Gece Modu

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Medical Daily isimli kaynaktan alınmıştır; ancak anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş, içeriği zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Biyolojik annenizin, siz doğduktan çok sonra bile, vücudunda size ait hücreler taşıyabildiğini biliyor muydunuz? Araştırmalar, hamilelik esnasında fetüs (cenin) hücrelerinin plasentadan annenin diğer vücut bölgelerine yolculuk edebildiğini gösteriyor. Aslında bu, yeni keşfedilmiş bir olgu değil. 1990’lardan bu yana biliniyor ve adına “Cenin Mikrokimerası” deniyor. Kimera, Yunan mitolojisinde yarı aslan, yarı keçi ve yarı ejderha olan bir canavar.

Bazen bu hücreler doğumdan sonra yok oluyorlar ama kimi durumlarda da doğumdan yıllar sonra bile annenin vücudunda kalabiliyorlar. Üstelik öyle pasif durumda da kalmıyorlar; örneğin, annenin kalbine ulaşan cenin hücreleri atan kalp hücrelerine dönüşüyorlar! Arizona Eyalet Üniversitesi Psikoloji Bölümünden araştırmacı Dr. Amy Boddy mikrokimera hakkında şunları söylüyor: 

Bu tür hücreler kök benzeri özelliklere sahip, böylelikle pek çok farklı dokuya dönüşebiliyorlar. Anne bedeninde yapabildikleri yüzlerce şey var. Kan içerisinde olan çoğu cenin hücresi temizlenir. Fakat bazıları da temizlenmeyip vücutta kalır. Vücutta nasıl kalabildiklerini ise henüz bilmiyoruz … ancak yapılan çalışmalar vücutta kalan hücrelerin gerçekten kendilerini bir dokuya entegre ederek büyüyüp çoğalabildiklerini ortaya koyuyor.

Önceleri yaygın olmadığı düşünülen mikrokimeranın, son dönemde yapılan çalışmalar sayesinde yaygın bir vaka olduğu artık biliniyor. Bilinmeyen şey ise bu durumun annenin faydasına mı yoksa zararına mı olduğu. Bu konudaki mevcut literatür tam bir ikilem içerisinde çünkü mikrokimeranın farklı kanser türlerine veya eklem iltihabı gibi otoimmün hastalıklarına zafiyeti artırdığına işaret eden araştırmalar olduğu gibi, kadınları hastalıklara karşı koruduğunu öne süren çalışmalar da var. 

Mikrokimera, Evrimsel Mercek Altında

Cenin mikrokimerasının sadece insanlarda bulunmayıp köpek, fare ve inek gibi diğer pek çok memeli türlerinde de görülmesi cenin hücrelerinin, insanın evriminden önce, on milyonlarca yıldır anne yaşamının bir parçası olduğunu gösteriyor. Bu olguyu evrimsel mercekten geçiren Dr. Boddy, Dr. Sayres ve ekibi, annenin vücudunda gezinen cenin hücrelerinin hem anne hem de yavru için adaptif (uyumsal) bir avantaj sağlayıp sağlamadığını incelediler. 

Buna göre, bir annenin üremedeki başarısı bütün ömrü boyunca kaç tane yavruyu yetişkinliğe ulaştırmasında yatar. Bütün kaynakların tek bir yavruya/çocuğa harcanması anneyi daha ileride doğuracağı çocuklarını yetiştirirken güçsüz bırakır. Fakat eğer ki her bir yavru/çocuk, daha fazla kaynak temini için, bir şekilde, annesini zorlarsa, o yavrunun yetişkinliğe erişerek üreme ihtimali artar. Dr. Sayres ve ekibinin dediğine göre cenin hücreleri, tam da bu amaçla, çocukların/yavruların, annelerini manipüle etmelerine imkan sağlar. Araştırmacılara göre cenin hücrelerinin genellikle annenin meme dokusunda ve hatta sütünde bulunması, süt üretimini artırarak yavrunun/çocuğun daha iyi beslenmesine ve serpilmesine olanak tanır. 

Anneler, aynı zamanda, vücut ısısıyla da yavrunun bakımını sağlar. Boyun bölgesinde bulunan tiroit bezini bir termostata benzetebiliriz. Tiroit bezi az çalıştığında vücut ısısı düşer, fazla çalıştığında ise vücut ısısı artar. Tiroit bezindeki cenin hücreleri, teorik olarak, tiroitin daha fazla çalışmasını sağlayarak hamilelik esnasında anne vücudunun normalden daha fazla ısı üretmesine neden olur. Fakat cenin hücrelerinin anne bedenini manipüle ederek yavrunun avantajına olacak şekilde ürettiği bu ısı, bazı durumlarda, yan etki olarak, annenin zararına olabilir. 

Bu evrimsel “fayda-zarar çekişmesi”nde anne vücudunun da kalım savaşı verdiğini unutmayalım. Örneğin, doğumdan sonra annenin bağışıklık sistemi (muhtemelen artık cenin hücrelerini vücuttan atmak için) öyle fazla çalışır ki bu, birtakım riskleri de beraberinde getirir. Savunma mekanizmasının bu aşırı çalışma durumu, romatizmal eklem iltihabı gibi otoimmün rahatsızlıklardan yakınan kadınların sağlık durumlarını doğumdan sonra kötü hale getirebilir.

Evet, var olan çalışmalar mikrokimeranın, yaraların daha çabuk iyileşmesi veya annesel kaynakların artırımı gibi hem annenin hem yavrunun faydasına; doğum sonrası savunma mekanizmasının aşırı çalışmasından kaynaklı birtakım tehlikeli durumları barındırdığı için kimi zaman annenin zararına unsurlar barındırdığını ortaya koyuyor. Üstelik bazı araştırmalar anne dokularında bulunan bazı cenin hücrelerinin ne fayda ne de zarar vererek orada öylece durduğunu da gösteriyor. Bu yüzden, mikrokimeranın evrimsel bir avantaj sağlayıp sağlamadığı tam bir netlikle cevaplanamıyor.

Mikrokimera Araştırmaları Neler Vadediyor?

Yine de tüm bu fikirler nokta atışı yapan deneylerle sınanabilir. Örnek vermek gerekirse, bilim insanları vücudun farklı yerlerindeki cenin hücrelerinde hangi genlerin aktif hale geldiğine bakarak gen aktivitesinin annenin fizyolojisini (mesela, süt üretimini) nasıl etkilediğini görebilirler. Hatta, beyindeki cenin hücrelerinin doğum sonrası annenin davranışlarını nasıl etkilediği üzerine araştırmalar yapılabilir. Dahası, anne vücudunun cenin hücrelerini kabul etme başarısının/başarısızlığının altında yatan sebepler iyi bilinirse organ bağışlarında doku uyumsuzluğunu giderici metotlar geliştirilebilir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Türev İçerik Kaynağı: Medical Daily
  • C. Zimmer. A Pregnancy Souvenir: Cells That Are Not Your Own. (2015, Eylül 10). Alındığı Tarih: 25 Ağustos 2019. Alındığı Yer: The New York Times

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 15/10/2019 03:17:03 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3920

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Aptalca deneyleri çok severim! Öyle ki, kendim de, hep yaparım!”
Charles Darwin
Geri Bildirim Gönder