Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Koronavirüs: T Hücreleri, COVID-19'a Karşı "Gizli Bağışıklık" mı Sağlıyor?

Koronavirüs: T Hücreleri, COVID-19'a Karşı "Gizli Bağışıklık" mı Sağlıyor?
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, eş baskı bir içeriktir. Yazı, ilk olarak BBC Türkçe isimli kaynakta 29/07/2020 tarihinde yayınlanmıştır ve izin alarak Evrim Ağacı'nda yeniden yayınlanmaktadır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Son araştırmalar COVID-19'a karşı antikorların üç ay gibi kısa bir sürede yok olabileceğini gösteriyor. Ancak sırları henüz tam çözülmemiş T hücreleri ile ilgili ufukta beliren yeni umutlar da var.

Bilim insanları önce COVID-19'a yakalanıp iyileşen bazı insanlarda, bu hastalığa yeniden yakalanmamalarını sağlayan antikorların oluşmadığını tespit etti. Oldukça fazla sayıda kişinin bu durumda olduğu ortaya çıktı. Daha sonra ise birçok hastanın antikor geliştirmesine rağmen birkaç ayda bunların kaybolduğu tespit edildi.

Kısacası, koronavirüs salgınının yayılmasını takip bakımından önemli bir gösterge olan antikorlar, bağışık bakımından sanıldığı kadar belirleyici rol oynamıyor olabilir. Uzun dönemli korunma açısından T hücreleri önemli olabilir.

T hücreleri bir tür bağışıklık hücreleridir ve vücudu istila eden hastalık yapıcı patojenleri veya virüsün bulaştığı enfekte hücreleri tespit edip ortadan kaldırmakla görevlidirler. Bunu, virüsün dış yüzeyindeki proteinlere tutunarak yaparlar. Her T hücresi farklı bir hedefi tanıyıp tutunacak şekilde özelleşmiştir. Enfeksiyon sonrasında kanda yıllar boyunca kalabildikleri için bağışıklık sisteminin "uzun dönemli hafıza" sistemine yardımcı olup, vücudun daha önce karşılaştığı bir virüse karşı etkili bir şekilde tepki vermesini sağlar.

Birçok araştırma, COVID-19'a yakalanmış kişilerin, semptom göstersin veya göstermesin, virüsü hedef alacak T hücrelerine sahip olduğunu ortaya koydu.

Ancak araştırmacılar bir süre önce, bazı insanların COVID-19 antikor testleri negatif çıksa da, koronavirüse karşı T hücreleri testinin pozitif çıkabildiğini gördü. Bu durum, Covid-19'a karşı geliştirilmiş bir tür bağışıklığın sanılanın iki katı yaygın olabileceği düşüncesini doğurdu.

Daha da ilginci, salgın henüz ortaya çıkmadan önceki yıllarda alınmış kan örneklerinde yapılan testlerde de, koronavirüsün yüzeyindeki proteinlere tutunacak şekilde özelleşmiş T hücreleri görüldü. Bu durum, bazı insanların, virüs henüz insanlara bulaşmadan önce ona karşı belli bir düzeyde direnç geliştirmiş olduğuna işaret ediyordu. Henüz koronavirüse maruz kalmamış insanların yüzde 40-60'ında bu T hücrelerinin bulunduğu sanılıyor.

Yani T hücreleri COVID-19'a karşı gizli bir bağışıklık kaynağı olabilir.

T hücrelerinin bu derece merkezi bir rol oynaması, yaşlıların koronavirüse yakalanma riskinin neden daha yüksek olduğu sorusuna da açıklık getirebilir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Ayrıca bağışıklık sisteminin hangi unsurlarının daha önemli olduğunu bilmek, COVID-19'a karşı aşı ve tedavi çabalarını da daha hedefli hale getirecektir.

Bazı insanların Covid-19'a karşı gizli bir korunma rezervi olduğuna dair veriler artıyor.
Bazı insanların Covid-19'a karşı gizli bir korunma rezervi olduğuna dair veriler artıyor.
Getty Images

Bağışıklığın İşleyişi

Londra Üniversitesi King's College'da immünoloji uzmanı ve Francis Crick Enstitüsü'nde araştırma ekibi başkanı Profesör Adrian Hayday, T hücreleri için "inanılmaz derecede önemli hücreler" diyor ve sadece antikorların koruyucu olmayacağını belirtiyor.

Normal bir bağışıklık sistemi, diyelim grip virüsüne karşı tepki gösterirken, ilk savunma hattı, akyuvarları ve kimyasal uyarı sinyallerini içeren doğal bağışıklık sistemidir. Bu, vücutta antikor üretimini tetikler ve antikorlar birkaç hafta sonra oluşmuş olur.

Hayday sonraki süreci şöyle anlatıyor: "Buna paralel olarak, enfeksiyondan 4-5 gün sonra T hücrelerinin harekete geçtiğini görürsünüz; bunlar özel olarak virüs bulaşmış hücreleri tespit eder." T hücreleri veya bağışıklık sisteminin diğer kısımları enfekte hücrelere saldırıp çoğalmalarına fırsat vermeden yok etmeye çalışır.

T hücreleri ve COVID-19 hakkında ne biliyoruz?

Prof. Hayday, COVID-19 hastalarında T hücresi tepkisinin görüldüğünü ve bunun aşı çalışmaları açısından iyi haber olduğunu söylüyor.

Ancak hastalığı daha ağır geçirip hastanede tedavi edilmesi gereken birçok hastada T hücrelerinin tepkisinin gerektiği şekilde olmadığı görüldü.

Hayday, T hücrelerinin büyük kısmının ortadan kaybolduğunu, kanda bulunmadığını söylüyor.

Bazıları bu T hücrelerinin akciğerler gibi daha fazla ihtiyaç duyulan bölgelere kaydığını düşünse de, Hayday'in ekibi onların öldüğünü sanıyor.

COVID-19 nedeniyle ölen hastalarda yapılan otopsiler, özellikle dalak ve lenf bezleri gibi T hücrelerinin normalde bulunduğu bölgelerde doku ölümü olduğunu gösteriyor. Dalak dokusunun ölümü T hücresi hastalığının işareti, yani T hücrelerinin saldırıya uğradığını gösteriyor. Prof. Hayday, AIDS'e neden olan HIV virüsünün doğrudan T hücrelerine saldırdığını, ancak koronavirüsün de bunu yaptığına dair bir veri olmadığını, doku ölümü olgusuna henüz açıklık getirilemediğini belirtiyor.

Yaşlılarda T hücrelerinin sayısının azalması onların Covid-19'dan daha ağır etkilenmesine yol açıyor olabilir. Prof. Hayday şöyle diyor:

30'lu yaşlara geldiğinizde, (göğüs kemiği ile akciğerler arasında yer alan ve T hücrelerinin gelişiminde önemli rol oynayan) timüs çok küçülür ve günlük T hücresi üretiminiz büyük ölçüde azalır.
T hücreleri enfeksiyondan yıllar sonra da vücutta bulunuyor ve bağışıklık sistemine uzun dönemli hafıza işlevi görüyor
T hücreleri enfeksiyondan yıllar sonra da vücutta bulunuyor ve bağışıklık sistemine uzun dönemli hafıza işlevi görüyor
Reuters

Uzun Süreli Bağışıklık Bakımından Bu Ne Demek?

Hayday, 2002'de ortaya çıkan ve SARS'a yol açan ilk koronavirüsten etkilenen hastalarda yıllar sonra da o virüse karşı gelişmiş T hücrelerine rastlandığını söylüyor.

Araştırmacılar, 2015-18 yılları arasında alınmış kan örneklerine bakarak COVID-19'a yol açan yeni koronavirüsü tanıyabilecek T hücrelerinin olup olmadığına baktı ve bu hücrelerin varlığını tespit etti. Bu durum, koronavirüsle benzer yüzey proteinine sahip nezle virüsüyle karşılaşmış insanların bağışıklık sisteminin koronavirüsü tanımayı öğrendiği iddialarını gündeme getirdi.

Bu ise ağır COVID-19 enfeksiyonuna maruz kalan insanlarda bu türden T hücrelerinin sayısının azlığına işaret ediyor olabilir.

Ancak Prof. Hayday, insanların nezleye yol açan koronavirüslere karşı T hücreleri geliştirdiğine dair kesin kanıt olmadığını, bu alanda çalışmalar için fon bulmanın sorun olduğunu söylüyor.

Bu Bilgilerin Aşıya Katkısı Olur mu?

Nezleye yol açan koronavirüse maruz kalmanın COVID-19'u daha hafif atlatmayı sağladığı kesinleşirse, aşı konusundaki gelişmeye de katkısı olacaktır; zira bu, yıllar sonra bile T hücrelerinin önemli ölçüde koruma sağladığı anlamına gelecek.

Öyle bile olmasa, T hücrelerinin çalışmaya dahil edilmesi ve konu hakkında daha fazla bilgi edinmek yararlı olacak.

Prof. Hayday, bilim insanlarının yaratmaya çalıştığı türden bağışıklık tepkisine bağlı olarak aşı tasarımı yapıldığını söylüyor. Bazıları antikor üretimini tetiklerken, bazıları da T hücrelerini devreye sokmayı veya bağışıklık sisteminin diğer kısımlarını harekete geçirmeyi hedefleyebiliyor. Hayday, virüsün bağışıklık sistemi tarafından tanınıyor olmasını avantaj olarak görüyor:

Virüsün, hastaların T hücrelerine yaptıklarını durdurabilirsek, hastalığı kontrol etmede önemli bir yol almış oluruz.

Öyle görünüyor ki önümüzdeki günlerde T hücreleri ile ilgili çok şey duyacağız.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 4
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • İnanılmaz 3
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Muhteşem! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/10/2020 06:23:33 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9056

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Kelebek
Örümcek
Editör Seçkisi
Kadın
Yumurtalık
Zooloji
Sinirbilim
Enerji
Evrimsel Antropoloji
Obezite
Mantar
Kas
Goril
Olasılık
Salgın
Yağ
Çocuklar İçin Bilim
Epidemik
Sars-Cov-2
Evrimsel
Popülasyon
Uçuş
Duygu
İnsanın Evrimi
Türlerin Kökeni
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Başkalarıyla paylaşılmayan bir düşünce solmaya mahkumdur. Düşünceler, paylaşıldıkça büyür.”
Lowell Fillmore
Geri Bildirim Gönder