Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Oldukça Sınırlı Olan İnsan Algısı, Dünya Dışı Akıllı Yaşam Arayışını Yanlış Yönlendirebilir mi? Uzaylıları Algılayabilir miyiz?

Dünya dışı yaşamın nasıl olması gerektiğine dair varsayımlarımız ve önyargılı fikirlerimiz, algılarımızı etkileyerek bizi yanlış yönlendirebilir.

Oldukça Sınırlı Olan İnsan Algısı, Dünya Dışı Akıllı Yaşam Arayışını Yanlış Yönlendirebilir mi? Uzaylıları Algılayabilir miyiz? Pixabay
6 dakika
3,795
Tüm Reklamları Kapat

Dünyaların çokluğu ve evrenin başka yerlerinde akıllı yaşamın varlığı düşüncesi, MÖ 6. yüzyılın Antik Yunan Sokratik filozoflarından bu yana insanlığın ilgisini çekmiştir. 16. yüzyılda modern bilimin ortaya çıkışı, bilimsel yöntem kullanılarak nihayet evrenin başka yerlerinde yaşam olasılığının ampirik (deneysel) olarak araştırılabileceği araçları sağladı. Son 30 yılda binlerce ötegezegenin keşfedilmesi, bilim insanlarının, Dünya dışı yaşamla temasın önümüzdeki 20 yıl içinde gerçekleşebileceğini düşünmelerine yol açtı. Böyle bir senaryo gerçekleşecek olsaydı, herhangi bir Dünya dışı yaşamı algılayabilir miydik?

Bu yazımızda, insan aklının ve çevremizdeki dünyaya ilişkin algılarımızın, insan duyularımıza ve deneyimlerimize çok yabancı ve bilinmeyen bir yaşamı keşfetme arayışlarımıza nasıl yardımcı olabileceğini veya engelleyebileceğini inceleyeceğiz. Bu arayışta, eğer varsa, yaşamın ne olması gerektiğine dair kendi insani yorumlarımız ve algılarımız ne şekildedir?

İnsan Algısı, Oldukça Sınırlıdır!

Gerçekliğin doğası ve onun hakkında bilgi edinme şeklimiz, antik çağlardan beri hararetli felsefi tartışmaların konusu olmuştur. Bazı filozoflar, gerçekliği, insan duyularından ve algılarından bağımsız olarak var olan bir şey olarak görürken, bazıları ise dış gerçeklik olarak algıladığımız şeyin, aklımızdaki zihinsel bir yapıdan başka bir şey olmadığını iddia etmişlerdir. Son yıllarda insan beyninin fizyolojisi ve iç işleyişi üzerine yapılan araştırmalar, gerçeğin nihayetinde bu zıt dünya görüşleri arasında bir yerde olabileceğini gösteriyor gibi görünüyor.

Tüm Reklamları Kapat

Beş duyumuzun yardımıyla çevremizdeki dünyayı deneyimliyoruz. Oldukça karmaşık olmasına rağmen, kapsamları çok sınırlıdır ve bize fiziksel gerçekliğin çok küçük bir bölümünü algılamamıza izin verir. Örneğin, gözlerimiz yalnızca tüm elektromanyetik spektrumun çok küçük bir kısmı olan görünür ışık dalga boylarına duyarlı olacak şekilde evrimleşirken, kulaklarımız yalnızca belirli bir dar aralıktaki ses frekanslarına duyarlıdır. Cambridge Üniversitesi'nde bir kozmolog ve teorik fizikçi olan John Barrow, şöyle yazıyor:[1]

Dünyaya dair kendi zihinsel resimlerimiz, diğer herhangi bir karasal yaşam formundan daha karmaşık olsa da, yine de eksiktir. Dikkate değer bir şekilde, eksik olmaları gerektiğini anlayacak kadar eksiksizler. Bir sandalyeye baktığımızda, onun hakkında gözlemciler için mevcut olan bilgilerin sadece bir kısmını algıladığımızı biliyoruz. Duyularımız sınırlıdır. Işığın yalnızca bazı dalga boylarını "görüyor", yalnızca bir dizi kokuyu "kokluyor", yalnızca bir dizi sesi "duyuyor"uz. Hiçbir şey gözlemlemezsek, bu hiçbir şeyin olmadığı anlamına gelmez. Hem niceliksel hem de niteliksel olarak duyularımızın kapsamı, aynı zamanda kıt kaynakları tahsis etmesi gereken uyarlanabilir bir seçim sürecinin sonucudur. Binlerce kat daha duyarlı olan gözlere sahip olacak şekilde evrim geçirebilirdik ancak bu yetinin, başka yerlerde kullanılabilecek kaynaklar ile karşılanması gerekirdi. Bizler, kıt kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan bir duyu paketiyle sonuçlandık.

Tür olarak, genel fiziksel gerçekliğin belirli yönlerine duyarlı bir dizi duyu organını geliştirdiğimize göre, göremediğimiz şeyin varlığını nasıl algılayabiliriz? Neyse ki, teknolojimizin yardımıyla, çevremizdeki dünyayı anlayışımızın kapsamını genişletebiliriz. Çok hassas ve gelişmiş Dünya ve uzay tabanlı araçların yardımıyla, tüm elektromanyetik spektrumda evreni gözlemleyebilir ve bizim için tamamen bilinmeyen şeyleri açıklığa kavuşturabiliriz.

Yine de duyusal bilgi, algıyı oluşturan şeyin sadece bir parçasıdır. Son yıllarda, nörobilim ve algısal psikolojideki çeşitli ilerlemeler, gerçeklik algımızın ne ölçüde olduğunu ortaya çıkarmaya başladı. Çevremizdeki dünya, nihayetinde, duyularımızla algıladığımız dış uyaranlar ile bu hislerin beynimizde yorumlanma şekli arasındaki karmaşık etkileşimin sonucudur. Psikoloji, algıyı, beynimizin dış dünyadan gelen uyaranlara anlam verdiği zihinsel süreç olarak tanımlar, bu da bizim gerçeklik deneyimimizi yaratır.

Bu sürecin işleyiş şekli, yetiştirilme tarzımızın kültürel şartlanmasından duygularımıza, hislerimize ve kişisel deneyimlerimize kadar pek çok şeye büyük ölçüde bağlıdır. Eğitsel psikolog Kendra Cherry şöyle yazıyor:[2]

Tüm Reklamları Kapat

Psikolojide, algısal küme olarak bilinen şey budur. Algısal bir küme, temelde olayları yalnızca belirli bir şekilde görme eğilimidir. Algısal kümeler çevremizdeki dünyayı nasıl yorumladığımızı ve ona nasıl tepki verdiğimizi etkileyebilir ve bir dizi farklı faktörden etkilenebilir.

Yazar ekibinden Don ve Sandra Hockenbury ise şöyle yazıyor:[3]

Algılama, bir bireyin beklentilerinden, güdülerinden ve ilgilerinden de etkilenebilir. Algısal küme terimi, nesneleri veya durumları belirli bir referans çerçevesinden algılama eğilimini ifade eder. Algısal kümeler genellikle bizi makul ölçüde doğru sonuçlara götürür. Eğer götürmeseydi, daha doğru olan yeni algısal kümeler geliştirirdik. Ancak bazen algısal bir küme bizi yanıltabilir. Örneğin, UFO'lara büyük ilgi duyan biri, alışılmadık bulut oluşumlarını bir uzaylı aracı olarak kolayca yorumlayabilir.

Arizona Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde araştırmacı olan Mary Peterson şöyle söylüyor[4] :

Daha ileri çalışmalar, bunun sürekli ve büyük ölçüde bilinçaltı bir süreç olduğunu göstermiştir. Pek çok teorisyen, beynin, tüm bunları işlemesi için çok fazla enerjiye ihtiyaç duyduğunu ve nihayetinde ise yalnızca algılayacağınız şeyi işlemeye zaman harcayacağını düşünmektedir. Yani, aslında beyniniz neyi algılayacağınıza karar veriyor. Tüm bilgileri işliyor ve sonra en iyi yorumun hangisi olduğunu belirliyor... Bu, beynin her zaman ne yaptığına dair bir bakış açısı sunuyor. Her zaman çeşitli olasılıkları gözden geçiriyor ve dışarıda olanlar için en iyi yorumu belirliyor. En iyi yorum ise duruma göre değişebilir.

Dünya dışı yaşamın nasıl olması gerektiğine dair varsayımlarımız ve önyargılı fikirlerimiz, algılarımızı etkileyebilir ve bizi, hiçbirinin olmadığı yerde yaşamın varlığına dair kanıtlar görmeye yönlendirebilir. Aynı kavramlar ve varsayımlar, herhangi bir olası gerçek kanıtı kabul etmemizi de engelleyebilir mi?

Bu açıdan bakıldığında, insan türünün galaksinin başka bir bölümünde yeterince gelişmiş bir uygarlığın varlığını kabul etmesi ve anlaması ne kadar mümkün olabilir? Nörobiyolojimiz ve zihnimiz, karasal ortamların fiziksel gerçekliğinin küçük bir bölümünü algılamak ve anlamak için evrimleştiyse, tamamen yabancı bir şeyi anlamak için ne kadar donanımlıdırlar? Yoksa evrendeki tüm yaşam arasında paylaşılan, bu soruyu alakasız kılan bir ortak varoluş var mıdır? Bilim insanı ve fütürist Michio Kaku şu örneği veriyor:[5]

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Diyelim ki ormanın ortasında bir karınca tepemiz var ve karınca tepesinin hemen yanında, on şeritli bir süper otoyol inşa ediyorlar. Karıncalar on şeritli bir süper otoyolun ne olduğunu anlayabilir mi? Karıncalar, yanlarına otobanı inşa eden varlıkların teknolojisini ve niyetlerini anlayabilirler miydi?

Astronom ve araştırmacı Thanassis Vembos'a göre bu tür analojiler, yalnızca organik yaşam biçimlerinin varlığını ima ettikleri için biraz yanıltıcıdır:

Zihnimizi, bizi cezbeden ve bizi belirli düşünce kalıplarına ve gerçekliğin tanımlarına hapseden "yaşam" ve "zeka" gibi kelimelere verdiğimiz katı tanımlardan arındırmalıyız. Bir tarlada büyüyen tek şey buğday mıdır? Karahindiba ve mantarlar da var. Ve tüm gezegende sadece böyle olan tek bir tarla mı var? Bu nedenle, başka çiçekler ve ağaçların yanı sıra kendine özgü bir çeşitliliğe sahip bir hayvan alemi yok mu? Hayal etsenize, evrende farklı madde biçimleri olduğu gibi, organik veya inorganik maddeden tamamen farklı durumlar da söz konusu olabilir. Ara bir durum değil, tam anlamıyla farklı olan.

Kendimizi, Dünya dışı yaşamın olması gerektiğini düşündüğümüz yerleşik kalıpların dışına çıkmaya zorlamak, uzun vadede bir tür olarak en iyi hayatta kalma stratejilerimizden biri olabilir. Aynı zamanda algı farklılığı, Fermi Paradoksu için birçok olası çözümden birisi olarak örnek gösterilebilir. Astronom ve popüler bilim anlatıcısı Carl Sagan'ın içgörülü bir şekilde belirttiği gibi:

Daha derin bir anlamda Dünya dışı zeka arayışı, kim olduğumuzu araştırmaktır.
Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
50
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 15
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Muhteşem! 4
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • Bilim Budur! 2
  • Üzücü! 2
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • Korkutucu! 1
  • Güldürdü 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: AmericaSpace | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. Barrow. The Artful Universe Expanded, Oxford University Press. (20 Kasım 2020). Alındığı Tarih: 20 Kasım 2020. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
  • ^ K. Cherry. Perceptual Sets In Psychology. (20 Kasım 2020). Alındığı Tarih: 20 Kasım 2020. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. Hockenbury, et al. Psychology, Fifth Edition, Worth Publishers. (20 Kasım 2020). Alındığı Tarih: 20 Kasım 2020. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. Peterson. ‘Your Brain ‘Sees’ Things Even When You Don’t’, Association For Psychological Science. (20 Kasım 2020). Alındığı Tarih: 20 Kasım 2020. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. Kaku. Impossible Science. (20 Kasım 2020). Alındığı Tarih: 20 Kasım 2020. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/04/2024 04:46:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9572

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Kas
Foton
Diş Sorunları
Hormon
Güneş Sistemi
Üreme
Yatay Gen Transferi
Ekonomi
Buz
Haber
Halk Sağlığı
Kalıtım
Yörünge
Önyargı
Cinsel Yönelim
Depresyon
Hekim
Yaşlılık
Hindistan
Fotoğraf
Ufo
Yaşanabilir Gezegen
Egzersiz
Işık Hızı
Obstetrik
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
L. P., et al. Oldukça Sınırlı Olan İnsan Algısı, Dünya Dışı Akıllı Yaşam Arayışını Yanlış Yönlendirebilir mi? Uzaylıları Algılayabilir miyiz?. (24 Kasım 2020). Alındığı Tarih: 25 Nisan 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/9572
P., L., Köse, M., Bakırcı, Ç. M. (2020, November 24). Oldukça Sınırlı Olan İnsan Algısı, Dünya Dışı Akıllı Yaşam Arayışını Yanlış Yönlendirebilir mi? Uzaylıları Algılayabilir miyiz?. Evrim Ağacı. Retrieved April 25, 2024. from https://evrimagaci.org/s/9572
L. P., et al. “Oldukça Sınırlı Olan İnsan Algısı, Dünya Dışı Akıllı Yaşam Arayışını Yanlış Yönlendirebilir mi? Uzaylıları Algılayabilir miyiz?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Translated by Mücahid Köse, Evrim Ağacı, 24 Nov. 2020, https://evrimagaci.org/s/9572.
P., Leonidas. Köse, Mücahid. Bakırcı, Çağrı Mert. “Oldukça Sınırlı Olan İnsan Algısı, Dünya Dışı Akıllı Yaşam Arayışını Yanlış Yönlendirebilir mi? Uzaylıları Algılayabilir miyiz?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Translated by Mücahid Köse. Evrim Ağacı, November 24, 2020. https://evrimagaci.org/s/9572.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close