Kara Ölüm Döneminde Bitkiler Neden Kendi Pandemisini Yaşadı?
BBC Science Focus Magazine
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Kara Ölüm pandemisi sırasında Avrupa nüfusunun yarısı Yersinia pestis bakterisiyle enfekte olarak öldü ve bu süreçte bitki çeşitliliği de beklenmedik şekilde azaldı.
- York Üniversitesi araştırması, tarımın pandemiyle birlikte çöktüğünü, tarım arazilerinin terk edilmesinin bitki çeşitliliğinde büyük kayıplara neden olduğunu ortaya koydu.
- Orta Çağ'da karma tarım ve mozaik peyzaj, biyoçeşitliliği desteklerken, günümüzdeki monokültür tarım yöntemleri çevreye zarar vererek biyoçeşitlilik kaybına yol açmaktadır.
Kara Ölüm (İng: "Black Death"), insanlık tarihinin en yıkıcı pandemisiydi. 1347 ile 1353 yılları arasında, Avrupa nüfusunun yarısına yakını (yaklaşık 50 milyon insan) Yersinia pestis bakterisiyle enfekte olduktan sonra hayatını kaybetti.
Ancak insan nüfusu hızla düşerken beklenmedik bir şey oldu ve bitki biyoçeşitliliği de insanlarla birlikte çöküşe geçti. İlk bakışta bu durum oldukça tuhaf görünmektedir. Günümüzdeki yaygın anlatıya göre insanlar ortadan kaybolduğunda ve doğaya toparlanması için gereken alan ve zaman tanındığında, doğa büyük bir coşkuyla kendini yenilemektedir. Ancak 650 yıl önce durum hiç de böyle değildi.
Bitki yaşamı iyileşmek yerine daha da kötüye gitti. Neredeyse bitkiler de kendi pandemilerini yaşıyor gibiydi. Ancak bunun nedeni bir bakteri değil, başka bir şeydi.
Avrupa'daki bitki çeşitliliğinin son 2000 yılda nasıl değiştiğini değerlendirmek için York Üniversitesinden Jonathan Gordon ve meslektaşları devasa bir fosilleşmiş polen tanesi koleksiyonunu incelediler. Elde ettikleri veriler, bizlere üç bölümden oluşan bir hikaye sunuyor. MS 0 ile 1300 yılları arasında Avrupa'da bitki çeşitliliği arttı; Batı Roma İmparatorluğu'nun yükselişi ve çöküşü boyunca büyümeye devam etti, Erken Orta Çağ'a kadar sürdü ve Kara Ölüm'den hemen önce zirveye ulaştı.
Sonra pandemi vurdu ve 150 yıl boyunca bitki çeşitliliği hızla düştü ancak insan nüfusu arttıkça yeniden toparlanabildi. Peki buradaki ortak faktör neydi? Tahıl tarımı.
Kara Ölüm'den önce tarım yükselişteydi. Ancak pandemi yayıldıkça tarım da çöktü. Tarım arazileri terk edildi ve tahıl mahsulleri ekilmedi. Ecology Letters dergisinde yayımlanan çalışma, bitki çeşitliliğindeki en büyük kayıpların arazi terkinden en çok etkilenen bölgelerde meydana geldiğini buldu. Başka bir deyişle, eski günlerde tarım biyoçeşitlilik için oldukça faydalıydı.
Bu bulgular, tarımın yoğunlaşmasının biyoçeşitlilik kaybının temel bir itici gücü olduğu günümüzdeki durumla tam bir tezat oluşturuyor. Ancak çiftçilerin topraklarını nasıl kullandıklarını düşündüğümüzde bu durum oldukça mantıklı gelmektedir. Günümüzde tarıma monokültürler (tek tip ürün yetiştirme) hakimdir. Çiftçiler genellikle, sıklıkla pestisit (tarım ilacı) ve gübrelerle işlem gören tek bir mahsul türüne odaklanmaktadır.
Bu durum çevreyi kirlettiği, vahşi bitki ve hayvanların büyümesini ve hayatta kalmasını engellediği için çevre adına kötüdür. Bunu, endüstriyel pestisitlerin ve gübrelerin olmadığı Orta Çağ ile karşılaştırdığımızda durumu daha iyi kavrıyoruz. O dönemde monokültürlerin yerine karma ekim normdu. Tahıl mahsullerinin şeritleri; toprak parçalarıyla, bilerek nadasa (geçici olarak ekilmemiş) bırakılmış tarlalarla, ormanlık alanlarla ve engebeli otlak alanlarıyla iç içeydi. Sonuç, bitki ve hayvan yaşamının gelişmesi için çeşitli habitatlara sahip mozaik bir manzaraydı.
Tüm bunlardan çıkaracağımız iki temel mesaj var. Birincisi, doğayı kendi haline bırakarak biyoçeşitliliği artırmayı amaçlayan politikalar umulduğu kadar etkili olmayabilir. Gordon, Avrupa'daki biyoçeşitliliği en yüksek yerlerin birçoğunun düşük yoğunluklu, karma tarım geçmişine sahip olduğunu belirtiyor. İkincisi ise, eğer sanayi öncesi çiftçilerin zorlu derslerinden bir şeyler öğrenmek istiyorsak, tarım ve yaban hayatının birbirini dışlamak zorunda olmadığını net bir şekilde görüyoruz.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Bu makaleyi bağlı asistanınıza okutun.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 4
- 3
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/10/2026 19:06:56 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23753
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in BBC Science Focus Magazine. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.