Mikroevrim ve Makroevrim: Harfler ve Renkler Üzerinden Basit Evrim Anlatımı!

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Aşağıda göreceğiniz, evrimin nasıl işlediğini öğretmek amacıyla hazırladığımız bir metindir. Lütfen üşenmeden, baştan sona kadar okuyunuz.

Renklerle Evrimi Anlamak...

Eğer başta kıpkırmızı renkte bir metne sahipsek ve metnin rengini her harfte azıcık değiştirmeye karar verirsek, bu renk değişimi çok çok az fark edilebilir olabilir; ama bu, yine de ölçülebilir bir değişimdir! Örneğin, metindeki harflerin HEX kodlarına veya RGB değerlerine bakarak, istediğiniz iki harf arasındaki farkın ne kadar olduğunu tam olarak ölçebilirsiniz. Yazı renginin bu noktaya kadar halen kırmızı olduğunu düşünebiliriz; ancak ortada bir renk değişimi olduğu bellidir. Eğer yazmayı yeterli uzunlukta sürdürürsek, bu yazıya dışarıdan bakan biri tam olarak hangi harfte rengin kırmızı olmayı bırakıp, kahverengi olduğunu tespit edebilir miydi? Metin devam ettikçe, harf rengi de "mikroevrimleşmeye" devam ediyor; ancak göreceğiniz üzere, kırmızıyla tamamen alakasız bir renge ulaşacağız!

Burada ne anlatmaya çalıştığımızı anlıyorsunuz: Türlerin özelliklerinde meydana gelen değişimlerin ufak olması, değişimler "birikimli" olduğu müddetçe tamamen önemsizdir! Yani her ufak değişim, kendisinden önceki diğer ufak değişimlerin üzerine ekleniyorsa, bir özellik atasal versiyonundan tamamen farklı bir duruma evrimleşebilir. Bu süreçte birçok ara basamaktan geçer ve bu basamakların hiçbiri, kendisinden bir önce gelen harften dikkate değer miktarda farklı değildir. Ancak değişim yaşanmaktadır; tür, farklılaşmaktadır.

Elbette "yeşil" veya "kırmızı" dediğimiz rengin yazılımsal renk kodu karşılığını (örneğin HEX kodu aralıklarını) herkesin hemfikir olacağı şekilde belirleyecek olursak, "ara renklerin" tam olarak nerede bitip, nerede başladığını tespit edebiliriz. Ancak dikkat edin: Bu kategorizasyon neredeyse tamamen keyfidir! Sadece anlatım ve sınıflandırma kolaylığı sağlaması amacıyla yapılır. Aslen kesintisiz (süreğen) olan süreci, kendi belirlediğimiz özellik aralıklarına göre daha ufak parçalara böleriz. Böylece iletişim kolaylığı sağlarız.

İşte türler için yaptığımız da budur: Doğada türler, atasal formlarından kademeli ve yavaş bir şekilde evrimleşirler. Biz, olay yerine sonradan gelmiş detektifler olarak, evrimin nasıl yaşandığını anlamaya çalışırız ve etrafımızda gördüğümüz türleri belirli özelliklerine göre kategorize ederiz. Fakat bizim nasıl kategorize ettiğimiz, sonucu değiştirmez: En nihayetinde atasal bir tür, çok yavaş ve birikimli bir şekilde, nesilden nesle farklılaşarak ve sayısız ara türden geçerek, yepyeni özelliklere sahip türlere evrimleşmektedir. Bu ara türlerin her biri kendince özgün türlerdir; hiçbiri yamuk yumuk olmak zorunda değildir. Hatta bunlar, diğer türlerin karışımı bile değildir. Bunlar, ataları ile torunları arasında bir köprü görevi gören, kendine özgü nitelikleri olan ve bu nitelikleri, hem atalarını hem torunlarını bir miktar yansıtan türlerdir. İşte türlerde ufak değişimlerin nesiller boyu birikmesi sonucu meydana gelen büyük, gözlenebilir değişimlere "makroevrim" deriz. Mikroevrim, uzun vadede makroevrimi yaratır. Damlaya damlaya göl olur! Bu, kaçınılmazdır!

Gördünüz mü? Genel yanlış anlaşılma; evrimin bir filin bir fareden bir anda meydana geldiğini söylediğini düşünmektir. Filler farelerden evrimleşmemiştir ya da son halleriyle var olmamışlardır! Ya da hata, aptalca bir şekilde, bir insanın bir maymundan doğuverdiğine inanmaktır. İnsanlar, günümüzdeki hiçbir maymun türünden evrimleşmemiştir! Makroevrim (veya evrim), bu değildir!

Makroevrim ile mikroevrim arasında sadece tek bir fark vardır ve bu fark, kelimelerin ön eklerinden gelmektedir: Makro ve mikro! Bunların her ikisi de evrimin ta kendisidir; sadece gözleyebileceğiniz ölçekler farklıdır. Mikroevrim, türlerde meydana gelen küçük değişimlerdir. Daha kısa zaman aralıklarında gözlenebilirler. Makroevrim ise, bu küçük evrimsel değişimlerin uzun bir zaman dilimi içinde birikmesiyle oluşan büyük evrimsel değişimlerdir. Bunları gözlemek için daha geniş zaman aralıklarını, kimi zaman milyonlarca yıllık zaman dilimlerini kullanmanız gerekir. Buna rağmen, bugüne kadar makroevrimi genlerle, fosillerle ve laboratuvar şartlarında yapılan gözlemlerle bile gözlemeyi başardık!

Şimdi size soruyoruz: Bu metni okuyan siz, yukarıdaki iki paragrafta ilk olarak hangi harfin "yeşil" değil de "mor" olduğunu bize söyleyebilir misiniz? Bu metinde "kırmızı" renk, tam olarak hangi sözcükte artık "kırmızı" olmayı bırakmıştır? Yazıdaki renk değişimindeki her bir basamak, kendisinden bir önce gelen basamağa bağlı olarak evrimleşmiştir; ancak biz, kıpkırmızı bir harften başlayarak, mosmor harflere ulaşmayı başardık!

Umuyoruz ki bu anlatım, yeterince süre tanındığında, mikroevrimin makroevrime neden olamayacağını düşünmenin ne kadar mantık dışı olduğunu anlamanızı sağlayacaktır.

Pekala... Şimdi söyleyin: Bu metindeki "ilk mor" sözcük hangisi? Bu paragrafın başındaki ilk sözcük ilk harfi olan "P" harfi ile ikinci harfi olan "E" harfi arasındaki ara form nerede?!

Şunu asla unutmayın: Eğer makroevrimin yaşandığını kabul etmiyorsanız, şu anda okuduğunuz sözcüğün halen kırmızı renkte olduğunu iddia ediyorsunuz!

Bazı Ek Bilgiler ve Sık Sorulan Sorulara Cevaplar

Görebileceğiniz üzere bu metinde, mikro değişimlerin nasıl makro değişimler yaratabileceği, yazı renginden yola çıkarak anlattık. Burada, biyolojik evrim ile ilgili anlaşılması gereken temel analojileri daha da netleştirmek için adım adım inceleyecek olursak:

  • Yazıdaki bir harften diğerine geçiş, popülasyon bazındaki nesil değişimini ifade eder. Her bir harfte, bir nesil atlanır. Yani yazı okundukça, zaman içerisinde de ileriye gidilmektedir. Dolayısıyla değişim, atalardan torunlara (veya geçmişten geleceğe) doğru, her bir harfte bir nesil atlayarak izlenmektedir.
  • Harflerin rengi, biyolojik popülasyonlar içindeki genetik bir dağılımı anlatmak için kullanılmaktadır. Dolayısıyla renk değişimi, popülasyon içerisindeki gen/özellik dağılımı değişimini göstermektedir. Bu da, evrimsel değişimin ta kendisidir. Evrimin tanımını öğrenmek için bu yazımızı okuyabilirsiniz.
  • Görselin gücü, ata (bir önceki harf) ile torun (bir sonraki harf) arasındaki farkın neredeyse fark edilemeyecek kadar küçük olmasından ileri gelmektedir. Gerçekten de, biyolojik evrim sürecinde de değişimler büyük sıçramalarla olmaz. Torun türler, atalarına her zaman büyük oranda benzerler. Bu yüzden dedelerimiz insandır, torunlarımız da insandır; ancak yeterince mesafeyi açacak olursanız, aynı evrimsel hat üzerinde ele alacağınız iki birey birbirinden oldukça farklı olabilecektir. Mikroevrim ile makroevrim arasındaki fark budur; yukarıdaki metin bunu renkler üzerinden ispatlamaktadır. Bu konuyla ilgili detaylı bir yazımızı buradan okuyabilirsiniz.
  • Bu harf rengi evrimi benzetimindeki bir hata, evrimin zincir şeklinde ilerlediğine yönelik anlatımı kullanıyor olmasıdır. Halbuki evrim böyle zincirleme bir şekilde, her torun her atadan aynı yönde farklılaşacak biçimde ilerlemez. Bir ağaç gibi ilerler. Bunu buradaki yazımızda anlatmıştık. Ancak şu da unutulmamalıdır: Bu ağaç şeklindeki ilerlemenin dallarından birine yakınlaştırma ("zoom") yapacak olursanız, sadece o dala özgü olarak daha zincirleme gibi gözüken bir ilerleme gözlersiniz. Dolayısıyla betimleme, bu farktan haberdarsanız tamamen doğrudur. Yani bu görselde gösterilen, ata konumundaki bir türden, doğrudan doğruya torun bir türün evrimidir. Genellikle biyolojik evrimde ata türden birden fazla torun tür evrimleşir. Ancak buradaki görsel, tek bir türün bir diğerine evrimini ele almaktadır. Yazı daha da fazla paragrafa bölünseydi ve ayrı yazılar altında kaydedilseydi, her paragraf aynı ata renkten çıkıp, bir noktada dallanıp (paragraflar oluşup), sonra kademeli olarak farklı renklere gidecek olsaydı daha gerçekçi bir anlatım olabilirdi. İleride buna yönelik de bir çalışmamız olabilir; ancak böyle bir yazıyı okumak zor olacaktır.
  • "İlk harf nereden geldi?" sorusunun cevabı, Abiyogenez Kuramı'nın alanıdır. İlk canlılığın nasıl başladığı, evrimin gerçekliği veya geçerliliğinden bağımsızdır. Buna rağmen, ilk canlılık da biyolojik evrime benzer bir süreç olan kimyasal evrim yoluyla başlamıştır. Daha fazla bilgi için buradaki yazı dizimizi okuyabilirsiniz.
  • "Kırmızı harf durduğu yerde maviye dönüşür müydü?" sorusuna cevap vermek anlamsızdır. Zira "duran" bir şey yoktur. Değişim, durmayan tek şeydir. Burada anlatılan da, nesiller bazındaki değişimdir. Zaten eğer ki nesil ilerleyişi "duracak" olursa, türün sonu gelmiş demektir. Bu durumda da evrimden bahsedilemez.

Mikroevrimden makroevrime geçişle ilgili daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan alabilirsiniz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 6
  • 28
  • 6
  • 5
  • 1
  • 3
  • 4
  • 3
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/09/2019 15:50:47 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1832

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Prensip sahibi insanlar daima cesurdur; ancak bunun tersi her zaman geçerli değildir.”
Konfüçyus
Geri Bildirim Gönder