Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
Falcon 666
Üye
0

Neden Rahatsız edici gore sahneleri olan filmleri izlemeyi severiz ?

Korku filmleri dahil bir çok rahatsız edici gerçek hayatta görmek istemiyceğimiz bir şeyi neden izlemekten keyif alıyoruz?
1,600 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
1 Cevap
Ufuk Derin
Öğrenci-Okur

Tanımsal açıdan baktığımızda korku, bir organizmanın yaşamını tehdit altında gördüğü zamanlarda ortaya çıkan tetiklemelerdir. Öyle ki tetiklemeler, psikopatolojik süreçler dışında,yalnızca gerçek bir tehlike ile karşı karşıya kalındığında ortaya çıkar. Bu noktada Christophe Andre’nin (2016) yaptığı korku ve alarm sistemi benzetmesi oldukça yerindedir: Bir araç veya ev alarmı hayal edin. Kilidin zorlanması gibi tehlike durumlarında bu alarm çevreyi uyandıracak kadar güçlü olmalıdır. Yeteri kadar dikkat çektikten sonra devre dışı kalmalıdır.

Evrimsel kişilik psikolojisi bağlamında incelediğimizde organizmaların yaşamlarını sürdürmelerine fayda sağlayan psikolojik mekanizmalar devam ettirilir. Tıpkı diğer hayvanlarda olduğu gibi insanlar da yaşamları boyunca korkmaya ihtiyaç duyarlar. Bu sayede tehlikeler karşısında en iyi şekilde mücadele etmemiz sağlanır.

Korkunun tehdit edici durumlarda devreye giren bir psikolojik mekanizma olmasının yanı sıra insanlar bilinçli olarak da korku arayışına girmektedir. Geçmişte kulaktan kulağa yayılan korku hikâyeleri artık yerini sinema filmlerine, video oyunlarına, kitaplara bırakmaya başladı.

Tüm Reklamları Kapat

Psikolojide korkunun çekiciliği üzerine araştırma yapan sosyal psikologlardan biri olan Jeffrey Goldstein’in “Why We Watch: The Attractions of Violent Entertainment (Neden İzleriz: Şiddet İçerikli Eğlencenin Çekiciliği)” isimli çalışmasının incelemesini yapacağız. Goldstein’in bu çalışması insanların neden korkmayı tercih ettikleri konusundaki cevapların farklılığını ortaya koyuyor.

Başlamadan önce şöyle bir not da düşmek istiyoruz. Yabancı literatürde violence kelimesinin Türkçe karşılığı "şiddet"tir. Türkçemizdeki şiddet kelimesi günümüzde genellikle "kavga, kaba kuvvet" anlamlarıyla kullanılmaktadır. Violence kelimesi ise bu anlamların dışında sergilenen davranış ve duygulardaki aşırılıklara da karşılık gelmektedir. Yani bir filmdeki kanlı ve korkutucu sahnelerin violence kelimesi ile ifade edildiğini görebilirsiniz. Okuyacağınız bu inceleme yazısında da "şiddet" kelimesinin karşılığı yukarıda anlatıldığı gibi kullanılmıştır.

Cinsiyet Faktörü ve Kendini İspatlama Çabası

Goldstein’in (1998) bulgularına göre korku filmleri, korku temalı video oyunları gibi şiddet içerikli eğlenceler cinsiyet değişkeni göz önünde tutulduğunda daha çok erkeklere hitap etmektedir. Bu durum daha çok gruplar içerisindeki erkeklerde görülmektedir. Örneğin bir erkek çocuğu, odasında yalnız başına korku filmi izliyor olabilir ancak bu deneyimi üzerine içinde bulunduğu erkek grubunda konuşur, bunu onlarla paylaşır. Bu tür paylaşımlar erkekler arasında “kankalık” ilişkisinin oluşması adına önemlidir. Yani şiddet içerikli eğlenceler tek başına deneyimleniyor olsa bile belirli bir sosyal amaç gütmektedir. Öyle ki erkekler, bu tür sahneleri her ne kadar rahatsız edici bulsalar da kendilerini soğukkanlı, sakin, korkmayan biri olarak akranlarına ve nihai olarak kendilerine kanıtlamak için izleme yoluna gitmektedirler.

Tüm Reklamları Kapat

Cinsiyet Rolleri

Biraz önce yukarıda okuduğunuz biyolojik cinsiyet ve kendini ispatlama çabasıyla ilişkili olarak cinsiyetler arasındaki farklılaşma bizlerin toplum içinde yarattığı cinsiyet rolleri ile ilgilidir. Şöyle ki Goldstein’in bu konuda ABD’de yaptığı bir etkinlikte bir grup ergen kız ve bir grup ergen erkeğe tamamen onların seçtikleri korku filmlerini izleme imkânı sunulmuştur. Bu gençlerin patlayan cesetlere, diri diri kesilen organlara karşı ne derecede korku hissedecekleri incelenmiştir. Her iki grup da bu kanlı “aşırılıkları” izlemeyi zor bulsa dahi grupların bu görüntülere farklı şekillerde tepki verdikleri görülmüştür. Film esnasında aşırılık içeren sahnelere geçildiğinde kızların ekrana biraz daha uzaktan bakıp kendi aralarında alakasız konular hakkında konuşmaya başladıkları; erkeklerin ise kendileri ile ekran arasındaki mesafeyi artırma konusunda kendilerini yeterince rahat hissetmedikleri ve kararlılıkla ekrana baktıkları gözlemlenmiştir. Etkinlik sonrası Goldstein’in görüştüğü genç kızlardan biri “bu sahneleri izlemek için bacağını acıyana dek sıktığını, kendisini oyaladığını” belirtiyor. Katılımcı erkeklerin ise kalıplaşmış erkek rollerine uygun davranmaya çalıştıkları anlaşılıyor.

Sonuç olarak toplumsal cinsiyet rolleri, kadınların korkmaya daha yatkın olmaları, erkeklerin ise tepkisiz ve katı kalmaları gibi yanlı beklentilerle her iki cinsiyet davranışlarını da şekillendirebilmektedir.

Yaşanmamış Duygular ve Heyecan Arayışı

Goldstein’e göre (1998) insanların korku ve şiddet içeren sahnelere yönelmesinin bir başka sebebi de içinde yaşadığımız uygarlıktır. Uygarlaşma sürecinin bizlere tekdüze, rutinin dışına çıkmayan, heyecandan yoksun bir hayat sunması heyecan arayışımızı tetiklemektedir. Gündelik yaşamda acayiplikten uzak bir yaşam sürmemiz, okul-iş-ev üçgeni arasında kayboluyor olmamız bu sahnelerle aramızda bir bağ kurmamıza ve hatta o sahnelerin içinde yaşıyormuşuz gibi düşünmemize neden olmaktadır.

Korku filmlerinin çekiciliği üzerinde heyecan arayışının etkisini inceleyen McCauley’e (1991) göre de yüksek heyecan arayan bireyler, daha az heyecan arayan bireylere göre korku filmlerini daha çekici bulmakta ve beğenmektedirler.

Duygusal Dışa Vurum

Şiddet içeren filmlerin en bilinen özellikleri korkutucu ve heyecan verici olmalarıdır. Bu durum fizyolojik açıdan ele alındığında, organizmalar korku uyaranı ile karşılaştığında sempatik sinir sistemi uyarılmakta ve böbrek üstü bezlerinden salgılanan adrenalin hormonunun kan basıncını yükseltmesi ve kalp atış hızını arttırması, yaşanılan duyguların daha yoğun olmasına yol açmaktadır. Tabii ki bu tür sahne ve görüntüler bireyler üzerinde duygusal hasar da bırakabilir. Bireyi “sarsan” bu uyarımları hoş karşılamayanlar olduğu gibi hoş karşılayanlar da vardır. Goldstein’in (1998) çalışmasının bir diğer bulgusu da korku filmlerinin ortaya çıkardığı bu fizyolojik ve duygusal uyarılmaların bireyin duygularını serbest bir biçimde dışa vurmasına olanak tanıdığı ve bunlara bağlı olarak rahatlama duygusunu yaşattığı şeklindedir.

Sanal Bir Bağlam

Korku öğelerinin bir başka özelliği sanal bir bağlamda da yaratılarak bizi içine çekebiliyor olmalarıdır. Yani tehlike ve korkuyla ilişkilendirdiğimiz duyguları güvenli bir biçimde deneyimlemek için bu yola başvuruyoruz. Az önce yukarıda sözünü ettiğimiz Goldstein’in çalışmasında da görüldüğü üzere kendimizi güvende hissetmediğimiz anlarda bu görüntüler, cazibesini ve bizim ilgimizi kaybetmektedir. Bu durumlarda istediğimiz her an bu sanal gerçekliğin dışına çıkmakta özgürüz.

Tüm Reklamları Kapat

Osman Başyurt, Cumhuriyet Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü öğrencisidir.

Deniz Büyükgök, İstanbul Üniversitesinde Uzman Psikologdur.

380 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Evrim Ağacı. (31 Mayıs 2020). Alındığı Tarih: 31 Mayıs 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close