Evrim Ağacı

Modern Yaşam Tarzımız, Mikrobiyom Çeşitliliğini Yok Ediyor Olabilir!

Modern Yaşam Tarzımız, Mikrobiyom Çeşitliliğini Yok Ediyor Olabilir!
Tavsiye Makale

Bu yazı, Popular Science isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu haber 5 yıl öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Amazon ormanının derinliklerinde bulunan Yanomami köyü, Batılı kültürü reddediyor. Köylüler üzerlerinden geçen helikopterleri görüyor olsa da bazı gruplar Batılılarla iletişim kurmadı ve onların modern yaşantılarıyla henüz tanışmadı. Bu tarz gruplar üzerinde yapılan çalışmalar sonucu yayınlanan makaleye göre, modern yaşam tarzımız vücudumuzda bazı değişimler yaratıyor. 

Vücudumuzun her yüzeyinde yer alan bakteri ekosistemi sağlımız üzerinde çok etkili. Bu mikrobiyom, bağışıklık sistemimizden davranışlarımıza kadar birçok yönden bizleri etkiliyor. Tabii ki mikrobiyal ekosistem bizleri hasta da ediyor. 

Science Advances dergisinde yayınlanan araştırma Batılılarla hiç irtibat kurmamış olan Yanomami kabilesi üzerinde yapıldı. Araştırmacılar 34 bireyin ağızlarını, derilerini ve yüzlerini bezle kapladı ve buradan elde ettikleri bakterilerin DNA’sını kontrol etti. Sonuç olarak da Yanomami grubunun insan grupları içerisindeki en yüksek mikrobiyal çeşitliliğe sahip olduğunu buldu. 

Köylülerin dışarıda çok fazla zaman geçirmesi, avlanması ve tabii ki antibiyotiklerle tanışmamış olması araştırmacılarca bunun sebebi olarak düşünülüyor. Ayrıca bu araştırma sayesinde atalarımızın mikrobiyom çeşitliliğine dair bir bakış açısı kazancağız. Yanomamiler, Venezuella’daki Guahibo Amerindians’lardan ve Güney Afrika’daki Malawian kabilesinden daha fazla mikrobiyal çeşitliliğe sahip çünkü bu kabileler Yanomamilere nazaran daha Batılı bir yaşam tarzı benimsemiş durumdalar. Araştırma batılılaştıkça mikrobiyal çeşitliliğin düştüğünü gösteriyor. Bu da neden bizim hastalıklara daha kolay yakalandığımızı gösteriyor. 

Araştırmanın baş yazarlarından birisi olan, New York Üniversitesi’nde insan mikrobiyomu üzerinde çalışmalar yürüten Maria Gloria Dominguez-Bello, bakteriyel çeşitlilik, sanayileşme ve diyabet, astım, obezite gibi hastalıklar arasında bir bağ olduğunu öne sürmüştü. Dominguez-Bello şunları demişti:

Geçtiğimiz 30 yıl içerisinde hastalıkları ortaya çıkaran bir şey olduğunu düşünüyoruz. Bunda etkili olan şeyin mikrobiyom olabileceğini düşünüyoruz.

Fakat probiyotikleri biriktirmeye başlamadan önce, Harvard’ın epidemiolojistlerinden biri olan William Hanage, araştırma hakkında bazı önemli noktaları aklımızda bulundurmamızı istiyor. İlk olarak, zaman makinesi olmadan Yanomami kabilesinin mikrobiyom çeşitliliğinin atalarımızınkini temsil ettiğini söyleyemeyeceğimizi söylüyor.

İkinci olarak da, mikrobiyom - insan sağlığı ilişikisi son derece karışıktır. Düşük çeşitliliğin hastalıklara sebep olduğunu biliyoruz, fakat bu net bir çıkarım değil. JHanage şöyle diyor:

Bu, çeşitliliğin kesinlikle daha sağlıklı olduğunu söylemek olur.

Ayrıca, Yanomami kabilesinin sahip olduğu bazı mikroplar hastalık yapıcı olabilir.

Buna rağmen bazılarının da yararlı etkileri var. Meslea, Oxalobacter formigenes isimli bir bakteri böbrek taşı oluşumunu engelliyor ve bu bakteri Amerikanlara kıyasla Yanomami kabilesinde daha büyük oranda var. Yazarlar, Yanomami kabilesi gibi gruplar üzerinde yapılan araştırmaların bakterilerin tedavi edici özelliklerinin keşfedilmesini sağlayacağından umutlu. Bu bakteriler, Batılı popülasyonların sahip olduğu kronik hastalıkların çözümünün anahtarını elinde tutuyor olabilir.

Araştırmanın bir önemli bulgusu daha var: Yanomami mikropları antibiyotiklere duyarlı olsa da, bakteriler antibiyotik direnci geni taşır ve eğer bu gen aktive edilirse karşılarındaki insan yapımı antibiyotik bile olsa ondan etkilenmeyebilir. Yanomami kabilesi, Batılı kültür ile hiç karşılaşmadıklarından dolayı bakteri antibiyotik direnç genini aktive etmeye ihtiyaç duymadı. Bu şaşırtıcı bir şey değil, hatta bunu bilmek güzel, özellikle de hastalık yapan bakterilerin antibiyotiğe giderek daha fazla direnç kazandığını düşünecek olursak. Araştırmanın baş yazarlarından Gautam Dantas şunları söylüyor,

Direncin yayılmasını önlemek için en önemli aşama tabii ki bu direncin nereden geldiğini anlamaktır.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/06/2020 03:48:23 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3554

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Güncel
Beslenme Davranışları
Seçilim
Şempanzeler
Sahtebilim
İnsanın Evrimi
Yeni Koronavirüs
Bilim İnsanları
Yörünge
Botanik
Sars-Cov-2 (Covid19 Koronavirüs Salgını)
Hasta
Sürüngen
Ara Geçiş Türleri
Ses Kaydı
Coronavirus
Etoloji
Biyoloji
Üreme
Diyet
Bağışıklık
Teori
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Kedigiller
Robot
Beslenme Bilimi
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Sahtebilim, virüs gibidir. Düşük dozda zararsız olabilir; ancak belli bir seviyeye ulaşınca mide bulandırır.”
Phil Plait
Geri Bildirim Gönder