Öncelikle soru ve alt metni harika olmuş, cevap vermeden geçmek istemedim.
Umut ve Felsefe
Öncelikle umut konusu insanlığın yalanlanamaz gerçeklerinden biri olduğundan bu konuda birçok filozofun birbirilerinden farklı "tanımları" vardır umut adına. Örneğin Nietzsche'nin umuda bakış açısını şu alıntıdan anlayabiliyoruz: "Ümit mi? Ümit kötülüklerin en büyüğüdür!"[1]
Spinoza ise umudu ve korkuyu harmanlar ve ortak bir paydada birleştirerek aslında Yung'un "her şeyin zıddıyla var olduğu" felsefesine yakın bir tanımda bulunur: "Umut, gerçekten, olması bize kesin değil diye görünen gelecek veya geçmiş bir şeyin hayalinden meydana gelmiş kararsız bir sevinçten başka bir şey değildir. Korku, tersine olarak, yine kesin olmayan bir şeyin hayali ile meydana gelen kararsız bir kederdir. Şimdi bu iki duygulanıştan şüpheyi kaldırırsanız, umut güvene, korku umutsuzluk haline düşer; korktuğumuz veya umduğumuz bir şeyin hayaliyle meydana gelen sevinç ya da kederi yapan budur."[2]
Aslında umut nedir sorusuna cevap ararken insanın kendi içinde neyi umut ettiğine bakmamız gerekir. O delice sevdiğimiz, imkansız gibi görünen, sevdalı olduğumuz kişiye duyulan umut, yarınların güzel olacağına dair duyulan umut, kara bulutların çekilip kıyıda bıraktıklarına bakma isteğine duyulan umut.. Kısaca insanın ve hayatın olduğu her yerde umut da vardır. Umut var ama; hani dedik ya her şey tersiyle var olur diye, ya umutsuzluk?
Umutsuzluk
İster felsefi, ister biyolojik olarak bakalım yine de cevap aynı yere çıkıyor kanımca: her şeyin bir sonu var. Umudu kaybederiz çünkü belki artık beynimizin sürekli dopamin salgılamasını sağlayan "belki" artık etkisini bitirir. Kumarbazlarda "belki kazanırım" umudu mesela, onları kumara bağımlı yapan "belki"nin umudu ve umutla salgılanan dopaminlerdir. Sevdada, kara günlerde vs.de de bu böyledir. İnsan bir belkiye tutundu mu.. Sıra yavaş yavaş kaçınılmaz olarak umudun kaybına gelir.
Umutsuzluk hakkında Kierkegaard şunları söyler Works of Love kitabında: "Kişi umutsuzluk içerisinde olmadığını söyleyerek kaygıyı kendisinden uzak tutmaya çalışır. Umutsuzluk insanın kendisine karşı oluşturduğu bir Savunma Mekanizması’dır." Ona göre umutsuzluk kavramı, insanın 2 farklı tarafı arasındaki dengesizliğinden / dengeyi kurma yetersizliğinden kaynaklanır. Sorun, umutsuzluğu meydana getiren unsurlar veya sentezin kendisinden değil, senteze kurulan ilişiki, olaylara yüklenen anlamlardır. Dolayısıyıla umutusuzluk; bedenin değil, Tin'in bir "hastalığıdır". Aynı zamanda Kierkegaard umutsuzluğu her ne kadar ızdıraplı olsa da kişinin yüksek varoluş aşamasına geçmesi için geçmesi gereken bir yol olarak görür. Şöyle geçer kitapta: "Umutsuzluk, başka biri olamayıp aynı zamanda kendisi de olmayı başaramayan İnsan’ın Hastalığı’dır.".[3]
Sonuç
İnsan ne umutsuz yaşayabilir, ne de korkudan, kaygıdan uzak bir şekilde hayatta kalabilir. Her birinin bizi harekete geçirme yönü de vardır. Korkarız ve hayatta kalırız, kaygılanırız ve harekete geçeriz, umut ederiz ve ertesi sabaha uyanabilmek için bir sebep buluruz. Bu sebepler bazen imkansız, bazen gözümüzde büyüttüğümüz sebeplerdir; fakat sebep, sebeptir. Bugün seni yataktan çıkaran şey umudun yarattığı motivasyondur; yataktan çıkamayacak kadar yorgun argın, her şeyin anlamsız olduğunu hissettirendir umutsuzluk. Fakat umut etmemek, bir insanın tüm haliyle umutsuz olup hayatta kalması da mümkün değildir. Umut sadece delice sevilen sevgiliye, imkansıza duyulan "belki" değildir. Umut, en küçük kırıntısıyla bile her zaman olacaktır. Otobüse yetişme umudu, trafiğe takılmama umudu, terfi alma umudu, yazın terden eriyip giderken kışın geleceğini bilmenin umudu... Umut vardır, olacaktır.
Umutsuz hisseden biri büyük bir umudunu yitirmiş olabilir. Fakat bu böyle değil midir? Çocukken yeni bir oyuncağın umudunu kurarken, şimdilerde bir evin, bir arabanın, bir sevgilinin, bir ülkenin geleceğinin umudunu kurmuyor muyuz? Zaman gelecek sağlığın umudunu, dostlukların umudunu, kim bilir, belki bir yudum suyun umudunu kurmayacak mıyız?
Kaynaklar
-
I. D. Yalom. (1996). Nietzsche Ağladığında. ISBN: 9789755391465. Yayınevi: Ayrıntı Yayınları. sf: 102.
-
B. Spinoza. (2023). Ethica ( Baruch Spinoza ). ISBN: 975-290-14 7-X. Yayınevi: Dost. sf: 145-146.
-
S. Kierkegaard. (2020). Sevginin İşleri. ISBN: 978-6057768162. Yayınevi: Pinhan Yayıncılık. sf: 12-13.