Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Simyadan Bilime Yolculuk: Simya Nedir? Simya ile Kimya Arasındaki İlişki Nedir?

Simyadan Bilime Yolculuk: Simya Nedir? Simya ile Kimya Arasındaki İlişki Nedir? Baltana
15 dakika
100,970
  • Bilim Felsefesi
  • Bilim Tarihi

Simya Nedir?

Simya kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir sözcüktür. "Büyü, sihir" anlamındaki سيمياء sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcüğün kökenlerini ise Eski Yunancadaki sḗma (σήμα) sözcüğüne kadar takip etmek mümkündür: Yani "işaret, gösterge" anlamındaki sözcüğe... Dilimizde simyanın en eski kullanımını 1317 yılında Gülşehri tarafından yazılan Mantıku't-Tayr isimli eserde görüyoruz. Ancak bu oldukça ileri tarihli bir kullanım; çünkü eserde, simyadan doğan bilim dalı kimyaya da gönderme yapılıyor: sīmiyā u kīmiyāyı aŋlaram ("simyadan da, kimyadan da anlarım"). Simyacı ise, simya ile uğraşan kimse anlamına gelir. Simya, gizem ve gizlilik ile örtülü olan eski bir uygulamadır.

Simyacıların gözünü o zamanların en değerli maddesi olan altın bürümüştür. Kolay yoldan nasıl altın elde edebileceklerini düşünmeye başlamışlar ve bunun için çalışmaya koyulmuşlardır. En büyük hedefleri, "değersiz" gözüken diğer elementleri bir şekilde altına dönüştürmek olmuştur. Ancak bu çalışmaların hedefi sadece basit yoldan altın elde etmek ile sınırlı kalmamıştır. Bunun yanında, insan vücudu ve "ruh"unu nasıl en mükemmel kılabileceklerini, ölümsüzlük iksiri ile sonsuz bir yaşamı bulmayı ve çaresiz hastalıklara çare bulmayı da amaçlamışlardır. Bilimin ve bilimsel metodolojinin temelleri henüz atılmadığı için, bu girişimler türümüzün biyolojisine ve evrene dair birçok bilgiyi keşfetmemizi mümkün kılmıştır.

Bu Reklamı Kapat

Simyacıların etrafımızdaki her şeyin bir tür "evrensel ruhaniyet" içerisinde bulunduğuna dair karmaşık bir dünya görüşleri vardır. Örneğin metallerin kendi ruhlarının olduğuna ve dünya içerisinde "büyüdüğüne" inanıyorlardı. Altın onların öylesine ilgisini çekiyordu ki, herhangi bir metal bulunduğu zaman bunun olgunlaşmamış altın olduğu düşünülüyordu. Altının günümüzde de fazlasıyla değerli bir metal olduğunu biliyoruz; hatta nedenlerinden de az çok haberdarız. Ancak simyacıların altına olan takıntısı, günümüzdekinin çok daha ötesindeydi. Simyacılar periyodik tabloyu dolduran metalleri geliştirerek veya arındırarak mükemmel ruhsal güce ulaşmanın bir yolu olduğunu düşünüyorlardı.

Simyanın Tarihi

Tarihçi Nevill Drury Büyü ve Büyücülük kitabının bir bölümünde simya kelimesinin Mısır Arapçasında siyah anlamına gelen "chem" veya "qem"den geldiğini belirtmiştir. Bu sözcük, Nil Nehri'ni çevreleyen siyah alüvyonlu topraklara işaret etmek için kullanılmaktadır. Zamanla "chem" kelimesi başına "al-" ekini alarak günümüzde Türkçe anlamı "simya", İngilizcesi alchemy olan kelime türemiştir.

Bu Reklamı Kapat

Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki simyanın kimya ile olan kelime benzerliğinden dolayı bir bilim dalı olduğu düşünülmektedir; ancak simya bir bilim dalı değildir. Simyada araştırmalar deneme yanılma yoluyla yapılmaktadır ve iddiaların güvenilirliğini sınamak amacıyla herhangi bir objektif yönteme başvurulmamaktadır. Bol miktarda hatalı iddiaya gerçek gibi yer verilen simya, sıklıkla hüsnükuruntu ve aceleci genelleme gibi mantık safsatalarından gücünü alan bir sahtebilim türüdür. Kimyada olduğu gibi bir pozitif yaklaşım simya araştırmalarında yoktur.

Öte yandan, simya alanında çalışan bazı kişilerin araştırmalarını daha sistemli hale getirme isteği, kimyanın temellerini atıp onun gelişimine hız katmıştır. Yani bilimsel yaklaşımın olmadığı dönemlerde, sahtebilim uğraşlarının bile sistematize edilip insan önyargılarından arındırıldığında sistemli bir bilime dönüşebileceği görülmektedir. Günümüzde bu, genellikle bu şekilde olamamaktadır; çünkü zaten halihazırda Evren'in hemen her basamağını inceleyen bilim dalları bulunmaktadır ve bunlara ek olarak sahtebilimden gelen düzensiz ve hatalı perspektife ihtiyaç duyulmamaktadır.

Günümüzde kullanılan maddelerin bir kısmının yüzyıllar önce simyacılar tarafından keşfedildiği bilinmektedir. Zaten bu nedenle kimyanın temelini simyanın attığı söylenir. Cıva, sönmüş kireç, nitrik asit gibi maddelerin yüzyıllar önce simyacılar tarafından kullanıldığı bilgisi şaşırtıcı olabilir. Ancak şu nokta hatırlanmalıdır: Simyacıların bu maddeleri kullanıp ulaşmayı hedefledikleri sonuçlar, günümüzün bilimselliğinden ve bilimsel düşünme yöntemleri sayesinde edindiğimiz deneyimin getirilerinden oldukça uzaktır. Simyacılığın barutun bulunması, madenlerin rafine edilmesi, kozmetiğin gelişimi, seramik, cam ve boyanın üretimini sağlaması, likör ve esans üretimini başlatması gibi kimyasal gelişime katkılarının olduğu belirtilse de, bunların yöntemi ve sistematiği kimyadan farklıdır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Tüm bunlara rağmen simyacıların erken dönem bilime katkıları yadsınamaz. Simyacıların elementleri altına dönüştürmeye çalışmalarının günümüze çok büyük faydası dokunmuştur. Sorun, bunun sistemli olmayışından ötürü anlamlı bir bilgiye dönüştürülmesinin fazlasıyla gecikmesidir. Simyacılar, her elementi altına dönüştürme hırslarından dolayı periyodik cetveldeki diğer temel elementleri altından daha değersiz görmüşler, onları incelemeye öncelik vermemişlerdir. Altın, o dönemlerde insanlar için en büyük gelişmeyi temsil ediyordu ve insan ruhunu yenileyen ve geliştiren bir madde olarak görülüyordu. Bu nedenle altına takıntılı bir saplantı beslemişlerdir.

Simya ile ilk olarak Mezopotamya, Antik Mısır, İran, Hindistan ve Çin'de uğraşılmıştır. Klasik Yunan döneminde Yunanistan'da, Roma İmparatorluğu'nun hüküm sürdüğü coğrafyada, önemli İslam başkentlerinde ve daha sonra 19. yüzyıla kadar Avrupa'da simya ile ilgili çalışmalar yapılmıştır.

Simyacılar o dönemlerde yaşamın temellerinin 5 temel unsurdan oluştuğunu düşünürlerdi. Bunlar toprak, su, hava, ateş ve ruhtur. Bu 5 unsurun evrendeki her şeyin temel taşı olduğunu düşünürlerdi. Eski bir inanca göre her element dört ayrı unsurdan ikisini içerir. Bunlar sıcaklık, kuruluk, ıslaklık ve soğukluktur. Ateş, sıcak ve kurudur. Su, ıslak ve soğuktur. Hava, ıslak ve sıcaktır. Toprak ise soğuk ve kurudur.

Dört Element
Dört Element
Hermetics

Doğa filozoflarından biri olan Empedocles, bir bardağı su dolu bir kaba soktuğumuzda bardağın içinin tamamen su dolmayacağını, bardağın iç hacminin bir kısmının hava, bir kısmının su ile dolu olarak kalacağını kanıtlamıştır. Empedocles öncesindeki Yunan filozoflar, hangi ilkel maddenin her şeyin temeli olduğunu tartışıyorlardı. Heraclitus ateşi, Thales suyu, Anaximenes havanın kök element olduğunu savunuyordu. Türkiye'nin Aydın topraklarında yaşamış Anaximander ise, temel maddenin bu elementlerden biri olmadığını, ancak temel maddenin bu elementlere, bu elementlerin ise birbirlerine dönüşebileceğini savunmuştur. Empedocles; ateş, toprak, su ve havanın temel 4 element ("kaynak") olduğunu söylemiştir. Aristoteles ise bu fikri geliştirerek kuruluk, sıcaklık, ıslaklık ve soğukluk kavramını ortaya atmıştır. Tüm bunlar, simyanın temel aldığı felsefi yapıtaşları olmuştur.

Isaac Newton, Robert Boyle, Arnaldus de Villa Nova gibi önemli bilim insanlarının simya ile ilgili çalışmalar yapması oldukça ilginçtir. Bu durum, erken dönem biliminin henüz sahtebilimi ayıklayabilecek yapı ve donanımda olmadığını göstermektedir. Buna rağmen simya, modern bilimden ayrı bir uğraş olarak kabul edilmelidir. Simya, iddia ettiği hedefine hiçbir zaman ulaşamadığı gibi, istenen hedefler modern bilimin ışığında gördüğümüz üzere, hayallerden öteye geçememiştir.

Bu Reklamı Kapat

Simyadan Bilime Yolculuk

Simya ile ilgilenen düşünürlerin çalışmalarının birçok bilimsel gelişmenin önünü açtığından söz etmiştik. Öyle ki, bu çalışmaların sonuçları, simyanın sonunu getirmiştir. Bu kısımda bu gelişmelerden ve bu gelişmelerin simya üzerindeki etkilerinden bahsedeceğiz.

Teleskobun Hikayesi

Teleskobu ilk icat edenin kim olduğu hala belirsizdir; ancak hikayesi kısaca şöyledir: Hans Lippershey adında Hollandalı bir gözlük üreticisi, 1608 yılında nesneleri 3 kez büyütebilen bir cihaz icat ettiğini ilan ederek bunun patentini almak için gerekli başvuruları yapmıştır. Ancak bu patente karşı olan Jacop Metius ve Zacharias Jansen, onun kendi tasarımlarını çaldığını ileri sürerek Lippershey'e ayrı ayrı dava açtılar. Ortalığın karışık olmasından faydalanan Jacop Metius, Lippershey'den birkaç hafta sonra başka bir teleskop için patent başvurusunda bulundu. Mahkeme ve hükümet yetkilileri çok sayıda insan tarafından bilinen bir icadın çok kolay kopyalanabilmesinden dolayı, teleskoba hiçbir patent verilmemesi kararını aldılar. Fakat Lippershey, ilk patent başvurusunda bulunduğu için teleskobun mucidi unvanı olarak anılmaktadır.

Galileo, kendi teleskobunu yaparak cisimleri 20 kat büyütebilmeyi başarmıştır ve ucunu gökyüzüne çevirmiştir. Bu sayede Galileo, uzaya yakın gözle bakmayı başaran ilk kişi olmuştur.

Bu atılımlar üzerine Avrupa'nın çeşitli bölgelerinde teleskobu geliştirmek için çeşitli çalışmalar başlamıştır. Johannes Kepler, optik sahasında yaptığı çalışmalar sonucunda iki konveksli bir teleskop tasarlamıştır. Teleskop konusunda çağ açıcı fikir ise Isaac Newton'dan geldi. Newton, merceklerin yanı sıra aynalardan da oluşan bir teleskop yapmanın daha yararlı olacağını düşündü ve günümüzde "yansıtıcı teleskop" olarak bilinen teleskobu icat etti.

Bu Reklamı Kapat

Böylece 1608 senesinde insanlığın geleceğinde yeni bir kapı aralanmış oldu. Teleskobun icadı sayesinde türümüz ilk defa bu kadar güçlü bir araçla gözünü uzaya çevirdi. Bununla birlikte insanlık, algılayabildiği büyüklüklere bir yenisini daha katmış oldu: Astronomik büyüklükler! Teleskobun icadı bizim Evren'de ne kadar küçük olduğumuzu anlamamıza sebep oldu. Teleskop sayesinde Evren'e yönelik daha önceden ispatlanamayan bazı yaklaşımlarımız ilk defa kanıtlanabilir hale geldi. Bunun sonucunda simyacılar yavaş yavaş deneme-yanılma ve sistemsiz araştırma yöntemlerinden uzaklaşmaya ve bilimsel gerçeklere yaklaşmaya başladılar. Uzayın sonsuz karanlığını inceleyen insanların yüzlerine ilk defa bilimin ışığı vurmaya başlamıştı.

Barutun İcadı

Barutun icadı ile ilgili olarak ilk bulgular Çin'i göstermektedir. MS 142 yılından kalan kayıtlarda baruta benzer bir maddeden söz edilir. Toz şeklinde olan bu maddenin şiddetle patladığından ve parlak ışık çıkarttığından bahsedilir. Bu ilginç keşfin temelinde de simya ile ilgili çalışmalar yatmaktadır.

Simyacılar, ölümsüzlüğü bulmaya çalışırken; kükürt, kömür ve potasyum nitratı rastgele karıştırıp günümüzdeki "patlayıcı barutu"nun atası olan karışımı keşfetmişlerdir. Bundan 1.5 yüzyıl kadar sonra, MS 300 yılından kalan kayıtlara göre ise yine Çin Hanedanlığı'nda yaşamış Ge Hong, patlayıcı yapmak için bu maddeleri yeniden karıştırmıştır. Bu çalışmaları sonucunda, kullanılabilir yapıda ve stabilitede olan ilk barutu icat etmiştir.

Barutun gücü anlaşıldığında Çin Hanedanlığı bu icadı diğer uygarlıklardan saklamaya çalışmıştır. Bu patlayıcı silahların sırrı ancak uzun yıllar sonra çözülebilmiştir. Böylece insanlığın savaşlarda kullandığı öldürme teknikleri baştan yaratılmış, savaş teknolojilerinde büyük bir çığır atlanmıştır.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
A Haunted House And Other Short Stories (Virginia Woolf)

A Haunted House is a 1944 collection of 18 short stories by Virginia Woolf. 

The first six stories appeared in her only previous collection Monday or Tuesday in 1921:

  • A Haunted House
  • Monday or Tuesday
  • An Unwritten Novel
  • The String Quartet
  • Kew Gardens
  • The Mark on the Wall

The next six appeared in magazines between 1922 and 1941:

  • The New Dress
  • The Shooting Party
  • Lappin and Lappinova
  • Solid Objects
  • The Lady in the Looking-Glass
  • The Duchess and the Jeweller

The final six were unpublished, although only Moments of Being and The Searchlight were finally revised by Virginia Woolf herself:

  • Moments of Being
  • The Man who Loved his Kind
  • The Searchlight
  • The Legacy
  • Together and Apart
  • A Summing Up

Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English.
Uyarı: Agora Bilim Pazarı’ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Devamını Göster
₺45.00
A Haunted House And Other Short Stories (Virginia Woolf)

Camın Keşfi

Bugün evlerimizin ve genel olarak insanlığın vazgeçilmez yapıtaşlarından biri olan cam da simyacıların çalışmalarının bir ürünüdür. Aslında camın tam olarak ne zaman ve kim tarafından keşfedildiği bilinmemektedir. Arkeologlar tarafından keşfedilen en eski cam eşyalar MÖ 2500 yılından kalma Antik Mısır boncuklarıdır. Eski çağlarda insanlar, yemeklerini pişirmek için kaplarını üzerine koyabilecekleri bir taş bulamadıklarından dolayı yanlarında olan ve aynı zamanda mumyalamada kullanılan doğal soda topraklarını kullanmışlardır. Kum üzerinde yakılan ateşin; kum, soda ve deniz hayvanlarının kabuklarında bulunan kireci eritmesi sonucunda camın keşfedildiği bilinmektedir. Bu konudaki en kapsamlı araştırmalardan birisi, kimya tarihçisi Marco Beretta tarafından yazılan Camın Simyası isimli kitaptır.

Metalurji

İnsanlık, öncelikle taşlarla ilgilenmiştir. Taşları şekilden şekle sokmaya çalışmışlardır ancak belli bir şekilden öteye gidememişlerdir. İnsanların taşlara olan ilgisi metalleri keşfedene kadar sürmüştür. Çünkü metalleri, taşların aksine istedikleri şekillere sokabildiklerini fark etmişlerdir. Avrupa'da ilk defa dövülmüş bakırın kullanılmasının MÖ 4500 yıllarına dayandığı bilinmektedir (Anadolu'da MÖ 7000). Altın, gümüş ve bakırın kullanımının arkasından demir gelmektedir. O dönemlerde demirin metalurjik kullanımı gizli tutulmuştur. Bunun sebebi, demirin bakırdan ve bulunan diğer metallerden daha sert olması, silah yapımında kullanmak için ideal bir metal olmasındandır. Ancak ilerleyen dönemlerde silah yapımı dışında inşaat ve tarım açısından da demirin öneminin bilincindeydiler.

Eski Mısırlı ustalar, özellikle altın ile ama genel olarak metallerle çalışma konusunda yetenekliydiler. Cevherlerden metalleri ayıklamak ve alaşımlara birleştirmek için kullanılan yöntemleri geliştirmişlerdir. Mısırlılar, teneke ve bakırdan nasıl kaliteli bronz yapılacağını biliyorlardı. Aynı zamanda demirle neler yapılabileceğinin de farkındaydılar.

Metallerin keşif ve üretimi; bakır, tunç, pirinç ve demir sırasına göre olsa da, bu sıra dünyanın her bölgesinde aynı sırada olmamıştır. Çünkü insanların metaller ile olan bağlantısı tamamen tesadüfi olarak ve o bölgenin coğrafi koşullarına bağlı olarak gelişmiştir. Mesela demir çağı dünyanın bazı bölgelerinde daha erken başlamıştır. Cıvanın keşfi de bakırın keşfi kadar geçmişe gitmektedir. Romalılar cıvayı altın elde ediminde kullanırlardı.

Simya Tarihinde Önemli Kişiler

Johann Rudolf Glauber

Şarap üretimi kimyası üzerine çalışmalar yapıp bunun ticarette kullanılmasını sağladı. Eczacılıkla uğraşıyordu ve halkın fakir kısmına ücretsiz ilaç ve tıbbi tedavi sağlıyordu. Kimyasal ekipmanlara yaptığı geliştirmeler ile kimyaya katkısı çok büyüktür.

Sülfürik asit ve sofra tuzunu birleştirerek konsantre hidroklorik asit üretti. Potasyum nitratı sülfürik asit ile ısıtarak nitrik asit üretimi için geliştirilmiş bir işlem gerçekleştirdi. Sal mirabilis veya "harika tuz" olarak isimlendirdiği sodyum sülfat üretimiyle birlikte bu maddeye Glauber tuzu adı verilmesinin onurunu yaşadı.

Arnaldus de Villa Nova

Simyacı Arnaldus hakkında çok fazla bilgi bulunmamaktadır. Bunun en büyük sebeplerinden birisi göçebe bir hayat yaşamasıdır. Sık sık şehir değiştiren Arnaldus'un ölümü de Papa tarafından davet edilmesi üzerine Avignon şehrine giderken yolda hastalanarak olmuştur. İlgilendiği konuların gök bilim ve fizik olduğu bilinmektedir. Bu bilim dalları yanında, kimya, tıp ve Arap felsefesi de okumuştur.

Ebu Musa Cabir bin Hayyan

Kimyanın kurucusu olarak anılan Cabir bin Hayyan, çok yönlü bir bilim insanıdır. Kimya, tıp, felsefe, matematik gibi konularda kendini geliştirmiştir. Onun "kimyanın kurucusu" olarak anılmasının sebebi simyayı bir ilim olmaktan çıkarmasıdır. Kendi geliştirdiği yöntemlerle kimyayı, analiz ve matematik gibi sağlam temellerle açıklamış ve kimya biliminin oluşmasını sağlamıştır. Daha sonra bu alanda kendini geliştirmiş ve edindiği tecrübeler, teknikler ve yeni icatlarıyla modern kimya biliminin kaynaklarını oluşturmuştur.

Fransız bilim tarihçisi Marcellin Berthelot, Ebu Musa Cabir bin Hayyan hakkında şunları diyor:

Aristo'nun mantık ilmindeki yeri neyse, Cabir bin Hayyan'ın kimya ilmindeki yeri odur. Aristo mantığın kurucusu ve üstadı olarak kabul edildiği gibi, Cabir bin Hayyan da kimyanın kurucusu ve üstadıdır.

Yaptığı çalışmalar günümüze ışık tutmuştur. Ancak çalışma prensibinin de herkese örnek olması gerekmektedir. Oldukça yoğun bilim hayatı olan Cabir bin Hayyan, yaptığı çalışmalar ve deneylerin sonucundan hiçbir zaman emin olmamıştır. Bilimin hızla ilerlediğini ve her yeni gün başka buluşların gerçekleşebileceğini düşünmüştür. Bu da kendisini yaşadığı çağda ileri görüşlü bir kişi yaparak kimyaya ve günümüze ışık tutmuştur.

Bu Reklamı Kapat

  • Dünya üzerindeki ilk kimya laboratuvarını kurmuştur.
  • Kristalleşme, kalsinasyon, damıtma ve buharlaşma gibi terimleri kimyaya kazandırmıştır.
  • Damıtma işleminde imbik aletini kullanarak bitkilerden asitleri, sodyum karbonat ve potasyumu bulmuştur.
  • Zehirli maddeler üzerinde incelemeler yapmıştır.
  • Boyalar, deriler ve deri boyama üzerinde çalışmalar yapmıştır.
  • Paslanmazlığı keşfetmiştir.
  • Maddelerin atomik yapısı ve reaksiyon oluşumlarını araştırmıştır.
  • Ateşle yanmayan kağıdı keşfetmiştir.
Damıtma işleminde kullanılan imbik
Damıtma işleminde kullanılan imbik
Vikipedi

Nikolas Flamel

Bu ismi Harry Potter serisinden hatırlıyor olabilirsiniz; o kişi gerçek bir kişi!

Flamel hakkında oldukça ilginç iddialar vardır. Bu iddialar Flamel'in, simyacıların bulmayı amaçladıkları ölümsüzlük ilacı olarak görülen felsefe taşını ve bütün maddeleri altına çevirmeyi hedefledikleri yöntemi bulduğunu söylemektedir. Çeşitli kaynaklarda yazan bilgiye göre maddeleri altına çevirebilmişti ancak bunu sadece eşi görmüştü.

Nikolas Flamel 1340-1418 yılları arasında yaşayıp ölümünden sonra ünlenen isimlerdendir. Felsefe taşını bulduğu için mezar soyguncuları tarafından mezarı kazılmış ve mezarının boş olduğu iddia edilmiştir. 17. yüzyılda insanlar Nikolas Flamel'in ölmediğine ve hala yaşadığına inanıyorlardı.

Robert Boyle

Kimyasal elementleri maddenin parçalanamayan yapı taşları olarak tanımlamıştır. İlk kez kimyasal bileşiklerle basit karışımlar arasında ayrım yapmış, kimyasal birleşmede özelliklerin tümünün değiştiğini, basit karışımlarda ise böyle değişimler olmadığını öne sürmüştür. İlk kez element ve bileşiklerin doğru tanımını yapmıştır. Robert Boyle'a göre element, kendinden başka elementlere ayrılamayan bir maddedir. Tüm bileşikler, elementlerin birleşmesiyle meydana gelir. Ancak Robert Boyle'un element tanımındaki eksikliği sodyum hidroksit (NaOH), kireç (CaO) ve su (H2O) gibi ısı ile zor ayrışan maddeleri element kabul etmesidir. İlerleyen dönemlerde bu eksikliği Antoine Lavoisier, yaptığı çalışmalar ile düzeltmiştir.

Bu Reklamı Kapat

Sonuç

Sonuç olarak geçmişten günümüze olan süreçte edindiğimiz bilgilere bakacak olursak, o zamanlarda birileri ortaya bir fikir atmış ve diğer bilim meraklıları bunu geliştirmek için veya yanlışlamak için çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Eğer yanlışlanabilirse, o fikre sırtlarını dönmüşlerdir. Ancak doğrulanabilir veya geliştirilebilir olduğunu düşünürlerse o fikrin üzerine gitmişlerdir. Aynı durum günümüzde de geçerlidir. Bildiğimizin dışında ortaya atılan bir fikrin yanlışlanabilirliği kontrol edilmelidir. Hiçbir kaynağa başvurmadan, hiçbir bilimsel dayanak oluşturmaksızın yanlıştır veya doğrudur demek yanlıştır. Geçmişten çıkarabileceğimiz en önemli ders budur.

Simyada olduğu gibi deneme yanılma yoluyla çalışmalarını sürdüren insanlar sayesinde kimya biliminin temeli doğmuş ve pozitif bir bakış açısıyla çalışmalarını sürdüren bilim insanlarımız daha titiz çalışmalarıyla bilimi geliştirme yoluna girmişlerdir. Bu demek değildir ki simyanın iddiaları gerçektir. Bu demek değildir ki günümüzde halen simya çalışmaları yürütülmelidir. Bunun dediği şudur: Kimi zaman sıradışı alanlara sistemli bir yaklaşım getirdiğimizde, daha önceden göremediğimiz gerçekleri görebilmemizi sağlayabilir.

Günümüzde her geçen gün yeni çalışma alanları doğmaktadır ve doğmaya devam edecektir. Neden bu yeni doğacak çalışma alanlarından bir tanesi sizin sayenizde olmasın ve tarihe Ebu Musa Cabir bin Hayyan gibi, bir alanın kuruculuğunda sizin adınız geçmesin?

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

İçerikle İlgili Sorular
Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Bilim Budur! 13
  • Muhteşem! 8
  • Tebrikler! 8
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • İnanılmaz 2
  • Umut Verici! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/10/2022 21:42:49 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7478

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Kuyruk
Küçük
Mutasyon
Bebek
Karar
Coronavirus
Kelebek
Teyit
Diş Hastalıkları
Ölüm
Makina
Hominid
Manyetik
Genom
Saç
Savaş
Şempanze
Tüy
Patojen
Halk Sağlığı
Beslenme Davranışı
Diş Gelişimi
Editör Seçkisi
Parçacık
Doğa Gözlemleri
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.