Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Paralaks Nedir? Gökyüzündeki Gezegen, Yıldız, Galaksi Gibi Cisimlerin Uzaklığı Nasıl Ölçülür?

3 Boyutlu Filmler ile Yıldızlara Olan Uzaklığımız Arasında Nasıl Bir Bağlantı Var?

Paralaks Nedir? Gökyüzündeki Gezegen, Yıldız, Galaksi Gibi Cisimlerin Uzaklığı Nasıl Ölçülür? Space
8 dakika
10,043
Tüm Reklamları Kapat

Gökbilimciler, uzayda bize yakın bulunan cisimlerin uzaklığını hesaplamak için "yıldız paralaksı" ya da "trigonometrik paralaks" olarak adlandırılan yöntemi kullanır. Basitçe söylemek gerekirse bu yöntem, Dünya Güneş etrafında dönerken, bir yıldızın, uzakta bulunan ve daha arkada kalan yıldızlara göre ters yönde olan hareketini ölçer.

Harvard Smithsonian Astrofizik Merkezi'nde astronom olan Mark Reid, paralaks yönteminin astronomide uzaklık hesabı için en iyi yöntem olduğunu söylüyor. Paralaks yöntemi fiziğe değil, yalnızca geometriye dayandığı için, bu yöntemi yıldız uzaklıklarını ölçmede en ideal değerlendirme aracı olarak betimliyor.

Tüm Reklamları Kapat

Los Angeles'taki Kaliforniya Üniversitesi'nde profesör olan Edward L. Wright'a göre bu metot, Dünya'nın yıldızın yörüngesinde altı ay aralıkla bulunduğu konumların oluşturduğu iki açının ve bu iki konumla beraber yıldızın oluşturduğu üçgenin ölçülmesine dayanıyor.

Paralaks Yöntemi Nasıl Çalışır?

Yöntem şöyle çalışıyor: Elinizi uzatın, sağ gözünüzü kapatın ve başparmağınızı uzaktaki bir cismin üzerine yerleştirin. Şimdi, sağ gözünüzü açıp sol gözünüzü kapatın. Başparmağınız hafifçe yer değiştirmiş gibi görünecektir. Bu küçük yer değiştirme miktarını ölçer ve gözleriniz arasındaki mesafeyi bilirseniz, başparmağınıza olan uzaklığı hesaplayabilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat

Bir yıldızın uzaklığını hesaplayabilmek için astronomlar, Dünya ve Güneş arasındaki ortalama uzaklık olan ve yaklaşık 150 milyon kilometreye eşit olan 1 astronomik birimi (AU) baz alırlar. Ayrıca alacakaranlıkta oluşan küçük açıları, derecenin çok küçük bir katı olan ark saniye ile ölçerler.

Eğer bir astronomik birimi bir ark saniyenin tanjantına bölersek, 30.9 trilyon kilometre ya da yaklaşık 3.26 ışık yılı sonucuna ulaşırız. Elde ettiğimiz bu uzaklık birimine paralaks saniyesi ya da parsec (pc) denir. Gelgelelim, en yakın yıldız bile Güneş'imizden 1 parsec uzaktadır. Dolayısıyla, bir yıldıza olan uzaklığı saptamak için gökbilimcilerin yıldızlardaki bu yer değiştirmeleri 1 ark saniyeden daha küçük bir birim kullanarak ölçmesi gerekir ve bu, modern teknolojiden önce imkansızdı.

Trigonometrik Paralaks metodu, Dünya'nın yörüngesindeki iki ayrı bitiş noktasında bakıldığında görünen küçük yer değiştirmeyi ölçerek bir yıldıza ya da başka herhangi bir objeye uzaklığı saptar.
Trigonometrik Paralaks metodu, Dünya'nın yörüngesindeki iki ayrı bitiş noktasında bakıldığında görünen küçük yer değiştirmeyi ölçerek bir yıldıza ya da başka herhangi bir objeye uzaklığı saptar.
Bill Saxton, NRAO/AUI/NSF

Erken Ölçümler

Reid, şöyle anlatıyor:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Paralaks yöntemi kullanıldığı bilinen ilk ölçümün M.Ö. 189'da, Hipparchus adlı Yunan gökbilimcinin Ay'a olan uzaklığı hesaplamak için iki farklı konumdan edindiği Güneş tutulması gözlemlerini kullanmasıyla gerçekleştiği düşünülüyor.

Hipparchus'un kaydına göre o senenin Mart'ının 14'ünde, Çanakkale Boğazı'nda tam Güneş tutulması yaşanırken, aynı anda Mısır'da İskenderiye'nin güneyinde Ay, Güneş'in yalnızca beşte dördünü kaplıyordu. Çanakkale Boğazı ve İskenderiye arası temel mesafe olan 9 derecelik enlemi ya da yaklaşık 965 kilometreyi ve Ay'ın Güneş'e zıt yöndeki açısal yer değiştirmesini (derecenin yaklaşık onda biri kadar) göz önünde bulundurarak, Ay'a olan uzaklığın yaklaşık 563,300 kilometre olduğunu hesapladı. Fakat gerçek sonucun neredeyse yüzde elli fazlasını bulmuştu. Hatası, Ay'ın Dünya'nın hemen yukarısında bulunduğunu farz ederek, Çanakkale Boğazı ve İskenderiye arasındaki açı farkını yanlış hesaplamasıydı.

1672'de Paris'te bulunan İtalyan astronom Giovanni Cassini ve aynı anda Fransız Guyanası'nda bulunan bir meslektaşı, Jean Richer, Mars üzerinde eşzamanlı gözlemler yaptı. Sonunda Cassini paralaksı hesapladı ve Mars'ın Dünya'ya olan uzaklığını bulmayı başardı. Bu sonuç, Güneş Sistemi'nin boyutlarını tahmin etmede ilk girişimlerdendi.

Bir yıldıza olan uzaklığı paralaks yöntemini kullanarak ölçmeyi başaran ilk kişi olan F. W. Bessel, 1838'de 61 Cygni yıldız sisteminin paralaks açısını 0.28 ark saniye, yani uzaklığı 3.57 pc olarak buldu. Bize en yakın yıldız olan Proxima Centauri, 0.77 ark saniyelik bir paralaks açısına sahip ve bize 1.30 pc uzaklıkta bulunuyor.

Gökbilimciler, gökyüzündeki yıldızlara olan uzaklığı tam olarak hesaplamak için paralaks adı verilen bir yöntem kullanırlar. Astronomlar, hedefleri Dünya'nın yörüngesinde birbirine zıt olarak konumlanan iki farklı noktadan gözlemlemeyi gerektiren bu yöntemi kullanarak, meşhur "Yedi Kız Kardeş" ya da Ülker olarak bilinen yıldız kümesinin uzaklığını tam olarak saptadılar.
Gökbilimciler, gökyüzündeki yıldızlara olan uzaklığı tam olarak hesaplamak için paralaks adı verilen bir yöntem kullanırlar. Astronomlar, hedefleri Dünya'nın yörüngesinde birbirine zıt olarak konumlanan iki farklı noktadan gözlemlemeyi gerektiren bu yöntemi kullanarak, meşhur "Yedi Kız Kardeş" ya da Ülker olarak bilinen yıldız kümesinin uzaklığını tam olarak saptadılar.
Alexandra Angelich, NRAO/AUI/NSF

Kozmik Mesafe

Paralaks, kozmik mesafe merdiveninde önemli bir basamak. Yakınlardaki çok sayıda yıldızın bize olan uzaklığını ölçebilmemiz sayesinde gökbilimciler, yıldızların renkleri ve esas parlaklıkları -diğer bir deyişle standart bir uzaklıktan bakıldığında görünebilecek parlaklıkları- arasında ilişki kurmayı başardı. Bu yıldızlar daha sonra "standart mumlar" haline geldi.

Reid'in söylediğine göre eğer bir yıldız, paralaksının ölçülebilmesi için fazla uzaktaysa, gökbilimciler yıldızın rengini ve spektrumunu bir standart mumunkiyle eşleştirip esas parlaklığı tayin edebiliyor. Burdan elde edilen sonuç da görünen parlaklığıyla kıyaslanırsa, 1/r21/r^2 kuralı uygulanarak, uzaklık ölçümünde iyi bir sonuca varılabiliyor.

Tüm Reklamları Kapat

1/r21/r^2 kuralı, bir ışık kaynağının görünen parlaklığının, uzaklığının karesiyle orantılı olduğunu ifade eder. Örneğin, eğer duvara bir metrekarelik bir görüntü yansıtırsanız ve sonra projektörü bulunduğunuz mesafenin iki katı kadar uzağa koyarsanız, yeni görüntünüzün kenarları ikişer metre ve alanı dört metrekare olacaktır. Bu durumda ışık eskisinden dört kat büyük bir alana dağılacaktır ve dolayısıyla parlaklığı da eskisinin dörtte biri kadar olacaktır. Eğer projektörü üç kat uzağa götürürseniz de, ışık dokuz metrekarelik bir alanı kaplayacak ve parlaklık da dokuzda biri kadar olacaktır.

Çalışılan yıldızın bir yıldız kümesine ait olması durumundaysa, kümedeki tüm yıldızların aynı uzaklıkta olduğunu varsayabilir ve bu yıldızları standart mum arşivine ekleyebiliriz.

Kesin Sonuca Ulaşmak İçin Fırlatılan Uydu!

1989'da European Space Agency (ESA), uzaya Hipparchus'tan isim alan Hipparcos adlı ve Dünya'nın yörüngesinde dolaşacak olan bir teleskop fırlattı. Öncelikli amacı, paralaks yöntemini kullanarak 2-4 miliarksaniyelik (mas) veya ark saniyenin binde biri kadar bir hata payıyla yıldızların mesafelerini ölçmekti. İnternet sitelerinde şöyle yazıyorlar:

ESA'nın Hipparcos uydusu 100,000'den fazla yıldızın yerini, bugüne kadar ölçülenlerden 200 kat daha kesin ve hatasız olarak belirledi.

Sonuçlara çevrimiçi olarak aranabilen bir katalogdan erişilebiliyor.

Tüm Reklamları Kapat

ESA'nın Hipparcos'u takip eden misyonu, 2013'te Dünya'nın yörüngesine fırlatılan Gaia oldu. ESA bu projeyi şöyle anlatıyor:

Samanyolu Galaksimizin üç boyutlu bir haritasını çıkarmayı hedeflediğimiz, oldukça hırslı ve istekli olduğumuz bir görev. Süreç boyunca galaksimizin bileşimi, formasyonu ve evrimi hakkındaki bilinmezliklerin açığa çıkacağını umuyoruz.

Uydu, şimdiden 1 milyar yıldızın uzaklığını elde etti; bu, neredeyse Samanyolu Galaksisi'ndeki tüm yıldızların yüzde biri kadar. Uydu, aynı zamanda olağanüstü üç boyutlu haritalar hazırladı.

3 Boyutlu Görüntüleme

Paralaksın bir başka uygulamasıysa, üç boyutlu görüntüler üretmek ve görüntülemek. Bunu oluşturmanın yolu, öznenin iki boyutlu görüntülerini hafif farklı iki açıdan yakalamak ve iki gözün bu görüntüyü tekmişçesine görmelerini sağlayacak bir düzeneğe oturtmaktır; tıpkı insan gözünün yaptığı gibi.

Bir stereoskop çok küçük bir açı farkıyla çekilen iki farklı fotoğraf kullanır. Lensler aracılığıyla bakıldığında, fotoğraflar bir 3D görsel oluşturacak şekilde birleşiyor.
Bir stereoskop çok küçük bir açı farkıyla çekilen iki farklı fotoğraf kullanır. Lensler aracılığıyla bakıldığında, fotoğraflar bir 3D görsel oluşturacak şekilde birleşiyor.
prophoto14/Shutterstock

Örneğin 19. yüzyılda popüler bir cihaz olan stereoskop, fotoğrafları üç boyutlu görüntüleyebilmek için paralaks yöntemini kullanır. Bu cihazda yan yana monte edilmiş iki fotoğrafa bir çift lens aracılılığıyla bakılır. Fotoğraflar, gözler arasındaki aralık dikkate alınarak hizalanır; sağdaki resim sağ gözün göreceği aralıkta, soldaki resimse sol gözün göreceği aralıkta konumlandırılır. Özel bir görüntüleyici kanalıyla iki boyutlu fotoğraf çifti birleşerek üç boyutlu bir fotoğraf oluşturur. Günümüzde View-Master olarak adlandırılan üç boyutlu görüntü sağlayan oyuncak gözlük de aynı prensiple çalışır.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Köprünün Öte Yanı

GÖLÜN KIYISINDA’nın yazarından
2006 MAN BOOKER ÖDÜLÜ ADAYI

“Büyük mutlulukları ve hüzünleri çağrıştırıyor.”
Times

Böyle bir kaybın acısından sonra artık hiçbir şeyin onun için önemli olmayacağını zannederdiniz ama besbelli ki işler hiç de öyle yürümüyordu. Aksine şimdi her konuda korkuyla doluydu. Sanki sonunda kaderin korkunç gücünü, sinsiliğini, sırtını yaslayabileceğinden emin olduğun o tek şeyi nasıl da anında silip yok edebileceğini görmüştü ve artık sürekli omzunun üstünden arkaya bakıp duruyor, bir sonraki darbenin nereye inebileceğini anlamaya çalışıyordu.

Kanada’nın çağdaş edebiyattaki en önemli temsilcilerinden Mary Lawson’ın pek çok dile çevrilen ve Man Booker Ödülü’ne aday gösterilen romanı Köprünün Öte Yanı, Kuzey Kanada’nın uçsuz bucaksız topraklarında iki kardeşin ve iki kuşağın hikâyesini anlatıyor. İkircikli kardeşlik ilişkileri, rekabet, saplantılı aşk ve karmakarışık duygular üzerine yalın ve zarif bir roman.

Devamını Göster
₺155.00
Köprünün Öte Yanı
  • Dış Sitelerde Paylaş

Üç boyutlu fotoğraflar üretebilmek ve görüntüleyebilmek için bir başka yöntem olan Anaglyph 3D ise fotoğrafları renkli filtrelerle çeker ve buna göre gruplar. Daha sonra bu görüntülere, genelde bir lensi kırmızı ve diğeri cyan (camgöbeği, mavi-yeşil) olan renkli gözlükler ardından bakılır. Bu efekt, filmler ve basılı resimler için işe yarar, ancak renklerin gerçek değerleri neredeyse tamamen kaybolur.

Bazı filmler 3D efektine, polarize ışık kullanarak ulaşır. İki görüntü dikey eksende veya birbirlerine karşı uygun açılarla konumlandırılarak (genelde X'e benzeyen bir geometride) polarize edilir ve ekrana yansıtılır. İzleyicilerin kullanacağı özel gözlükler, her bir gözün üst üste bindirilmiş görüntülerden doğru olanı seçmesini sağlar ve üç boyutlu görüntüye ulaşılır.

Günümüzde çoğu 3D televizyon aktif deklanşör denilen teknikle, 240 Hz frekans civarlarında değişen görüntüler sağlar. Televizyonla senkronize olan özel gözlükler, sağ ve sol göz için fazladan kareleri anlık bloklayarak 3D görüntü sağlamış olur.

Oculus Rift ve HTC Vive gibi sanal gerçeklik gözlükleri de farklı açılardan görüntüler yansıtarak paralaks efektinden yararlanır ve kullanıcının üç boyutlu atmosferi tecrübe etmesini sağlar.

Üç boyutlu görüntüleme tıpta ve bilimde de oldukça yaygın bir kullanıma sahip. Örneğin, vücuttaki bölgeleri doğrudan üç boyutlu olarak analizleyen CT taramalarından elde edilen sonuçlar, paralaks efekti kullanılarak görüntülenebiliyor. Böylece sonuçları eğip döndürerek incelemek mümkün oluyor. Ayrıca bilim insanları; molekül, virüs, kristal, ince film tabakaları, nano yapılar gibi mikroskopta görüntülemek için fazla küçük veya optik yüzeye gömülü objeleri incelemek için üç boyutlu şekilleri kullanıyor.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
55
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 17
  • Bilim Budur! 8
  • Muhteşem! 4
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • İnanılmaz 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Korkutucu! 1
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Space.com | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/04/2024 03:56:55 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9761

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Antropoloji
Yaşamın Başlangıcı
Sağlık Bakanlığı
Gelişim
Nöron
Hastalık Yayılımı
Köpekgil
Ölüm
Çocuk
Metabolizma
Sağlık
Freud
Proton
Fotoğraf
İklim Değişimi
Sivrisinek
Damar
Çekirdek
Epistemoloji
Karanlık
Onkoloji
Mistik
Mantar
Galaksi
Evrim Tarihi
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
J. Lucas, et al. Paralaks Nedir? Gökyüzündeki Gezegen, Yıldız, Galaksi Gibi Cisimlerin Uzaklığı Nasıl Ölçülür?. (19 Aralık 2020). Alındığı Tarih: 14 Nisan 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/9761
Lucas, J., Yalova, D., Bakırcı, Ç. M. (2020, December 19). Paralaks Nedir? Gökyüzündeki Gezegen, Yıldız, Galaksi Gibi Cisimlerin Uzaklığı Nasıl Ölçülür?. Evrim Ağacı. Retrieved April 14, 2024. from https://evrimagaci.org/s/9761
J. Lucas, et al. “Paralaks Nedir? Gökyüzündeki Gezegen, Yıldız, Galaksi Gibi Cisimlerin Uzaklığı Nasıl Ölçülür?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Translated by Doğa Yalova, Evrim Ağacı, 19 Dec. 2020, https://evrimagaci.org/s/9761.
Lucas, Jim. Yalova, Doğa. Bakırcı, Çağrı Mert. “Paralaks Nedir? Gökyüzündeki Gezegen, Yıldız, Galaksi Gibi Cisimlerin Uzaklığı Nasıl Ölçülür?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Translated by Doğa Yalova. Evrim Ağacı, December 19, 2020. https://evrimagaci.org/s/9761.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close