Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Dinlenen Müziklerin Sözleri, Gençleri Kötü Davranışlara İtiyor Olabilir mi?

Dinlenen Müziklerin Sözleri, Gençleri Kötü Davranışlara İtiyor Olabilir mi?
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Ülkemizde de aralıklarla gündeme gelen bir konu, özellikle de hip hop ve rap gibi şarkı türlerinde geçen sözlerin şiddet, alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığı gibi kötü davranışları tetikliyor olabileceğine yönelik endişelerdir. Türkiye'de özellikle de gençlerin boş zamanlarında yaptıkları etkinlikler arasında en üst sıralarda yer alan müzik dinlemek geldiği, ortalama bir gencin günde 2.5 saat müzik dinlediği ve en popüler şarkıların 3'te 1'inin alkol veya uyuşturucu kullanımından söz ettiği (yani ortalama bir gencin müzik dinlediği saat başına 35 kere alkol veya uyuşturucuya maruz kaldığı) düşünülecek olursa, bu soru önem arz eder hale gelmektedir.

Dahası, rap gibi bazı spesifik müzik türlerinin özellikle hedef alınması şaşırtıcı değildir: 1990'lı yıllarda ABD'de yapılan bir araştırmada, rap türündeki şarkıların %47'sinde alkol tüketiminden bahsederken, alkolden bahsetme oranının country müzikte %13, hot-100 veya top-40 gibi listelerde %12, alternatif rock müzikte %10 ve heavy metal müzikte %4 olduğu gösterilmiştir. Ayrıca her 3 rap şarkısından 2'sinde yasa dışı uyuşturuculardan bahsedilirken, diğer şarkı türlerinde bu oran %10 dolaylarında kalmıştır. Daha net kıyaslayacak olursak: Yapılan bir araştırmaya göre, sadece pop müzik dinleyen bir genç, uyuşturucu kullanımından bahseden sözlere günde 5 defa maruz kalırken, sadece rap dinleyen biri günde 251 referansa maruz kalır. Ortalama müzik dinleyicisi için bu sayılar günde 84, haftada 591, yılda 30.732 referans düzeyindedir.

Ayrıca zaman içinde rap şarkılardaki kötü davranış referansları sıklaşmıştır: 1997 yılında yayınlanan rap şarkılarında alkolden bahsetme oranı, 1979'a oranla 5 kat artmıştır (%8'den %44'e çıkmıştır). Ayrıca 1970-1989 yılları arasında alkolden bahseden rap şarkılarında bu referansların %43'ü alkole yönelik pozitif bir tona sahipken, bu oran 1994-1997 yılları arasındaki rap şarkılarında %73'e çıkmıştır. Rap ve rock şarkılarının kliplerindeki şiddet ve kriminal faaliyet imgeleri de diğer müzik türlerinin 2 katı kadardır.

Elbette toplumun evrimi, sanatın da evrimini tetiklemektedir. Örneğin 2000'lerden önce sigara tüketimine yönelik imgeler daha yoğunken, 2005 yılı itibariyle popüler olan şarkıların sadece %3 civarında sigara tüketildiği görülmekteydi. Buna karşılık, şarkıların %14'ünde marijuana, %24'ünde alkol, %12'sinde diğer maddelerin kullanımından söz edilmekteydi. 2005 yılında popüler olan 279 şarkıdan sadece %4'ü uyuşturucu-karşıtı veya alkol-karşıtı nitelikteydi.

2017 yılında Billboard'un en çok dinlenen 100 şarkısından %33.7'sinde en az 1 defa alkolden söz edilmektedir. Bu temayı şarkılarında en çok işleyen sanatçılar arasında Flo Rida, Drake ve Lil Wayne gelmektedir. Bu şarkıların hepsi alkolizmi öven nitelikte değildir; bazıları, ağır alkol tüketiminin yarattığı sorunlara da değinmektedir.

The Ringer

Sorulması Gereken Sorular

Bu durumda şu soru doğmaktadır: Eğer bir genç, bu tür olumsuz davranışları pekiştiren, telkin eden veya öven müziklere uzun süreler boyunca maruz kalacak olursa, bu kişinin davranışları negatif yönde değişebilir mi? Eğer öyleyse, bu davranışları yeren veya eleştiren perspektiften müzik üretilecek olursa, toplumdaki olumsuz davranışları azaltmak mümkün olabilir mi?

Burada dikkatinizi çekmek istediğimiz kritik nokta şudur: Bu yazımızda incelediğimiz, belirli müzik türlerinde bu davranışların sergilenmesinin uygun olup olmadığı değildir; zira bu tür bir inceleme, daha ziyade etik, sanat, felsefe ve kamu sağlığı boyutunda, meta bir tartışma olacaktır ve yukarıdaki sorunun kapsamının ötesindedir.

Benzer şekilde, burada ayıklamak istediğimiz nokta, halihazırda olumsuz davranışlar sergileyen kişilerin belirli müzik tiplerini seçip seçmediği konusu da değildir. Elbette, eğer ki belirli davranışları sergileyen kişiler belirli müzik türlerini tercih ediyorlarsa, o müzik türlerini dinleyenlere yönelik yapılacak bir incelemede, o türün kitlesinin olumsuz davranışları sergileme ihtimali daha yüksek olacaktır. Zaten bugüne kadar yapılan deneysel çalışmalar, hard rock, heavy metal, rap ve tekno gibi müzik türlerini dinleyen gençler arasında alkol ve yasadışı uyuşturucu kullanımının daha yüksek olduğunu göstermeyi başarmıştır.

Burada sorduğumuz, halihazırda bu tür olumsuz davranışları sergilemeyen ve bu tür davranışlara yönelik başka sebeplerle (ailevi problemler gibi) meyilli olmayan bireylerin, bu tür müziklere maruz kalması sonucunda davranışlarında herhangi bir değişim olup olmadığıdır.

Elbette bu sorunun yanıtını vermek kolay değildir; çünkü insanlar, çok karmaşık sosyal ve psikolojik yapılara sahiplerdir ve bir davranış, genellikle çok sayıda faktörün bir arada çalışması sonucunda ortaya çıkar. Bu nedenle, belirli müzik türlerini dinleyen kişilerin belirli davranışları sergileme ihtimalinin zamanla arttığını gösterebilseydik bile, bu davranış değişiminin nedeninin bu müzik türü olduğunu aceleci bir şekilde ileri süremezdik. Çünkü korelasyon, her zaman neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmez.

Katarsis Hipotezi ve Müziğin Gücü

Yine de bir korelasyon kurabilmek, konuya yönelik atabileceğimiz ilk bilimsel adımdır: Örneğin 2016 yılında yapılan bir araştırmada, 15-25 yaş arası üniversite öğrencileri arasında rap müzik dinleme ile alkol tüketimi, problemli alkol tüketimi, yasa dışı uyuşturucu tüketimi ve agresif davranışlar arasında güçlü ve pozitif bir ilişki tespit edilebilmiştir.

Ne var ki rap müzik gibi türlere daha fazla maruz kalma sonucunda kötü davranışlardan söz eden sözleri daha çok dinlemenin, bu davranışlarda herhangi bir değişime sebep olup olmadığı konusu çok net değildir ve halen tartışmalıdır. Yapılan çalışmalarda, olumsuz nitelikteki bir müziğe kısa bir süreliğine (örneğin 1 dakikalığına) maruz kalmanın davranışları değiştirmekte neredeyse hiçbir etkisi olmadığı gösterilmişse de, daha uzun süreli maruziyet konusunda cevaplanmayı bekleyen soru işaretleri bulunmaktadır. Aşağıda örnekleyeceğimiz gibi, farklı çalışmalardan birbiriyle çelişen sonuçlar almak mümkün olmuştur.

Müzik, Olumsuz Davranışları Tetikleyebilir mi?

Müziğin davranışları değiştirebilme gücü konusunda, korelasyonun ötesine geçerek nedensellik iddia eden çalışmalar da yapılmıştır.

Örneğin Pittsburgh Üniversitesi'nden Denise Herd, ABD'nin güney eyaletlerinde popüler olan rap şarkılarında sözü edilen reçeteli öksürük şuruplarının hatalı bir şekilde övülmesi sonucunda gençler arasında kodeine bulanmış öksürük şurubu tüketiminin arttığını söylemektedir. Dolayısıyla şarkı sözlerindeki telkinlerin gençlerin davranışını değiştirdiği söylenebilir.

Buradaki kritik nokta, olumsuz davranışları pekiştiren veya olumlayan nitelikteki müziklerin, o davranışların gençler arasındaki kabul edilebilirliğini arttırıyor olmasıdır. Dolayısıyla bu davranışlara doğrudan neden olmuyor olsa bile, bu davranışların ortak bir müzik kültürünü paylaşan gençler arasında daha kolay yayılabilmesi için uygun zemini hazırlamaktadır.

Bir diğer örnek olarak, 2003 senesinde yapılan bir araştırmada, 5 ayrı deneye tabi tutulan gençlerde, vahşeti öven ve yücelten şarkılar dinletilen gençlerde şiddete yönelik algılar, vahşeti öven içerikte olmayan şarkılar dinletilenlere göre daha güçlü ve yoğun bir şekilde gelişmiştir. Deneylerde, vahşet içerikli şarkılar dinleyenlerde vahşet içerikli düşüncelerin arttığı saptanmıştır. Ayrıca bu etkinin, şarkının niteliği ve türünden bağımsız olduğu, yani esprili bir dille de yazılmış olsa, ciddi bir dille de yazılmış olsa aynı şekilde şiddet eğilimini arttırdığını gösterilmiştir.

Bu araştırmanın önemli tarafı, müzik dinleme öncesi ve sonrasında davranışların nasıl değiştiğini ölçmüş olmasıdır; yani hatalı korelasyonlara düşmekten kaçınmıştır. Buna göre sonuçlar, katarsis hipotezi olarak bilinen bir argümanı çürütmektedir: Bu hipoteze göre, agresif duygu ve düşünceleri müzik gibi tehlikesiz araçlar yoluyla ifade etmek, kişinin agresiflik düzeyini düşürecektir. Ne var ki deneysel sonuçlar bu sonucu desteklemiyor gibi gözükmektedir. Ancak araştırmada, müzik dinlemenin saldırgan davranış üzerindeki kısa dönem ve uzun dönem etkilerinin netleştirilmesi için daha fazla araştırma yapılması gerektiği de vurgulanmaktadır.

Müzik, Olumsuz Davranışları Dizginleyebilir mi?

Katarsis hipotezi, farklı delillerle desteklendiği için ölmeye niyetli değil gibi gözükmektedir. Örneğin Queensland Üniversitesi'nden araştırmacılar, deneklerinin başından geçen öfke uyandırıcı anıların üzerine giderek onları kasten sinirlendirmiştir. Sonrasında bir gruba hardcore metal müzik dinletmişler, diğerlerinin ise sessizce oturmasını istemişlerdir. Öfkeyi tetiklediği söylenen müzik türünü dinleyen bireylerdeki pozitif duygu oranı, sessizce oturanlara göre çok daha yüksek olmuştur.

Benzer şekilde, 2014 yılında yapılan bir diğer araştırmada, üzgün müziğin vücut içi dengenin (homostazinin) sağlanmasında yardımcı olabileceği gösterilmiştir. Bu bulgular, 2005 yılındaki bir diğer çalışmanın gösterdiği üzere, üzgün müzik dinlendiğinde aktifleşen beyin bölgelerinin homeostazi ile ilişkili beyin bölgeleri ile (OFC, nucleus accumbens, insula ve singulat gibi) aynı olduğu bulgusu ile uyumludur.

Müzik, Olumsuz Davranışlarda Etkisiz Eleman Olabilir mi?

Ancak herkes müziğin belirli olumsuz davranışların sebebi olduğu konusunda aynı kanaatte değil. Örneğin 2013 yılında yapılan bir araştırmada, müziğin duyguları ve davranışları nasıl etkilediğinin, halihazırda altta yatan nedenlerle ilişkili olduğu gösterilmiştir (yani başta da uyardığımız gibi, diğer faktörlerin etkisini görmekteyiz). Klinik depresyon eğilimi olan bireyler, üzgün ve negatif şarkılar dinledikten sonra daha kötü hissetmektedirler; ancak bu tür eğilimleri olmayan bireyler, üzgün şarkılardan sonra daha iyi hissettiklerini belirtmektedirler. Üzgün veya negatif içerikli şarkıların, insanın iç dünyasında duygularını gözden geçirmesine ve insanlarla daha iyi ilişkiler kurulmasına katkı sağladığı gösterilmiştir. Northwestern Üniversitesi'nden Eric Beeson şöyle diyor:

Müzik, gençlerin alkol tüketmesinin sebebi değildir; ama onları alkol tüketmeye teşvik edebilir. Alkol ve uyuşturucu kullanımından söz etmenin, gençlerde bunların tüketimini arttırdığını gösteren çalışmalar mevcuttur.

Öte yandan aynı araştırmada, mutlu şarkıların hem depresyona eğilimli olan, hem de olmayan kişilerde daha fazla pozitif duyguları tetiklediği gösterilmiştir.

Yazımızın başında, gençler arasında yaygın olarak dinlenen rap gibi müzik türlerinde uyuşturucu referanslarının arttığını söylemiştik. Fakat 2014 yılında yapılan bir araştırma, gençler arasında sigara ve uyuşturucu gibi maddelerin kullanımını tam tersi yönde gittiğini göstermekte ve müziklerin içeriği ile gençlerin davranışı arasında doğrudan bir ilişki kurulamayacağını, dikkate alınması gereken daha birçok faktör olduğunu (örneğin çeşitli uyuşturucu maddelerin serbest bırakılmasının yarattığı etkileri gözetmek gerektiğini) savunmaktadır:

Gençler arasında hem alkol hem de sigara tüketimi, 2014 senesinde, Geleceği Denetleme Proje'mizin başladığı 1975 senesinden bu yana olan en düşük seviyelerine ulaşmıştır. 2013-2014 yılları arasında reçeteli ilaçların, özellikle de narkotik maddelerin kullanımı ya sabit kalmıştır ya da azalmıştır. Gençlerin çeyreği geçtiğimiz sene içerisinde marijuana kullandığını itiraf etmektedir; buna karşılık gençlerin 7'de 1'inden azı uyuşturucu veya sigara tüketmektedir. (...) Bu, elbette yersiz rehavete kapılabileceğimiz anlamına gelmemektedir.

Sakin Müzik, Ahlaksız Davranışları Pekiştirmekte Kullanılabilir!

İlginç bir şekilde, 2011 yılında yayınlanan bir diğer çalışmada araştırmacılar, müziğin insanların ahlaki değer yargılarını değiştirebileceğini göstermiştir. Ancak ilginç olan sonuç bu değildir. İlginç olan, daha sakin müzikler dinleyen kişilerin ahlaksız davranışlar sergilemeye daha meyilli olabileceğinin bulunmuş olmasıdır.

Araştırmacılar, katılımcıların sahte bir radyo reklamı dinlemesini istemişlerdir. Reklamda bir internet sitesi, insanlar için sahte dokümanlar üreterek onların daha yüksek gelir elde edebilmesine yardımcı olabileceği söylenmektedir. Bu reklamı dinleyenlerin yarısına fonda Mozart'ın A Little Night Music allegrosu dinletilmiştir. Geri kalanına ise hiç müzik dinletilmemiştir.

Benzer şekilde, bir diğer deneyde katılımcılara yine bir internet sitesinin radyo reklamı dinletilmiştir. Bu defa internet sitesi, üniversite sınav kağıtlarında öğrencilere sahtekarlık yapma konusunda yardımcı olabileceğini söylemektedir. Katılımcıların yarısına James Brown'ın I Got You şarkısı dinletilmiş, diğer yarısına ise çekirgelerin sesi dinletilmiştir.

Her iki durumda da, sakin veya mutlu nitelikte olan arka plan müziğini dinleyen grubun ahlaksız reklamı onaylama oranı, hiçbir müzik dinlemeyen veya çekirge sesleri dinleyenlere göre daha yüksek olmuştur.

Araştırmacılar, bu bulgulardan yola çıkarak, müziğin doğru bir şekilde kullanılması halinde ahlaksız davranışları pekiştirici bir rol üstlenebileceği sonucuna varmışlardır. Öyle ki, müzikli arka plana sahip reklamı dinleyen deneklerinden bazıları, reklamda söylenenleri daha "pozitif bir ışıkta gördüklerini" söylemişlerdir.

Sonuç

Sonuç olarak, müziğin duygu ve davranışlarımızı değiştirme gücü olduğu açıktır. Bu gücün, sıfırdan bir davranışı yaratabilecek kadar güçlü olup olmadığı henüz net değildir; yani halihazırda belirli davranışlara eğilimi olanlarda bu davranışları pekiştirme düzeyinde kalıyor olma ihtimali bulunmaktadır.

Ancak yine de toplumun belirli bir kesimi için "son damla" olabilme gücüne sahip olan bu sanat eserlerini üreten sanatçıların, bu yazımızdaki bulgular ışığında, söz yazımı pratiklerini gözden geçirmeleri veya belirli bir temayı işlerken, dinleyici kitlesinde bulunan kişilere hitap etme sırasında bu araştırmaların bulgularını göz önünde bulundurmaları tavsiye edilebilir.

Bu yöndeki her türlü teşvik, müzikte sansür uygulanması gibi çağ dışı yöntemler yoluyla değil, sanatçılar, kamu sağlığı yöneticileri ve bilim insanları arasında açık iletişim ağları oluşturarak toplumun doğru yönlendirilmesi şeklinde yapılmalıdır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 9
  • Merak Uyandırıcı! 3
  • Grrr... *@$# 2
  • Muhteşem! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 29/10/2020 12:03:45 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9007

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Bilim İnsanı
Uterus
Habercilik
Su Ayısı
Sars Virüsü
Müzik
Yaşlılık
Robot
Bakteri
Biliş
Maskeler
Mars
Korku
Atom
Diyet
Zihin
Kalp
Mers
Evrimsel Süreç
Savunma
Kedi
Gezegen
Oyun Teorisi
Bilim Felsefesi
Müfredat
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Büyük botanikçi Bichat'nın da dediği gibi, eğer ki herkes birebir aynı kalıptan çıkmış olsaydı, 'güzellik' diye bir şey var olmazdı. Eğer bütün kadınlarımız Venus de' Medici kadar güzel olsaydı, belki bir süre etkilenirdik; ancak kısa bir süre sonra gözlerimiz çeşit arardı. Ve çeşitliliği bulduğumuz anda, belirli özelliklerin, o anda var olan standartların ötesinde, birazcık daha abartılmasını görmek isterdik.”
Charles Darwin
Geri Bildirim Gönder