''İnsanlığı'' Maymundan Öğrenmek

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected]m üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Frans de Waal’ın "İçimizdeki Maymun" kitabını okudunuz mu? Psikoloji ve primatoloji üzerine dünyaca ünlü eserler kaleme alan de Waal’ın, başta bonobolar olmak üzere şempanze, insan, goril gibi simiyenlerin davranışları üzerine birtakım çıkarımları var. Maymunların ve diğer hayvanların insanlar tarafından "kötü" tanındığından dem vuran de Waal, kötü olan hareketlerin “hayvanlık”, iyi olan şeylerin ise “insanlık” olarak tanımlandığından dert yanıyor. İnsanların olumlu davranışları kendilerine mal etmeyi sevdiklerini yazan de Waal, bu kısa eleştirisinin ardından anlattıklarıyla bu ön yargıyı paramparça ediyor. Bu yazıda da sizlere Frans de Waal’ın İçimizdeki Maymun kitabında yer alan ve insanlık olarak maymunlardan "insanlık" dersleri aldığımız iki durumu aktaracağız.

Frans de Waal’ın anlattığı, İngiltere’de yer alan Twycross Hayvanat Bahçesi’nden Kuni adındaki bir bonobonun hikayesine uzanıyoruz. Kuni, hayvanat bahçesindeki yaşam alanının camına çarpan bir kuş için yaptıklarıyla tüm dünyada tanınan bir maymun haline gelmiş. Bir sığırcığın, camına çarpıp yere düştüğünü gören Kuni, kendinde olmayan kuşu yavaşça doğrultup ayağa kaldırmış. Ayakta duramayan kuş için çareler arayan bonobo dostumuz, sığırcığı tutup hafifçe havaya fırlatmış. Bu fırlatmaya sadece çırpınarak tepki veren kuşu avuçlayan Kuni, kendi yaşam alanındaki en büyük ağacın tepesine tırmanmış ve ayaklarıyla ağaca tutunup elindeki sığırcığı kendi yaşam alanının dışına çıkarmaya, yani özgürlüğüne kavuşturmaya çalışmış. Ne yazık ki Kuni’nin bu çabalarına rağmen kendine gelemeyen, hal böyle olunca da uçamayan sığırcık, Kuni’nin yaşam alanını çevreleyen hendeğin içine düşmüş. Kuni, çabalarının etki etmediğini fark etmiş olacak ki yerdeki sığırcığın başına gitmiş ve adeta nöbet tutarmışçasına hiçbir şey yapmadan beklemiş. Meraklı bir bonobo dostunun, kendinde olmayan sığırcığa yaklaşmasına dahi izin vermeyen Kuni’nin bu çabaları, aradan bir süre geçtikten sonra sonuca ulaşmış. Bir süre sonra biraz biraz kendine gelen yaralı sığırcık uçarak oradan uzaklaşmış. Kuni’nin bu davranışını yorumlayan de Waal aynen şu notları aktarıyor:

“Kuni’nin bu kuş için yaptıkları, başka bir maymuna yardım etmek için yapabileceklerine hiç benzemiyor. Katı sınırlarla belirlenmiş bir davranış şablonunu takip etmek yerine yardımın türünü kendinden çok farklı bir hayvanın özel durumuna göre ayarlayabilmiş. Alanının üzerinden geçen kuşlardan, ne tür bir yardım gerektiğine dair bir fikir edinmiş olmalı. Empatinin bu türlüsü hayvanlarda pek duyulmuş şey değildir, çünkü başkasının koşullarını tahmin etme beceresine dayalıdır.”

Bu yazının başlığına kaynak olan hikaye için ise 1996 yılına gitmemiz gerekiyor. Kimi kaynaklarda 16 Ağustos, kimilerindeyse 19 Ağustos olarak anılan bir olay, bir gorilden dünyaya “insanlık” dersi olarak televizyonlarda, kitaplarda ve konuşmalarda kendine yer edinmiş. Chicago Brookfield Hayvanat Bahçesi’nde yaşayan Binti Jua adı verilen sekiz yaşındaki bir dağ gorili, tıpkı Kuni isimli bonobo gibi çaresiz bir canlıya yardım etmiş. Bu sefer çaresiz durumda olan canlı bir sığırcık değil, insan! Konuyu dağıtmadan olayın detaylarına geçelim: 1999 yılında Binti’nin yaşadığı bölüme 3 yaşındaki bir çocuk düşmüş. Hemen minik bir parantez açalım: Tabii goril gibi iri bir canlının narin hareketleri dahi, üç yaşındaki bir çocuk için ölümcül olabilecektir. de Waal burada gorilin takındığı tavırların gayet korumacı ve şefkatli olduğunun üzerinde duruyor. Devasa cüsseli bir goril ve mini minnacık bir çocuğun baş başa kalması, son dönemde yaşanan ve büyük ses getiren Harembe Olayı gibi üzücü bir şekilde sonuçlanmamış.

YouTube’da kayıtları bulunan 99 yılındaki bu olayda, Binti’nin korumacı tavırları dünyaya adeta ders vermiş. Kafesine düşen üç yaşındaki çocuk için bir anda hareketlenen Binti, küçük çocuğu kucağında taşıyarak güvenli bir bölgeye götürmüş. Sadece bununla da kalmayan Binti, yaşam alanındaki derenin içindeki kütüğe oturmuş ve çaresiz çocuğu kucağında sallamaya başlamış. Olayı görüp çocuğu gorilden almak için gelen hayvanat bahçesi görevlileri, büyük bir zorlukla karşılaşmadan çocuğu teslim almışlar. Hatta Binti, görevlilere çocuğu teslim etmeden önce devasa elleriyle çocuğun sırtına bir iki kez vurmuş. Bu olayın ardından dünyaca ünlü bir kahraman haline gelen Binti, Amerika Birleşik Devletleri tarihinde ilk defa bir siyasetçi tarafından bahsedilen maymun olma gibi bir ilki de yaşarken, şefkat modeli olarak tanıtılmış. Binti olayını anlatan Frans de Waal da konu üzerine şu cümleleri kuruyor: “İnsan tarafından yapılmamış bir insanlığın mümkün olduğuna toplumun uyanması, bir maymunun bizim türümüzden birini kurtarmasıyla oldu.”

Kaynak: İçimizdeki Maymun, Frans de Waal

İşte İzlemeniz Gereken En İyi 22 Belgesel

Gözlenebilir ve Gözlenemeyen Evren'in Toplam Büyüklüğü Ne Kadar?

Yazar

Emre Can Kartal

Emre Can Kartal

Yazar

İstanbul Üniversitesi'nde antropoloji öğrencisidir. Birtakım yerlerde Google'a özel çalışmakta, Evrim Ağacı'ndaysa öğrendiklerini aktarmaya çalışmaktadır. Tarih, antropoloji ve bu alanların felsefeleri ilgi alanlarıdır.

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim