Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Puan Ver
1
Puan Ver

Homo sapiens ve neandertallerin farklı türde olmasına rağmen yüzbinlerce önce nasıl çiftleştiler?

Günümüz insanında %1,5 - %2,5 arası neandertal geni var. Bunun nedeni iki farklı tür arası çiftleşmedir. Fakat evrimsel süreç iki farklı türün çiftleşmesine izin vermiyor. Daha önce okuduğum bir kitapta "richard dawkins - kör saatçi" farklı türler arası çiftleşme olmadığını yazıyordu. Örnek katırlar

2
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
2 Cevap

Farklı Türler Nasıl Çiftleşebiliyor?

Farklı türler olarak kabul edilen grupların çiftleşip, verimli döller verebilmesi sizi şaşırtabilir. Çünkü okullarımızda hep, birbiriyle çiftleşebilen canlıların aynı türler olduğu öğretildi.

Halbuki bu doğru değil. Daha doğrusu bu, oldukça kısıtlı bir tür tanımı. Sadece belirli omurgalı hayvanlarda, basit ve hızlı bir tanım olarak kullanıma uygun. Çünkü günümüzde biliyoruz ki bariz bir şekilde farklı olan türler, birbirleriyle çiftleşip verimli döller verebiliyorlar. Örneğin bambaşka bitki türleri, hiç sorun olmaksızın çiftleşebiliyorlar. Dahası, çiftleşmeye dayalı biyolojik tür tanımı oldukça sınırlı; çünkü bakteriler gibi canlı gruplarında veya çeşitli omurgasız hayvanlarda eşeyli üreme bulunmuyor - dolayısıyla bu şekilde tür tanımı yapmak mümkün olmuyor.

Bu nedenle modern bilimde Filogenetik (Evrimsel) Tür Tanımı denen modern ve yenilenmiş bir tür tanımı kullanılıyor. Bu tanıma göre, birbiriyle çiftleşemeyen türler muhtemelen ayrı türler olarak görülebiliyor. Bu, basit bir ayrım. Ancak birbiriyle çiftleşebilen türler; aynı türden olmak zorunda değiller! Türleşmenin erken basamaklarında olan veya tamamen ayrışmış olmalarına rağmen üreme bakımından genetik olarak uyumlu olan canlılar, çiftleşebilmelerine rağmen ayrı türler olarak sınıflandırılıyorlar. Yani çiftleşememek ayrı türler için yeterli sayılabilecek bir kıstasken, çiftleşebilmek aynı tür olmayı garanti etmiyor. Türlerin modern tanımında sadece çiftleşme potansiyeline değil; ekoloji, morfoloji, anatomi, fizyoloji gibi birçok unsura bakılıyor. Bu diğer unsurlar tarafından ayrışan popülasyonlar, halen çiftleşme potansiyeline sahip olsalar da ayrı türler olarak tanımlanabiliyorlar. Bu nedenle, tür tanımına seçici-geçirgen yapılar kavramı eklenmiş durumda.

Zaten canlıların türlere ayrılarak kategorize edilmesi de son dönemlerde terk edilmeye başlanan bir yaklaşım. Evrimsel süreç düşünüldüğünde, kesintili bir değişimden söz etmemekteyiz. Bütün canlılar, birbirleriyle çeşitli derecelerde akrabalar ve istisnasız her birinin ortak ataları bulunuyor. Dolayısıyla bunları ayrı ve kategorik türlere bölmek, kesintili olmayan evrim sürecini kesintili kısımlara ayırmaya çalışmak demek oluyor. Bu da, hatalı algıların doğmasına neden oluyor. Bilim insanları, tüm canlıları tek bir bütünün farklı coğrafyalara adapte olmuş parçaları olarak görmeyi yeğliyorlar. Ancak elbette iletişim kolaylığı açısından türlerden bahsetmek halen başvurulan, kolay bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
1

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı

Evet dediğin doğru eğer iki farklı hayvan birbiriyle çiftleşiyorsa ve ortaya çıkan çocukları kısır oluyorsa bunları tek tür yerine iki farklı tür olarak ele alıyoruz ki Neandertal ile Modern İnsan'ın da çocukları kısır değil de sağlıklı bir çocuk olsaydı ikisini de ayrı tür olarak isim vermezdik ikisine de Modern İnsan derdik. Dostum internetten ciddi bir araştırma yaptım ama bununla ilgili gerçekten doğru düzgün bir yazı bulamadım, cevaplanması önemli bir soru. Genellikle yazılan yazılarda Afrikalı insanlar da pek bulunmayan Neandertal genleri Avrupalı insanlar da %2'lik bir derece de bulunuyordu buna ek olarak sadece Neandertal değil Asyalı insanlarda da Denisova genleri bulunmaktaydı. Muhtemelen aramızda tabi ki bir çiftleşme gerçekleşti ama bunların bence çok azı (yane 100 Neandertal ve İnsan çiftleşmesinden sadece 1 tane) yarı-kısır,melez çocukları olabiliyordu. (Ortaya sağlıklı bir çocuk çıkmıyordu ama melez olan kişi bir ihtimal de olsa çocuk yapabilirdi.)

Popular Science dergisinde "Modern insanın ataları belki de Homo sapiens’in alt türü olan Neandertaller ve Denisova insanı gibi diğer insansıların yaşadığı bir çağda (hominidler) bu türlerle ilişkiye girerek gen havuzuna çeşitlilik katmıştı. İnsanlık tarihi boyunca farklı kabileler arasında evlilik, savaşlar ve akınlar gibi çeşitli yollarla gen alışverişinin olduğu biliniyor. Ancak eski insanların bugün soyu tükenmiş olan insansılarla cinsel ilişkiye girmesi ve bunun modern insanın gen havuzuna olan etkileri ayrı bir araştırma konusu. Belki de Neandertallere soykırım uygulanmadı, Neandertaller izole ortamlarda açlıktan öldü ya da insan kabilelerinin içinde eridi. Öte yandan Neandertaller, Denisovalar ve modern insanlar üzerinde yapılan genetik analizler bu üç grubun zaman zaman ilişkiye girerek melez çocuk sahibi olduğuna işaret ediyor. Denisova genleri günümüzde Büyük Okyanus adalarında yaşayan ve köken olarak Güneydoğu Asya ile Çin’den gelen insanlarda görülüyor.Neandertal genleri ise dörtte bir oranında modern Avrasya halklarında tespit edilebiliyor. Bu da modern insanların Afrika’dan çıktıktan sonra Neandertallerle ilişkiye girdiğine dair bir kanıt oluşturuyor. Her halükarda Neandertaller ile diğer insan türlerinin soyunun neden tükendiği ve neden günümüze sadece Homo sapiens sapiens’in kaldığı hala tam olarak bilinmiyor." diyor.

Eğer son 100 bin yıl içinde Neandertallerin, Afrika'dan göç eden modern insanlarla hiç karışmadığını, yani çiftleşmediklerini söylersek, Neandertal genomunun farklı kıtalardan insanlara eşit mesafede olmasını bekleriz. Ama eğer Neandertallerin ataları, örneğin günümüz Avrupalıların atalarıyla karıştırılmış ise, Avrupalı genomları, ortalamada diğer bölge insanlarına göre Neandertallere daha yakın durmalıydı. Araştırmaya başladıklarında Neandertal’in modern insana (Homo sapiens) son derece yakın olması göze çarpıyordu. Modern insanla şempanze arasında fark gösteren bazların çoğunda, Neandertal ile modern insan ortaktı. Ancak bu, modern insanla Neandertal arasında fark olmadığı anlamına gelmiyor. Nitekim araştırmacılar, tüm günümüz insanında bulunan, ancak Neandertal’in şempanzeyle ortak ve bizden farklı olduğu, yani “insana has” çok sayıda mutasyon (genetik değişiklik) tespit ettiler. Bunlardan 80 kadarı protein yapısını da etkileyen, yani önemli olabilecek mutasyonlardı. Ayrıca genomun onlarca bölgesinde, modern insanların atalarında pozitif doğal seçilim izi sayılan türde gen frekansı örüntülerine rastladılar.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
0

Kaynaklar

  1. Evrim Sempozyumu
  2. Popular Science
  3. Açık Bilim Neanderthal Genom Projesi
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Çok az şey biliyoruz; ancak yine de bildiklerimizin fazlalığı şaşırtıcı. Daha şaşırtıcı olansa, bu kadar az bilginin bize ne kadar çok güç verdiği...”
Bertrand Russell