Evrim Ağacı Logo Evrim AğacıSoru & Cevap
Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
0
Puan Ver

İnsanoğlu madem zeki neden problemi öngördüğü halde çözüm üretmekte yetersiz kalıyor?

Madem insanoğlu zeki bir yaratık ve kendi sorunlarını çözebilme yetisine sahip o zaman neden sonradan zarar göreceğini bildiği bir şeyi yapmaya diretiyor? Zarar görme problemini en baştan çözüp yapacağı şeye diretmemesi daha akıl kârı değil mi?

1
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
1 Cevap

Neden bir makale yazmayı, sınav için çalışmayı ve hatta mutfaktaki bulaşık yığınını temizlemeyi erteleriz? Sonuçta bizler rasyonel, yani mantıklı canlılar olmalıyız. Biliyoruz ki bir sınava son gün çalışırsak muhtemelen pek iyi bir sonuç alamayacağız. Biliyoruz ki bulaşıkları daha geç yıkarsak, lekeleri çıkarmak bir o kadar zor olacak ve oda leş gibi kokacak. Hatta bu işleri ertelediğimizde pişmanlık ve telaş da hissederiz ama buna rağmen yapmaya devam ederiz!

Neden Erteliyoruz?

Bazıları insanların evrimsel olarak ertelemeye programlandığını düşünüyorlar. Çünkü daha kısa vadede elde edeceğimiz ödülleri, daha geç sürede alınacak olanlara tercih etmeye meyilliyiz. Bu mantıklı; çünkü vahşi doğadaki atalarımız genellikle 20-30 yaşlarından öteye kadar yaşayamıyorlardı. Dolayısıyla emeklilik planları yaptıklarını söylemek zor.

Yine de insanlarda görülen erteleme davranışı gerçekten çok ilginç; dolayısıyla birçok davranış teorisi bunu izah etmeye çalışıyor. Örneğin genç erkekleri kalp krizinin risklerine karşı eğitmeye çalıştığınızda sizi pek dinlemezler. Ancak 60’lı yaşlarında olup, belki de kalp krizi deneyimi yaşamış olan erkekler yapmaları gerekenleri çok daha yakından dinlerler. Halbuki gençken kalbiniz için yaptıklarınız, gelecekteki kalp krizi riskinizi doğrudan etkileyecektir!

Peki her erteleme olumsuz sonuçlar mı doğurur? Pek sayılmaz. Her ne kadar işin dilbilimsel tarafı tartışmalı olsa da, bazı insanlar “kastî” veya “aktif” erteleyicilerdir. Bu kişiler, bir makalenin teslim edilmesi gereken son gün içinde olmak gibi elde kalan sürenin kısıtlı olduğu zamanlarda daha da başarılı olabilen cesuryüreklerdir. Ancak burada anahtar kalıp, daha da başarılı olabilmektir. Yani bu kişiler süre dolmadan projeyi teslim edebilirler ve en üst düzey notları da alabilirler.

Ama herkes böyle değildir. İnsanlar, ertelemekten şikayetçi olmak yerine, içinde bulundukları durumlardan şikayetçi olmaya eğilimlidirler. Şunu diyen birini mutlaka duymuşsunuzdur: “Düşük bir not aldım çünkü çalışmaya yeterince vaktim yoktu.” Ama bu, yeterince tatmin edici bir bahane değildir; dolayısıyla birçok erteleyicide “yükseltici duygusal tepki” denen bir yaklaşım görülür.

Bunun ne olduğunu bir örnek verince anlayacaksınız: “Sınavdan 63 almışım. Eh, daha da kötü olabilirdi, ya 40 alsaydım?” Bunu diyen en az bir kişi tanıyorsunuz, öyle değil mi? Birçok insan kendini eleştirmek yerine, işin iyi tarafına odaklanmaya meyillidir. Bu nedenle başarısızlıklarının üzerini örtmeye çalışırlar. Halbuki doğrudan soruna odaklanarak, şunu diyebilmeliler: “Eğer işleri ertelemeseydim, muhtemelen daha yüksek bir not alabilirdim.” Araştırmacılar buna gerçekliğe zıt düşmek diyorlar.

(...)

Ertelemenin Arka Yüzündeki Duyguları İyi Tanıyın!

Önerilerinden en önemlisi, bu tip durumlarda duygularımızın rolünü anlamak ile ilgili. Genellikle hemen, şu anda mutlu olmayı tercih ediyoruz. Bu nedenle gözümüzde büyüyen işleri erteliyoruz; çünkü bunlar yapıları gereği “negatif duygular” yaratıyor. Eğer bu duyguları daha iyi anlarsanız, bunları kullanarak kendinizi motive edebilirsiniz.

Çünkü bir işi bitirdiğinizde, örneğin bir resmi tamamladığınızda, bir makaleyi yazdığınızda, bir PowerPoint sunumunu bitirdiğinizde, bir bilgisayar programını çalıştırmayı başardığınızda hissettiğiniz “başarma hissinin” verdiği pozitif duyguları çok iyi bilirsiniz. Bu tip başarılardan sonra kendimizi, diğer işleri erteleyerek ödüllendirmeye çalışırız. Kimi zaman saatlerce, günlerce, haftalarca...

(...)

Bazılarımız, “sosyal mükemmeliyetçileriz”. İşimize yönelik duygularımız; öğretmenlerimiz, profesörlerimiz, akranlarımız ve genel halk tarafından nasıl karşılandığımıza, onların ne yorum yapıp neler düşündüğüne yakından bağlıdır. Dolayısıyla işimizin kusursuz olması için kendimize fazlasıyla yük bindiririz. Bu da, bu işleri yapmaya başlamamızı ertelememiz ile sonuçlanır.

(...)

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
0

Kaynaklar

Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilim ve sanat, bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayanlar ise tavuk olur... 'Tavuk toplum', önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz!”
Anonim
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol