Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 6 Haziran 2021 12 dk.

Sevgilinize hiç dokunmadınız. Bir kaleme, defterinize, cep telefonunuza hiçbir zaman dokunmadınız. Bu yazıyı okuduğunuz cihaza hiçbir zaman dokunmadınız, hiçbir zaman da dokunamayacaksınız. Neden mi? Pauli Dışlama İlkesi dolayısıyla! Bunu yazı içerisinde izah edeceğiz; ancak baştan şunu söyleyebiliriz: Sırf "dokunmak" üzerine düşünmek bile size Evren hakkında çok şey öğretebilir!

İlk olarak, pedantik okurlarımız için ilk itirazı aradan çıkaralım: Açıkçası, herhangi bir şeye dokunduğunuzda, gerçek anlamıyla dokunup dokunmadığınız konusu, "dokunma" derken tam olarak ne kastettiğinizle ilgilidir. Türk Dil Kurumu, "dokunma" sözcüğünü 9 farklı şekilde tanımlamaktadır; ancak bunların hiçbiri fiziksel anlamda dokunmayı tanımlayabilecek derinliğe sahip değildir.

36
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen10 6 gün önce
Homo Sapiens, insanlık tarihini “ne oldu?”dan çok “neden böyle oldu?” sorusuyla okuyan bir kitap. Harari, insanı diğer türlerden ayıran şeyin yalnızca zekâ ya da alet yapma becerisi olmadığını; ortak hikâyelere inanabilme kapasitesi olduğunu savunur. Din, para, devlet, hukuk ve ideolojiler bu anlamda biyolojik değil, zihinsel icatlardır ama dünyayı gerçek biçimde şekillendirirler.

Kitabın gücü, okuru rahatsız etmesinde yatar: Tarım devrimi gerçekten ilerleme miydi, yoksa kitleler için daha ağır bir yük mü? İnsan mutluluğu tarih boyunca artıyor mu, yoksa sadece biçim mi değiştiriyor? Harari, insan merkezli anlatıyı bilinçli biçimde sarsar ve “ilerleme” kavramını sorgulatır.

Bilim, tarih ve felsefeyi akıcı bir dille birleştiren Homo Sapiens, kesin cevaplar sunmaz; ama okurun artık eski soruları eskisi gibi soramamasını sağlar. Bu yönüyle bir tarih kitabından çok, insanın kendisiyle yüzleşmesidir.
9.5/10
(194 Kişi)
Puan Ver
İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 21 Eylül 2020
Güneş her gün aynı yönden mi batıyor? Hayır, gün batımının yönü yılın zamanına göre değişiklik gösterir. Güneş her zaman yaklaşık olarak batıdan batıyor olsa da, bugünkü gibi bir ekinoksta tam olarak batı yönünden batar. Bugün Eylül ekinoksundan sonra, Güneş giderek güneybatıya doğru batacak. Maksimum yer değiştirmesine de Aralık gündönümünde ulaşacak. Bugünkü Eylül ekinoksundan önce, Güneş kuzeybatıya doğru batmış ve maksimum yer değiştirmesine de Haziran gündönümünde ulaşmıştı. Paylaşılan görsel, Aralık 2019’dan Haziran 2020’ye kadar her ayın bir gününde çekilen yedi gün batımı bandını gösteriyor. Bu Güneş dizileri, Dünya’nın ekvatorunun epey kuzeyinde bulunan Kanada, Alberta‘dan çekildi. Ön planda Edmonton şehri görülüyor. Ortadaki şerit Mart ayında çekilmiş ve en son gerçekleşen ekinoks sırasında Güneş’in batışını gösteriyor. Bu konumdan, bugün Güneş yine aynı ekinoks bandını izleyerek batacak.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 30 Ocak 2016 12 dk.

Size bir soru: Zamanı geriye sarıp, tekrar başlatsaydık ve evrim, aynı atalardan yeniden başlatılmış olsaydı... Aradan aynı miktarda zaman geçtikten sonra ortaya çıkan sonuç, şu anki bildiğimiz Dünya yaşamına benzer miydi?

Bu soru ilk defa açık bir şekilde, 1989 yılında büyük evrimsel biyolog Stephen Jay Gould tarafından soruldu. O gün bugündür de teorik bir tartışma konusu olarak farklı görüşlere ev sahipliği yapmakta. 

155
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 18 Mayıs 2011 24 dk.

Miller-Urey Deneyi, canlılığın başladığı Erken Dünya koşullarına yönelik olarak, deneyin yapıldığı 1952 yılına kadar olan biyokimya bilgileri ışığında tasarlanmış, canlılığın temeli olan moleküllerin doğal kimyasal süreçlerin bir sonucu olarak oluşup oluşamayacağını araştırmak üzere geliştirilmiş bir deneydir. Miller-Urey Deneyi'nin amacı, yaşamın kimyasal kökenlerini aydınlatmak ve Abiyogenez Teorisi'ne yönelik bazı yeni deneysel yaklaşımlar geliştirebilmekti.

Miller-Urey Deneyi, evrim karşıtları tarafından sıklıkla tartışılan ve sanki bu sahada yapılan tek çalışma ve tek sonuçmuş gibi üzerine bolca gidilen bir deney olarak halk arasında da popülerlik kazanmıştır. Aradan geçen yarım asırdan uzun bir süreden ötürü, Miller-Urey Deneyi'nin sonuçları, bugün bildiklerimizin yanında oldukça kısıtlıdır; buna rağmen, 1950'li yıllarda bilimin olduğu konum açısından değerlendirilecek olduğunda, bilim tarihinde önemli yankılar yaratmayı başarmış, bilim tarihi ve canlılığın kökenine yönelik araştırmalar açısından büyük öneme sahip bir deneydir. Gelin bu deneyi, hedeflediklerini, başarılarını, başarısızlıklarını ve hakkındaki tartışmaları biraz daha yakından tanıyalım.

186
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mert Karagözoğlu
Çeviren 8 Aralık 2023 13 dk.

Doğal dil işleme (İng: "Natural Language Processing"), bir bilgisayar programının insan dilini konuşulduğu ve yazıldığı şekliyle anlayabilme becerisi anlamına gelir. Elli yılı aşkın geçmişi olan ve temelleri dilbilim alanına dayanan NLP; tıp alanındaki araştırmalar, arama motorları ve iş zekâsı gibi birçok alanda uygulanabilir.

Şirketler yapılandırılmamış, ağırlığı metinlerden oluşan, çevrimiçi ortamlarda yaratılmış ve geneli doğal insan dili formunda olan son derece büyük veri tabanlarına sahiptir ve bu verileri verimli bir şekilde işlemeleri ve analiz etmeleri gerekmektedir. Doğal dil işleme de bu noktada devreye girer. Örneğin şu iki tümceyi inceleyelim:

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ardil Yıldırım
İnceleyen10 1 gün önce
Tolstoy'un en önemli üç eserinden biri olan "Diriliş"te; insanın hayvani yönü ve bu hayvani yönün değişim ve dönüşümü üzerinde durulmuştur. Kitabın ilk bölümünde insanın tamamen sezgisel ve Tolstoy'un deyişiyle "hayvani yönünü" anlatır. Bu hikâyede aslında ana karakterlerden olan "Nehlüdov" ve "Maslova" ön plandadır. Maslova, Nehlüdov'un bir aynası niteliğindedir.
Hikâyenin ikinci bölümünde Nehlüdov; kendinin bulunduğu iğrenç ve pis kokan dünyada bir piyon olduğunu ve var olan duyguların yapaylığını fark edip kendi dönüşümünü başlatmıştır. Bu dönüşümde toprak mülkiyeti gibi temel felsefelere de atıfta bulunulur. Nehlüdov toprakları tamamen bedava vermek ister; ancak köylülerin bunu onur meselesi yapacağını veya sistemin buna izin vermeyeceğini anlayınca, geliri yine köylülerin ortak ihtiyaçları için kullanılacak olan sembolik, çok düşük bir kira (Henry George’un "tek vergi" sistemine atıfla) belirler. Çünkü ona göre toprak herkesindir ve hiç kimseye ait olamaz.
Bu farkındalık içerisinde; özellikle cezaevlerinde tutuklu bulunan ve çoğu suçsuz olan insanları ve Nehlüdov'un geçmiş hatalarından kaynaklı cezaevine düşen Maslova'yı kurtarmaya çalışmak için çabalar. Bu süreçte kendi eski ve pis kokan dünyasından yardım alma zorunluluğu duyar. En sonunda Tolstoy bizlere; "hayvani yönü baskın olan bir insanın" gerçeklik perdesini aralaması sonucu aydınlığa ulaşmasındaki aşama ve zorluğu dile getirir.
( Yazım tamamen bana aittir. Lakin sadece noktalama işaretleri bir yardımcı tarafından düzenlenmiştir)
Kitap
10.0/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CXI (111) - Fransızca Aslından Çeviren: Alev Özgüner
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Güldiyar Arslan
Araştırma yaptım. 1 gün önce Sen de Cevap Ver
"3, 6 ve 9’un ihtişamını bilseydiniz evrenin anahtarını elde edebilirdiniz" ifadesi ne anlama gelmektedir?
"3, 6 ve 9’un ihtişamını bilseydiniz evrenin anahtarını elde edebilirdiniz" ifadesi ne anlama gelmektedir?

Bilimsel ve tarihsel kaynaklara göre bu ifade Tesla’ya ait net bir alıntı değildir. Tesla’nın yayımlanmış yazılarında, patente dayalı belgelerinde veya bilinen konuşma transkriptlerinde bu cümlenin orijinal bir kaydı bulunmamaktadır. Bu söz internet ve popüler medyada son yıllarda yayılarak Tesla’ya atfedilmiştir. Tesla hayatta iken veya ölümünden sonra yayınlanan bilimsel kataloglanmış eserlerde bu ifadeye rastlanmaz; bu yüzden birçok araştırmacı bu sözün “Tesla efsanesi” olduğunu belirtir. Ancak Nikola Tesla’nın gerçekten sayı, titreşim ve frekans kavramlarına bilimsel olarak güçlü bir ilgisi vardır. Bu ilgi, yüksek frekanslı akımlar, rezonans ve elektromanyetizma çalışmalarında açıkça görülür.

“Evrenin sırlarını bulmak istiyorsanız, enerji, frekans ve titreşim açısından düşünün.”

Bu, Tesla’nın bilinen ve doğrulanmış bir bilimsel bakış açısıdır ve evrenin fiziksel davranışını elektromanyetik dalgalar, rezonans ve harmoniklerle kuramsallaştırma eğilimini yansıtır. Bu yaklaşım fiziksel bilimde gerçek bir temel taşır. Atomlar, moleküller ve parçacıklar belirli rezonans frekanslarına sahiptir. Elektromanyetizma Maxwell denklemleri, frekans ve dalga davranışı temelinde açıklanır. Bu tür kavramlar Tesla’nın bilimsel çalışmaları ile doğrudan ilişkilidir.

3, 6 ve 9’un bazı ilginç aritmetik özellikleri vardır; örneğin 3’ün katları belirli sayısal kalıplar oluşturur. Bazı modüler aritmetik kuralları (örneğin dijital kökler) bu sayılara dikkat çekebilir, ama bunlar fiziksel evrenin “anahtarı” olarak değil, sayısal düzen özellikleri olarak tanımlanır.

Gerçek bilim insanları, sayıların doğada sık görünmesinin çoğu zaman geometri, simetri veya fiziksel yasalarla doğal bir ilişkiden kaynaklandığını vurgular. Örneğin: Üç boyutlu uzay, simetri ve fiziğin temelidir. Altıgen yapılar doğada sık görülür (örneğin bal petekleri). Devam eden teorik fizik alanlarında (örneğin kuantum teorisi, sicim teorisi) boyut sayıları farklı biçimlerde belirir. Ancak bunlar 3-6-9’un mistik bir “anahtar” olduğu anlamına gelmez; bunun yerine, sayıların matematikteki temel rolleri ve doğadaki düzenle ilişkileri olarak değerlendirilir.

Özetle, bilimsel kaynaklara göre:[1][2] Bu ifade Tesla’ya kesin olarak ait değildir. Tesla’nın gerçek bilimsel çalışmaları sayıların metafiziksel anlamına değil, enerji, frekans ve titreşim ilişkilerine odaklanır. 3, 6 ve 9’un evrende çeşitli matematiksel görünümleri vardır, ancak bunlar evrenin fiziksel anahtarını doğrudan açan özel bir kural değildir.

Kaynaklar

  1. Jamal Agbanwa. New Findings On Tesla’s Numbers 3,6,9-12. Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Figshare doi: 10.6084/m9.figshare.19161221. | Arşiv Bağlantısı
  2. Ivan Domuschiev. Which Of These Three Numbers (3,6,9) Has The Greatest Significance For Quantum Energy?. Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: ResearchGate doi: 10.13140/RG.2.2.26065.85608. | Arşiv Bağlantısı
  3. R. V. V. Petrescu, et al. (2017). Nikola Tesla. American Journal of Engineering and Applied Sciences, sf: 868-877. doi: 10.3844/ajeassp.2017.868.877. | Arşiv Bağlantısı
  4. Salama Abdelhady. An Entropy Approach To Tesla’s Discovery Of Wireless Power Transmission. Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Thescipub doi: 10.3844/ajeassp.2017.868.877. | Arşiv Bağlantısı
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Çeviren 7 Kasım 2015 1 dk.

Bilim insanları, Huntington hastalarında görülen, özel beyin hücrelerindeki azalmayı insan derisi hücrelerini kullanarak nasıl doğrudan dönüştüreceklerini buldular.

Günümüzdeki bazı tıbbi tedavilerde, bir insan hücresi tipi bir diğerine dönüştürülebiliyor, kök hücrelerin deri hücrelerine dönüştürülmesi gibi. Bu işlem sırasında, orijinal hücrelerin tek ve istenen tipe dönüşmesi yerine, birden fazla hücre tipine dönüşmesi riski taşıyan bir kök hücre evresi vardır. Ancak Washington Üniversitesi(ABD)’ nde bulunan bilim insanlarından oluşan bir ekip, kök hücre evresini nasıl atlayacaklarını çözdü ve deri hücrelerini doğrudan kullanılabilir beyin hücrelerine dönüştürdü.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Berat Mutluhan Seferoğlu
Yazar 24 Ağustos 2019 1 sa.

Çağdaş felsefede ön planda olan iki felsefe geleneği olduğunu görüyoruz. Bu gelenekler analitik felsefe ve kıta felsefesi olarak adlandırılıyor. Bu yazıda iki gelenek hakkında bilgi vermek, bu gelenekleri karşılaştırmak ve analitik felsefe/kıta felsefesi ayrımına dair bazı noktaları açıklığa kavuşturmak istiyorum.

Başlamadan önce bir uyarı yapmam gerekiyor: Ben, analitik felsefe ve kıta felsefesi ekolleri arasından analitik felsefeye yakınım. Dolayısıyla söz konusu ekoller arasında yaptığım karşılaştırmanın ve yaptığım çıkarımların taraflı görünebileceğinin farkındayım. Bu ayrım, kişilerin felsefeye nasıl baktığıyla öyle yakından ilişkili ki, kamplardan herhangi birine yakınsanız, analitik felsefe ve kıta felsefesi karşılaştırmasını taraflardan birini ‘kayırmadan’ yapmanız pek mümkün değil. Bu nedenle konu hakkındaki taraflılığımla ilgili olarak okuyucuyu uyarma ihtiyacı hissediyorum.

180
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Samet Buluş
2 gün önce
Dünyanın değil evrenin en güçlü ve zeki padişahı 
34 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Şubat 2014 11 dk.

Görselde, birbirinden oldukça uzak 4 memeli hayvan türünün uzuvları görülmektedir: bir insan, bir kedi, bir balina ve bir yarasa. Bu canlılar, dışarıdan bakıldıklarında birbirinden tamamen farklı gözükseler de, içlerine baktığınız zaman aynı atadan geldiklerini haykıran yüz binlerce veri bulmak mümkündür. Bunların en net olanlarından biri de, kemiklerinde yapacağınız bir analizden gelecektir.

Bu apayrı 4 memelinin (ve diğer memelilerin de) bütün uzuv kemikleri birbiriyle eştir. Bilimde biz aynı atadan gelen ve farklı torun türlere dağılan bu yapı ve organlara homolog (eş) organlar adını veriyoruz. Bu kadar farklı yapılarda olmalarının tek sebebiyse, evrimsel süreç içerisinde aynı kemiklerin farklı ortamlara adapte olan uzuvlarla birlikte evrim geçirmiş olmalarıdır. Görselde, sırasıyla humerus, radius, ulna, karpallar, metakarpallar ve falanjlar görülmektedir. Tüm memeli türlerinde bu kemikler birbirinin aynı yapıdadır; sadece şekilsel farklılıklar bulunmaktadır. Dolayısıyla, birbirinden tamamen farklı görünen canlıların evrimsel süreçte ortak bir atadan geldiği anlaşılabilir. Bunu bir diğer şekilde sınama yöntemi, memeli olmayan canlılara bakmaktır.

270
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Ela Kursak
Seslendiren 28 Kasım 2022 12:40
Ela ile Eddie, Bu Bölümde Türklerin Tarih Boyunca Kullandıkları Alfabeleri Öğreniyorlar!
47
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Astronomi & Kozmoloji konusunda geliştirebilirsin.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Mücahid Metin Bayram
İnceleyen10 26 Nisan 2023
Videolarından her görüşten insan yararlanabilir, videolarını izlenme kaygısı gütmeden çeken biri.Kitabı "Peygamberliğin İspatı" her görüşten insanın okuyabileceği tarafsız çok kaliteli bir kitaptır.
Youtube Kanalı
6.2/10
(184 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
16
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim ve bilimseverler sıkıcı değildir! Evrim Ağacı Etkinlik Platformu'nu kullanarak bulunduğun şehirde veya internet üzerinde toplantılar, etkinlikler, buluşmalar düzenleyebilir, diğerlerinin düzenlediği etkinliklere katılabilirsin. Ayrıca eğer bilimle ilgili bir iş, staj, burs veya eğitim arıyorsan veya bu pozisyonları dolduracak bilimseverler, bilim insanları ve öğrenciler arıyorsan, Evrim Ağacı İlan Platformu'nu kullanarak Türkiye'deki ve Dünya'nın her yanındaki bilimseverlerin oluşturduğu ağa katılabilir, bu ağa güç katabilirsin!

Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close