Tüm Reklamları Kapat

Öncül İnsanlar Aslanların Geride Bıraktıkları Leşlerle Beslenmiş Olabilir

3dk
Öncül İnsanlar Aslanların Geride Bıraktıkları Leşlerle Beslenmiş Olabilir
Smithsonian Human Origins Program/Karen Carr
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?

AI ile Özet Oluşturabilirsiniz.
  • Afrika savanalarında iki milyon yıl önce yaşayan öncül insanlar, aslanlar ve kılıç dişli kedilerin avlarını yemeyi bitirmelerini bekleyerek leş yiyici olarak beslenmiş olabilirler.
  • Dr. Brianna Pobiner’in çalışması, yırtıcıların av kalıntılarının öncül insanların günlük kalori ihtiyacını karşılayacak kadar besin sağladığını ve pasif leş yiyicilik hipotezini desteklediğini göstermektedir.
  • Et tüketimi, insan evriminde beyin ve vücut büyümesi ile sosyal ve iletişim becerilerinin gelişmesinde kritik rol oynamış ve insanları dominant avcı haline getirmiştir.

Öncül insanlar, Afrika savanalarında, iki milyon yıldan daha önceki dönemlerde kendilerini doyurabilecek besinleri büyük kediler sayesinde elde etmiş olabilirler. Eğer insanın tarihöncesinde yeterince geriye gidersek, köpeklerin değil, aslanların ve çok uzun zaman önce soyu tükenmiş olan kılıç dişli kedilerin insanın en iyi dostu olduğunu düşünebiliriz.

ABD’de bulunan Smithsonian Enstitüsü’nün İnsanın Kökeni Programı’nda araştırmalarını sürdüren paleoantropolog Dr. Brianna Pobiner’in, Journal of Human Evolution’da (insan evrimi konusunda yayınlar yapan akademik dergi) yayınlanan çalışması, yeterli kaloriyi elde edebilmek için aslanların ve ya kılıç dişli kedilerin avlarını yemeyi bitirmelerini bekleyip, kalıntılarıyla beslenmenin Afrika savanalarında iki milyon yıl önce yaşamış olan homininler için oldukça uygun bir yöntem olduğunu gösteriyor.

Pobiner, Kenya’nın Ol Pejata Doğal Hayatı Koruma Bölgesi’nde aylar geçirerek, iri etçillerin yaşam bölgelerindeki dağınık avlanma alışkanlıklarını gözlemleyip, değerlendirip, analiz ederek sonuca ulaştı.

Tüm Reklamları Kapat

Pobiner, modern yaşam alanlarının bile öncül insanların milyonlarca yıl önce yaşadığı yaşam alanlarından çok da farklı olmadığını düşünüyor: “Bu bölge, öncül insanların yaşamış olduğu Afrika savanlarına oldukça benzerlik göstermektuçe.” diyor. “Bu yaşam alanı, hem yapısı hem canlı çeşitliliği açısından oldukça benzer ve bu bölgede de dominant yırtıcı hayvan aslan. Bu koşulların olduğu yaşam alanlarında, atalarımızın büyük memelilerin etlerini yiyerek beslenmeye başladığı dönemlerde de, felidlerle –öncül aslanlar, leoparlar ve üç kılıç dişli kedi türüyle- birlikte yaşadığına dair kanıtlar bulunmakta." diye ekliyor.

Avlanma alanının yakınında.
Avlanma alanının yakınında.
Briana Pobiner

Pobiner’in çalışma sahasındaki günü, doğal hayatı koruma alanında aslanların avlanıp, avlanmadığı haberini bekleyerek başlıyor, eğer şanslı bir gündeyse jiple ve yanında korumayla yola çıkıp aslanların avlarını yediği bölgeyi gözlemleyecekleri güvenli bir yere giderler. Bir saat sonra aslanlar avı yemeyi bitirir ve olay yerini terkederler, Pobiner ve yardımcı koruması, ölü haycanın yanına giderler. Pobiner fotograflar çekip not alarak, belgeleme çalışması yapar. Daha sonra ise ölü hayvanı jipe yükleyip çalışmak için yanlarına alırlar. Pobiner’in bir diğer yardımcısı, etleri diş izleriyle karışmaması için dikkatlice, tahta aletlerle kemikten ayırır ve kemikleri kaynatarak temizler. Kemikler kuruduğunda ise çalışmaya hazır hale gelir.

Sıradan bir av sonrası durum.
Sıradan bir av sonrası durum.
Briana Pobiner

Bu kadar çaba sonunda, Pobiner’in çalışması sonuçlarını verir. Ondan önceki araştırıcılar gibi, bu çalışma da, günümüzde sürmekte olan modern av tekniklerinden önceki dönemdeki öncül insanların yaşama biçimine dair tartışmalara cevaplar önermektedir.

Tartışma iki fikir üzerinde yoğunlaşmaktadır. Birincisi olan “avcı insan” hipotezi, iki milyon yıl önce ya da daha da erken dönemlerde insanların, et ihtiyacını avlanarak giderdiği düşüncesidir. İkinci fikir ise “leş yiyici insan” hipotezidir. Bu hipoteze göre ise dönemin öncül insanları, aynı bölgede yaşayan yırtıcıların av kalıntıları ile beslendiği savunulur. “Leş yiyici insan” hipotezi içerisinde de iki farklı görüş dile getirilmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Bunlardan ilki, diğer yırtıcılarla çekişme içinde olan ve onları korkutarak veya çatışarak avdan uzaklaştırmak şeklinde besin elde etme eden “güçlü leş yiyiciler”, diğeri ise “pasif leş yiyiciler” olarak, yırtıcıların avlarıyla işlerinin bitmesini bekleyip onlar alanı terk ettikten sonra arta kalanlarla beslenmek şeklinde açıklanabilir.

Pobiner’in çalışması, yırtıcılar avı terk ettikten sonra bile, kalıntıların yeterli beslenmeyi sağlayacak kadar et kaldığını ve öncül insanların pasif leş yiyici olarak yaşamış olma olasılığını destekler nitelikte olduğunu göstermektedir.

Pobiner, yırtıcıların geride bıraktığı kalıntıların daha önce gözlemlenenden çok daha fazla olduğunu, bir zebradan, dönemin öncül insanlarına göre üç yetişkin erkeğin günlük ihtiyacını karşılayabilecek kadar olan yaklaşık 6100 kalorilik besin kaldığını, başka bir deyişle, 11 büyük hamburgerden fazla kalori içerdiğini ve bunun pasif leş yiyiciler için hiç de fena olmadığını söylemektedir. “Leş yiyicilik hipotezinin, özellikle de pasif leş yiyicilik için, eleştirilerin bir kısmı yeterli et elde edilmesinin zor olduğu düşüncesi üzerinden yapılmaktadır, benim çalışmam ise yeterli besinin elde edilebileceğini gösteriyor.” demekte.

Pobiner, insanın evrimsel başarısında, et yemenin nasıl ve ne zaman kalori, protein ve diğer besinlerin ana kaynağı haline geldiği konusundaki araştırmalara oldukça zaman harcamış.

Diyetin, bir organizmanın adaptasyonunda çok kritik bir öneme sahip olduğuna değinen Pobiner, öncül insanların, büyük memelilerden elde edilen eti ne zaman ve nasıl diyetlerine dahil ettiklerini anlamanın; beyin hacmi büyümesi, vücut boyutunun büyümesi, yaşam alanı ve grup üye sayısının çoğalması, yeni yaşam alanlarına yerleşilmesi, yırtıcılarla ilişkileri, iletişim ve planlama becerileri gibi bir çok konuyu aydınlatacağını düşünmektedir. “Biz, 2,5 milyon yılda av olmaktan, dünyadaki en dominant avcı veya en azından en dominant avcılardan biri haline geldik.” diyor.

Rastgele Yazıya Git
4
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Popular Archaeology | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22.10.2026 21:17:51 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/7132

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et