Kadınlar İçin Erkekler: Cinsiyet Eşitliği İçin Bir Dayanışma Projesi
Kadınlar İçin Erkekler: Cinsiyet Eşitliği İçin Bir Dayanışma Projesi

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

1996 yılında yaptığı meşhur konuşmasında Nora Ephron, Wellesey Koleji'nin yeni mezunlarını, yepyeni bir dünyaya giriyor oldukları ve attıkları her adımın "şahsi olarak algılanması" gerektiği konusunda uyarıyordu. Şöyle söylüyordu:

"Hillary Clinton'a 'yerini bilmemesi' gerekçesiyle yapılan her saldırı, size yapılmış bir saldırıdır. Tüm bu saldırıları şahsımıza saldırı olarak görmek zorundayız. Kadınlara yapılan tüm saldırıların altında, aynı sözcükler yatar: geri dön! Bir zamanlar ait olduğun yere geri dön!"

21 Eylül 2014'te dünyaca ünkü aktris ve Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi Emma Watson, New York'taki Birleşmiş Milletler Merkezi'nde son zamanlarda görülmüş en güçlü konuşmalardan birini yaptı. "HeForShe", ya da "Kadınlar İçin Erkekler" başlıklı bir kampanya başlatan Watson konuşmasında, cinsiyet ayrımının hem erkeklere, hem kadınlara zarar verdiğini söyledi ve erkekleri de dünya çapında bir cinsiyet eşitliği için mücadeleye davet etti. Bu girişiminin hemen ertesi gününde, kimliği bilinmeyen kişilerce Watson'a cinsel içerikli tehditlerde bulunan ve çıplak fotoğraflarının internete 5 gün içerisinde verileceği geri sayımını yapan bir internet sitesi kuruldu. Sitenin başlığı ne mi? Bu olaydan birkaç hafta önce patlak veren "ünlülerin çıplak fotoğrafları" furyasına gönderme olarak: YouAreNextWatson (Sıradaki Sensin Watson). Evrim Ağacı olarak, Emma Watson'a yapılan saldırıyı, şahsımıza yapılmış bir saldırı olarak kabul etmekteyiz. Bundan yıllar önce Ephron'un da dediği gibi, hepimiz de bu şekilde algılamalıyız.

Sonradan anlaşıldı ki bu saldırı "sadece" 4chan isimli sosyal medya sitesinin bilinmeyen bir sebeple kapatılmasını isteyen bir viral reklam firmasının "oyunuymuş". Kendilerine "Rantic Pazarlama" adını veren bu sahte firma, daha önceden de bu tür sahte geri sayımları düzenlemesi ile biliniyor. Ancak kendileri bunu ilan edene kadar, siteyi kimin kurduğu bilinmiyordu. Daha önceki ünlü fotoğrafları da 4chan üzerinden yayıldığı için ve Watson için kurulan sitede de 4chan logosu olduğu için ve ayrıca 4chan kullanıcılarından bazıları siteyi kurma sorumluluğunu üzerlerine aldıklarını belirten mesajlar yazdıkları için, sitenin 4chan tarafından yapıldığı zannedildi. Ancak sonradan tüm bunların bir "sahtekarlık" olduğu anlaşıldı.

Ancak sorun da burada... Bu yapılan bir "oyun" değil. Bir insanın şahsi hayatına saldırı. Kadınların cinselliğini bir "açık nokta" olarak kullanmanın ne kadar sıradanlaştırılmış olduğunun acı verici bir örneği. Ayrıca Emma Watson insanlığı cinsiyet eşitliğine davet ederken, bu sitenin gerçek sanıldığı saatlerde internete yazılan yorumlar, insanların pislik zihniyetini ve kadın nefretini de adeta sanal aleme kusuyor.

Bir kullanıcı, "Çıplak fotoğraflarının yayınlanmasını ve suratında bir yığın erkek menisi olmasını nasıl isterdim! Feminizm zırvaları bir anda yok oluverirdi." diyor. Bir diğeri "Feminizm, giderek büyüyen bir kanserdir." diyor.

Feminizm, uluslararası kullanılan tanımı gereği "politik, sosyal ve ekonomik düzlemde kadınların erkeklerle eşit şartlara erişmesini hedefleyen akım" olarak bilinmektedir. Her sahada olduğu gibi, feminizmde de ismi lekeleyen fanatikler ve militanlar elbette bulunmaktadır. Bu kişiler, erkeklerin daha aşağılık olması gerektiğini savunarak terazinin dengelerini tam tersine çevirmeyi arzuluyor ve bunu ilan ediyor olabilirler. Ancak bir fikrin militan taraftarlarının olması; o fikrin hatalı olduğu anlamına gelmez. Feminizmi militanca savunanların varlığı, kadınların geride bıraktığımız asırlardır ezildikleri ve politika, bilim, sanat, kültür, ekonomi, sosyal hayat gibi konularda ikinci, hatta üçüncü plana itildikleri gerçeğini değiştirmemektedir. Ayrıca bu kadar uzun asırlardır süren bir zulüm, elbette geçici bir pozitif ayrımcılığı hak etmektedir. Pozitif ayrımcılık, negatif ayrımcılığı doğurmak zorunda değildir. Kadınlara pozitif bir ayrımcılık sağlamak, erkeklere negatif ayrımcılık uygulanması anlamına gelmez. İnsanların bunu böyle görmesi üzücü bir cehaletin ürünüdür. Zaten gerçek anlamıyla feminizm amaçlarına ulaştığında, artık feminizm diye bir akımdan söz etmeye gerek kalmayacaktır. Çünkü kadınlar ve erkekler eşit şartlar altında olacak ve konu kapanacaktır.

İlginçtir; halk arasında sanki erkeklerin bilim, politika, teknoloji, sosyal yaşam, matematik, vb. konularda daha başarılı olduklarına dair sanrılı bir inanç var. Aslında bu sadece dişilerle erkekler arasında olan bir sorun bile değil. Siyah derililer ile beyaz derililer arasında da aynı sahte üstünlük iddiası süregeliyor. Bilim, mühendislik, teknoloji gibi alanlar beyazların ve erkeklerin işiymiş gibi lanse ediliyor; geri kalan gruplara bu sahalarda laf düşmeyeceği iddia ediliyor. Dolayısıyla oransal olarak bakıldığında, muazzam bir "beyaz erkek" kitlesine karşı ufacık bir "azınlık" kitlesi bu alanlarda rekabet ediyor. Dolayısıyla Nobel Ödülü gibi prestijli ödüllerin genellikle beyaz erkeklere gidiyor olması şaşırtıcı olmamalı. Çünkü tüm aydınlığına rağmen akademik kurumlarda bile halen erkekler dişilere göre, beyazlar siyahlara göre daha fazla tercih ediliyor. Hatta yapılan araştırmalar, aslen seksist ya da ırkçı olmadığı bariz olan insanların bile istemeden de olsa beyaz erkeklerden yana tercih kullandığı görülüyor. Benzer şekilde ırkçı ya da seksist düşünceler beslemeyen öğretmenler bile, neredeyse aynı cevapların yazıldığı sınav kağıtlarında, erkeklere dişilere nazaran daha fazla puan vermeye meyilliler! Bunun sebebi muhtemelen beyaz erkeklerin toplumsal baskılardan ötürü bu alanlarda çok aktif faaliyet göstermiş olması ve dolayısıyla daha fazla başarılı isim çıkarmış olması. Bu da, zincirleme bir tepkimeye neden olarak beyaz erkeklerin daha fazla başarılı olmaya meyilli oldukları algısını yaratıyor. Bu zincir kırılmadıkça, toplum baskısı da büyüyor.

Dolayısıyla, Evrim Ağacı olarak her zaman söylediğimiz gibi, yine gururla söylüyoruz: Bizler, çoğunluğu erkeklerden oluşan bir ekip olarak, ayakları yere basan, rasyonel taleplerde bulunan ve eşitlik haklarını savunan feministleriz ve boşverin feminizmi desteklememizi, tüm kadınların özgürlüklerini ve eşitliklerini sonuna kadar destekliyoruz. Bu nedenle, Emma Watson'ın çağrısını yineliyoruz: Kadınlarla erkekler, bu eşitliği bir bütün olarak sağlayabilirler. Sadece kadınların çabasıyla olmaz, sadece erkeklerin çabasıyla da olmaz.

 

Kaynak:  Vox

Beynimizdeki Bazı Kimyasallara Kısa Bir Bakış...

İnsanlık İçin De, Hindistan İçin De Dev Bir Adım: Mangalyaan Uydusu Mars Yörüngesine Oturdu!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim