Kötü Bilim: Abartılı ve Yanlış Araştırmanın Arkasındaki Psikoloji

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Her bilimsel ürün, iyi insanların elinde iyi, kötü insanların elinde kötü olabilecek potansiyele sahiptir. Sadece bilimsel ürünler değil, bilimin ta kendisi de böyledir! Sanmayın ki bütün bilim insanları iyi niyetli insanlardır. İnsanlığın içerisindeki kötülük var olduğu müddetçe, bilim gibi harika bir uygulama bile kötüye kullanılabilecektir. Gerçi burada söz edeceğimiz, nükleer silahlar gibi kötüye kullanılmış bilimden ziyade, bilimsel metodolojilerin insan menfaatlerine göre çarpıtılmasından ötürü doğan, "kötü bilim"dir.

Kötü bilim ile sahtebilim birbirinden ayrı şeylerdir. Sık sık işlediğimiz, eleştirdiğimiz ve çürüttüğümüz üzere sahtebilimi icra edenler neredeyse hiçbir zaman bilim insanları değildir. Kimi zaman aralarına, hasbelkader "doktor" unvanı alabilmiş insanlar giriyor olsa da, çoğunlukla "kişisel gelişim koçu" gibi tuhaf unvanlarla kendilerini pazarlayan, bilimsel bir tabanı veya arka planı olmayan insanlardır. Sahtebilimin en popüler örnekleri astroloji, evrim karşıtlığı, yaratılışçılık, akıllı tasarım, aşı karşıtlığı, falcılık, UFO sevicilik, homeopati, mineralleri kullanarak şifa arama, frenoloji (kafatasçılık), parapsikoloji, paranormal faaliyet avcılığı, bilinçaltı mesaj işleme, bel çekme, iyileştirici dokunma, uçma (levitasyon), astral seyahat, psikokinezi, telepati, hayalet avcılığı, kuantum mistisizmi ve diğerleridir.

Kötü bilimi icra edenlerse, sahtebilimci şarlatanların aksine genellikle sıradan insanlar değillerdir! Gerçekten sağlam bir bilimsel altyapıya sahip olan; ancak genellikle saplantılı kişilikleri nedeniyle bu bilgilerini kötüye kullanan insanlardır. Bu kişilerin yaptıkları, sahtebilimciler gibi bilimsel kabulleri çürütmek veya kendi şahsi inançlarını bilimselmiş gibi pazarlamak değildir. Ancak yaptıkları, kimi durumda bundan bile kötü sonuçlar doğurabilecek bir hainliktir: iddia ettikleri bilimsel hipotezleri ispatlamak için, yaptıkları deney sonuçlarını çarpıtırlar! Veri üretirler, veri saptırırlar, veriler arasındaki bağlantılarda hile yaparlar, deney düzenekleriyle oynayarak istedikleri sonuçları almaya çalışırlar, işlerine gelmeyen verileri göz ardı ederler ve daha nicesi...

Bilimin kendi iç dinamikleri sayesinde kötü bilim çoğu zaman kolaylıkla ayırt edilebilir. Örneğin çok eski zamanlarda, paleontoloji henüz yaygın bir bilim değilken ve daha ziyade antika ve eski eşya tutkunları tarafından hobi olarak yapılan bir uğraşken nadiren de olsa popüler olan "sahte fosiller", tarafsızl bilim insanları tarafından yapılan incelemeler ile kolaylıkla ortaya çıkarılabilmektedir. Bilim tarihinde keşfedilen yüz binlerce fosilden sadece 1-2 avuç tanesinin sahte olduğu tespit edildiyse de, bu fosilleri sahte olacak şekilde inşa edenler, kendilerini ve iddialarını popülerize etmek için bu yalanlara başvurmuşlardır.

Tüm bunları demişken... Bilimin bu olumsuz tarafını yanlış yorumlamamak lazım. Kötü bilim insanlarının kötü biliminin yalanlarını fark eden, iyi bilim insanlarının iyi bilimidir! Dolayısıyla kimse, bilimin kötü tarafından kendine pay çıkarmaya çalışmamalıdır. Bilimin iç dinamikleri sayesinde, kötü bilim er ya da geç fark edilecektir. Zaten kötü bilim amaçlı elde edilen veriler, neredeyse hiçbir zaman diğer bilimsel çalışmalarla uyumlu sonuçlara sahip olmayacaktır. Böylece, söz konusu kötü bilimin bağlandığı diğer noktaların araştırılması, kısa sürede kötü bilimi açığa çıkarıverecektir. Bu nedenle, görseldeki sayılar korkutucuysa da, söz konusu kötü bilim icracıları çok kısa sürede yakalandığı ve akademi dışına itildikleri için, bilimin aslen gücünü sağlayan ve kalbinde yatan kısım tertemiz kalabilmektedir.

Bilimi yorumlamak çok zordur. Çok güçlü bir bilimsel arka plan, incelenen alana son derece yüksek bir hakimiyet gerektirir. Belki herkes yeterli çalışmayla bu seviyeye erişebilir; ancak gerçekte çok az insan bu seviyeye ulaşabilecek dirence ve ilgiye sahiptir. Evrim Ağacı olarak biz, hayatımızı bilime adamış insanlar olarak, elimizden geldiğinde siz değerli okurlarımız üzerindeki yükü hafifletmeye çalışıyoruz. Yazılarımızı hazırlarken, elimizden geldiğinde kötü bilimden uzak durmaya ve bunları tespit etmeye çalışıyoruz. Bu sayede en temiz ve en iyi içeriğe ulaşmayı hedefliyoruz. Elbette hata yaptığımız zamanlar oluyordur; ancak bunları da en aza indirmek için hırsla çalışmayı sürdüreceğiz.

Düzenleyen: Çağrı Mert Bakırcı

Kaynak: Clinical Psychology

Antep Fıstığı Üzerinden Doğal Seçilimi Anlamak...

5 Megabaytlık Bellek, 1956

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim