Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

İnsanın Cinsel İsteği Körelmekte midir?

İnsanın Cinsel İsteği Körelmekte midir? Pixabay
5 dakika
7,453
Evrim Ağacı Akademi: Cinsiyetler, Üreme ve Cinsellik Yazı Dizisi

Bu yazı, Cinsiyetler, Üreme ve Cinsellik yazı dizisinin 11. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Cinsiyetlerin Evrimi: Cinsiyetler Neden, Ne Zaman, Nasıl Evrimleşti?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Tüm Reklamları Kapat

"Artık ihtiyaç duyulmayan uzuvlar ya da nitelikler, evrim yoluyla eleniyor. İnsanın evrim sürecinde tüylerini ve dişlerinin keskinliğini kaybetmesi gibi. Aynı mantıktan baktığımızda, eskiden 6-10 çocuğa ihtiyacı olan insanların bugünkü koşullarda 1-2 çocuğa ihtiyaçları var. Doğurganlığımızın ya da cinsel arzularımızın azalması gerekmez miydi (ya da evrimin binlerce yıl gerektirdiği düşünülerek doğurganlığımızın ya da cinsel arzularımızın ileride azalacağını öngörebilir miyiz?"

İlk olarak, bu konuda "körelmiş organlar" (vestigial organs), milyonlarca yıl içerisinde değişen çevre koşulları sonucu meydana gelen evrimsel süreç dahilinde, eski bir zamandaki çevre koşullarında (buna cinsel koşullar da dahil) gereken bir organın ya da özelliğin, yeni çevre koşullarında gerekmemesi sonucu o organın gittikçe körelerek gerilemesine denmektedir. Aşağıdaki bağlantılarda da uzun ve ayrıntılı tanımlarına, örnek ve açıklamalarına ulaşılabilir:

http://www.talkorigins.org/faqs/comdesc/section2.html

Tüm Reklamları Kapat

Körelmiş organlar konusu çok geniş bir alan ve yüz binlerce farklı ve güzel örnek vermek mümkün; sadece insanda bile 30-40 civarı körelmiş yapı bulunmaktadır ki siz, milyonlarca hayvan ve bir o kadar da bitki türünü düşünürseniz, körelmiş yapıların sayısını hayal edebilirsiniz. O yüzden burada çok fazla girmek istemiyorum. Doğrudan soruya geçelim:

Eskiden, vahşi ortamlarında insanlar daha çok "hayvanlar gibi" yaşamaktaydılar. Günümüzde gelişen teknoloji ve bilim sayesinde, alelade bir hayvan olan insanın (Homo sapiens) refahı, kendi geliştirdiği silah olan beyin sayesinde artmış ve artık vahşi doğadan kendini sıyırmıştır. Bu sebeple de pek çok niteliği, bu gelişime paralel olarak değişmiştir.

Darwin'in, "doğayı bir savaş alanı"na benzetmesi, balıkların milyonlarca ve hatta toplamda milyarlarca "potansiyel yavru" olarak görebileceğimiz yumurtalarının sadece ve sadece birkaç tanesinin döllenebilmesini fark etmesiyle olmuştur. Doğada pek çok konuda sıkı bir ekonomi uygulansa da, doğanın "mükemmel" olmayışından dolayı bu tip açıklar var olmaktadır. Eğer ki doğa iddia edildiği ya da olması arzulandığı gibi "mükemmel" olsaydı, hiçbir israftan bahsedilemezdi. Fakat gördüğümüz bunun tam aksinedir. 

Bunu, başka iddia ve düşünce sistemleri ile açıklayamazken, Evrim Kuramı, dolayısıyla bilim sayesinde açıklayabiliriz: Dişiler ve erkekler (türden türe değişir), gereğinden çok fazla sperm ve yumurta üretmektedir. Çünkü bu, döllenme, yani soyun devamlılığı şansını kat be kat arttırır. Hatta bir hayvan ne kadar çok yavru üretebilirse, o kadar şanslı olur; çünkü sayı arttıkça istatistiki hayatta kalma ihtimalleri de artacaktır. Burada şu soru sorulabilir: O zaman neden bütün canlılar onlarca yavru doğurmamaktadır?

Tüm Reklamları Kapat

Bunun sebebi açıktır ve Darwin zamanında Thomas Malthus tarafından ispatlanmıştır: Çünkü, doğanın belli bir kaynak rezervi vardır ve bunu tüketebilecek canlı sayısı aşağı yukarı belirlenmiştir. Yiyecek, kolay bulunan bir şey değildir ve dolayısıyla her canlı, gerekirse kardeşleri ve hatta ana-babasına karşı yaşam mücadelesi vermek durumundadır. İşte bu sebeple, belki bazı denemeler yapılmış olsa da, "gerekli" ya da "uygun" sayının üzerindeki doğum yapan canlıların soyu tükenmiştir veya bu alışkanlıklarını evrimsel süreçte bırakmak durumunda kalmışlardır.

Burada da şöyle bir yorum yapılabilir: "Olsun, canlılar fazla fazla üresinler de, ne kadarı hayatta kalırsa kardır." Bu da doğru değildir. Çünkü gerekmeyen bir organı vücutta barındırmak (onu embriyonik düzeyde üretmek, geliştirmek ve hayat boyu idame ettirmek) veya gereksiz bir alışkanlığı/özelliği sürdürmek (gereğinden fazla üremek, vb.) çok fazla enerji harcayan ve canlıyı boşa yoran, dolayısıyla hayat mücadelesine harcayacağı enerjiyi boşa harcamasına sebep olabilen durumlardır. Bu sebeple Doğal Seçilim dahilinde kullanılmayan organlar ya da gereksiz alışkanlıklar elenir. Çünkü bu organları geliştirmeyenler veya işe yaramaz alışkanlıklarını bırakmış ya da onlardan kurtulmuş bireyler, göreceli olarak hayat mücadelesine daha fazla zaman/enerji harcayabilirler ve avantajlı konuma geçerler. 

Örnek olarak Galapagos Karabatağı'nın kanatları "ileride bir gün işe yarayabilir, dursun" mantığı ile korunmamaktadır. Çünkü Galapagos Karabatağı artık uçmamakta, dalmaktadır. Bu sebeple Evrimsel süreçte kanatları körelmiştir. Dediğimiz gibi, benzer milyonlarca örnek verilebilir.

İnsan türü ve ataları da, eski çağlarda, ellerinden geldiğince fazla üreyerek yavrularının hayatta kalma şanslarını arttırmayı denemişlerdir. Ve vahşi doğada, bu muhtemelen işe yaramıştır da. Ancak günümüzde artık yükselen refah koşullarından dolayı buna gerek yoktur. Ayrıca insanlar üzerindeki doğal baskılar, diğer hayvanlara göre farklılaştığı için (örneğin avlanma baskısı artık insan üzerinde yoktur; ancak ekonomik baskılar vardır, diğer hayvanlardan farklı olarak), gereksiz sayıda çocuk doğurmaya kalkan bireyler, bu açılardan zayıf düşecek ve elenecektir (örneğin 10 çocuklu bir ailenin fakirleşerek çocuklarının bakımını yapamamaları sonucu çocukların ve hatta ana-babanın ölmesi gibi).

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Daha önceki bir notumuzda açıkladığımız gibi, Evrim, kolektif olarak ilerler. Evrimsel süreçte bir pençeyi daha güçlü hale getirmek, sadece pençenin değil, ona bağlı olarak tendonların, kemiklerin, kasların, enerji ekonomisinin, beyin yapısının ve daha pek çok olgunun değişmesini ve adapte olmasını gerektirir. Benzer şekilde, insanın ihtiyaçlarından çok, çevrenin baskıları doğrultusunda üreme hormonlarıyla ilgili düzenlemeler evrimsel süreçte gerçekleşmiştir. Arkeik (eski) insanların doğurma kapasitesi konusunda kesin bilgilerimiz olmasa da, günümüz insanlarının onlara göre çok daha az üreyebildiği veya ürediği, sizin de belirttiğiniz "doğum kontrolü" kavramından bile görülebilmektedir.

Öte yandan, bizim ihtiyaçlarımız, aslında Evrimsel süreci çok fazla ilgilendirmez. Önemli olan, doğal koşullardır. Ve eğer ki doğal koşullar, daha az çocuk yapmamızı gerektirirse (ki günümüzde gerektiriyor gibi gözükmektedir), buna uygun adaptasyonlar gelişecektir. Örneğin, kadınların menopoz süresi gelecekte daha erken yaşlara çekilebilir veya erkeklerin sperm kalitesinin maksimum olduğu yaşlar daha erken dönemlere çekilebilir. Ancak burada da, "yönlü evrim" hatasına düşmemek gerekir. Biz, değerlendirmelerimizi bugünün koşullarında yapmakrayız ve sayısız değişkeni göz ardı etmekteyiz. Dolayısıyla, evrimin gelecekte ne tip bir yön izleyeceğini tahmin etmeye çalışmak, gereksiz ve çoğu zaman hatalı bir çaba olacaktır.

Teşekkür: Ezgi Sönmez

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
Evrim Ağacı Akademi: Cinsiyetler, Üreme ve Cinsellik Yazı Dizisi

Bu yazı, Cinsiyetler, Üreme ve Cinsellik yazı dizisinin 11. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Cinsiyetlerin Evrimi: Cinsiyetler Neden, Ne Zaman, Nasıl Evrimleşti?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 12
  • Merak Uyandırıcı! 6
  • Muhteşem! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • Bilim Budur! 2
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/05/2024 03:57:51 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/58

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Karanlık Madde
Veri Bilimi
Uçuş
Dna
Irk
Yiyecek
Göç
Metabolizma
Kitlesel Yok Oluş
Doğa Yasası
Afrika
Araştırma
Böcek
Retrovirüs
Tümör
Taksonomik Sınıflandırma
Bebek Doğumu
Canlılık Cansızlık
Organizma
Elementler
Ekonomi
İlişki
Oyun
Mühendislik
Böcek Bilimi
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. İnsanın Cinsel İsteği Körelmekte midir?. (29 Nisan 2011). Alındığı Tarih: 27 Mayıs 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/58
Bakırcı, Ç. M. (2011, April 29). İnsanın Cinsel İsteği Körelmekte midir?. Evrim Ağacı. Retrieved May 27, 2024. from https://evrimagaci.org/s/58
Ç. M. Bakırcı. “İnsanın Cinsel İsteği Körelmekte midir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 29 Apr. 2011, https://evrimagaci.org/s/58.
Bakırcı, Çağrı Mert. “İnsanın Cinsel İsteği Körelmekte midir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, April 29, 2011. https://evrimagaci.org/s/58.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close