Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Tüm Reklamları Kapat
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
Ferit Görür
Ferit Görür
248.1K UP
Çeviren 5 gün önce 3 dk.

Derin denizlerde yaşayan tüm o tuhaf ve harika hayvanlar arasında belki de en ilgi çekici olanları, derin dalış kameralarının merceğine bir anlığına takılıp, bilim insanları onları tam olarak inceleyemeden karanlığa doğru yüzüp kaybolanlardır.

Bilim insanları bu hayvanların birçoğuna fiziksel olarak hiç temas etmedi. Dirseklere, devasa dalgalı yüzgeçlere ve uzun, dalgalanan spagetti şeritlerini andıran dokunaçlara sahip gizemli bir mürekkep balığı da bu canlılar arasında yer alıyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kaan Aras
Kaan Aras
20.4K UP
İnceleyen 6 gün önce
Bu dizi, insanın ruhunu değiştiren Sherlockun zekasını ve maceralarını konu alan harika bir polisiye dizisi.
Dizi
9.8/10
(198 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
7
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yeniden Üretimin Gizemi
“Ne var ki, o kadar sık sokağa çıkamıyorum, her vakit el altında bulunmam gerekiyor, çünkü hep yapılacak bir iş çıkıyor evde.” Franz Kafka, Amerika. Kafka’nın Amerika isimli romanından yaklaşık yarım yüzyıl sonra yazılan Yeniden Üretimin Gizemi, ev içi ve ev dışı iş süreçlerinde kadının yeri, üretim ve yeniden üretim alanlarının kapitalizmdeki özgüllükleri ve yirmi birinci yüzyılda geçirdiği dönüşümleri tartışan ilk kapsamlı çağdaş Marksist klasiklerden biridir. Kapitalist üretimin ikili karakterinin ele alındığı elinizdeki kitap, değer, üretim ve yeniden üretim döngüsünü, Marx’ın izinden giderek, sil baştan sorguluyor. Bu çözümlemede, işçinin sömürülmesi için önce kadının evde sömürülmesi önkoşuldur. Feodalizmden kapitalizme geçişle birlikte, lordun el koyduğu toprağa bağlı yaşayan kadın ve erkekler, dinsel mistifikasyonun izinde yeniden özneleştirilirler. Bu özneleşme ve aynı zamanda tabi kılınma her iki cinsiyet açısından farklı işler. Erkek doğrudan ücretli emek altında fabrikada sermayeye tabi kılınırken, kadın, kapitalist mistifikasyonun üretim sürecinde ikincil, değer-dışı bir bağlılığa tabi kılınır. Böylelikle üretimin bir eklentisi olarak nakşedilen yeniden üretim döngüsünde kadının tahakküm altına alınışı doğallaştırılır. Heteroseksizm ise salt bir kontrol biçimi olmanın ötesinde kapitalist üretim ilişkilerinin olmazsa olmaz halini alır. Fortunati’nin kitap boyunca çözümlediği bu gizemi, kadın mücadelelerinin ve direnişlerinin dayattığı dönüşümler ve aynı zamanda kapitalizmin buna karşı geliştirdiği saldırılarla yirmi birinci yüzyılda bize bambaşka sorunlar ve fırsatlar sunmaktadır. Kapitalizmin ortaya çıkışından bu yana yer yer devrimler ve kazanımlarla anılan sınıf mücadeleleri tarihi, kadınlar açısından özgürleşme süreçlerinin önündeki en büyük engelin sermayenin ta kendisi olduğunu açığa çıkardır. Fortunati’ye göre ev emeğinin görünmez kılınması ile mücadele, emeğin kapitalist sömürüsünün mücadelesiyle birlikte yürümedikçe ve bakım emeği, sosyal hizmetler gibi, göçmenler aleyhine yeniden kurulan tahakküm ve sömürü zinciri kırılmadıkça, esaretin bedeli ödenmiş sayılmaz. Yazar, kitaba eklediği uzunca sonsözde, kapitalizmin yirmi birinci yüzyılda geçirdiği dönüşümleri tartışırken, göçmen emek zinciriyle oluşan zayıf halkanın sınıfsal gündemine çubuk büker. 70’li yıllarda İtalyan feminist hareketinin hem tarihsel hem de teorik bakımdan kadın emeğinin üzerindeki bu gizemi görünür kılmaya dönük çabasına katkıda bulunan bu eser, yalnızca maddi olmayan emek, bakım emeği, duygulanımsal emek gibi kavramların ilk nüvelerine değil, aynı zamanda emeğin dijital bir boyut kazandığı ev içi ve ev dışı çalışma süreçlerinin tahakkümüne de işaret eden güncel ve tarihsel bir çalışmadır.
Devamını Göster
₺300,00 ₺0,00
Yeniden Üretimin Gizemi
Nevzat Keskin
Seslendiren 6 saat önce 2:07
Birçok insan tarafından sevimli veya tatlı olarak görülen kediler, insanlarla çok yakın bir ilişki halindedir. Buna rağmen pek az kedi sahibi insan, evlerinde...
0
NOAA Okyanus ve Atmosfer
2 gün önce
Bering Denizi'ndeki yemek işleri şimdi biraz daha ilginçleşti! Pasifik morinaları yengeç yemeye bayılır ve morina popülasyonunun yoğunluğu, yengeç tüketimini etkileyen en büyük faktördür. Ancak morinalar büyüdükçe bu avlanma oranı da değişiyor. 🍽️

Durum şöyle:

KÜÇÜK MORİNALAR aç fırsatçılardır. Sloganları: "Yengeci gör, yengeci ye." 🦀👀

BÜYÜK MORİNALAR ise biraz daha seçicidir. Onların sloganı: "Yengeci severiz ama her gördüğümüzü de yemeye çalışmayız."

Kulağa önemsiz gelebilir ama boyuta dayalı bu seçicilik, Alaska'nın değerli morina ve yengeç balıkçılığının yönetimi için aslında çok önemli. 😏
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
212.6K UP
İnceleyen 1 gün önce
Merhaba
Öncelikle bu kitabı okuyup emek verip paylaşan arkadaşımıza teşekkür ederim.

Lao Tzu eski bir Çinli filozof ve yazar en çok Tao Te Ching'i yazmasıyla tanınır. Lao Tzu, tevazu ve dini dindarlığı savunan bir yaşam felsefesi olan Taoizm'i kurmuştur. Çin inançlarındaki rolüne rağmen, Lao Tzu belirsiz bir tarihsel varlık olarak kalmaktadır. Varlığı hakkında çok sınırlı bilgi vardır. Lao Tzu'ya bilge kişi veya 'yaşlı, saygıdeğer usta' anlamına gelen Laozi adı verilmiştir. Bilgeliği, Tao Te Ching adlı eserinde çok iyi temsil edilmektedir. İki bin yıldan uzun bir süre önce yazılmış olan bu eser, kendini keşfetme yolculuklarımızda hepimiz için geçerliliğini koruyan bir rehberdir.

Tao Te Ching’i okurken insan bir kitap okumuyor da sanki kendi içine doğru yürüyormuş gibi hissediyor. Gürültülü bir dünyanın ortasında, birinin gelip sana usulca “biraz yavaşla” demesi gibi Lao Tzu bağırmıyor, öğretmeye çalışmıyor, sadece gösteriyor. Ama o kadar sade söylüyor ki, bazen anlamak için durup tekrar bakman gerekiyor.
Bu kitap aslında hayatla nasıl kavga etmeden yaşayabileceğini anlatıyor. Biz hep bir şeyleri zorlayarak, kontrol ederek, oldurmaya çalışarak yaşıyoruz ya Lao Tzu tam burada “wu wei” dediği bir kavramdan söz eder.
Wu wei, en basit haliyle “zorlamadan eylem” demektir. Yani hiçbir şey yapmamak değil; tam tersine, doğru zamanda, doğanın akışına karşı gelmeden hareket etmek. Bir şeyi oldurmaya çalışırken kendini paralamamak, hayatın ritmini hissederek hareket etmek gibi işte bu yüzden kitap boyunca insanın içine şu düşünce yerleşir.
Bazen en doğru şey, zorlamamaktır. Bunu en güzel anlatan örneklerden biri nehir gibidir. Nehir akmak için çabalamaz, kendini zorlamaz ama yine de yolunu bulur. Wu wei de tam olarak böyle bir şeydir. Akışla uyum içinde olmak ama direnmeden ilerlemek.
En çok etkileyen şeylerden biri de güç anlayışı. Biz güçlü olmayı sert olmak sanıyoruz. O ise suyu örnek veriyor. Su yumuşaktır ama en sert taşı bile aşındırır. Yani bazen direnmek değil, uyum sağlamak daha güçlüdür. Bu düşünce insanın içini biraz sarsıyor, çünkü alıştığımızın tam tersi.

Bu kitap sana “şunu yap, bunu yapma” demez. Daha çok aynaya bakmanı sağlar. Çok şey istemenin, çok bilmeye çalışmanın, her şeyi kontrol etmenin aslında insanı yorduğunu fark ediyorsun.

Sadeleşmenin, yavaşlamanın, azla yetinmenin içten içe bir huzur getirdiğini sezdiriyor. Ben okurken şunu düşünmüştüm belki de hayatı bu kadar zor yapan şey, onu sürekli zorlamamız. Kendi adıma her zaman her şey düzgün olmalı kontrolüm altında olmalı bu herkesi yorduğu gibi beni de yoruyor yordu yıllarca . Belki de wu wei dediği gibi, bazı şeyleri oluruna bırakmak, her şeyi çözmeye çalışmaktan daha doğru. Bir öğretmenim vardı İngilizce çevirmenlik bölümü okurken bana bu kitabı önermişti onun tavsiyesi üzerine okumuştum. Bazen her şeyi bir anda yapamazsın bazı şeyleri olduğu yerde bırakıp akışa bırakıp sonra dönüp tekrar devam edebilirsin demişti bu kitabı önermeden önce :)) Ayşe hocam fen ve tıp bilimleri çeviri dersimize giriyordu. Kitabı okudum ama uygulaya bildim mi diye sorarsanız hayır :)).
Tao Te Ching öyle bir kitap ki, bir kere okuyup kenara koyamazsın. Kitap Her okuduğunda başka bir yerinden yakalar seni. Kimi zaman bir cümlesi gün boyu aklında kalır, kimi zaman anlamadığını sanırsın ama günler sonra bir yerde kendiliğinden açılır. bu kitap sana bir yol çizmez. Ama yürürken daha hafif olmayı, daha az yük taşımayı ve bazen durup dinlenmeyi öğretir ve belki de en çok seni, kendinle biraz daha sakin bir yerde buluşturur.
Kitap
Puan Ver
Orjinal Adı : 道德經
Yazar: Lao Tzu
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
119.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 18 saat önce
Acı çekmeyi reddediyor, kendi acına bir saat bile katlanamıyorsan; çekebileceğin bütün sıkıntıları önlemeye çalışıyorsan; acıyı, hoşnutsuzluğu nefret edilecek, kötücül, yok edilmesi gereken şeyler olarak algılıyor, bunları yaşantının kusurları gibi görüyorsan, o zaman rahatlık dinine inanıyorsun demektir. Siz rahatlık düşkünleri, insan mutluluğuyla ilgili ne az şey bilirsiniz. Mutluluk mutsuzluğun kardeşi, hatta ikizidir. Bu ikisi ya bir arada büyür ya da sizin yaşantınızda olduğu gibi hiç büyümez; hep küçük kalır.
Kaynak: Felsefenin Tesellisi
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
633.9K UP
1 gün önce
Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, Ocak 2022'deki Hunga Tonga-Hunga Ha'apai yanardağı patlamasının atmosferde beklenmedik bir kimyasal tepkimeyi tetiklediğini ortaya koydu: Volkanik kül, tuzlu deniz suyu ve güneş ışığının bir araya gelmesi, güçlü bir sera gazı olan metanın parçalanmasına yol açtı.
 
Araştırmacılar, Avrupa Uzay Ajansı'nın Sentinel-5P uydusundaki TROPOMI aletini kullanarak volkanik plumda rekor düzeyde formaldehit tespit etti. Formaldehit, metanın atmosferde parçalanmasının bir göstergesi olduğundan bu bulgu dikkat çekiciydi. Plum 10 gün boyunca Güney Amerika'ya kadar takip edilebildi; formaldehitin yalnızca birkaç saat ömürlü olması, metanın bir haftadan uzun süre kesintisiz parçalandığını kanıtlıyor.
 
Mekanizma şöyle işliyor: Patlama sırasında stratosfere fırlayan tuzlu deniz suyu ve volkanik kül, güneş ışığıyla etkileşime girerek son derece reaktif klor atomları üretiyor. Bu klor atomları metanı parçalıyor. Kopenhag Üniversitesi'nden Profesör Matthew Johnson, aynı mekanizmanın daha önce Sahra tozu ve Atlantik deniz tuzu etkileşiminde keşfedildiğini ancak bunu stratosferde gözlemlediklerini ilk kez gördüklerini belirtiyor.
 
Bulgunun iklim bilimi açısından iki önemli çıkarımı var: Birincisi, toz ve külün global metan bütçesi hesaplamalarına dahil edilmesi gerekiyor. İkincisi, uydu gözlemleriyle metan yok edilmesinin kanıtlanabildiği gösterildi; bu da atmosferden metan gidermeye yönelik mühendislik çözümleri için yeni bir kapı aralıyor. Metan, 20 yıllık ufukta CO₂'nin 80 katı ısıtma etkisine sahip olmakla birlikte atmosferde yaklaşık 10 yıl kalıyor; bu da onu iklim değişikliğinin "acil freni" olarak nitelendirilebilecek bir hedef haline getiriyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Öne Çıkan EtkinlikBilim Buluşması
Evrim Ağacı İzmir Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 ay önce İzmir₺250,0016 Mayıs
Nörobilim ve Hareket
16 Mayıs 2026 15:00 tarihinden 16 Mayıs 2026 18:00 tarihine kadar.

Evrim Ağacı İzmir Şehir Topluluğu olarak, “Nörobilim ve Hareket” konusundaki akademik bilgisi ve alandaki deneyimi ile Uzm. Fizt. Behlül Levent konuğumuz olacak.
📍Laika Coffee & Culture, Karşıyaka
⏱️16 Mayıs, Cumartesi, 15:00

Etkinliğimiz ücretli bir etkinliktir. Etkinlik katılımı için bilet satın almanız yeterlidir. Nörobilimle ilgilenen herkes davetlidir!

KONUŞMACI HAKKINDA

İlköğretim ve lise eğitimini Seydişehir’de tamamlayan Behlül Levent, lisans ve yüksek eğitimini 9 Eylül Üniversitesi’nde tamamlamıştır.

Birincil uzmanlık alanı olan pediatrik Nöroloji alanında Türkiye’de sadece bir kere Dr. Fizyoterapist Görkem Dizdar organizasyonu ile düzenlenen NDTA (The Neuro-Developmental Treatment Association / Nörogelişimsel Tedavi Derneği) onaylı Bobath Concept üzerine temel eğitimi Joan Day Mohr ve ekibinden alarak çalışmaya başlamıştır.

Bu konsept, beyin hasarına bağlı felç (inme), Serebral Palsi (CP) vb. gibi gelişimsel ilerlemeyi sekteye uğratan durumlarda motor kontrolü, postürü ve dengeyi iyileştirmeyi hedefleyen spesifik bir rehabilitasyon konseptidir.

Öncesi ve sonrası süreçte pediatrik nöroloji alanında klinisyen olarak ilerlemiştir. 2019 sonrası uygulama alanını genişleterek yetişkin nörogelişimsel uygulamalar ve Otizm spektrum üzerine eğitimlerle ilerlemiştir.

Gelişim sürecine Nörogelişimsel Yoga ve DIR Floortime (Developmental, Indiviual Differences, Relationship Based Theraphy/Gelişimsel, Bireysel Farklılıklar, İlişki Temelli Terapi) eğitimleri ile devam etmiştir. Özellikle otizm ve diğer gelişimsel zorlukları olan çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel becerilerini oyun yoluyla geliştiren, ilişki temelli bir terapi modelidir.

Uzman fizyoterapist Behlül Levent’in bakış açısında insan temelinde sinir sistemi uygulamaları vardır. Hareketin temelinin, sinir sisteminde değişiklik olmadığı sürece iyileşmeye hizmet etmeyeceğini savunur.

İzmir Mavişehir’de bulunan kliniğinde son 4 yıldır koşu ve ultra koşucular, son 1 yıldır triatlon sporcularıyla da çalışmalar yapmaktadır.

Devamını Göster
11
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
142.9K UP
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, Çankırı
Yapraklı ilçesinde kaydedilmiştir.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Tarihte ilk kez bir toprak parçasının etrafını çitle çevirip “Burası benimdir” diyen ve buna inanacak kadar saf olan insanlar bulabilen ilk insan, uygar toplumun ilk kurucusu oldu. O zaman biri çıkıp, çitleri söküp atacak ya da hendeği dolduracak, sonra da insanlara “Sakın dinlemeyin bu sahtekârı. Meyveler herkesindir. Toprak hiç kimsenin değildir. Ve bunu unutursanız mahvolursunuz” diye haykırsaydı, işte o adam, insan türünü, nice suçlardan, nice savaşlardan, nice cinayetlerden kurtaracaktı."
Jean-Jacques Rousseau
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)