Sorulara Dön
6
Sosyal Bilimler

İnsanlar eski dönemlere nazaran neden daha az çalışma eğilimi gösteriyorlar?

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanlar işlerini evden yapabiliyor ve bu da onlara rahatlık kazandırıyor. Eskiden öğrenilen her bilginin bir değeri vardı. Şimdilerde ise hangi bilgiyi almamız gerektiğine şaşırıyoruz. Bilgi yoğunluğu ve "rahatlık" insanları daha az çalışmaya mı yönlendiriyor? Ya düşünsel derinleşmenin sonu gelirse? . . . .

3
Anonim 6
Teşekkür (3)
Hatırla (2)
Takip (1)
Paylaş
Reklamı Kapat
3 Cevap

merhabalar Deniz Eymen Güngör

yukardaki güzel insanların yazdıklarına katılıyorum ve kendimce birkaç şey eklemek isterim.

eski insanların imkanı daha az olduğu için daha fazla emek harcayıp daha az ürünler elde ediyorlardı günümüze göre. yani benim deyimimle "gereksiz" uğraşıyorlardı.

ben mühendislik öğrencisiyim ve matematik öğrenmeyi mantıksız buluyorum. çünkü her şeyi makinalar hesaplıyor zaten neden ben matematik öğreniyim ki? bu dönem mühendislik matematiği dersi aldım ve hepsini WolframAlpha dan çözdüm, benim 15 dakikada çözeceğim denklemleri 10 saniyede gidişhatı göstererek çözdü makineler. bunu her matematik formulü için de yapabilir. yada teknik resim örneğini vereyim. eskiden mühendisler ellerine cetveli, açıölçeri alarak teknik resim çıkartıyorlardı, şimdi bilgisayardan hem daha kusursuz hem daha kolay teknik resimler çizmek mümkün (autocad,solid...). programlama dillerinden de gitmek gerekirse yeni çıkan yazılım dilleri (Python)eskilere oranla daha az kodlama yazarak, aynı işlemler yapılabiliyor, öğrenmesi daha basit ve geçmişteki yazılım dillerine göre hata payı daha az. ayrıca oyun tasarlama uygulamalarını inceliyorum ve yeni çıkan bir oyun motoru olan Core hiç kod yazmadan, hiç yazılım yapmadan oyun tasarlamaya fırsat veriyor.

şunu demeye çalışıyorum, eski mühendislere göre yeniler daha az uğraşla daha fazla ürün ortaya çıkartabiliyor, daha az hatayla, daha az kaynakla eskilerin yapamadıklarını beceriyorlar. haliyle günümüzdekiler daha üstün teknolojiler yapabiliyor, eskilere oranla daha bilgili ve akıllı oluyor. gelecek nesil de bu dönemden daha fazla imkanı olcak, daha akıllı ve bilgili olacak, bizim göremeyeceğimiz teknolojileri üretecek. çünkü onlarda bize göre daha az "gereksiz" işlerle uğraşacaklar.

sağlıklı günler dilerim :)

143 görüntülenme
4
Teşekkür (3)
Paylaş
4

Sorunuz biraz karmaşık. Tam olarak neyi merak ettiğiniz anlaşılamıyor ama anladığım kadarı ile bir konuda kavram karmaşası yaşıyorsunuz gibi görünüyor.

Çalışmakla bilgi eskiden birbiri ile bağlantılı olgulardı. Artık tam tersi. Çalışma bilgiyi engelliyor, bilgi çalışmamayı gerektiriyor.

Eskiden insanlar, ne kadar bilgi edinirse o kadar bilge olurdu ve bilgileri onları üretken kılardı. İnsanlar öğrenip bildikleri ile çalışırlardı. Artık böyle bir şey yok. Üretim ve çalışma hayatında artık herhangi bir işi yapabilmek için gereken bilgiler ve uygulanacak yöntemler belirlenmiş ve metne dökülmüş durumda. Çalışanlar da bu yazılanları uygulamakla yükümlü. Yani aslında çalışma hayatı fikir, bilgi, akış, yöntem vs. üretmiyor günümüzde. Onu yapanlarla uygulayanlar artık apayrı kişiler. Her nerede çalışıp iş bulacaksanız bulun, bilgi ile dolu olmanız gerekmiyor. O işi yapabilmek için gerekenleri ezberlemiş hatta ezberleyebilecek olmanız isteniyor. Birileri kuralları yazıyor, siz o kuralları ezberliyor ve uyguluyorsunuz. O kadar.

E madem artık bu bilgiler ve uygulamalar yazılmış en verimli biçimde ortaya ürün ya da hizmet çıkarmak esas olmuş, ancak daha verimli çalışma yöntemleri aranıyor ama bunu yapanlar da çalışanlar değil. İş sahipleri yöneticiler. Dünya, önceden bir mesai boyunca yapabildiği bir işi artık 10 dk.da yapabilmeye çalışıyor. Az emek ve çalışmayla çok iş. Ve elde edilecek para, saygınlık aynı olacağı için neden daha fazla çalışayım?

Ama tüm bu denklemlerin bilgiyle ilgisi yok. Kara cahil olun yine de mühendis, kuaför, memur, yazılımcı olabilirsiniz. Çünkü bir proje nasıl çizilir, saç nasıl kesilir, bir kanun nasıl uygulanır, bir kod nasıl yazılır belli. Bu belli olan şeyi gayet kısa sürede öğrenip hayat boyu kullanabilirsiniz. 1 yıllık eğitimle 50 yıl para kazanıyorsunuz. Mesleğe yeni bir bilgi eklenirse de onu öğrenip işinize katmak da gayet kısa sürüyor.

Buraya kadar çalışma hayatından bahsettik. Ama bilim, sanat, felsefe, teknoloji, tasarım gibi yaratıcı işler böyle değil. Zaten onlar da artık çalışma hayatı ile giderek kopuyor. Dediğim gibi, çalışma hayatında bunlar istenmiyor. Ama fikir üretecek kişiler de çalışmamalı. Tüm enerji ve zamanlarını düşünmeye, fikir üretmeye ayırmalılar. O nedenle ceolar çalışanlardan bin kat fazla para kazanıyor. Taa Antik Yunanda da bu böyleydi. Beyniyle çalışanlar zenginlerdi. Bedenleri ile çalışanlar fakirlerdi. Şu anda da böyle. Beyinleri ile çalışanlar bedenlerini, bedenleri ile çalışanlar beyinlerini kullanmaz. Bu denkleme uymayan meslek ya da kişi pek ama pek azdır zaten.

Ama beyniyle çalışmayanlar aptal demek değil. Bu düzeneğin farkındalar ve bundan rahatsızlar. Ve günümüzde yaşanan devasa bilgi üretimi ve biliye ulaşım kolaylığı nedeni ile bu çalışanlar, beyinlerini de kullanma eğiliminde oluyorlar haliyle ve enerjilerinin en azını çalışmaya, mümkün olduğunca fazlasını bilgi edinmeye ayırıyorlar. Ama bu alınan bilgi, eskiden olduğu gibi bilge insanların süzdüğü bilgiler olmuyorlar. Kişiler, kendi hayati ve kişisel süzgeçleri ile bilgi alıyorlar ve bu bilgiler de çoğunlukla haz esaslı. Çünkü artık günümüzde mutlulukla alınan haz paralelleşmiş durumda. Hayattan en fazla hazzı alan mutluluğa en fazla ulaşmış kişi gibi görünüyor. Herkes bilgi alıyormuş gibi görünürken aslında hazzın peşinde. Mesela herkes dünyayı geziyor artık. Ama hiç kimse coğrafya, tarih, kültür, mimari, din bilmiyor. 1 hafta İtalya'ya gitmek herkesin isteği ama amaç aslında öğrenmek değil, haz. Bilgi değil. Herkes sanatla ilgileniyor ama herkes, kendi dünya görüşünü ya da kaygılarını hatta estetik algısını savunup içeren eserlere ilgi gösteriyor. Herkes

Ve bir de en büyük haz, özellikle sosyal medya dünyası sonrasında statüde, İtalya örneği buna çok uygun. İtalya'da çekilmiş bir selfie, İtalya üzerine yapılan bir konuşmadan daha cazip. Çünkü Sosyal statümüz eskiden mensubu olduğumuz aile, yaşadığımız yerleşimin niteliği ve konumu, mesleğimiz, eğitimimiz ve parasal gücümüz gibi kıstaslarla belirlenirdi. Özellikle malvarlığı ile. Mal varlığı da güven demekti. Yaşamsal güven. Şimdi aldığımız haz miktarı ile belirleniyor. Eskiden çok çalışıp zengin olup zenginliğinin tadına varamayan kişi saygıyla karşılanırdı şimdi o kişiye salak hatta zavallı olarak bakılıyor. Şimdi az çalışıp çok kazanıp her an zenginliğinin ona sağladığı olanakların tadını çıkaran kişi akıllı. Eskiden birine işini gücünü sorduğunuzda belirli meslekler, mesai, maaş, bilinen unvanlar değerliydi, şimdi bunlar sıkıcı. Şimdi çalışmamak cazip. Çalışmadan zengin, hazla dolu bir yaşamı olan, sosyal statüsü sağlam olmak değerli. Acun'dan boşanırken milyonlar alıp hiç bir şey yapmadan hayattan hazlar alan ve bu şekilde herkesin konuştuğu kadın olmak cazip.

Bunların hiç birinin bilgiyle ilgisi yok. Ama hepsi de popüler dünyaya, yeni söylemle trendlere ilgi duyanların dünyasına ait. İşin özü az çaba çok haz. Sorunuza karşılık, düşünsel derinleşmenin sonu geldi zaten. Bilgi artık kendi başına değerli bir şey değil. Haz getirmedikçe, sosyal statü sağlamadıkça bilginin bir değeri yok. Görebildiğim kadarı ile son 20 yıldır bu böyle. Benim "hazcılık" olarak adlandırdığım akım dünyayı etkisi altına almış durumda. Yeni trend bu.

Ve önerim, bırakın öyle olsun. Bu berbat durumun insanlıktan götürecekleri, acı çekerek öğrenilmek zorunda. Hep böyle oldu. Neden bugün farklı olsun?

2
Teşekkür (4)
Paylaş
2

Merhabalar; bu konuyu etkileyen faktörler o kadar çok ki ne kadar yazsanız bir taraflar mutlaka yazılmadan kalmış olabilir. Öncelikle insanlığın yani toplumun, demografik, kültürel ve ekonomik gelişimi ile doğrudan bağlantılı. Ben bu soruyu, tarihsel materyalizm perspektifine uygun olarak, toplumun gelişim ve değişim süreçlerini, (birbiri ile doğrudan bağlantılı olsa da) yanıtı daha iyi organize etmek adına, ayırarak yanıtlamayı uygun buldum:

İlkel topluluk (ya da komünal toplum) denilen ve henüz ekme-biçme aşamasına geçmemiş, sayıca az olan insan toplumunda işgücü, (genel olarak) avcılık ve toplayıcılık erkekler, ortak yaşam alanlarını düzenleme de kadınlar tarafından yapıldığı için yetişkin kadın-erkek işgücüne dayanıyordu. Ancak üretim ile tüketim neredeyse birbirine denk olduğu ve henüz gıda ve giyim hammaddeleri üzerinde bir işleme olmadığı için “ihtiyaç olduğu zaman ve ihtiyaç olduğu kadar” işgücü, toplumun varlığını sürdürmesi için yeterli oluyordu. Ancak ilkel topluluğun sonlarına doğru bitki ve hayvan yetiştirme, demirin ve tuncun işlenmeye başlaması gibi etkinlikler üretimin tüketime göre daha fazla olmasını, ihtiyaç duyulan işgücünün daha kontrol edilebilir olmasını gerektirdi. Mülkiyet, özel mülkiyet, devlet, ticaret kavramlarının ortaya çıkışı da hemen hemen bu döneme denk gelmektedir.

İlkel toplumdan sonrasına denk gelen köleci toplumda ise artık işgücü, tüm ömrünü ve gücünü üretime adamak zorunda kalmış olan kölelerden oluşuyordu. “Özgür” insanlar ise din, bilim, felsefe ve ticaret gibi daha kültürel konularla meşgul oluyordu. Eski Yunan Site Devletleri, Roma, Mısır, Çin, Hindistan, Aztek ve Maya toplumları bu döneme en iyi örneklerdir.

Roma’nın köle isyanları ile yıkılışı sonrası (sembolik olarak) sona eren köleci toplumun yerini alan feodal toplum (tarım toplumu) ise iki temel işgücüne dayanıyordu: Toprağı işleyen köylüler ve zanaatkarlar. Bunlar da günlerinin büyük çoğunluğunu sadece çalışmakla geçiren ve hayatlarındaki tek gaileleri çalışmak olan bireylerdi. Yine derebeyleri ve büyük tüccarlar, fiilen çalışmaktan başka her türlü kültürel aktivitenin içindeydiler.

Fransız Devrimi ile başlayıp günümüze kadar varlığını sürdüren ama teknoloji ve bilimdeki muazzam gelişme ile kendi içinde de bölümlere ayrılabilecek olan kapitalist toplumda, işgücü başlangıçta sadece çalışma yaş ve yeterliliğine sahip toplum bireyleri ve onlarla birlikte iş yapan basit mekanik makinalardan ibaretken bu işgücü ile yapılan üretimin süresi çok uzundu (16-18 saatlik işgünleri). Gelişmiş makinelerin üretime katılması ile işgünü gün geçtikçe kısalmaya başlamıştı (8 saat).

Bugün artık otomasyon sistemleri sayesinde daha az sayıda çalışanın daha az işgücü ile daha büyük üretim yapabilme gücüne sahip bir üretim sistemi var. Bu da işgücüne sahip çok sayıda bireyin üretimin dışına atılmasına neden oluyor. Ancak gelir dağılımındaki eşitsizlik ve adaletsizlik, eğitimdeki fırsat eşitsizliği, üretimin dışına atılanların işsiz kalmasına ve yoksullaşmasına neden oluyor. Artan nüfusla bir araya geldiğinde işsizliği ve yoksulluğu artırdığından azalan işgünü süreleri, çalışarak hayatlarını geçirmek zorunda kalan işçi-emekçi sınıfının kültürel aktivitelerin de dışında kalmasına “düşünsel derinliklerinin azalmasına” yol açıyor. Bu durum mevcut çalışanların da daha kalifiye (neredeyse makine gibi) olmasını gerektiriyor. İşini koruyabilmek adına kendini sürekli tekrar etmek zorunda kalan bireyin de “düşünsel derinliği” azalıyor.

Günümüzde de bilim ve felsefe çok büyük oranda, tarihteki köle sahipleri, derebeyler, tüccarlar gibi burjuvaların yani toplumun kaymak tabakasının uğraşı haline geliyor. Yine tarihin her döneminde olduğu gibi bu gidişata karşı gelen bireyler var ve olmaya hep devam edecekler. Tüm ekonomik ve sosyal zorluklara rağmen düşünen, sorgulayan, soru soran, bilim meraklısı bireyler olacak. Düşünsel derinleşmenin sonunun gelmemesinin de garantisi onlar gibi geliyor bana. Buraya kadar okuma zahmetine katlanan herkese sonsuz teşekkürler…

1
Teşekkür (3)
Paylaş
1

Kaynaklar

  • Zubritski, Mitropolski, Kerov. (2021). İlkel Topluluk, Köleci Toplum, Feodal Toplum (Kapitalist-Öncesi Biçimler). Yayınevi: Sol Yayınları. sf: 231.
  • Ç. Yurdakul. Marx’ın Tarih Anlayışı: Tarihsel Materyalizm. (06 Haziran 2018). Alındığı Tarih: 03 Haziran 2021. Alındığı Yer: Dergipark | Arşiv Bağlantısı
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Sorulara Dön

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın