Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
1
Puan Ver

Tanrı kavramının gerçekte neyi ifade ettiği bilinebilir mi?

Aristoteles'in, gazali'nin, spinoza'nın, leibniz'in vs. Tanrı algıları birbirlerinden çok farklıdır. Halbuki hepsi bir tanrı'nın var olduğuna inanır.

2
130 görüntülenme
Teşekkür (2)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
2 Cevap

Tanrı kavramını ele almadan önce, onu tanımlayanı kafamızda bir toparlamamız gerekir.

Olduğunu zannettiği, olmayı istediği, aslında olduğu kişilere bölünmüş, henüz içinde bulunduğu fizik evreni anlamaktan uzak, kendi bedenini bile tam anlayamamış, kendi türünü yok etmekle katletmekle, köleleştirmekle bugünlere gelmiş bir türüz. Sanki dünya üzerinde bütün sorunlarımızı hallettik, harika varlıklar olduk, bu mükemmellikle sıra tanrıyı tanımlamaya geldi.

Tanrısal tanımdan önce, insan tanımını belli seviyede kavramış olmamız gerek. Ki, eğer tanrıdan bahsedeceksek, tanrının belli süreçlerle ürettiği makinayı anlamaya çalışarak, onun var etme kastını anlamaya yaklaşabilelim. Ancak üstün zekalı olduğumuz için, kendimizi anlamadan tanrıyı tanımlamaya hatta yargılamaya daha meyilliyiz. Çünkü homosapiens nevroza hastalığına ilk günden beri düçar olmuş haldeyiz.

Bu açıdan tanrı tanımımız daima eksik, boşluklarla çelişkilerle dolu ve FARKLI olacaktır. Tanrısızlık tanımı da bu şekilde değişmez. Çünkü rasyoneliteyi halledememiş bir düşünce yapısının irrasyonel, anlam yükleme gibi üst bir kognitif süreci başarıyla gerçekleştirmesi tanım gereği mümkün değildir. Ama bunu kabul etmek zor. BİLİYORUM demek, homosapiens için daha konforlu. BİLMİYORUM, acizlik gibi algılanmakta. Çünkü kendimizi tanrısallaştırmayı seviyoruz. Tanrıyı kutsamak yüceltmek de aynı nedenle hoşumuza gidiyor. O mükemmel, inanılmaz müthiş bir şey olmalı. Belki beni de öyle yapar.

Bu kadar eksik ve yetersiz bilişsel yetilerimizle, ilahi olarak kabul ettiğimizi düşündüğümüz bir metni ele aldığımızda çıkacak sorun, 1. İlahi olan metin, 2. Benim ondan anladığım en başta. Yani tanrısal bir metni tam olarak anladığını iddia etmek nasıl rasyonelleştirilebilir açıklamak zor. Bir de ikinci kısım, uygulama. Doğru olduğunu bildiğimiz henüz günlük yaşam kurallarını bile uygulamıyoruz alışkanlıklarımızdan dolayı. İlahi söylem olduğu kabul edilmiş kurallara uymada motivasyon olarak sonraki dünya belki yeterli görülebilir, ancak herkes başka bir dünyaya inanmak zorunda değil. vs vs

Tanrısal bir tanım kişisel, eksik, çelişkili olmak zorundadır kısaca. Tanrısızlık tanımı da. Bu nedenle fizik evreni, felsefeyi, kendimizi, merak ediyorsak farklı kültür ve dinleri kesinlikle ANLAMAYA ÇALIŞMAK zorundayız. Farklı tanrı tanımları eşzamanlı olarak yaşayabiliyorsa, bunları biz tanımlıyoruz demektir.

358 görüntülenme
Puan Ver
4
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
4

Tanrı, beş duyu organımızla algıladığımız dünyaya ilişkin bir kavram olmadığı için nesnel bir biçimde tanımlanamaz. Bununla birlikte öznel ve felsefi bir biçimde tanımlanması, kavramsal açıdan bilinebilmesi, spekülatif olsa da mümkün. Tanrı kavramıyla ilgili spekülasyonları içerir felsefi ve dini metinler incelenerek Tanrı kavramına ilişkin fikirlerimiz geliştirilebilir. Burada tanımlama işinin yapısı gereği öznenin ilgisi ile de alakalı olduğu, bu sebeple kapsayıcı olamayacağı, kabul edilmeli. En nihayetinde nesneler dünyasının dahi öznenin ilgisinden bağımsız tam bir şekilde tanımlanabilmesi olanaksızdır. Ancak bizim açımızdan önem taşıyan noktalarını ifade edecek şekilde bir tanımlama yapmak olanaklıdır. Bu kapsamda Tanrı kavramına ilişkin bugüne kadar yanlışlanamayan, şu an için yanlışlanması da mümkün gözükmeyen ortak öz, Tanrı'nın felsefi tanımı olarak kabul edilebilir. Her teist ve deistin Tanrı kavramına ilişkin ortak düşüncesi onun nesneler dünyasını yarattığıdır. Özünde Tanrı kavramı, özel olarak içine doğduğumuz dünyanın, genel olarak tüm nesnelerin, ilk sebebine ilişkin anlama arzusundan doğmuştur. Buna ek olarak istisnalar saklı kalmak üzere teist ve deistlerin ezici çoğunluğu Tanrı'nın (ilk sebebin - arkenin) irade sahibi olduğunu ve herhangi bir eksikliğinin de bulunmadığını iddia etmektedir. Bu genel kabulü de katacak olursak Tanrı için denilebilir ki, içinde yaşadığımız nesneler dünyasını yaratan ve herhangi bir eksikliği bulunmayan irade sahibi varlıktır. Yine de bugüne kadar yapılan spekülasyonların getirdiği felsefi birikim böyle bir tanımlama yapmaya müsait ise de hala daha algı dışı alana ilişkin konuştuğumuzdan spekülasyona açıktır; ne nesneler dünyasının var olmaya başlama noktasını ne de ilk sebebi doğrudan veya dolaylı olarak gözlemleyemiyoruz. Bu da konuyu öznenin soyut aklından öteye taşımıyor.

Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
2
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Hiç denediniz mi? Başarısız oldunuz mu? Fark etmez. Tekrar deneyin. Tekrar başarısız olun. Daha iyi başarısız olun.”
Samuel Beckett