İnsanlar Onları Avladıkça Avustralya Kertenkeleleri Çoğalıyor!
İnsanlar Onları Avladıkça Avustralya Kertenkeleleri Çoğalıyor!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Avlanmalarında kolaylık sağlaması için, Martu halkı çayır parçalarını yakar. Buraların yeniden yetişmesi, çok daha geniş bir çeşitlilikte yabani hayata ev sahipliği yapar, böylece daha tutarlı popülasyonlar oluşur.

Avcılar, çoğunlukla yabani hayat için zararlı olarak düşünülürler, fakat bilim insanları geçenlerde, sürüngenlerin yaşadığı bölgenin iyileşmesini sağlayan Avustralyalı Aborijin avcıların bazı kertenkele popülasyonlarını aslında canlandırdıklarını buldular.

Bilim insanları, geçen yüzyılda çoğu yerel canlı türünün azaldığı veya yok olduğu Avustralya Batı Çölü’nde araştırmalar yaptılar. Fakat çelişkili bir biçimde, dev kum kertenkelelerinin (Varanus gouldii) -yaklaşık 0,45 kg (1 lb) ağırlığında ve kendisinden daha küçük kertenkele, böcek ve örümceklerle beslenen sürüngenler- sayısı, Aborijin avcılığının yaygın olduğu yerlerde daha fazladır.

Araştırmacılar, batı Avustralya’daki Küçük Kumluk Çölü’nde yaşayan Aborijin grubu Martuları inceleme altına aldılar. Martular, -dev kum kertenkelesi ve diğer sürüngenlerle küçük memeliler gibi- av hayvanlarının izlerini takip ederek onları bulup deliklerinden çıkartmayı kolaylaştırmak için daha bakir yeşillik bölgeleri açmak üzere yakarlar.

Martuların yemek aramaya harcadığı zamanın yarısından çoğu, dev kum kertenkelesi avlamaya yöneliktir. Araştırmacılar, 10 yıl kadar bir süre içinde Martu halkının yaptığı yaklaşık 350 arama yolculuğunu izlediler. Kaliforniya’daki Stanford Üniversitesi’nde çevrebilimsel insanbilimci (ekolojik antropolog) ve aynı zamanda bu çalışmanın yazarı Doug Bird şunları söylüyor:

“Büyük, çok büyük bir çöl ve çok haşin bir ortam, dünyanın en zehirli bir grup yılanıyla karşılaşabileceğiniz bir yer – fakat Martularla, rahatça gezilebilir. Ne yaptığınızı bilmiyorsanız ve çölde gerçekten kendini idare etmeyi bilen kişilerle değilseniz çok, çok tehlikeli bir yer olabilir – fakat aynı zamanda inanılmaz güzellikte.”

Bilim insanları, Martuların yaktıkları ateşlerin en sonunda yeniden yetişmeye uygun küçük bölgeler oluşturduğunu, böylece de doğal görüntünün çeşitliliğinin arttığını buldular. Daha çeşitli doğal görüntü de, dolayısıyla, daha geniş çeşitlilikte yabani hayata ev sahipliği yapabiliyordu, böylece daha fazla biyoçeşitlilik ve daha tutarlı popülasyonlar oluşuyordu. Bird Livescience’a şöyle dedi:

“Bu, mantığa aykırı bir sonuç: Martular ne kadar çok avlanırsa, avlanacak o kadar çok av oluyor. Ekosistemlerde insanın rolü hakkındaki birçok alışılmış düşünce şekline aykırı.”

Martuların yoğun olarak avlandığı yerlerde, az avlandıkları yerlere göre neredeyse iki katı kadar daha çok kertenkele yaşam bölgesi vardı. Avcıların olmadığı yerlerde, yıldırımın tetiklediği yangınlar, Martuların yaktığı nispeten küçük bölgelere kıyasla geniş alanlara yayılır. Bu durum, doğal görüntünün daha az parçalı olmasına ve dev kum kertenkelelerinin daha az görülmesine neden olur.

Araştırmacılar, Aborijin avcıların Avustralya’nın çoğu yerini kaplayan çorak çöl çayırlarında en az 36.000 yıldır yaşadığına dikkat çektiler, yani avcılar bin yıldır o çöllerde ekosistemin anahtar parçası olmuştur. Araştırmacılar, 20. yüzyılın ortalarında Aborijinlerin yangına dayalı avcılığının kayboluşuyla birlikte 10-20 kadar yerel çöl canlısı türünün yok olduğunu ve 40’tan daha fazlasının ise sayılarının çok hızlı bir şekilde düştüğünü belirttiler.

“Martular doğal görüntüyü idare veya kontrol etmediklerinde, aksine temelde bu ekosistemlerin bir parçası olduklarında ısrarcılar. Sağlıklı ekosistemleri sürdürmede oynadıkları rol ve ekosistemlerin de bu ücra toplulukları destekleme yolları söz konusu olduğunda söz konusu ücra bölgeye özgü toplulukların önemini anlamamız gerekiyor. Bu, aslında Avustralya’’da uygulanan ekonomi ve eğitim politikalarında yer almayan bir durum, bu politikalarda yemek arama gibi şeyler genellikle hayatını kazanmanın ayıplı bir yolu gibi görülür, dolayısıyla ücra yerlerde yaşayan Aborijinler üretken olmayan işsizler olarak belirlenirler. Martuların yaptığı işin, Avustralya Batı Çölü’ndeki geniş doğal görüntü arazısının sağlığını destekleme biçiminde şahane bir halk hizmeti olduğu sonunda anlaşıldı.”

Bilim insanları bulgularını Proceedings of the Royal Society B: Biological Sciences dergisinin 23 Ekim 2013 sayısında çevrimiçi olarak ayrıntılı bir şekilde anlatıyorlar.

 

Not: Bu yazı Scientific American adresinden çevrilmiştir.

Ateş Girdapları

Hayat Ağacı'nı Değiştirmek: Evrimsel ve Genomik Araştırmalardaki Dönüşüm

Yazar

Şule Ölez

Şule Ölez

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim