Gece Modu

Bu yazı, Science isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Araçları kullanıyor olmak insanları, yunusları veya kargaları daha zeki yapmaz. Aksine, başkaları ile yaşamanın yarattığı stres ve zorlanma, dostunu düşmanını tanıma, kimin seni kandırdığını veya arkadaş olmak istediğini hesaplama gibi özellikler sosyal canlıların bilişsel becerilerinin gelişmesini sağlar.

Bu, 1966'dan beri var olan sosyal zeka hipotezinin özüdür. Ancak, kimin bitlerinin ayıklanması gerektiğini hatırlamak aslında diğer zihinsel yetenekleri geliştirmez mi? Örneğin, içinde bir sürü et bulunan kilitli bir kutunun nasıl açılacağını bulmak gibi... Dört etobur (iki tanesi sosyal ve iki tanesi yalnız tür) üzerinde yapılan yeni araştırma, gerçekten de sosyal becerinin zekaya etki ettiğini ortaya koyuyor. St. Andrews Üniversitesi'nde evrimsel psikolog olan ve bu araştırmaya katılmayan Richard Byrne şunları söylüyor:

Önemli bir meseleyi ele alıp, basit ama orijinal bir yolla test ettiler. Sonuçlar ortada: Sosyal bir etobur olmanın bilişsel yararı, sosyal olmakla ilgisi olmayan zihinsel bir kabiliyete aktarılıyor.

Diğer bazı araştırmacılar sonuçların net olmadığını düşünüyor, fakat etçil 39 tür üzerinde karşılaştırmalı çalışma yapan ve tersi bir sonuca ulaşan, Laramie'deki Wyoming Üniversitesi'nden zoolog Sarah Benson-Amram şöyle diyor:

Zekanın nasıl bir evrim geçirdiğini anlamak için araştırmamızda önemli ve değerli bir adım atıldı; ancak tüm çalışmalar gibi bu da daha büyük bir yapbozun parçası.

Bilim insanları, insan beyninin evrimini açıklamak için sosyal zeka hipotezini geliştirdiler. Çoğu sosyal türün (şempanze türünden yaban arılarına kadar) büyük beyinleri olduğunu, bilişsel açıdan daha gelişkin olduklarını ve zekalarını test etmek için tasarlanmış deneylerde usta olduklarını keşfettiler. Fakat bazı araştırmacılar, başka bir faktör olan zorlu çevre koşullarının da bilişsel evrimi tetikleyebileceğini savunuyor. Eğer böyleyse, karşılaştıkları ekolojik zorluklar sayesinde sosyal olmayan türler de iri beyinli ve akıllı olabilir. Çalışmanın yapıldığı Florida'daki Miami Üniversitesi'nde davranış ekolojisti ve araştırmanın baş yazarı olan Natalia Borrego şöyle diyor:

Etçillerin bu iki hipotezin test edilmesinde iyi bir yol sunduklarını düşünüyorum.

Natalia Borrego ve Miami Üniversitesi'nden meslektaşı olan Michael Gaines üzerinde çalıştıkları türlerin birbiriyle ilgisi olduğunu ancak sosyal açıdan farklı olduğunu belirtiyorlar, ayrıca hepsi de etçil. Benekli sırtlanlar (Crocuta crocuta) primatlarınınkine benzeyen hiyerarşik topluluklara sahiplerken ve aslanlar (Panthera leo) sosyal eşitliğe sahip 21 kadar üyeyle birlikte yaşarken; kaplanlar (P. dicle) ve leoparlar (P. pardus) dişilerinin genç olduğu veya çiftleşmek için tanıştıkları zamanlar dışında daha yalnız yaşamlarını sürdürüyorlar. Dört tür de aynı zorluktaki yaşam ortamlarında yaygın olarak dağılmış avlarının peşinde ve esnek av stratejilerine ihtiyaç duyuyor. Ancak leopar ve kaplanlar yalnız avlanırken, aslanlar ve sırtlanlar av süresince kendi türleriyle işbirliği yapıyor.

Borrego, bu etçillerden herhangi birinin daha önce hiç karşılaşmadığı bir sorunun çözülmesinde hangisinin daha iyi olduğunu bulmak için bir kutu geliştirdi; bu kutu yalnızca dış taraftan 180 ° açı ile çekilen bir ip ile açılabilen, dikdörtgen şeklinde polimer bir kutu. Borrego ipi bir yaylı sürgüye bağladı. Kutuya çiğ etler yerleştirdi ve kutunun kenarlarına delikler açtı; böylece ödül hem görülebiliyor hem de koklanabiliyordu.

Borrego bu kutuları Mayıs 2012 ile Mayıs 2015 yılları arasında dört türün de içinde olduğu Florida ve Güney Afrika'daki yabani hayvanların yaşadığı alanlarına, parklara ve hayvanat bahçelerine yerleştirdi. Sırtlanların dışındaki her hayvan tek başına ve 10 dakikalık üç deneme yaptı. Sırtlanların olduğu yerlerdeki kısıtlamalar nedeniyle, bire dört hayvan aynı anda test edildi. Etçillerin motive olmasını sağlamak için hiçbiri deneyden 24 saat önce beslenmedi. Kutuyu açmak için ağızlarını veya pençelerini kullanacaklardı. Borrego'ya göre pek çok hayvan yeni maddeleri tehlikeli buluyor:

Yaklaşacaklarından bile emin değildim.

Borrego bu yöntemle 48 hayvanı test etti ve deneydeki sosyal hayvanların (sırtlan ve aslanların) en başarılı hayvanlar olduğunu keşfetti. 9 sırtlandan 8’i, 21 aslandan 16'sı ipi doğru şekilde çekti ve eti ele geçirdi; oysa 11 leopardın 6’sı ve 7 kaplanın sadece 2’si bunu yaptı. Aslanlar ayrıca en fazla gezen, kazan, ısıran, pençeleyen ve iten türdü. Araştırma ekibi, gözlemlerini Animal Behaviour’da yayınladı. Borrego deneye dair şunları söylüyor:

 Bu sosyal biliş gerektiren bir görev değil. Bununla birlikte, sosyal türün daha iyi olduğunu ve genel olarak bilinci güçlendiren şeyin sosyal olma konusunda bir şeyler olduğunu gösteriyor.

Diğer araştırmacılar da bu konuda hemfikir olmalarına karşın şunu ekliyorlar; Kuzey Carolina Durham'daki Duke Üniversitesi'nde karşılaştırmalı bir psikolog olan Evan MacLean:

Bu çalışmada sosyallik ile başarı arasında güzel bir bağlantı buldular.

Ancak MacLean, bir bulmaca kutusunu açma yeteneğinin aslında ne tür bir biliş türünü sergilediğini merak ediyor:

Deneme ve yanılma ile öğrenme, içgörü, ya da sadece merak ya da yeni nesnelere ilgi göstermeyi yansıtıyor olabilir.

Bulmaca kutusunun avcı-av görevindeki hayvanların test edilmesini görmek isteyen Atlanta'daki Emory Üniversitesi'nden primatolog Frans de Waal'a göre deney etoburlarla ‘’ekolojik açıdan alakalı değil’’ idi. Ama yine de Waal düşüncelerini şöyle ifade ediyor:

Bu iyi bir adım ve etobur hayvanların zekasına yeni bir yaklaşım oldu; çok uzun süredir ihmal ettiğimiz bir gruptu.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/10/2019 09:23:24 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5261

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Belli bir zaman ve mekandaki ahlak nedir? Çoğunluğun o zamanda ve mekanda sevdiği neyse odur.”
Alfred North Whitehead
Geri Bildirim Gönder