Tüm Reklamları Kapat

Parlak Şeyleri Neden Severiz?

4dk
Parlak Şeyleri Neden Severiz?
Zenginlik ve lüks ile ilişkilendirdiğimiz bazı parlak nesneleri tercih edişimizin altında çok temel bir içgüdü rol oynuyor olabilir.
Pixabay
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?

AI ile Özet Oluşturabilirsiniz.
  • İnsanların parlak nesnelere olan ilgisi, suya duyulan ilkel bir arzuya evrimsel olarak bağlı olabilir ve bu eğilim bebeklerde ve yetişkinlerde doğal bir tepki olarak gözlemlenmiştir.
  • Parlaklık ile ıslaklık algısı arasında algısal bir bağ vardır; susuzluk arttıkça insanlar parlak yüzeyleri daha çekici bulmakta ve parlak nesnelere olan tercihleri artmaktadır.
  • Pollia condensate bitkisinin parlak meyveleri gibi doğada parlaklık, pigmentten bağımsız olarak yapısal özelliklerle ortaya çıkarak canlıların tohum yayılımı ve çiftleşme davranışlarında önemli rol oynar.

İnsanların parlak şeylere olan tutkusuna dair kanıtları moda dergisi sayfalarından tutun da parlak cilalı arabalara kadar etrafımızda bolca görebiliriz. Bu kültürel tutkunun ardında yatan mantıklı bir açıklama parlaklığı zenginlik ve lüks ile bağdaştırdığımız olgusudur. Ancak hikaye burada bitseydi, bebeklerin parıl parıl parlayan nesnelerden neden bu kadar hoşlandıklarını ya da Avustralya’nın Yolngu kabilesi gibi uzak toplulukların sanatlarını icra ederlerken parlaklığa niçin bu kadar düşkün olduklarını açıklayamazdık. Öyle görünüyor ki sırça köşkün altında başka bir şeyler var…

2014 yılının Nisan ayında bir grup Pazarlama bölümü öğrencisi bu soruya evrimsel bir perspektiften bakarak yanıt vermeye çalıştı. Houston Üniversitesi araştırmacısı Vanessa M. Patrick, “kendilerine parlak nesneler uzatılan çocukların onları yaladıklarını” gösteren önceki bir araştırmadan oldukça etkilendiklerini söyledi. 2003 yılında Ecological Psychology adlı dergide yayımlanan bu çalışmada, yaşları 7 ila 12 aylık arasında değişen bebekler ağızlarını, albenisi olmayan tabaklardan ziyade, parlak tabaklara daha çok götürüyordu. Bebekler, ayrıca, tıpkı su birikintisinden yalanarak su içen bir kedi gibi, yerde duran parlak oyuncakları da o şekilde yalıyorlardı.

Vanessa M. Patrick ve Belçika’daki Ghent Üniversitesinden diğer meslektaşları; o sıradan, bebeksi hareketler olmaları bir yana, görüntülenen bu hareketlerin altında başka bir açıklamanın daha olup olmadığını görmek istedi. Belki de içme eylemi ile parlak dizayn arasındaki bağlantı evrimsel geçmişimizin bir kalıntısıydı. Diğer bir deyişle, parlak nesnelere olan düşkünlüğümüz bizim için hayati bir kaynak olan suya karşı duyduğumuz ilkel arzumuzla bağlantılı olabilirdi.

Tüm Reklamları Kapat
Parlak su birikintisinden yalanarak su içen bir kedi. İnsan bebeklerinde görülen parlak nesneyi yalama dürtüsünün buradan geldiği düşünülmektedir.
Parlak su birikintisinden yalanarak su içen bir kedi. İnsan bebeklerinde görülen parlak nesneyi yalama dürtüsünün buradan geldiği düşünülmektedir.
Pixabay

Böyle bir bağıntının olup olmadığını test etmek için 6 deneyden oluşan bir dizi deney yaptılar. İlk etapta, parlak nesneleri tercih etme eğilimimizin, iyi ve zengin bir yaşam tarzıyla ilişkili “sonradan öğrenilmiş” bir tutum olmaktan ziyade, doğal bir tepki olduğunu ortaya koymak gerekiyordu. Bu çok da zor bir şey değildi. İki basit çalışmayla, hem yetişkinlerin (broşürler aracılığıyla) hem de 4-5 yaşındaki çocukların (Noel Baba resimleri ile) mat olanlardan ziyade parlak kağıtları tercih ettiklerini gösterdiler. Çocuklar, şatafatı zenginlikle bağdaştıran pazarlama yöntemlerini görüp kavramak için çok toy olduklarından tercihleri, belli bir ölçüye kadar, doğuştan olmalıydı.

Parlak şeylere olan eğilim tamamen zenginlikle alakalı olmasa da yine de güzel olan şeylere karşı basit bir hoşlantıyı yansıtıyor olabilirdi. Bu olasılığı test etmek adına araştırmacılar, 46 kişiden oluşan bir denek grubunun gözlerini kapatıp ellerine birer kağıt verdiler. Grubun yarısı yüzeyi parlak olan kağıtları, diğer yarısı da mat olan kağıtları aldı. Parlak kağıdı tutan katılımcılar, mat kağıtlara sahip olanlara kıyasla, ellerindeki kağıdı (gözleri bağlı olsa dahi) daha kaliteli ve daha cazip olarak nitelendirdiler.

Yapılan testler, parlaklığa olan eğilimimizin altında kültürel bağıntıdan ya da görsel çekicilikten daha başka şeylerin olduğunu gösteriyordu. Bu bulgular, tek başlarına, suya olan biyolojik dürtümüzün rol oynadığını göstermiyordu elbette ama araştırmacılar bu etkinin varlığını düşündürtecek birtakım ipuçları elde ettiler. Şöyle ki, gözlerin bağlandığı deneyde sayfa üzerinde resmedilmiş olan manzarayı hayal etmeleri istendiğinde katılımcılar, daha fazla suyun olduğunu hayal etmişlerdi. Bu da parlaklık ile ıslaklık arasında algısal bir bağıntı olduğunu akıllara getiriyordu. Gözlerin bağlı olmadığı başka bir testte ise katılımcılar içinde suyun dahil olduğu resimlerin yüzeylerini, suyun olmadığı resimlerin yüzeylerine göre, daha parlak/kaygan buldu ama aslında fotoğraf kağıtları arasında hiçbir fark yoktu.

Son bir deneyde araştırmacılar 126 katılımcıyı üç gruba ayırdılar. Bir grup, bir miktar krakeri beraberinde su olmaksızın yedi. İkinci grup hem kraker yedi hem de su içti. Üçüncü grup ise hiçbirini yapmadı. Daha sonra, her bir grup sekiz adet fotoğrafa baktı; bu fotoğrafların yarısı parlak kağıt üzerine diğer yarısı da mat kağıt üzerine basılmıştı. Üç grubun üçü de parlak fotoğrafları tercih etti. Fakat kraker yemiş olan gruplar fotoğrafları “çok daha göz alıcı” olarak değerlendirdi. Katılımcılar ne kadar susamışlarsa (diğer bir deyişle, suya olan istekleri ne kadar fazla ise) üzeri parlak olan fotoğrafları daha çok tercih ettiler.

Tüm Reklamları Kapat
Çocukları cezbeden parlak yiyeceklerden biri: Renkli ayıcıklar
Çocukları cezbeden parlak yiyeceklerden biri: Renkli ayıcıklar
Pixabay

Tüm bu bulgular ışığında araştırmacılar, Journal of Consumer Psychology adlı dergide suya olan dürtünün gerçekten de parlak nesneler yönünde yaptığımız tercihlerde bir rol oynayabileceğini ileri sürdüler. Ekip üyesi Patrick şöyle söylüyor:

Her şeyden önce araştırmamız, parlak nesnelere meyledişimizin köklü ve çok insani bir durum olabileceğini göstermektedir. Sofistike bir tür oluşumuza ve tüm ilerlemelerimize rağmen, temel ihtiyaçlarımızı -ki bu durumda söz konusu olan suya olan ihtiyacımızı- karşılayan şeylere hâlâ meylediyor olduğumuzu görmek oldukça tuhaf bir durum.
Pollia condensate bitkisinin meyveleri, yeryüzündeki en parlak biyolojik nesnedir. Adeta parıldayan birer bilye gibidirler. Bu oldukça ilginçtir; çünkü pratik olarak hiçbir besin değerine sahip değillerdir. Hiçbir pigment içermeyen meyveleri, kuşlar için aşırı çekicidir. Ancak bu meyvelerin içerisinde tohumlar bulunur ve kuşlar aracılığıyla bu tohumlar etrafa yayılır. İlginç bir şekilde, bu parlak yapıları nedeniyle erkek kuşların dişileri yuvalarına çekmek için bir süs malzemesi olarak kullandıkları tespit edilmiştir.  Bu parlak rengi veren şey, meyvenin yüzeyinde tabakalar halinde bulunan selülozdur. Bu selülozun daha kalın olduğu yerler kırmızı ve yeşil rengi yansıtır, daha ince olan kısımlarsa mavi rengi... Ancak pigmentlerin aksine, bu parlaklık selülozun yapısından ötürü üretildiği için, selüloz orada bulunduğu müddetçe parlaklık durmaksızın devam eder. Diğer canlılarda ise pigment üretimine bağlı olarak renkler değişebilmektedir.
Pollia condensate bitkisinin meyveleri, yeryüzündeki en parlak biyolojik nesnedir. Adeta parıldayan birer bilye gibidirler. Bu oldukça ilginçtir; çünkü pratik olarak hiçbir besin değerine sahip değillerdir. Hiçbir pigment içermeyen meyveleri, kuşlar için aşırı çekicidir. Ancak bu meyvelerin içerisinde tohumlar bulunur ve kuşlar aracılığıyla bu tohumlar etrafa yayılır. İlginç bir şekilde, bu parlak yapıları nedeniyle erkek kuşların dişileri yuvalarına çekmek için bir süs malzemesi olarak kullandıkları tespit edilmiştir. Bu parlak rengi veren şey, meyvenin yüzeyinde tabakalar halinde bulunan selülozdur. Bu selülozun daha kalın olduğu yerler kırmızı ve yeşil rengi yansıtır, daha ince olan kısımlarsa mavi rengi... Ancak pigmentlerin aksine, bu parlaklık selülozun yapısından ötürü üretildiği için, selüloz orada bulunduğu müddetçe parlaklık durmaksızın devam eder. Diğer canlılarda ise pigment üretimine bağlı olarak renkler değişebilmektedir.

Bu çalışmada beğenilecek çok fazla şey var. Araştırmacılar deneylerini dikkatlice dizayn ederek alternatif açıklamaları bertaraf etmeye çalıştılar ve diğer bilim insanları konu üzerinde daha fazla araştırma yapabilsinler diye bir teori geliştirdiler.

Sorulacak çok soru var. Örneğin, insanlar parlayan nesneleri zenginlikle ilişkilendirebildikleri gibi suyu da zenginlikle/bollukla ilişkilendiriyorlar. Parlaklık ve su arasındaki bağlantının ne kadarının toplum içerisinde sonradan öğrenilmiş, ne kadarının içgüdüsel olabileceğini ayırt etmek herhangi bir çalışmanın kendi başına altından kalkabileceği türden bir zorluk değil.

Dahası, parlak şeyleri mat olanlara neden tercih ettiğimize dair getirilecek herhangi bir açıklama aynı zamanda “her zaman için parlak nesneleri mat olanlara tercih etmediğimiz” gerçeğine de bir açıklama getirmelidir. Söz gelimi, bazen parlak yüzeyler okunabilirliği etkileyebilir (örneğin, parlak ışık yansıtan bir levha gibi). Bazen de yanlış mesajı verebilir (“yağlı” hissini veren parlak bir yiyecek reklamı gibi). Ve bazen de aynı şeyden o kadar sıkılmışızdır ki bir farklılık istiyoruzdur. Evrim bazı tercihlerimize yön verebilir. Ama tercihler de evrim geçirmektedir. 

Rastgele Yazıya Git
66
Alt Başlıklar
Makale sonrası

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    29
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    6
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    5
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    5
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    4
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    3
  • Güldürdü
    Güldürdü
    1
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Fast Company | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14.10.2026 03:48:47 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/7885

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et