Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bilim kurgu gerçek oluyor, araştırmacılar laboratuvarda giderek daha karmaşık organlar yetiştiriyor.

Doktor Francisco Fernandez-Aviles ve ekibi, biomühendislik devriminin sınırlarını zorluyor. 1996’da Kuzey Carolina’da bir laboratuvar sidik kesesi yetiştirdiğinden beri yapılan organlar giderek karmaşıklaşıyor, nefes borusu,  gözyaşı kanalı ve damardan sonra sıra kalpte.

Kalp ve damar hastalıklarının yaygınlığı düşünülürse, kalp ve damarların onarılabilmesinin ne kadar önemli bir katkı sağlayacağı ve büyük bir ekonomiye dönüşeceği kolayca anlaşılır.

Dr. Seifalian, biomühendislikle üretilen bir damarı koroner arter atardamarın yerine nakledecek ve bunun gelecekte bypass için vücudun diğer bölgelerinden damar almanın yerine kullanılacağını düşünüyor.

Organ nakline ihtiyaç her zaman bağışlanan sağlam organlardan fazla olduğundan hastalar uzun sıralar bekliyor, 90%’dan fazlası yeni bir organa kavuşamıyor. 

Organ nakli yapılan hastaların da başkasından nakledilen organın vücutları tarafından reddedilmesini engellemek için ağır ilaçlar kullanmaları gerekiyor. Buna rağmen pek çok organ yeni vücutlarına uyum sağlayamadığı için hastanın hayatı tehlikeye giriyor.

Bu yöntem organ ihtiyacını karşılamanın yanı sıra komplikasyonların da önüne geçebilir. Laboratuvarda nakledilecek hastanın kendi hücrelerinden yetiştirildikleri için, başkasının hücrelerini taşımıyor dolayısı ile reddedilme riskleri olmuyor.

1980’lerin sonuna kadar çok az bilim insanı organ yetiştirmenin mümkün olabileceğini düşünüyordu. Fakat hücrelerin büyümesinde etken olan kimyasallar keşfedilince iş kolaylaştı.

Dr. Atala 1999’da laboratuvarda yetiştirilen sidik torbası naklini başarmasının ardından şimdilerde kan damarlarından karaciğere kadar organları yetiştirme üzerinde çalışıyor.

Kadavradan alınan kalp endüstriyel deterjanlarla bütün hücrelerinden arındırılıyor ve geriye yumruk büyüklüğünde lastiksi bir doku kalıyor. Bu dokuya iskelet deniyor. İnsan kök hücreleri bu iskelete konduğunda doğru yerde doğru dokuya dönüşebiliyorlar.

Kalbin atması, damar oluşturması ve elektrik sinyallerini iletmesi için gereken hücreler birbirinden farklı. O nedenle doğru yerde doğru hücreyi oluşturmak kolay değil.

Ancak Dr. Aviles umutlu, 10 yıl içinde laboratuvarda yetişen kalp naklinin başarılacağını düşünüyor.


Kaynak: The Wall Street Journal

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder