Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
1

Sevmek zaruri bir zorunluluk mudur?

Eşinizi seversiniz,annenizi, babanizi, köpeğinizi vs. Yani demek istediğim dünya üzerinde illaki bir şeyi seviyoruz. Sevgi DNA miza işlenmiş bir mecburiyet mıdır? Dünya üzerinde hiçbir şeyi sevmeyen insan var mıdır ?
604 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
2 Cevap
Ersals Krononot
Ersals Krononot
256K UP
Krononot⁸

Sevmeyi, bağ kurma olarak düşünürsek, beynin işleyiş biçiminin bir sonucu gibi değerlendirebiliriz. Evrimsel süreçte daima diğer bireylere muhtaç yaşam süren homosapiens için, bağ kurmak yaşamda kalmanın da bir kuralıydı. Doğduğu andan itibaren bakıma muhtaç olması, yetişkinlikte güvende kalma barınma, avlanma, üreme gibi en temel ihtiyaçları için sürekli olarak diğer bireylere sosyal - komün yaşama kısaca bağ kurmaya ihtiyacı yaşamının merkezinde oldu daima.

Birey, onu yaşamda tutmaya fayda sağlayan faktörlerle olumlu bağ kurma eğilimindedir. Onun yaşamda kalmasını en ileri derecede etkileyen ebeveyn (bakımveren) ile kuracağı bağ bu açıdan en güçlü olanı olacaktır muhtemelen. Bu bağı biz sevgi olarak tanımlıyoruz.

Beyin, dış uyaranlarla, her uyarana karşılık gelen nöronal ağlarla iletişim kurar. Yaşama gelişiyle birlikte en çok etkileşime girdiği anne-baba (bakımveren) için kurulan nöron ağı, oldukça derinleşmiş ve güçlü olacaktır. Sürekli uyarılmış, sürekli beslenmiş güçlü bir nöronal ağ olarak, yoğun bir sevgi olarak deneyimlenir. Kurulan derin ve kompleks bir ağ, beynin işleyiş - mekanizması gereğidir aslında. (Kayıplarda bu yoğun ağın fiziksel karşılığı aniden kaybolduğu için, kendimizi boşluğa düşmüş gibi hisseder ne yapacağımızı bilemeyiz)

Tüm Reklamları Kapat

Bunun dışında aşık olma da, sürüngen beyin - limbik sistemin ÜRE - ÇOĞAL emrinin korteks yorumudur. Neslini devam ettirmesinin gerekliliğine hizmet edecek birey ile aile bağı gibi zamana bağlı derin bir nöron ağı kuracak zaman yoktur. Bu nedenle güçlü bir güdü merkezli bağ kurulur, hatta bu bağ o kadar güçlü olur ki, prefrontal korteks baskılanarak analitik düşünce geri planda bırakılır. Kişi güdü merkezlidir ve yaşamda kalmanın 2. basamağı olan üremeyi gerçekleştirmek üzere bağ kuracaktır. Bunu da çok sevmek olarak deneyimliyoruz. İşleyiş açısından biraz soğuk - mekanik hatta itici gelebilir ancak, temel basit haliyle arka planda olanlar bunlar.

Kişinin dış dünya ile bağ kurmayı öğrenmesi bakımveren tarafından gerçekleştirilir. Bakımveren in ilgi yoğunluğu, göz teması, bağ kurmayı öğrenmede TEMEL gerekliliklerdir. Çocuğun bakımveren ile kurduğu bağ GÜVENLİ BAĞ ve diğer bağ türleri olarak değerlendirilir. Çünkü güvenli bağ dışındaki bütün bağlar sorunludur. Malesef gelişim odaklı olmayan kültürlerde güvenli bağ her zaman mümkün olmamakta. İlgisiz ebeveyn - bakımveren çok görülen bir sorun. Bu şekilde gelişmiş bireyler, diğer bireylerle etkileşim kurmada sorun yaşarlar. Beyinler arası bağ kurma olarak düşünülebilir bu konu. Kişi bunu bakımverenden öğrenmedi ise, yetişkinlikte kuracağı sosyal etkileşimler sorunlu olacaktır büyük ihtimalle. İleri düzeyde bağ kuramayan, ya da normale daha yakın görünen antisosyal- asosyal kişilikler gelişmesi muhtemeldir.

Mental sorunlarda kişi uzmanlara korkmadan başvurmalı, içinde bulunduğu sevgisizlik, genel nefret, vs olumsuz duygudurum gibi semptomların düzelebileceğinden emin olmalı. Özellkle atak, depresyon dönemlerinde kişi herşeyden nefret edebilir, kendi sorunu ile yüzleşmediyse kötü biriymiş gibi hissedebilir, suçluluk duygusu ile mücadele etmek zorunda kalabilir.

Çekinik şizofren, otizmin farklı spektrumlarına sahip bireylerin, zeki olması, ya da bir konuda uzmanlaşma çabaları, içinde bulundukları süreci yönetebilmeyi hatta kendisi için faydalı hale getirebilmesini sağlamaktadır. Çünkü bu tarz mental farkılılkar, diğer bireylere göre ileri düzey bir yeteneği de barındırır. Kişi anormal hissettiği sürece sorun olarak gördüğü için bunu keşfedememekte.

137 görüntülenme
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Yasin Kayalar
Yasin Kayalar
179K UP
Bilim ve felsefe okuru

Bazı kişilerin bazı şeyleri yorumlarken kendi bilinçlerini (benliklerini) devre dışı bırakarak yorum yaptıklarını görüyoruz. Oysa ellerinde birşeyleri anlamak, düşünmek için benliklerinden başka hiç bir şey yoktur. Böyle bir bakış açısının anlamın kaynağını olan benliklerini/bilinçlerini anlamsız kılarak veya devre dışı bırakarak doğruya erişebileceklerini söylemek imkansızdır.

Bunun neden yanlış olduğunu basit bir örnekle gösterelim. Ben bir elmanın tadını sevsem birisi bana çıkıp dese ki senin elmanın tadını sevmen sana verdiği minerallerden vitaminlerden dese bunu kabul edebilir misiniz??? Ben elmanın o kendine has tarif edilemez aromasını sevdim oysa. Mineralinden vitaminin de bana ne demez misiniz. Minerali vitamini size fayda sağlayacak olsa da sizin sevdiğiniz şey bilinciniz/benliginiz için salt elmanın tadıdır. O halde benliğinde ki durumu/anlamı bırakıp da sadece evrimsel faydaları ile bir şeyi anlamaya yorumlamaya çalışanlar yanılıyorlar. Çünkü benlikleri için durum zaten başkadır.

Bu durum iyilik yapmayı sadece pragmatik olarak tanımlamaya benzer. İyilik yapmanın benliklerdeki o derin 'hoş hissinden' ('tadından') bahsetmeden sadece sonuç/fayda odaklı bu gibi yaklaşımlar tamamen hatalıdır. Dikkat ederseniz her iki örnekte de (elma-iyilik) bu gibi kişiler benliklerindeki durumu (yada benliklerini de diyebiliriz) devre dışı bırakarak yanıldılar. Çünkü gerçeğin (var olanların) bir kısmını görmezden geldiler. (Yok saydılar). Oysa ki gerçeğe benlikleri de dahildir ve benlikleri herşeye dair anlamayı ve anlamî üreten 'şey' olarak gerçeklik denkleminde en önemli yere sahip ve en önemli yeri alması gereken şeyken!!!

Tüm Reklamları Kapat

Gelelim sevdiklerinize. Dnalar sizin bebeğinize sizin ve annesinin şekil ve suretini vererek o bebeği size sevdiren görüntüyü ve hissi (sevginin tadını) yaratırlar. Evrim/doğa/sistem (ne derseniz deyin adına) sizden istediğini alır (üreme) ama size bunun karşılığı ödülünü (sevgiyi/tadı) verir. Tıpkı elmanın hem faydalı hem de size hoş gelen tada sahip olması gibi. Meyvenin tadı cazip kılınmıştır ama o meyve başka amaçlara da hizmet eder. Ama tabi ki bu durum meyvenin tadının sizdeki anlamını, güzelliğini, cazibesini yanlışlamaz. O tad ve güzellik yada cazibe vardır, var olmuştur. Bu anlamda sevginin anlamını sadece üreme açısından faydalarına vs indirgeyenler benliklerini (dolayısıyla kalplerindeki hissi) devre dışı bırakarak (kalpsizce) yorum yapmış olurlar ve bu gerçekte olan durumla bağdaşmayan bir yorumlama biçimidir ve bu nedenle de hatalıdır.

Doğada ödül sistemi vardır. Doğa estetik ve cazibeyi canlılara sunarken bir yandan da kendi amaçlarını gerçekleştirir. Bir çok insanın şuursuz zannetiği doğanın bu kadar komplike (estetik ve fayda yönünden birbirine geçmiş ) mantığını anlayabildiğimiz süreçleri ortaya çıkarıyor olması çok şaşırtıcıdır.

0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close