri Bildirim Gönder