Aslında bu bilgi %100 doğru değildir. Her melez canlı kısır olacak diye bir şey yok. Herkes eşek+at=Katır örneğini veriyor. Bunun sebebi at ve eşeğin kromozom sayılarının eşit olmamasından kaynaklıdır. At'ın 64 kromozomu eşeğin ise 62 kromozomu vardır. Çaprazlanması sonucu katırın 63 kromozomu olur. Bitkilerde farklı türleri melezleyip verimli döl elde edebiliyoruz. Homo sapiens ve homo neandertal türleri eşit kromozom sayısına sahiptir. Ancak türler arası farklılıklar olduğu için yineden verimli döl verebilmekte zorlanmaktadırlar.
Evet dediğin doğru eğer iki farklı hayvan birbiriyle çiftleşiyorsa ve ortaya çıkan çocukları kısır oluyorsa bunları tek tür yerine iki farklı tür olarak ele alıyoruz ki Neandertal ile Modern İnsan'ın da çocukları kısır değil de sağlıklı bir çocuk olsaydı ikisini de ayrı tür olarak isim vermezdik ikisine de Modern İnsan derdik. Dostum internetten ciddi bir araştırma yaptım ama bununla ilgili gerçekten doğru düzgün bir yazı bulamadım, cevaplanması önemli bir soru. Genellikle yazılan yazılarda Afrikalı insanlar da pek bulunmayan Neandertal genleri Avrupalı insanlar da %2'lik bir derece de bulunuyordu buna ek olarak sadece Neandertal değil Asyalı insanlarda da Denisova genleri bulunmaktaydı. Muhtemelen aramızda tabi ki bir çiftleşme gerçekleşti ama bunların bence çok azı (yane 100 Neandertal ve İnsan çiftleşmesinden sadece 1 tane) yarı-kısır,melez çocukları olabiliyordu. (Ortaya sağlıklı bir çocuk çıkmıyordu ama melez olan kişi bir ihtimal de olsa çocuk yapabilirdi.)
Popular Science dergisinde "Modern insanın ataları belki de Homo sapiens’in alt türü olan Neandertaller ve Denisova insanı gibi diğer insansıların yaşadığı bir çağda (hominidler) bu türlerle ilişkiye girerek gen havuzuna çeşitlilik katmıştı. İnsanlık tarihi boyunca farklı kabileler arasında evlilik, savaşlar ve akınlar gibi çeşitli yollarla gen alışverişinin olduğu biliniyor. Ancak eski insanların bugün soyu tükenmiş olan insansılarla cinsel ilişkiye girmesi ve bunun modern insanın gen havuzuna olan etkileri ayrı bir araştırma konusu. Belki de Neandertallere soykırım uygulanmadı, Neandertaller izole ortamlarda açlıktan öldü ya da insan kabilelerinin içinde eridi. Öte yandan Neandertaller, Denisovalar ve modern insanlar üzerinde yapılan genetik analizler bu üç grubun zaman zaman ilişkiye girerek melez çocuk sahibi olduğuna işaret ediyor. Denisova genleri günümüzde Büyük Okyanus adalarında yaşayan ve köken olarak Güneydoğu Asya ile Çin’den gelen insanlarda görülüyor.Neandertal genleri ise dörtte bir oranında modern Avrasya halklarında tespit edilebiliyor. Bu da modern insanların Afrika’dan çıktıktan sonra Neandertallerle ilişkiye girdiğine dair bir kanıt oluşturuyor. Her halükarda Neandertaller ile diğer insan türlerinin soyunun neden tükendiği ve neden günümüze sadece Homo sapiens sapiens’in kaldığı hala tam olarak bilinmiyor." diyor.
Eğer son 100 bin yıl içinde Neandertallerin, Afrika'dan göç eden modern insanlarla hiç karışmadığını, yani çiftleşmediklerini söylersek, Neandertal genomunun farklı kıtalardan insanlara eşit mesafede olmasını bekleriz. Ama eğer Neandertallerin ataları, örneğin günümüz Avrupalıların atalarıyla karıştırılmış ise, Avrupalı genomları, ortalamada diğer bölge insanlarına göre Neandertallere daha yakın durmalıydı. Araştırmaya başladıklarında Neandertal’in modern insana (Homo sapiens) son derece yakın olması göze çarpıyordu. Modern insanla şempanze arasında fark gösteren bazların çoğunda, Neandertal ile modern insan ortaktı. Ancak bu, modern insanla Neandertal arasında fark olmadığı anlamına gelmiyor. Nitekim araştırmacılar, tüm günümüz insanında bulunan, ancak Neandertal’in şempanzeyle ortak ve bizden farklı olduğu, yani “insana has” çok sayıda mutasyon (genetik değişiklik) tespit ettiler. Bunlardan 80 kadarı protein yapısını da etkileyen, yani önemli olabilecek mutasyonlardı. Ayrıca genomun onlarca bölgesinde, modern insanların atalarında pozitif doğal seçilim izi sayılan türde gen frekansı örüntülerine rastladılar.
Genellikle çiftleşememesi için farklı türler olması yetiyor. Ama her zaman geçerli bir durum değil. Artık "çiftleşmeye dayalı tür tanımı" pek geçerli kabul edilmiyor. Farklı türlerin de çiftleşebildiği ve verimli döl üretebildiği biliniyor. Hatta kayıtlara göre 1527-2002 arasında 60 "doğum yapabilen katır" vakası bildirilmiş.
Farklı insan türleri olan Neandartaller ve homo Sapiens'in de çiftleştiği biliniyor. Modern genetik veriler, biz modern insanlar ile Neandertaller'in Avrupa'da karşılaşması sonrası çiftleştiklerini net olarak gösteriyor. Asya ve Kafkas toplumlarının genlerinin %4 civarı Neandertal genlerinden oluşmaktadır (buradaki yüzde, spesifik bir genin birebir Neandertaller'den alınma oranını göstermektedir, genetik benzerliği değil). Eğer ki evrim-öncesi tür tanımlarını (liselerde kullanılan "biyolojik tür tanımı" gibi) kullanıyor olsaydık, farklı türlerin birbiriyle çiftleşip verimli döller vermesini bekleyemezdik. Evrimsel biyolojinin daha iyi anlaşılması ve tür tanımlarının daha kapsamlı hale gelmesi sayesinde, farklı türler olup da birbiriyle yakın akraba olanların da verimli döller verebileceğini keşfettik.
Bu nedenle modern bilimde Filogenetik (Evrimsel) Tür Tanımı denen modern ve yenilenmiş bir tür tanımı kullanılıyor. Türleşmenin erken basamaklarında olan veya tamamen ayrışmış olmalarına rağmen üreme bakımından genetik olarak uyumlu olan canlılar, çiftleşebilmelerine rağmen ayrı türler olarak sınıflandırılıyorlar. Yani çiftleşememek ayrı türler için yeterli sayılabilecek bir kıstasken, çiftleşebilmek aynı tür olmayı garanti etmiyor. Türlerin modern tanımında sadece çiftleşme potansiyeline değil; ekoloji, morfoloji, anatomi, fizyoloji gibi birçok unsura bakılıyor. Bu diğer unsurlar tarafından ayrışan popülasyonlar, halen çiftleşme potansiyeline sahip olsalar da ayrı türler olarak tanımlanabiliyorlar. Bu nedenle, tür tanımına seçici-geçirgen yapılar kavramı eklenmiş durumda.
İşte bu ayrıntılı yöntemler sayesinde, genetik haritalar yoluyla canlıların birbirlerinden farklılıkları ortaya konulmakta ve türler tanımlanmaktadır. Bu tanımlar, çoğu zaman Biyolojik Tür Tanımı'na uygun bir biçimde birbiriyle üreyemeyecek kadar farklı canlıları farklı türler olarak ortaya koymakla birlikte, bu güncel olmayan tanımın karşılaştığı zorlukları da yenebilmektedir. Bugün lisede halen öğretilmekte olmasına rağmen biliyoruz ki, BTT’nin iddia ettiğinin aksine, birbiriyle çiftleşebilen türler aynı türden olmak zorunda değildirler. Birbiriyle çiftleşemeyen türler de, illa ki ayrı türler olmak zorunda değildirler; ancak genellikle gördüğümüz budur. Yani modern tür tanımının pratik bir özetini yapmamız gerekirse: Birbiriyle çiftleşemeyen türler çok büyük bir ihtimalle farklı türlerdir; ancak birbiriyle çiftleşebilen türler birbiriyle aynı tür olmak zorunda değildir.
Yani farklı türler çiftleşirse kısır olur ya da olmaz diye cevap vermek yerine "Evrimsel süreçte çiftleşemeyecek kadar farklılaşmış olanlar çiftleşemez ya da kısır doğar, eğer ki evrimsel süreçte çiftleşemeyecek kadar farklılaşmamışlarsa verimli döl oluşturabilirler." diye cevap vermek en doğrusu olacaktır.
Hayır, bir balık ile bir kuşun bir yavru oluşturması imkansızdır. Çünkü bu ikisi birbirinden apayrı omurgalı sınıflarıdır.
/old/qna_media/3500f5bbf789558db7a1dab8fb528887.jpeg)
Klasik tür tanımına göre iki canlı çiftleştiklerinde verimli yavrular oluşturabiliyorsa aynı türdürler. Oluşturamıyorlarsa (yani yavru oluşmuyor veya oluşan yavru kısır oluyorsa) aynı tür değillerdir.
Fakat bu tanım modern bilimde geçerliliğini kaybetmiştir. Zira oldukça yakın akraba olan farklı türlerin çiftleşmesinden de verimli yavrular ortaya çıkabilmektedir. Bu olaya hibritleşme adı verilir. Bunlardan biri Panthera tigris (kaplan) ve Panthera leo (aslan) melezi olan kaslandır.[1]
Hayır, tür kavramını yanlış anlamadınız. Ancak, modern insanların ve neandertallerin aynı tür olduğu fikri değişiyor. Bazı araştırmacılar, modern insanların ve neandertallerin farklı türler olduğunu düşünüyorlar. Ancak, bu konuda kesin bir fikir birliği yoktur ve tartışmalar devam etmektedir. Neandertaller ve Homo Denisovan ile çiftleşebilme yeteneğimizin nasıl olduğu hala tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak, genetik araştırmalar, modern insanların genlerinde neandertaller ve Homo Denisovan DNA'sının varlığını göstermektedir.