Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
Selen Derin
Selen Derin
1,245 UP
Üye
46

Ölümden sonra ne var?

Ölümü ve ya ölmeyi düşününce korkunç bir depresyona giriyorum..Sevdiklerimi kaybetmek de buna dahil. Bu kaygı , korku veya endişe hali hayatımı belli noktalarda olumsuz etkiliyor..Herhangi bir dini inanca sahip değilim ve bir yaratıcı olup olmaması konusunda hala sorguluyorum.
147,648 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
39 Cevap
Damla Şahin
Damla Şahin
856K UP
Felsefe Öğrencisi

Merhabalar,

Sizin sorduğunuz soru metafiziksel bir soru. Yani fiziğin ötesinde bir soru olduğu için herhangi bir kanıtlama sunmamız mümkün değil fakat yorum yapabiliriz. "Ölümden sonraki hayat", "ruhun ölümsüzlüğü" gibi konular çeşitli filozofların da zihinlerini meşgul etmiş ve bir cevap bulmaya çalışmışlardır. Aynı sorulara dinler de inanç temelli bir cevap aramışlardır. Fakat bu sorunun cevabını vermek çok kolay olmasa gerek. Çünkü henüz biz "yaşayanlar" olarak ölme deneyimini yaşamadık ve bir kanıt sunamıyoruz buna. Yani ölümden sonrasını bilemiyoruz.

Platon, birçok filozofu derinden etkilemiş isim, ölümsüzlük konusu üzerinde düşünür. İdealar Kuramı adlı o ünlü kuramıyla temellendirdiği felsefesi içinde ruha ölümsüzlük addeder. Çünkü ruh bedenden önce de vardır ver gerçeğin bilgisini yani ideanın bilgisini, epistemenin bilgisini beden var olmadan önce deneyimlemiştir. Onun felsefesinde bedenin pek bir fonksiyonu yoktur asıl önemli olan ruhtur ve ölümsüzdür. Semavi dinlerde de ruhun ölümsüzlüğü fikri mevcuttur ki gerek Hristiyanlık gerekse İslamiyet Platon'un felsefesinden etkilenmiştir. Bu dinlere göre cennet ve cehennem vardır ve varlıklar eylemlerin niteliklerine göre ya cennete ya da cehenneme giderler.

Tüm Reklamları Kapat

Peki ölümden neden korkarız? Çünkü varlık halinden yokluğa geçiş insanları ürkütür. Bilmiyorum kaç insan ölüm anının acısından korkar ama kanaatimce birçoğu var olmamaktan korkar. Çünkü bu dünyaya çok alışırız ve bırakıp gitmek çok zor gelir. Zihinlerimizde hep bir "ölümsüzlük" fikri dolanır durur. Ama bu ölümsüzlüğün bedenen sağlanması şart değildir. Fikirlerimiz ve yapıp ettiklerimizle de bu ölümsüzlüğü kazanabiliriz. Dostoyevski'yi, Atatürk'ü, Newton'u, Yunus Emre'yi konuşuyorsak hâlâ ölümsüzlüğü yakalamışlardır. Ve son olarak Epiküros'un şu sözünü söylemek isterim: "Ölümden korkmaya gerek yoktur. O geldiğinde 'ben' olmayacağım, ben varken zaten ölüm yoktur."

34,619 görüntülenme
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
33
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Ersals Krononot
Ersals Krononot
256K UP
Krononot⁸

Yaşama yüklenen anlam, onu kaybetme durumuna verdiğimiz tepkiyi belirliyor gibi. Yaşama anlam yükleyebilmek için de onu güncel bilim düzeyinde anlamış olmamız gerekiyor. Henüz canlılığın tanımını bile yapamamış olsak da, yaşamın bütününü anlamaya çalışmak, ona yüklenecek anlamı zenginleştirecek temel bir yaklaşım olacaktır.

Yaşamın tek hücrelilerden başladığını kabul ediyoruz. Mitoz bölünme, tek hücreli en yaygın yaşam formunun merkezinde durmakta. Canlı bölünerek ölüyor, yerine 2 tane yeni canlı geliyor ve bu oldukça hızlı gerçekleşmekte. Fermentasyon, çürüme vs bir çok şekilde bizzat görüyoruz. Üremeleri o kadar hızlı ki, hiç biri ben biraz daha fazla yaşayayım, vaktim gelince ölmeyeyim gibi bir yaklaşımda değil. Tabii ki varlık bilinci ve biyolojik yapısı da buna uygun değil, ancak burada anlaşılması gereken şey, CANLILIĞIN İŞLEYİŞİ. Hiçbir bireyin yaşamı diğerinden değerli değil. Beyin hücresi yıllarca yaşarken, bağırsak hücresi belki 1 -2 gün yaşıyor. Ancak bu zaman farkı, hücreler arasında hiçbir şekilde değer - anlam farkına hiyerarşiye dönüşmüyor. Sistemin varlığı için eşit miktarda gerekli ve önemliler. Yine APOPTOZİS, hücrede enerji üretimi bozulduğunda, bozulma kontrolden çıkıp kanserleşme gerçekleşmemesi için hücrenin intihar etmesi de yine işleyişin bir parçası. İnsan yanlış kaynaklardan besin olmayan zararlıları vücuduna aldığında, onu oluşturan hücreler, enerji üretim sistemleri bozulduğu için kendi yaşamlarından vazgeçiyorlar.

Biz ise, kendi varlığımızı sürdürmek için öldürdüğümüz hayvanların yaşam haklarını ellerinden alırken hiç rahatsızlık duymuyoruz. Canlılık paydasında buluştuğumuz diğer varlıkları, bizim yaşamımızı devam ettirmede öldürülmesi gereken ARAÇlar olarak görebilecek düzeydeyiz. Buna rağmen kendimizi daha değerli görüyoruz. Hayvanın diğer hayvanın bedenini avlamasında bizim gibi etik kavramsal yorumlama olmadığı için sorgulamak mümkün değil. Ancak kendi yaşamımızı neden üstün algıladığımız, bitmemesi gereken bir hak gibi gördüğümüzü sorgulamak zorundayız. (Hayvanları yemek yanlıştır demek değil amacım. Bizim bakış açımızı ele almak)

Tüm Reklamları Kapat

Yani yaşam değer karşılığında verilmiş bir hak olmadığı için, onu elden çıkarmama arzusu tamamen ego, kendini beğenmişlik ile alakalı. Biz kendimizi o kadar değerli zannediyoruz ki, hiç ölmemeliyiz, ölsek de bir şekilde farklı biçimde yaşama devam etmemiz gerektiğine dair yargılarımız var. Günümüzde bilincin kaybolmadığına dair bilimsel bulgular var, ancak bizim ölümle barışmamız öldükten sonra yaşamak üzerine değil, yaşamı doğru anlayıp değerlendirmek üzerine temellenmeli. Yaşamından tatmin olmuş bir birey için ölüm çok büyük bir sorun olmayacaktır.

Konuyla ilgil, Sultan Tarlacı'nın Ölümsözlük adlı kitabı ölüm ü okumanın doğru yollarının da olabileceğini anlatıyor.

26,725 görüntülenme
26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Ali Baydar
Ali Baydar
1,700 UP
Bilimsever

Bu konu üzerine çok şey yazılabilir.Ama insan basit olanı tercih eder.Ben ölümü düşünmüyorum.Nasıl oluyor dersen hayatla ilgili güzel hayaller kur ve bunları detaylandır.Ayrıca kendini farklı ve hoşuna giden uğraşlarla meşgul et.Zamanla bu gerçeğin psikolojik etkisi azalacak.Ve şunu da unutma öldüğünü zaten bilmeyeceksin, ayrıca sevdiklerin, sevmediklerin, sen yani herkes ölecek.Ölüm olarak değil bitiş olarak bunu adlandır.Ölümden sonrası var mı?Bilmiyoruz ama kimimizin inançları var.Doğumumuzdan öncesi nasıl pek merak ettiğimiz bir konu değilse ölümden sonrası da merak edilmeyebilir.

12,408 görüntülenme
16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Berkay Yıldız
Lise Öğrencisi
Orijinal Soru: Öldükten sonra hayat var mı?

Ölüm bizim için bir son olduğunu düşünüyorum. Bunun gibi ölümden sonra hayat, başka evrene geçiş, reenkarnasyon vb. gibi düşünceler insanın mutlak olmayı isteme yani tamamen egosundan kaynaklanan bir olgu olduğunu düşünüyorum. Sonuçta hayvanlar da ölüyor ve dini kitapların çoğu bunlara ne olduğunu ele almıyor bile. Halbuki bizim de o canlılardan çok da farkımız olduğu söylenemez.

4,013 görüntülenme
24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Politik Yanlışçı
Bilimsever
Orijinal Soru: Öldükten sonra hayat var mı?

Ben olmadığını düşünüyorum. Skeptisizm bize her türlü iddiaya şüpheyle yaklaşmamızı öğütler. Öldükten sonra ahiret denen bir başka dünyada sonsuza kadar yaşayacağımız iddiasını göz önünde bulunduralım. Öncelikle, ispat yükü vardır bu iddianın. Ahiretin var olduğunun herhangi bir bilimsel veya felsefi kanıtı var mıdır? Yoktur. O hâlde iddianın doğru olmadığı varsayılmalıdır. Bu, boş hipotezin gereğidir. Ortaya bir iddia atan kişi eğer iddiasını ispatlayamazsa yok olduğunu varsayarız.

Kanıt yoktur derken bu kadar net olmam ilginç gelebilir tabii, sonuçta dini gerçek bir kaynak olarak kabul edersek elbette kanıt vardır, dinin kendisidir kanıt. Ama bu dinler de gerçek değildir. İslam dini sahte mucizeler ile ayakta kalmaya çabalasa da diğer semavi dinler zaten yıkılmak üzeredir. Sayın Ayşegül'e katılıyorum, İslamiyeti doğru düzgün araştırırsanız gerçek bir din olmadığını kavrarsınız.

Tüm Reklamları Kapat

2,981 görüntülenme
12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close