Notaların İsimleri Nereden Geliyor?
/old/content_media/29a8345238d0d8fcdf7e3a429fb1c089.jpg)
- Özgün
- Müzikoloji
Bu Makalede Neler Öğreneceksin?
Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.- Müzik, doğadan gelen seslerin insan yaşamında önemli bir yer tutan, anlamlı ve biçimlendirilmiş ses titreşimleriyle oluşturulan evrensel bir dildir.
- Müziğin alfabesi yedi notadan oluşur ve bu notalar, Guido d'Arezzo'nun geliştirdiği solfej sistemiyle 'Do, Re, Mi, Fa, Sol, La, Si' dizgesi halinde öğrenilir.
- Solfej yöntemi, müzik notalarını öğrenmeyi kolaylaştırmak için Aziz Lohannes Battista ilahisinden alınan hecelerle oluşturulmuş ve müzik eğitiminde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Müzik insan yaşamında çok büyük bir yer kaplamaktadır. Duymaya alıştığımız doğadan gelen sesler bir araya gelerek büyüleyici bir sanat eserine dönüşebilir. Bu seslere sıradan bir ateş yanarken odunların tutuşmasından dolayı çıkan çıtırtı sesleri, görkemli bir şelalenin yüksekten düşen su parçalarının birbirine hızla çarpması sonucunda ortaya çıkan sesler veya bir erkek çekirgenin dişisini etkilemek için arka ayaklarını veya kanatlarını birbirine sürterek çıkarttığı yüksek sesli vızıltı örnek olarak verilebilir.
Yukarıda verilen örnekler günümüzde yaşayan çoğu insanın "sıradan doğa sesleri" olarak nitelendirebileceği sesler iken bundan çok uzun süre önce yaşayan insanlar için daha farklı bir anlam taşımaktaydı. Atalarımızın doğadan gelen sonsuz çeşitteki sesleri dinsel ayinlerde kullanmasıyla müziğin yapı taşları olan ses işlenmeye başlamıştır.
İnsanlığın gelişmesiyle medeniyetler içerisinde müziğin yeri daha fazla önem taşımaya başlamıştı. Savaşların çoğunlukta olduğu dönemlerde savaşa giden askerlerin kendi ulusuna olan bağlılığını arttırmak için ve savaş meydanlarında daha öz güvenli ve cesur savaşabilmesi için bu duyguların yoğunluğunu arttırıcı müzikler kullanılmıştır. Bunun dışında insanların acılarını dindirmek için onlara sükunet ve huzur verici müzikler dinlettirmenin olumlu sonuç verdiği düşünülmekteydi. Günümüzde ise siyasi liderler seçim propagandalarını kendilerini en iyi anlatan müzik eşliğinde yapmaktadırlar.
Bir Dil Olarak Müzik ve Alfabesi
Müzik sözcüğü dilimize Fransızca olan musique kelimesinden, Fransızcaya ise Eski Yunancadan (mousikḗ) geçmiştir.
Müzik, sesin biçim ve anlamlı titreşimler kazanmış halidir. Sesin ve sessizliğin belirli bir zaman aralığında ifade edildiği sanatsal formdur. Müzik de bir çeşit dil olup kendini diğer dillerden ayıran bir özelliği vardır. Bu özellik, dünya üzerindeki bütün toplumların kullandığı tek ortak dil olmasıdır (bazı yaklaşımlara göre bir tek "matematik" istisnasıyla).
Bu dilin harfleri bizim kullandığımız harf sisteminden biraz daha farklıdır. Alfabesi 7 harften oluşmaktadır. Bizim kullandığımız alfabedeki harflerin bir araya gelip sonsuz anlamlara geldiği gibi bu 7 harf de bir araya geldiğinde sonsuz anlam kazanabilir. Müzik dilinin harfleri nota olarak isimlendirilmektedir. Bu adlandırma dilimize yine Fransızcadaki note sözcüğü ile geçmiştir. Fransızcaya ise Latinceden (nota) girmiştir. Türkçe sözlükte ilk anlamı müzik işaretidir. Notalar bir müzik sesini belirtmeye ve müzik eserlerinin yazılmasına ve okunmasına yarayan işaretlerdir.
/old/content_media/ee7905bb4d6a3a130569ccde1ccddf27.png)
Solfej
Müzikte perde konusunu ve müzik notalarını ilk görüşte okumayı kolaylaştırmak için geliştirilmiş olan yönteme solfej denir. Solfej, birçoğumuzun eğitim hayatında gördüğü "Do, Re, Mi, Fa, Sol, La, Si (ya da Ti)" şeklinde söylenen dizgedir.
Bu dizge, Guido d'Arezzo tarafından oluşturulan bir sistematik ile başlamıştır. 1030 yılında Guido bir grup koro öğrencisine Aziz Lohannes Battista ilahisindeki mısraları kolay öğretebilmesi için elinin parmaklarındaki çukurlara ve tümseklere metnin ilk hecelerini yazmıştır. Bu mısra şu şekildedir:
Ut* queant laxis , (sadece senin hizmetçilerin)
resonare fibris, (özgürce ilahi söyleyebilir)
Mira gestorum, (mucizeleri hakkında)
famuli tourum , (işlerin hakkında)
Solve polluti, (günahlarının lekelerini sil)
labii reatum, (onların dudaklarından)
Sancte Iohannes... (Aziz John...)
*Ut sesi uzatılamadığı için sonradan do olarak değiştirilmiştir.
Böylece müziğin yapı taşları ortaya çıkmıştır. Aslında Rahip Guido 7 notadan 6 tanesini kendisi bulmuştur. Sonradan si notası eklenerek "Do, Re, Mi, Fa, Sol, La, Si"den ibaret olan notalar ortaya çıkmıştır.
/old/content_media/c45c35a47b330cb4c7d1792f4544d418.jpg)
Bu arada; bu dizginin daha ziyade Türkiye, İtalya, Portekiz, İspanya, Fransa, Romanya, Yunanistan, Rusya, Moğolistan, İran, Arabistan, İsrail, Ukrayna ve Bulgaristan gibi ülkelerde kullanıldığını vurgulamakta fayda var. Geriye kalan ülkelerde bu dizge yerine C-D-E-F-G-A-B dizgesi kullanılmaktadır - ki bunu müzik notalarında (ve tablarda) halen görmek mümkündür.
Bu makale üzerine konuşmaya devam et
Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.
- Tebrikler!33

- Muhteşem!8

- İnanılmaz5

- Merak Uyandırıcı!5

- Mmm... Çok sapyoseksüel!2

- Umut Verici!1

- Bilim Budur!0

- Güldürdü0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- Kamer Güngör. Nota Yazısının Tarihsel Gelişimi. (15 Kasım 2018). Alındığı Tarih: 15 Kasım 2018. Alındığı Yer: Sahne ve Müzik | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?
Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 30.10.2026 19:12:08 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/7451
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.