Merhaba
Öncelikle bu kitabı okuyup emek verip paylaşan arkadaşımıza teşekkür ederim.
Lao Tzu eski bir Çinli filozof ve yazar en çok Tao Te Ching'i yazmasıyla tanınır. Lao Tzu, tevazu ve dini dindarlığı savunan bir yaşam felsefesi olan Taoizm'i kurmuştur. Çin inançlarındaki rolüne rağmen, Lao Tzu belirsiz bir tarihsel varlık olarak kalmaktadır. Varlığı hakkında çok sınırlı bilgi vardır. Lao Tzu'ya bilge kişi veya 'yaşlı, saygıdeğer usta' anlamına gelen Laozi adı verilmiştir. Bilgeliği, Tao Te Ching adlı eserinde çok iyi temsil edilmektedir. İki bin yıldan uzun bir süre önce yazılmış olan bu eser, kendini keşfetme yolculuklarımızda hepimiz için geçerliliğini koruyan bir rehberdir.
Tao Te Ching’i okurken insan bir kitap okumuyor da sanki kendi içine doğru yürüyormuş gibi hissediyor. Gürültülü bir dünyanın ortasında, birinin gelip sana usulca “biraz yavaşla” demesi gibi Lao Tzu bağırmıyor, öğretmeye çalışmıyor, sadece gösteriyor. Ama o kadar sade söylüyor ki, bazen anlamak için durup tekrar bakman gerekiyor.
Bu kitap aslında hayatla nasıl kavga etmeden yaşayabileceğini anlatıyor. Biz hep bir şeyleri zorlayarak, kontrol ederek, oldurmaya çalışarak yaşıyoruz ya Lao Tzu tam burada “wu wei” dediği bir kavramdan söz eder.
Wu wei, en basit haliyle “zorlamadan eylem” demektir. Yani hiçbir şey yapmamak değil; tam tersine, doğru zamanda, doğanın akışına karşı gelmeden hareket etmek. Bir şeyi oldurmaya çalışırken kendini paralamamak, hayatın ritmini hissederek hareket etmek gibi işte bu yüzden kitap boyunca insanın içine şu düşünce yerleşir.
Bazen en doğru şey, zorlamamaktır. Bunu en güzel anlatan örneklerden biri nehir gibidir. Nehir akmak için çabalamaz, kendini zorlamaz ama yine de yolunu bulur. Wu wei de tam olarak böyle bir şeydir. Akışla uyum içinde olmak ama direnmeden ilerlemek.
En çok etkileyen şeylerden biri de güç anlayışı. Biz güçlü olmayı sert olmak sanıyoruz. O ise suyu örnek veriyor. Su yumuşaktır ama en sert taşı bile aşındırır. Yani bazen direnmek değil, uyum sağlamak daha güçlüdür. Bu düşünce insanın içini biraz sarsıyor, çünkü alıştığımızın tam tersi.
Bu kitap sana “şunu yap, bunu yapma” demez. Daha çok aynaya bakmanı sağlar. Çok şey istemenin, çok bilmeye çalışmanın, her şeyi kontrol etmenin aslında insanı yorduğunu fark ediyorsun.
Sadeleşmenin, yavaşlamanın, azla yetinmenin içten içe bir huzur getirdiğini sezdiriyor. Ben okurken şunu düşünmüştüm belki de hayatı bu kadar zor yapan şey, onu sürekli zorlamamız. Kendi adıma her zaman her şey düzgün olmalı kontrolüm altında olmalı bu herkesi yorduğu gibi beni de yoruyor yordu yıllarca . Belki de wu wei dediği gibi, bazı şeyleri oluruna bırakmak, her şeyi çözmeye çalışmaktan daha doğru. Bir öğretmenim vardı İngilizce çevirmenlik bölümü okurken bana bu kitabı önermişti onun tavsiyesi üzerine okumuştum. Bazen her şeyi bir anda yapamazsın bazı şeyleri olduğu yerde bırakıp akışa bırakıp sonra dönüp tekrar devam edebilirsin demişti bu kitabı önermeden önce :)) Ayşe hocam fen ve tıp bilimleri çeviri dersimize giriyordu. Kitabı okudum ama uygulaya bildim mi diye sorarsanız hayır :)).
Tao Te Ching öyle bir kitap ki, bir kere okuyup kenara koyamazsın. Kitap Her okuduğunda başka bir yerinden yakalar seni. Kimi zaman bir cümlesi gün boyu aklında kalır, kimi zaman anlamadığını sanırsın ama günler sonra bir yerde kendiliğinden açılır. bu kitap sana bir yol çizmez. Ama yürürken daha hafif olmayı, daha az yük taşımayı ve bazen durup dinlenmeyi öğretir ve belki de en çok seni, kendinle biraz daha sakin bir yerde buluşturur.