Tüm Reklamları Kapat

Neandertal “Kemik Flütü” Aslında Sırtlanların Kemirdiği Yavru Ayı Kemiği Olabilir

1dk
Neandertal “Kemik Flütü” Aslında Sırtlanların Kemirdiği Yavru Ayı Kemiği Olabilir
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Neandertal kemik flütü olarak bilinen delinmiş yavru ayı kemiklerinin aslında sırtlanların ısırıkları nedeniyle oluştuğu ve müzik aleti olmadığı bilimsel analizlerle ortaya konmuştur.
  • Diş izleri ve kemik hasarları incelendiğinde, bu kemiklerin Neandertal değil, modern insanlara ait Aurignacian kültür tabakalarından geldiği ve sırtlanların premolar dişleriyle delinmiş olduğu anlaşılmıştır.
  • Yavru ayı kemiklerinin yumuşak yapısı nedeniyle sırtlanlar tarafından delinip zarar görmesi, yetişkin ayı kemiklerinin ise sert yapısından dolayı tamamen parçalandığı ve bu nedenle sadece yavru kemiklerinde deliklerin bulunduğu belirtilmiştir.

Bilim insanları, en erken müzik enstrümanı olarak bilinen Neandertal “kemik flütü”nün, aslında, sırtlanların, yavru ayıların kemiklerini kemirmesi sonucu oluşmuş olabileceğini söylüyorlar.

Royal Society Open Science isimli akademik dergide yayınlanan çalışmanın yazarı olan Paleo-Logic Independent Institute of Geosciences’tan Cajus Diedrich, bu delinmiş yavru ayı femurlarının (uyluk kemiği) uzun zamandır Güneydoğu Avrupa’da “en eski Neandertal enstrümanı” olarak yanlış tanımlandığını düşünüyor. Diş izlerinin analizi, "kemik flüt"ün, sırtlanların ısırdığı fakat kıramadığı bir durumunda oluşabilecek şekilde olduğunu gösterdi.

Diedrich, mağaralardaki yetişkin ayı kalıntılarının %20'sinin, bebek ayıların ise %80'inin üzerinde yırtıcıların verdiği hasarlara rastlandığını söylemiştir. Analizler, yetişkin kemiklerinin tamamıyla parçalandığını, yavru kemiklerinin ise orta seviyede bir hasara uğradığını göstermiştir.

Tüm Reklamları Kapat

Diedrich, çalışmada, "Sırtlanlar, sadece alt ve üst çenelerindeki premolar dişlerinin ikisiyle birlikte ezerek oval biçimli ısırma izleri ortaya çıkarmışlar." diye yazmıştır.

"Kemik flüt" ilk defa, 1920'de Slovenya'da bulundu, Macaristan'ın Istallosko Mağarası'nda da benzer örneklere rastlandı. Araştırıcılar, bu dönemlerde, bu bulguların, en eski müzik enstrümanları olduklarına dair yayınlar yapmaya başladı.

Daha sonraki bulgular, deliklerin tam olarak müzik çalışmalarına uygun bir düzen içerisinde olmadığını gösterdi.

Diedrich, çalışmasında sırtlanlar tarafından kemikler üzerinde yapılan hasarları göstermiştir ve bu da daha önce "kemik flüt" diye tanımlanan bütün yayınlar için geçerli gibi görünüyor. Ayrıca, bu buluntuların "Neandertal" olarak isimlendirilmesinin de yanlış olduğunu, bu kalıntıların modern insana ait Aurignacian (MÖ 37.000-28.000 yılları arasına tarihlenen tarihöncesi kültür) tabakalarından geldiğini söylemektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Araştırıcılar, ayı kalıntıları bulunan bazı mağaralarda, aslanlar, sırtlanlar ve kurtlar tarafından yapılan ayı kemikleri üzerindeki hasarları incelediler. "Kemik flüt" olarak tanımlanan buluntularının, sırtlanların üst ve alt çenelerindeki premolar (küçük azı) dişleri ile delindiğini gösterdiler.

Sonuç olarak, Diedrich, "Delikleri olan ayı femurlarının (uyluk kemikleri), bütün önceki buluntular için, enstrüman olmadıkları ve aslında modern insanlar veya Neanderthaller tarafından bile yapılmadıkları anlaşılmaktadır." diyor. Ayrıca bu buluntuların, Neandertal Mousterian kültür tabakalarında bulunmadıklarını, modern insan kültürü olan Aurignacian/Gravettian tabakalarında bulunmuş olabileceklerini eklemiştir.

"Yavruların kemikleri yumuşak ve ince dış duvarlarına sahip, ergen ve yetişkinlerde kemik dokusu sertleşiyor. Bu durum, izlerin neden sadece yavru femurlarında bulunduğunu açıklıyor. Yetişkinlere ait kemikler, sert olduğu için, iliğe ulaşmak isteyen sırtlanların ısırığı, onları parçalara ayırıyor, fakat yavrular için aynı şey geçerli değil. Bu şekilde, sırtlanlar, Geç Orta ve Üst Paleolitik Dönemleri'ne tarihlenen mağaralarda, arkalarında "kemik flütler" olarak tanımlanan olan yavru ayı kemiklerini bırakıyorlar." diye açıklıyor.

Rastgele Yazıya Git
2
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: IBTimes | Arşiv Bağlantısı
  • Cajus G. Diedrich. (2015). ‘Neanderthal Bone Flutes’: Simply Products Of Ice Age Spotted Hyena Scavenging Activities On Cave Bear Cubs In European Cave Bear Dens. Royal Society Open Science. | Arşiv Bağlantısı
  • Hannah Osborne. Neanderthal 'Bone Flute' Musical Instruments Were Actually Hyenas Gnawing Bear Cubs. (22 Haziran 2018). Alındığı Tarih: 22 Haziran 2018. Alındığı Yer: IB Times | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 27.10.2026 23:28:43 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/7002

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et