Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

İnsanın Cinsel İsteği Körelmekte midir?

İnsanın Cinsel İsteği Körelmekte midir? Pixabay
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu yazı, Cinsiyetler, Üreme ve Cinsellik yazı dizisinin 9. yazısıdır. Dizinin ilk yazısına gitmek için buraya, dizideki tüm yazıları görmek için buraya tıklayınız. Yazı dizileri, EA Akademi'nin bir parçasıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

"Artık ihtiyaç duyulmayan uzuvlar ya da nitelikler, evrim yoluyla eleniyor. İnsanın evrim sürecinde tüylerini ve dişlerinin keskinliğini kaybetmesi gibi. Aynı mantıktan baktığımızda, eskiden 6-10 çocuğa ihtiyacı olan insanların bugünkü koşullarda 1-2 çocuğa ihtiyaçları var. Doğurganlığımızın ya da cinsel arzularımızın azalması gerekmez miydi (ya da evrimin binlerce yıl gerektirdiği düşünülerek doğurganlığımızın ya da cinsel arzularımızın ileride azalacağını öngörebilir miyiz?"

İlk olarak, bu konuda "körelmiş organlar" (vestigial organs), milyonlarca yıl içerisinde değişen çevre koşulları sonucu meydana gelen evrimsel süreç dahilinde, eski bir zamandaki çevre koşullarında (buna cinsel koşullar da dahil) gereken bir organın ya da özelliğin, yeni çevre koşullarında gerekmemesi sonucu o organın gittikçe körelerek gerilemesine denmektedir. Aşağıdaki bağlantılarda da uzun ve ayrıntılı tanımlarına, örnek ve açıklamalarına ulaşılabilir:

http://www.talkorigins.org/faqs/comdesc/section2.html

Körelmiş organlar konusu çok geniş bir alan ve yüz binlerce farklı ve güzel örnek vermek mümkün; sadece insanda bile 30-40 civarı körelmiş yapı bulunmaktadır ki siz, milyonlarca hayvan ve bir o kadar da bitki türünü düşünürseniz, körelmiş yapıların sayısını hayal edebilirsiniz. O yüzden burada çok fazla girmek istemiyorum. Doğrudan soruya geçelim:

Eskiden, vahşi ortamlarında insanlar daha çok "hayvanlar gibi" yaşamaktaydılar. Günümüzde gelişen teknoloji ve bilim sayesinde, alelade bir hayvan olan insanın (Homo sapiens) refahı, kendi geliştirdiği silah olan beyin sayesinde artmış ve artık vahşi doğadan kendini sıyırmıştır. Bu sebeple de pek çok niteliği, bu gelişime paralel olarak değişmiştir.

Darwin'in, "doğayı bir savaş alanı"na benzetmesi, balıkların milyonlarca ve hatta toplamda milyarlarca "potansiyel yavru" olarak görebileceğimiz yumurtalarının sadece ve sadece birkaç tanesinin döllenebilmesini fark etmesiyle olmuştur. Doğada pek çok konuda sıkı bir ekonomi uygulansa da, doğanın "mükemmel" olmayışından dolayı bu tip açıklar var olmaktadır. Eğer ki doğa iddia edildiği ya da olması arzulandığı gibi "mükemmel" olsaydı, hiçbir israftan bahsedilemezdi. Fakat gördüğümüz bunun tam aksinedir. 

Bunu, başka iddia ve düşünce sistemleri ile açıklayamazken, Evrim Kuramı, dolayısıyla bilim sayesinde açıklayabiliriz: Dişiler ve erkekler (türden türe değişir), gereğinden çok fazla sperm ve yumurta üretmektedir. Çünkü bu, döllenme, yani soyun devamlılığı şansını kat be kat arttırır. Hatta bir hayvan ne kadar çok yavru üretebilirse, o kadar şanslı olur; çünkü sayı arttıkça istatistiki hayatta kalma ihtimalleri de artacaktır. Burada şu soru sorulabilir: O zaman neden bütün canlılar onlarca yavru doğurmamaktadır?

Bunun sebebi açıktır ve Darwin zamanında Thomas Malthus tarafından ispatlanmıştır: Çünkü, doğanın belli bir kaynak rezervi vardır ve bunu tüketebilecek canlı sayısı aşağı yukarı belirlenmiştir. Yiyecek, kolay bulunan bir şey değildir ve dolayısıyla her canlı, gerekirse kardeşleri ve hatta ana-babasına karşı yaşam mücadelesi vermek durumundadır. İşte bu sebeple, belki bazı denemeler yapılmış olsa da, "gerekli" ya da "uygun" sayının üzerindeki doğum yapan canlıların soyu tükenmiştir veya bu alışkanlıklarını evrimsel süreçte bırakmak durumunda kalmışlardır.

Burada da şöyle bir yorum yapılabilir: "Olsun, canlılar fazla fazla üresinler de, ne kadarı hayatta kalırsa kardır." Bu da doğru değildir. Çünkü gerekmeyen bir organı vücutta barındırmak (onu embriyonik düzeyde üretmek, geliştirmek ve hayat boyu idame ettirmek) veya gereksiz bir alışkanlığı/özelliği sürdürmek (gereğinden fazla üremek, vb.) çok fazla enerji harcayan ve canlıyı boşa yoran, dolayısıyla hayat mücadelesine harcayacağı enerjiyi boşa harcamasına sebep olabilen durumlardır. Bu sebeple Doğal Seçilim dahilinde kullanılmayan organlar ya da gereksiz alışkanlıklar elenir. Çünkü bu organları geliştirmeyenler veya işe yaramaz alışkanlıklarını bırakmış ya da onlardan kurtulmuş bireyler, göreceli olarak hayat mücadelesine daha fazla zaman/enerji harcayabilirler ve avantajlı konuma geçerler. 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Örnek olarak Galapagos Karabatağı'nın kanatları "ileride bir gün işe yarayabilir, dursun" mantığı ile korunmamaktadır. Çünkü Galapagos Karabatağı artık uçmamakta, dalmaktadır. Bu sebeple Evrimsel süreçte kanatları körelmiştir. Dediğimiz gibi, benzer milyonlarca örnek verilebilir.

İnsan türü ve ataları da, eski çağlarda, ellerinden geldiğince fazla üreyerek yavrularının hayatta kalma şanslarını arttırmayı denemişlerdir. Ve vahşi doğada, bu muhtemelen işe yaramıştır da. Ancak günümüzde artık yükselen refah koşullarından dolayı buna gerek yoktur. Ayrıca insanlar üzerindeki doğal baskılar, diğer hayvanlara göre farklılaştığı için (örneğin avlanma baskısı artık insan üzerinde yoktur; ancak ekonomik baskılar vardır, diğer hayvanlardan farklı olarak), gereksiz sayıda çocuk doğurmaya kalkan bireyler, bu açılardan zayıf düşecek ve elenecektir (örneğin 10 çocuklu bir ailenin fakirleşerek çocuklarının bakımını yapamamaları sonucu çocukların ve hatta ana-babanın ölmesi gibi).

Daha önceki bir notumuzda açıkladığımız gibi, Evrim, kolektif olarak ilerler. Evrimsel süreçte bir pençeyi daha güçlü hale getirmek, sadece pençenin değil, ona bağlı olarak tendonların, kemiklerin, kasların, enerji ekonomisinin, beyin yapısının ve daha pek çok olgunun değişmesini ve adapte olmasını gerektirir. Benzer şekilde, insanın ihtiyaçlarından çok, çevrenin baskıları doğrultusunda üreme hormonlarıyla ilgili düzenlemeler evrimsel süreçte gerçekleşmiştir. Arkeik (eski) insanların doğurma kapasitesi konusunda kesin bilgilerimiz olmasa da, günümüz insanlarının onlara göre çok daha az üreyebildiği veya ürediği, sizin de belirttiğiniz "doğum kontrolü" kavramından bile görülebilmektedir.

Öte yandan, bizim ihtiyaçlarımız, aslında Evrimsel süreci çok fazla ilgilendirmez. Önemli olan, doğal koşullardır. Ve eğer ki doğal koşullar, daha az çocuk yapmamızı gerektirirse (ki günümüzde gerektiriyor gibi gözükmektedir), buna uygun adaptasyonlar gelişecektir. Örneğin, kadınların menopoz süresi gelecekte daha erken yaşlara çekilebilir veya erkeklerin sperm kalitesinin maksimum olduğu yaşlar daha erken dönemlere çekilebilir. Ancak burada da, "yönlü evrim" hatasına düşmemek gerekir. Biz, değerlendirmelerimizi bugünün koşullarında yapmakrayız ve sayısız değişkeni göz ardı etmekteyiz. Dolayısıyla, evrimin gelecekte ne tip bir yön izleyeceğini tahmin etmeye çalışmak, gereksiz ve çoğu zaman hatalı bir çaba olacaktır.

Teşekkür: Ezgi Sönmez

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 6
  • Muhteşem! 2
  • Bilim Budur! 2
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 10/07/2020 10:09:21 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/58

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Uçuş
Biliş
Salgın
İnsan Türü
Mutasyon
Gen
Uçma
Öğrenme
Mikoloji
Böcekler
Kan
Yumurta
Gazetecilik
Doğa Yasası
Genel Halk
Türleşme
Sahtebilim
Mitler
Parazit
Küresel Salgın
Abd
Kemik
Avrupa
Film
Radyasyon
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Buldum! Evreka! εὕρηκα!”
Archimedes
Geri Bildirim Gönder