Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
104.4K UP
4 saat önce
"Önce oyunun kurallarını öğrenmelisin. Sonra da herkesten daha iyi oynamalısın."

- Albert Einstein

1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 18 Aralık 2019 30 dk.

Evren'deki her şeyin, ama her şeyin nereden geldiği sorusu, binlerce yıldır insanların sormakta olduğu ve halen tam olarak yanıtlanamamış bir sorudur. Antik Yunan'dan, hatta öncesinden beri birçok düşünür, bu soruya çeşitli yanıtlar aramıştır.

Bu yanıtların en meşhuru, kuşkusuz ki yaratıcı bir süpergücün her şeyi belli bir plana veya isteğe göre yaratmış olmasıdır. Eğer her şey, o "her şey"den üstün ve onların var olmasını arzu eden bir yaratıcı gücün eseri ise, her şeyin var olması son derece beklendiktir. Bu durumda insanlara düşen, her şeyin nasıl var olduğu sorusuna değil, neden var olduğu sorusuna kafa yormak olacaktır. Yani var oluşun süreçleri ve mekanizmaları üzerine kafa yormak (bilimin yaptığı) bir "hobi" olarak keyifli olabilir; ancak aslolan, bizim bu çerçevede/resimde var oluş sebebimizdir.

402
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Mehmet Mert Demir
İnceleyen 2 gün önce
Filmde her ne kadar Sarışın iyi, Melek Göz kötü, Tuco ise çirkin olarak gösterilse de üç karakter de aslında gri tonlardadır. Üçü de gömülü olan parayı bulmak için hareket eder. Tuco, Sarışın’ı ölüme terk edecekken para uğruna bundan vazgeçer. Sarışın ise parayı kimin alacağını belirlemek için bir Meksika açmazı yaratır. Melek Göz, Sarışın’ın kendisine ihanet etmesine ve yanındakileri öldürmesine rağmen, para için onu hayatta tutar.Finalde anlarız ki Leone’nin dünyasında “iyi” sadece daha az kötü anlamına gelir. Üç saatlik süresine rağmen son derece akıcı ve eşsiz bir filmdir. Western denince akla gelen o ikonik melodi de bu filme aittir.
9.6/10
(20 Kişi)
Puan Ver
The Good, the Bad and the Ugly
Yönetmen: Sergio Leone
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Simay Aladağ
Simay Aladağ
189.1K UP
Çeviren 3 Mayıs 2023
Parlak bir eliptik gökada olan Messier 87 (M87), 2017 yılında Olay Ufku Teleskobu tarafından çekilmiş ilk kara delik görüntüsünde bulunan süper kütleli kara deliğe ev sahipliği yapıyor. Başak gökada kümesinin devi olarak da bilinen M87, yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzağımızda, Spitzer Uzay Teleskobu tarafından elde edilmiş bu kızılötesi görüntüde mavi tonlarında işlenmiş büyük gökadadır. M87 bu fotoğrafta bulutsu yapıda ve niteliksiz gibi görünse de Spitzer tarafından elde edilmiş bu görüntü galaksinin merkezinden patlayan göreli jetlerin ayrıntılarını kaydediyor. Sağ üstte yakınlaştırılmış görüntüsü verilen jestler, binlerce ışık yılı boyunca uzanıyor. Sağ taraftaki daha parlak olan jet görüş alanımıza doğru yaklaşıyor. Karşısında başka türlü görülmeyen ve geri çekilmekte olan jet, yarattığı şok dalgası ile arkasında bıraktığı sönük malzeme arkını aydınlatıyor. Sağ altta ise tarihi kara delik görüntüsü yer alıyor ve bu kara deliğin dev galaksinin ve göreli jetlerin merkezinde bulunduğu gösteriliyor. Spitzer tarafından elde edilen görüntüde tamamen gözükmeyen süper kütleli kara delik, aktif gökada M87'nin merkezinden göreli jetleri iten muazzam enerjinin kaynağıdır. Olay Ufku Teleskobu sayesinde şimdi bu ünlü süper kütleli kara deliğin daha keskin bir görüntüsüne sahibiz.
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Felsefe konusunda geliştirebilirsin.

Beyza Nur Tandoğan
Yazar 23 Ocak 2022 37 dk.

Vücudumuzu oluşturan yapıların temelinde makromoleküller yer alır. Makromoleküller, monomerik alt birimlerin birbirlerine bağlanmasıyla oluşan, molekül ağırlığı oldukça yüksek olan polimerlerden meydana gelir. Canlı sistemlerindeki en önemli dört makromolekül; karbonhidrat, protein, yağ ve nükleik asitlerdir. Bunlar, hücrenin vazgeçilmez yapıtaşlarıdır; öyle ki, hücreyi bir binaya benzetirsek, binanın yapı taşları bu 4 makromolekülden ibaret olacaktır. Makromoleküller hücredeki metabolik olaylarda, hücre zarının yapısında, sinyal-uyarı iletiminde, yapısal destek sağlamada, canlı için hayati olaylarda gerekli enerjiyi sağlamakta ve bunun gibi birçok yerde görev alırlar.

Makromoleküllerin yapısında en fazla bulunan ve çeşitliliği sağlayan atom olan karbon atomu birçok atomla ya da kendisiyle (en çok da O, H ve N ile) çeşitli bağlar yaparak, yan yana dizilerek zincirler ve yeni bileşikler oluşturur. Bu bileşiklerden birisi de H ve C'nin oluşturduğu hidrokarbon bileşiğidir. Hidrokarbonlar yapılarına oksijeni de katarak canlı için en önemli organik maddelerden birisi olan şekerleri yani karbonhidratları oluşturur.

79
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 4 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

27
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Çeviren 27 Şubat 2018 14 dk.

Otçulun her lokması bir bitkiye mal olur. Bitkiler pasif kurbanlar mıdır yoksa bu saldırılara aktif olarak direnç gösterirler mi?

Bitkiler enerji ve besin harcayarak gövde, yaprak, kök ve üreme dokularını büyütür. Otçullar bu dokuları yediklerinde bitki besin ve enerjiyi yavruya dönüştürme kabiliyetlerindeki azalmayla başa çıkabilmelidir. Bu nedenle doğal seçilim, otçulların olumsuz etkilerini sınırlayan bitki özelliklerini destekler.

54
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hero Hero
İnceleyen1 6 gün önce
Kuzeyin ömrünü setlerini almaya harcadığı mid ass seri
Dizi
1.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Rich Johnson
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Duvardaki Tuğla
Uyarlayan 24 Mart 2013 1 dk.

Bilim kurgu gerçek oluyor, araştırmacılar laboratuvarda giderek daha karmaşık organlar yetiştiriyor.

Doktor Francisco Fernandez-Aviles ve ekibi, biomühendislik devriminin sınırlarını zorluyor. 1996’da Kuzey Carolina’da bir laboratuvar sidik kesesi yetiştirdiğinden beri yapılan organlar giderek karmaşıklaşıyor, nefes borusu, gözyaşı kanalı ve damardan sonra sıra kalpte.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Zeynep Ada Coşkun
İnceleyen 12 Mayıs 2024
Bence çok iyi bir kitaptı okudum ama sadece bir kere değil çok kez okudum içinde olan olaylar ile ilgili size bilgi vermek isterim Henüz altı yaşındayken bir kitapta gördüğü avını yutmakta olan boa yılanı resminden etkilenir ve kendisi de fil yutmuş bir boa yılanı resmi çizer. Ancak yaptığı bu çizimi gösterdiği tüm büyükler bunun bir şapka olduğunu zannederler. Ayrıca resim yerine matematik, tarih, coğrafya gibi derslerle ilgilenmesini tavsiye ettiklerinden yazar da resmi bırakır ve pilot olur.

Bir gün Sahra Çölü’nün üzerindeyken uçağı kaza yapar ve zorunlu olarak çöle iner. Yanında kimse yoktur ve yerleşim yerlerinden de çok uzaktadır. Gece kumların üzerinde uyuduktan sonra küçük bir çocuğun sesiyle uyanır. Çocuk kendisinden bir koyun resmi çizmesini ister. Yazar, çölün ortasında böyle bir çocukla karşılaşmasına şaşırsa da yine de dediğini yapar. Ancak çocuk çizdiği koyunlardan hiçbirini beğenmez. Sonunda yazar bir kutu çizerek koyunun kutunun içinde olduğunu söyler. Çocuk da bu çözüme memnun olur ve kendinden bahsetmeye başlar. Anlattığına göre başka bir gezegenden gelmiştir. Yazarın Asteroit B-612 olduğunu düşündüğü bu gezegen çok küçüktür. Çocuk koyunu, gezegeninde yetişen baobap ağaçlarını yemesi için istemektedir.

Bir gün yazara koyunların dikenli bitkileri yiyip yiyemeyeceklerini sorar. Gezegeninde çok sevdiği bir çiçek vardır ve koyun tarafından yenilmesini istememektedir. Gezegeninde iletişim kurabildiği tek canlı da bu çiçektir. Ancak bir gün çiçekle tartışır ve oradan ayrılarak diğer gezegenleri ziyaret etmeye başlar. İlk gezegende bir kral ile karşılaşır. Kral emir vermekten hoşlanmaktadır. Küçük Prens’e arzulanan şeylerin mantık çerçevesinde olması gerektiği ve insanların başkalarını yargılamak yerine kendilerini yargılamasının daha zor olduğu dersini verir. İkinci gezegende kendini çok beğenmiş bir adam yaşamaktadır. Adam övgüden başka hiçbir şeyi dinlemeyen biridir. Küçük Prens insanların neden sürekli beğenilip övülmek istediklerine anlam veremez. Üçüncü gezegende sürekli içki içen bir adamla karşılaşır. İçki içmesinin nedeni içki içmekten utandığını unutmaktır. Yani bir kısır döngü içindedir. Dördüncü gezegende bir iş adamı yaşamaktadır. Sürekli olarak önemli işleri olduğunu düşündüğü için, hayal kuramayan, çevresindeki güzelliklerin tadını çıkaramayan biridir. Zengindir ama hayatını yaşamamaktadır. Beşinci gezegende bir lamba ve lamba yakıcısı ile karşılaşır. Kendisine verilen emirleri sorgusuzca yerine getirmektedir. Küçük Prens diğerlerine göre sadece kendisini düşünmediği için bu adamı sever. Altıncı gezegende kitap yazan bir coğrafyacı vardır. Ancak gezegeninde bir kâşif olmadığından kendi yaşadığı yeri bile tanımamaktadır. Bu coğrafyacıdan çok sevdiği ve arkada bıraktığı çiçeğinin kısa ömürlü bir bitki olduğu gerçeğini öğrenir.

Küçük Prens sonunda Dünya’ya ulaşır. Burası daha önceki gezegenlerde gördüğü her kişiden çok sayıda örneğin bulunduğu bir yerdir. Tüm insanlar bu büyük gezegende önem oluşturmayacak varlıklar olmalarına rağmen kendilerini önemli kişiler olarak görmektedirler. Gezegene indiği yer olan çölde karşısına ilk olarak bir yılan çıkar. Yılan eğer isterse Küçük Prens’i geldiği gezegene geri gönderebileceğini söyler. Daha sonra bir çiçekle karşılaşır. Ona insanları sorar ancak çiçek de yalnızca bir kez insanları görmüştür. İnsanları görebileceği umuduyla yüksek bir dağın üzerine tırmanır. Burada söylediği sözler yankılanınca birisinin kendisiyle konuştuğunu ancak hayal gücü olmadığı için yalnızca sözlerini tekrarladığını düşünür. Ardından bir gül bahçesine girer. Burada kendi çiçeğine benzeyen binlerce çiçek vardır. Hâlbuki Küçük Prens kendi çiçeğinin eşsiz olduğunu sanmaktadır bu yüzden üzülerek ağlamaya başlar. O sırada karşısına bir tilki çıkar ve Küçük Prens ile arkadaş olmak istediğini söyler. Arkadaş olduktan sonra artık onun sıradan bir tilki değil, kendisi için özel bir tilki olduğunu görür. Bu nedenle daha önce kendi gülü gibi çok sayıda gül olduğunu düşünürken, artık kendi gülünün diğerlerinden tamamen farklı ve özel olduğunun farkına varır. Daha sonra trenlere yol gösteren bir demiryolu işaretçisi ile karşılaşır. Bu kişiden hiç kimsenin sahip oldukları şeylerin farkında olmadıkları dersini alır. Ardından su tabletleri satan birini görür. Satıcı, yeni geliştirilen bu tabletler sayesinde haftada tek bir kez su içmenin yeterli geldiğini ve insanların vakit kazandığını söylemektedir. Bu kişiden de “önemli olan vaktinin çok olması değil, bu vaktin güzel geçirilmesidir” dersini alır.Okumadıysanız okumanızı öneririm
9.6/10
(166 Kişi)
Puan Ver
The Little Prince
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Serhat Ali Aksay
Serhat Ali Aksay
50.9K UP
Üye 25 Ağustos 2020
Hangi kitlesel yok oluş hangi dönemde gerçekleşti ? Bu kitlesel yok oluşlar esnasında hanci canlı türleri yok oldu ? Yok olan bu canlı türlerini nasıl biliyoruz ? Günümüzde iklim değişikliği bir kitsel yok oluşa mi işaret ?
1 Cevap - 155 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close