Puan Ver
34
Puan Ver

4 boyuttan 3'ünde(kalınlık, genişlik,uzunluk) hareket edebiliyorken 4. Boyut olan zamanda niye aynı şekilde istediğimiz gibi hareket edemiyoruz?

11
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
11 Cevap

Aslında istediğin gibi hareket edebilirsin ama bu seni ne kadar tatmin eder bilemem. Uzay-zaman iç içedir. Yani 3 boyutta yaptığın hareket diğer bir boyut olan zamanı etkiler. Bir benzetmeyle kolayca anlaşılabilir. Doğu doğrultusunda 300 km/s hızla giden bir araç düşün. Şimdi de kuzeydoğu doğrultusuna 300 km/s hızla giden bir araç düşün. Kuzeydoğuya doğru giden aracın hızının kuzeyde ve doğuda iki bileşkesi vardır. Elbette bu bileşkeler 300 km/s hızdan daha az olacaktır. Yani kuzeydoğuya 300 km/s hızla giden bir aracın doğu bileşkesinin hızı 300 km/s den daha az olacaktır. Boyutlarla ilişkisine gelecek olursak dediğim gibi uzay-zaman iç içedir. Tıpkı kuzey ve doğu gibi ilişkileri vardır. Kuzeye uzay doğuya zaman dersek eğer uzayda hareketsizsen tüm hareketin doğuya doğrudur yani zaman olduğu gibi ilerler. Fakat uzayda hareket halindeysen artık sadece doğuya değil kuzeye doğru da hareket ediyorsun demektir ve bu bir bileşke oluşturur. Zamanın hızının azalmasına sebep olur. Yeterince hızlı hareket edersen (hızını ne kadar çok kuzeye yöneltirsen doğudaki hızını o kadar azaltırsın) zamanı neredeyse durma eşiğine getirebilirsin.

Favorilerime Ekle
14

Çünkü zaman oku dediğimiz kavram yüzündendir. Bu bize zamanın tek yönde ve her zaman ileri doğru olduğunu söyleyen bir olgudur. Sebebi hala bilinmemektedir ve tartışılır. Ayrıca bu kavram entropiyle iç içedir. 

Favorilerime Ekle
8

Video kayıtlarını zamanda ileri geri oynatabiliyoruz. Video kayıtları "2 boyut"ta pixellerin birim zamanda değişiminden ibaret. Algıladığımız uzay ve zamanın dokusu ile etkileşim halinde olan başka boyut(lar) mevcutsa, daha fazla boyutu algılayabilen yaşadığımız uzayı zamanda ileri geri oynatabilir.

Favorilerime Ekle
4

Önce zaman kavramını açıklamak lazım. Zaman, bir boyut olmanın yanısıra maddesel bir nicelik değildir, haliyle zaman etkilenebilir, sonuç doğrultusunda değişebilir ama birincil etken olarak etkileyen, değiştiren olamaz. Örnek vermek gerekirse, bir cismin hızının artması gözlemci tarafından o kişinin zamanının yavaş akması gözlenecektir. Zamanın akışının artması, azalması gibi birincil bir etkenle etkileyen yapamazsınız çünkü bu nitelik sonuç olarak etkilenir, haliyle birincil olarak kurulamaz. Düşündüğünüz de fark edeceksiniz ki zamanın akışı: hızlanmanın, kütle çekimin, entropinin bir sonucudur, haliyle bu etkileyenler olmadan zaman birincil etkileyen olarak kullanılamaz. Yani haliyle zamanın içinde öyle istediğin gibi hareket edemezsin.

Şimdi de boyutsal olarak incelersek, zamanı donmuş bir nehire benzetebiliriz zamanın akışı olarak nitelendireceğimiz, zaman oku diye adlandırdığımız şey ise entropidir. Eğer bir bardağın yere düşüp kırılmasının geriye akmasını istiyorsan yapman gereken şey tüm hızı, enerjiyi geri çevirmektir, böylece zamanda geriye gidebilirsin. 

Boyutlar her zaman iç içe ve ilişkilidir. hızlanmanın, kütle çekim etkisinde bulunmanın her zaman, zaman boyutuna da bir etkisi olucaktır. yani aslında farketmesek de zaman boyutunda da değişken bir şekilde hareket ediyoruz. Ama ilk olarak açıkladığım gibi zaman maddesel bir nicelik olmadığı için ben hareketimi zaman boyutunda hızlandırayım, hızıma olan etkisini bulayım diyemezsiniz. Hızımı değiştireyim, zaman boyutuna olan etkisini bulayım diyebilirsiniz çünkü zaman birincil etkileyen olamaz.

Bunun haricinde, zamanda yaptığımız ileri yöndeki seyahati değiştriebilir miyiz? Geri yönde seyahat yapabilir miyiz? Az önce söylediğim gibi zaman aslında donmuş bir nehirden ibaret ve bu nehirdeki anların arasında farklı seyahat etmenin yolu da entropiyi geriye çevirerek zamanın ters işlemesi olacaktır. Bunun haricin de zamanda geçmişe yolculuk teorik olarak aşağıdaki metotları kullanarak yapılır: (WİKİPEDİA)

  • Işık hızından daha hızlı seyahat
  • Kozmik şeritlerin ve kara deliklerin kullanımı
  • Solucan delikleri ve Alcubierre sürücüsü

Tabii bunlar da bir tez, kimse gerçeği tam olarak bilemiyor. Yani ışık hızına ulaştığında zamanda nasıl geriye gideceği, solucan deliklerinin zaman dokusunu tam anlamıyla nasıl böldükleri ve yapacağınız seyahat de nereye gideceğiniz, alcubierre sürücüsünün nasıl çalışacağı.....

Favorilerime Ekle
3

Kaynaklar

  1. wikipedia Zamanda yolculukla alakalı birçok bilgiyi bulabilirsiniz.
  2. Evrim ağacı Zamanda yolculukla alakalı
  3. Evrim ağacı Zamanın fiziksel olup olmamasına yüzeysel olarak değinilmiş

Ben de olaya farklı bir açıdan yaklaşmak istiyorum..

Ya bizler de 4. boyut yani zamanda dilediğimiz gibi hareket edebiliyor ancak bunu algılayamıyorsak?.. Yada 4 boyutlu evreni algılayamadığımız için bu boyutta hareket edemiyorsak?..

Örneğin: National Center for Biotechnology Information'da yayınlanan bir makaleye göre:

Çöl karıncaları üzerinde yapılan deneyler bu karıncaların 2D (2 boyutlu) bir dünya algısı olduğunu göstermiş..

Evet bizlerden bir boyut aşağıdalar.. Acaba karıncalardan farkımız nedir diye düşündüğümüzde arada dev bir bilinç ve algı farkı göze batıyor..

Zavallı karıncalara bakıp onlara ‘3D bir dünyada yaşıyorsun kardeşim!..’ diyoruz.. Nasıl algılayamazsın?.. 3D işte her yer.. =)

O yüzden bir cevap vermek yerine başka sorularla ile geliyorum..

Boyut algısı bilinç düzeyi ile ilgili midir?..

Öyleyse Bilinç kaç boyut yukarı çıkabilir yada inebilir?..

İnsanlık bilinç veya algı olarak son düzeyine ulaşmış mıdır, yoksa sınırlara takılı mı yaşa(tıl)maktayız?..

Favorilerime Ekle
2

Kaynaklar

  1. National Center for Biotechnology Information Yokuş iniş bilmeyen karıncalar

Uzay boyutu ile zaman boyutu benzer şekilde çalışmaz. Zaman boyutu Entropi yasalarına tabiidir. Ayrıca uzay boyutunda da tam olarak istediğin gibi hareket edemezsin. İleri geri hareket ederken bir uzay noktasını diğerinin üzerine katlayamazsın veya sıfır zamanda başka bir yerde olmazsın. Ayrıca uzay boşluğunu tamamen yok edemezsin ama ışık hızına yaklaşarak zaman ile istediğin gibi oynayabilirsin.

Her halukarda bu uzay-zamandaki varlıklar olarak fizik yasalarına tabii durumdayız. Herşey aynı doğaya sahip olsaydı biz olmazdık zaten.

Favorilerime Ekle
1

Baştan söyleyeyim cevabim kurgusal olacak.

Yaşamı ikiye ayıralım. 1.Deneysel Yaşam 2.Teorik Yaşam olsun. Boyut kavramını her duyduğumuzda aklimiza deneysel yaşam geliyor. Fizikte boyut kavramı daha çok teorik yaşam için kullanilir. Boyutu teorik yaşamda bir fonksiyon olarak düşün. Fonksiyonda her bir boyut farkli harflerle ifade edilsin. Mesela x,y,z,t  Sen fonksiyonda x yerine (x-1) yani geri ya da (x+1) ileri yazabilirsin değil mi? Ayni şekilde fonksiyonda zaman yerine de (t-1) geçmiş ya da (t+1) gelecek yazabilirsin. Özet olarak teorik yaşamda boyutların hepsi hareket edebilir.

Favorilerime Ekle
1

2 boyutlu bir yüzey düşün bu yüzeyde de bir serhat olsun bu serhat dikdörtgen bir odanın içinde olsun odanın her yerine gidebilir değil mi bir de bu serhatın odanın ve dünyasındaki her şeyin boyutunun 1 planck uzunluğu yani evrendeki ölçülecek en küçük uzunluk olduğunu varsayalım serhat 2 boyutlu bir evrende x ve y eksenlerini biliyor. z eksenini de biliyor ancak etrafındaki her ama her şey 1 planck uzunluğa sahip olduğu için z eksenini gözlemleme şansı yok ne kadar düşünse de ya işte bu planck ın üzerine 1 planck daha koy işte sana 2 planck sonra üzerine çık böylece diğer boyut olmuş olsun diye etrafında bunu yapmasına imkan yok çünkü onun evreni 2 boyutlu bir evren. bunu gözlemleyebilir bunu deneyimleyebilir bunun üzerine çıkamaz. aynı şekilde sen de 3 boyutlu bir evrende yaşıyorsun her ne kadar zamanın varlığından haberdar olsan da sanki elini uzatsan tutacakmış gibi hissetsen de 4. boyuta ulaşmadan ne yazik ki bu imkansız tabiki tamamen bana göre :)

Favorilerime Ekle
1

Kaynaklar

  1. youtube her şeyi çok iyi özetliyor izlemeni tavsiye ederim

3+1 boyut etkisinde, ve uzay zaman ın ortak bir dokuyu oluşturduğunu kabul ederek,

mekanda hareket edebiliyor olup, aynı dokuya dahil olan zamanda hareket edemiyor olmamız aslında bir çelişki.

Kütle sahibi bütün cisimler, zaman boyutunun rölatif etkisine maruz kalmakta. Bu nedenle hareket, mekandaki değişikliği daha görünür, zamandaki hareketi daha anlaşılamaz hale getirmekte. Ama bunu biz anlayamıyoruz.

Mekandaki hareket ışık hızına yaklaşırsa bunu anlayabiliriz. Teorik-teknik olarak mekandaki hız ışık hızına yaklaşırsa, zamanda ileri ya da geri gitmek mümkündür. Ki küçük miktarlarda yapıldı zaten. Bu durum gösterdi ki, bize göre SONRA ve GEÇMİŞ de şu an kadar GERÇEK ve VAR.

Yakın gelecekte hız konusunda teknik yeniliklerle ulaşılabilecek farklı çözümler, zaman boyutu ile etkileşimimizi daha okunur hale getirecek.

Favorilerime Ekle
0

Mustafa inanç arkadaş gayet detaylı anlatım yapmış genel kabul görende bu fakat bana göre

hareket arttıkca cisimlerin hareketi azaldığından o nesneler için değişim yavaş işler atomic titreşim gibi hareketleri yavaşlar

aslında zaman yavaşlamaz zaten zaman soyut bir kavramdır

değişim yavaşlar zaman yerine değişim kavramı kullanılırsa daha kolay anlaşılabilir

örnek ışık hızında giden nesne saat diyelim olay saatin çarklarının uzaydaki hızından dolayı yavaşlamasıdır tek yönlü gitmeside şart değil ışık hızında bir ipin ucunda döndürülen şeyler içinde geçerlidir çünkü hareketi artırmak periyodik olarak katlanan bir güç gerektirdiğinden çarkı döndürecek güç nesnenin uzaydaki hızana göre yetersiz gelmeye başlayacaktır çarkların sürtünmesini sıfır varsayıyorum.

Favorilerime Ekle
0

Boyutlrar olduguna inanmıyorum zamanı geldiğinde zamanada inanmıyorum ayrıca geniş anlatımlar sunacağım para huzur akademik kariyerim olduğunda tüm boyutlar tek bir boyuttur düşünceme göre birazda diktörtgen şeklimizden dolayı prizma olsadık farklı düşünürdük derin konu biliyorum anlatmam için çaba gerek

2 boyutlu 1 boyutlu bir şeyin olması münkün değildir hiç bir güç akıl bunu yapamaz

sorunun cevabınıda vermiş oldum zaman yok o yüzden boyut degildir hesaplanabilir algıdır bence

hareket dursaydı zaman kavramı kalkardı

hareket varlığın işlevleşmesidir

bu işlevsellikde zaman algısını doğurur

Favorilerime Ekle
0
Cevap Ver
Bu soruya cevap vermek için lütfen
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İnsan aklının işleyebileceği en derin günah, kanıtı olmayan şeylere inanmaktır.”
Thomas Huxley
Geri Bildirim Gönder