Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
Sema Yaşar
Sema Yaşar
1,685 UP
Üye
0

insanoğlu madem zeki neden problemi öngördüğü halde çözüm üretmekte yetersiz kalıyor?

Madem insanoğlu zeki bir yaratık ve kendi sorunlarını çözebilme yetisine sahip o zaman neden sonradan zarar göreceğini bildiği bir şeyi yapmaya diretiyor? Zarar görme problemini en baştan çözüp yapacağı şeye diretmemesi daha akıl kârı değil mi ?
228 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
1 Cevap
Ufuk Derin
Öğrenci-Okur

Neden bir makale yazmayı, sınav için çalışmayı ve hatta mutfaktaki bulaşık yığınını temizlemeyi erteleriz? Sonuçta bizler rasyonel, yani mantıklı canlılar olmalıyız. Biliyoruz ki bir sınava son gün çalışırsak muhtemelen pek iyi bir sonuç alamayacağız. Biliyoruz ki bulaşıkları daha geç yıkarsak, lekeleri çıkarmak bir o kadar zor olacak ve oda leş gibi kokacak. Hatta bu işleri ertelediğimizde pişmanlık ve telaş da hissederiz ama buna rağmen yapmaya devam ederiz!

Neden Erteliyoruz?

Bazıları insanların evrimsel olarak ertelemeye programlandığını düşünüyorlar. Çünkü daha kısa vadede elde edeceğimiz ödülleri, daha geç sürede alınacak olanlara tercih etmeye meyilliyiz. Bu mantıklı; çünkü vahşi doğadaki atalarımız genellikle 20-30 yaşlarından öteye kadar yaşayamıyorlardı. Dolayısıyla emeklilik planları yaptıklarını söylemek zor.

Tüm Reklamları Kapat

Yine de insanlarda görülen erteleme davranışı gerçekten çok ilginç; dolayısıyla birçok davranış teorisi bunu izah etmeye çalışıyor. Örneğin genç erkekleri kalp krizinin risklerine karşı eğitmeye çalıştığınızda sizi pek dinlemezler. Ancak 60’lı yaşlarında olup, belki de kalp krizi deneyimi yaşamış olan erkekler yapmaları gerekenleri çok daha yakından dinlerler. Halbuki gençken kalbiniz için yaptıklarınız, gelecekteki kalp krizi riskinizi doğrudan etkileyecektir!

Peki her erteleme olumsuz sonuçlar mı doğurur? Pek sayılmaz. Her ne kadar işin dilbilimsel tarafı tartışmalı olsa da, bazı insanlar “kastî” veya “aktif” erteleyicilerdir. Bu kişiler, bir makalenin teslim edilmesi gereken son gün içinde olmak gibi elde kalan sürenin kısıtlı olduğu zamanlarda daha da başarılı olabilen cesuryüreklerdir. Ancak burada anahtar kalıp, daha da başarılı olabilmektir. Yani bu kişiler süre dolmadan projeyi teslim edebilirler ve en üst düzey notları da alabilirler.

Ama herkes böyle değildir. İnsanlar, ertelemekten şikayetçi olmak yerine, içinde bulundukları durumlardan şikayetçi olmaya eğilimlidirler. Şunu diyen birini mutlaka duymuşsunuzdur: “Düşük bir not aldım çünkü çalışmaya yeterince vaktim yoktu.” Ama bu, yeterince tatmin edici bir bahane değildir; dolayısıyla birçok erteleyicide “yükseltici duygusal tepki” denen bir yaklaşım görülür.

Bunun ne olduğunu bir örnek verince anlayacaksınız: “Sınavdan 63 almışım. Eh, daha da kötü olabilirdi, ya 40 alsaydım?” Bunu diyen en az bir kişi tanıyorsunuz, öyle değil mi? Birçok insan kendini eleştirmek yerine, işin iyi tarafına odaklanmaya meyillidir. Bu nedenle başarısızlıklarının üzerini örtmeye çalışırlar. Halbuki doğrudan soruna odaklanarak, şunu diyebilmeliler: “Eğer işleri ertelemeseydim, muhtemelen daha yüksek bir not alabilirdim.” Araştırmacılar buna gerçekliğe zıt düşmek diyorlar.

Tüm Reklamları Kapat

(...)

Ertelemenin Arka Yüzündeki Duyguları İyi Tanıyın!

Önerilerinden en önemlisi, bu tip durumlarda duygularımızın rolünü anlamak ile ilgili. Genellikle hemen, şu anda mutlu olmayı tercih ediyoruz. Bu nedenle gözümüzde büyüyen işleri erteliyoruz; çünkü bunlar yapıları gereği “negatif duygular” yaratıyor. Eğer bu duyguları daha iyi anlarsanız, bunları kullanarak kendinizi motive edebilirsiniz.

Çünkü bir işi bitirdiğinizde, örneğin bir resmi tamamladığınızda, bir makaleyi yazdığınızda, bir PowerPoint sunumunu bitirdiğinizde, bir bilgisayar programını çalıştırmayı başardığınızda hissettiğiniz “başarma hissinin” verdiği pozitif duyguları çok iyi bilirsiniz. Bu tip başarılardan sonra kendimizi, diğer işleri erteleyerek ödüllendirmeye çalışırız. Kimi zaman saatlerce, günlerce, haftalarca...

(...)

Bazılarımız, “sosyal mükemmeliyetçileriz”. İşimize yönelik duygularımız; öğretmenlerimiz, profesörlerimiz, akranlarımız ve genel halk tarafından nasıl karşılandığımıza, onların ne yorum yapıp neler düşündüğüne yakından bağlıdır. Dolayısıyla işimizin kusursuz olması için kendimize fazlasıyla yük bindiririz. Bu da, bu işleri yapmaya başlamamızı ertelememiz ile sonuçlanır.

(...)

111 görüntülenme

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Evrim Ağacı. (22 Nisan 2020). Alındığı Tarih: 22 Nisan 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close