Kendi Evinizde Soğan Yetiştirin!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Kimi zaman para harcadığımız şeyler, gerçekten üzerinde düşünmediğimiz veya çok üşengeç olduğumuz için adeta "cebimizi soyan" şeylerdir. Bunların başında da bazı çok sık kullanılan ve üretimi çok basit olan sebzeler ve meyveleri sokaktan parayla almak gelir. Bugün sizlere çok pratik bir şekilde nasıl kendi soğanlarınızı yetiştirebileceğinizi kısaca anlatacağız; artık gerisi size kalmış.

İlk olarak şunu söyleyelim: manavdan ya da pazardan aldığınız soğanların neredeyse tamamı döllenmiş, gelişime hazır bitkilerdir. Ancak siz onları yediğiniz için, bu gelişim asla gerçekleşemez; bir diğer deyişle bitkiyi öldürmüş olursunuz. Fakat kiloyla aldığınız soğanın birkaç tanesini kenara ayıracak olursanız, kendi soğanlarınızı kolaylıkla yetiştirebilirsiniz. Çünkü eğer ki bir soğanı yemeyip de kenarda bir süre tutacak olursanız, zaten kendiliğinden filizlenmeye başladığını göreceksiniz. Bunu belki evlerinizde görmüşsünüzdür; bir türlü soğanı tüketeceğiniz bir yemek bulamadığınızda, evinizde tuttuğunuz soğanlar yeşermeye ve büyümeye başlar. Bu, doğanın kendi yolunu bulma çabalarından biridir.

İnternette dolaşan mini-mitlerden biri, manavdan aldığınız soğanı ekecek olursanız, bir bitki üretebileceğiniz; ancak ondan yenebilir soğan elde edemeyeceğinizdir. Bu hatalıdır. Kim bilir, belki de kendi ürününüzü yetiştirmeyin diye yayılmış bir söylentidir. Pek ala kendi soğanınızı yetiştirebilirsiniz. Yapmanız gerekenler çok basit:

Manavdan alabileceğiniz sıradan soğanlar...

 

Yeşillenmeye başlayan kısma dikkatinizi çekeriz. Dışındaki kağıtsı yapıları burada soyduk.

 

Öncelikle aldığınız bir soğanı ister masanızın üzerinde, ister bir çekmecede, nerede olursa olsun büyümeye bırakın. Kısa sürede yeşil bir gövde soğandan yükselmeye başlayacaktır. Suya bile ihtiyaç duymaz, çünkü soğanın yediğimiz kısmında kendisine yetecek kadar su bulunmaktadır. Sonrasında, soğanın etrafını saran kağıtsı yapıyı atınız. Ancak dikkat edin, söz ettiğimiz soğanın zar kısmı değil, sadece en dış katmanda bulunan ve genelde soğanı kesmeden önce söküp attığınız kalın kısımdan söz ediyoruz. Sonrasında, yeşil kısmın bağlandığı köklere zarar vermeksizin, soğanı ikiye yarmaya başlayın. Yavaşça, bir yarıyı diğerinden ayırın. 

Hafifçe yarmaya başlıyoruz. Burada bir bıçaktan yardım alabilirsiniz.

 

İkiye ayırdıktan sonra soğanın görünümü...

 

Bundan sonrası da oldukça basit. Bir bıçak kullanarak, merkezdeki şişkin kısmı, etrafta normalde yediğimiz etli kısımdan ayırmanız gerekiyor. Köke zarar vermeden bunu yaparsanız daha iyi sonuçlar elde edebilirsiniz. Üstelik ayırdığınız kısımları artık normal bir şekilde yiyebilirsiniz. Bir diğer mit de budur, çimlenmiş bir soğanın yenmemesi gerektiği iddia edilir. Bunun nedeni anlaşılırdır: çünkü genellikle bitki çimlenirken bizim normalde yediğimiz kısımdaki besinlerden ve sudan faydalanır. Dolayısıyla belli bir noktadan sonra o etli kısım lapa gibi bir hal alır ve pek tatlı olmaz. Ancak yemenizde (eğer tadını beğeniyorsanız) bir sakınca yoktur.

Sonrasında ise ayırdığınız kısmı tamamen toprak altında kalacak şekilde saksınıza ekin ve işlem tamam. Bunları aşağıda gösteriyoruz:

Ortadaki kısmı, yediğimiz etli kısımdan ayırıyoruz.

 

...ve ayırdığımız göbek kısmını saksımıza ekerek işlemi tamamlıyoruz.

 

Gerisi sıradan bir diğer bitkiyle aynı. Günlük olarak toprak nemli olacak kadar sulayıp, güneşli bir alanda bırakmanız yeterli olacaktır. Belki tüm ailenizi doyurmaya yetecek kadar soğan üretemezsiniz; ancak 5-6 tanesi bile kardır, öyle değil mi? Toprağın üzerine soğan öbekleri hafifçe çıkmaya başladığı zaman, soğanlarınız toplanmaya hazır demektir. Hatta kimileri fotoğrafta gördüğünüz yeşil kısmı da kullanarak yemekler yapmaktadır; ancak o kadarı da bitkinize kalsın deriz. Toplamanız gereken şey, topraktan çıkmaya başlayacak olan soğan yumrularıdır. 

Afiyet olsun.

 

Kaynak: Anktangle

Bu Seks Bağımlısı Kuyruksuz Maymunla DNA'nızın %98.7'sini Paylaşıyorsunuz!

29 Nisan 2014 Güneş Tutulması

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim