Evrim Ağacı

İnsan Evrimine Dair Geçtiğimiz 10 Yılın En Önemli 10 Keşfi!

Hazır 2020 Yılına Girmişken, Geçtiğimiz 10 Yılda İnsan Evrimine Dair Öğrendiklerimize Bir Bakalım!

İnsan Evrimine Dair Geçtiğimiz 10 Yılın En Önemli 10 Keşfi!
İnsan evrim ağacındaki türlere ait kafatası örnekleri.
Wikimedia Commons
Tavsiye Makale

Bu yazı, Gizmodo isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Günümüz insanlarının aksine, erken atalarımız arkalarında çok az iz bıraktılar. Bulunan her bir kafatası parçası, kemik kalıntısı ve taş aletlerle, bilim insanları, türümüzün ve evrimsel akrabalarımızın oldukça parçalı görünen tarihini anlamaya çalışıyorlar.

Geleneksel metotlara ek olarak genetikteki, tarihlendirme ve analiz metotlarındaki yenilikler ve geçtiğimiz on yılda yapılan keşifler, insan evrimine dair bildiklerimize hatırı sayılır derecede katkılar sağladı.

Bu yazımızda, insan evrimine üzerine yapılmış geçtiğimiz on yılın en önemli keşiflerinden bazılarına değineceğiz:

1. 3.8 Milyon Yıllık Australopithecus anamensis Kafatası

Yaklaşık üç yıl önce, Etiyopya'da, insan evrimi ağacında kabul edilen önemli türlerden Australopithecus anamensis'in yüz karakteristiğini ilk defa görmemizi sağlayan neredeyse tam bir kafatası keşfedildi. Daha önce türe dair elimizde sadece dişler ve çene kemiği vardı. Cleveland Doğa Tarihi Müzesi'nden paleoantropolog Yohannes Haile-Selassie ve meslektaşlarının analizleri, kafatasının modern ve primitif özellikleri birlikte taşıdığını gösterdi. Bu özelliklerden bazıları; uzun, kaba ve öne çıkık yüz, küçük dişler ve diğer türlere göre küçük bir kafatası...

3.8 milyon yıl öncesine tarihlenen bu buluntu, A. anamensis'in A. afarensis ile 100 bin yıl boyunca bir arada (en azından "eş zamanlı" bir şekilde) yaşadığını gösterdi - ki bu Australopithecus cinsini anlamamızı biraz daha zorlaştırır nitelikte.

Australopithecus anamensis fosilinin farklı açılardan görünümü.
Australopithecus anamensis fosilinin farklı açılardan görünümü.
(Haile-Selassie, et al.2019)

İlgili bir hatırlatma olarak; bu yıl yayınlanan önemli bir çalışma, Australopithecus sadiba'nın türümüz, Homo sapiens'in direkt atası olma ihtimalinin düşük olduğunu gösterdi. Fakat bu, Australopithecus cinsini insanın evrim ağacından çıkarmamızı gerektirmiyor, A. afarensis hala insanın atası olma konusunda en önemli aday!

2. Afrika'da Bulunan En Eski Modern İnsan Fosili

Fas'taki Jebel Irhoud arkeolojik alanından gelen şaşırtıcı buluntu Homo sapiens'in ortaya çıkış tarihini bilinenden 100 bin yıl öncesine, en az 300 bin yılına kadar çekti. Kanıtlar, 2017 yılında yayınlanan çalışma ile fosillere dair analizlere ek olarak taş aletler, hayvan kemikleri ve ateş kullanımına dair izlerle birlikte sunuldu.

İlk insanlar, yani Homo genusu, ise çok daha önce yeryüzünde görünmeye başlandı. En erken türler ise Homo habilis (~2.1 milyon - 1.5 milyon yıl önce), Homo rudolfensis (~1.9 milyon yıl önce), ve Homo erectus (~1.9 milyon - 600 bin yıl önce).

Jebel Irhoud fosilinin rekonstrüksiyonu.
Jebel Irhoud fosilinin rekonstrüksiyonu.
Philipp Gunz, MPI EVA Leipzig

Modern insanların ortaya çıkış tarihinin geriye çekilmesine ek olarak belirtmek gerekir ki; çalışma modern insanın tek bir coğrafi bölgede ortaya çıktığı veya modern insanların tek bir popülasyonun torunları olduğu fikrini de yanlışlar nitelikte. Çalışmanın öncü yazarı olan Jean-Jacques Hublin, modern insanın Afrika içinde tek bir noktada ortaya çıkmadığını, genel Afrika coğrafyasına yayılmış bir halde ortaya çıktığını belirtiyor.

3. Yeni Bir İnsan Türünün Keşfi - Homo naledi

2013'te bilim insanları, insan evrimi alanının en önemli keşiflerinden birini yaptı; daha önce bilinmeyen soyu tükenmiş bir insan türünü tanımladılar: Homo naledi.

Güney Afrika'daki Rising Star Mağarası'ndan 15 bireye ait kemik buluntuları gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan analizler, bu ilkin insan türünün insan benzeri dişleri, el bilekleri, bacakları ve ayakları olmasının yanında küçük bir beyin kutusuna, yukarı kalkık omuzlara, eğimli parmaklara ve Australopithecus benzeri kalça yapısına sahip olduğunu gösterdi.

Dinaledi Hominin 1 isimli Homo naledi fosilinin kafatası kalıntıları.
Dinaledi Hominin 1 isimli Homo naledi fosilinin kafatası kalıntıları.
(Berger, et al. 2015)

Yapılan tarihlendirme bu insan türünün 335 bin ila 236 bin yıl öncesinde yaşadığını, yani modern insanlarla eş zamanlı yaşamış olduklarını gösterdi. Ayrıca bu türün bireylerinin yaklaşık 1.45 metre boylarında ve 40-56 kg ağırlıklarında oldukları da tespit edildi. Ne yazık ki, Homo naledi'ye ait bildiklerimiz henüz çok kısıtlı. Örneğin, diğer Homo türlerine yakınlıkları, diyetleri ve nerelerde yaşadıklarına dair halen pek fazla şey bilmiyoruz.

4. Modern İnsanların Afrika'dan Çıkışlarına Dair Güncel Tarihlendirmeler

2018 yılında yayınlanan makale, İsrail'deki Misliya Mağarası'nda, üzerinde hala dişler bulunan parçalı bir çene kemiğinin analizlerini içermekteydi. Buluntunun 175 bin ila 200 bin yıl öncesine tarihlendirilmesi, onu Afrika dışında keşfedilen en eski Homo sapiens kalıntısı durumuna getirdi. Daha önce Skhul ve Qafzeh arkeolojik alanlarında 90 bin ila 120 bin yıl öncesine tarihlenen modern insan fosilleri bulunmuştu. Bulgu, modern insanın Afrika'yı önceden düşünülenden daha önce terk ettiğini gösterdi.

Misliya Mağarası'nda bulunan çene kemiği.
Misliya Mağarası'nda bulunan çene kemiği.
Israel Hershkovitz, Tel Aviv Univ

2019 yılının başlarında ise Tübingen, Almanya'daki Eberhard Karls Üniversitesinden paleoantropolog Katerina Harvati ve ekibi, modern insanların Misliya fosillerinin yaşamış olduğu dönemden bile daha erken bir zamanda Avrasya'da bulunmuş olabileceklerini gösterdi. Yunanistan'daki Apidima Mağarası'nde 40 yıl önce bulunan kafatası kalıntıları 210 bin yıl öncesine tarihlendirildi.

Çalışmaya gelen eleştirilerden bazıları, kafatasının şeklinin bozulmuş durumda olduğu ve tarihlendirmenin güvenilir olamayacağı yönünde.

Harvati, buluntunun erken modern insanların sadece Neandertallerin yaşadığı düşünülen bir dönemde Avrupa'da bulunduklarını gösterdiğini ve bu iki türün bu dönemlerde de çiftleşmiş olabileceklerini düşünüyor. Ayrıca çalışma her ne kadar 210 bin yıl öncesinde modern insanların Avrupa'da olabileceğini düşündürse de, Harvati, 170 bin yıl öncesinden itibaren Neandertallerin olasılıkla uzun süre Avrupa'daki tek insan türü olduğunu belirtiyor.

5. Neandertal ve Denisovan Genomlarının Dizilenmesi

2010 yılında bilim insanları, Neandertal genomunu dizilemeyi başardılar. Cambridge Üniversitesinden arkeogenetikçi Christiana Scheib, bu başarının, sadece üzerinde sıcak tartışmaların yaşandığı modern insanların Neandertallerle çiftleşip çiftleşmediği sorusunu cevaplamakla kalmayıp, bilim insanlarının antik DNA üzerinde çalıştığı tamamiyle yeni bir alanı da canlandırmış olduğunu belirtmekte.

Günümüzde yaşayan insanların çoğu belirli bir oranda Neandertal geni taşımakta. Bu genetik karakterler, modern insanlardaki hem negatif hem de pozitif özelliklerle ilişkili gibi görünüyor. Bilim insanları hala bu genlerin tam olarak ne işe yaramış olabileceğini / yaradığını bilemiyor. Gelecekte dizilenen ve analiz edilen her antik genomla birlikte, karmaşık geçmişimize dair daha fazla bilgi sahibi olacağız.

Bu keşiften kısa bir süre sonra benzer bir gelişme daha yaşandı: Denisovan genomu dizilendi. Denisovanlar, modern insanlara göre Neandertallere daha yakın bir tür. Onların soyu da 35 bin ila 40 bin yıl önce tükendi. Bu hominin türü hem Neandertallerle hem de modern insanlarla çiftleşti. Günümüzde genleri, güneydoğu Asyalılar ve Melanezyalılarda yaşamaya devam ediyor.

Denisovanlara ait elimizde, bir parmak kemiği, birkaç diş ve alt çene kemiğinden oluşan çok az sayıda fosil kalıntı bulunmakta. Bu durumda DNA verilerini oldukça önemli bir konuma taşıyor.

6. Neandertal-Denisovan Melezinin Bulunması

2018 yılında, Siberya'daki Denisova Mağarası'nda daha önce bulunmuş olan bir kemik parçası üzerindeki genetik analizler, annesi Neandertal, babası Denisovan olan bir bireyin varlığını bize göstermiş oldu. Bu iki türün birbirleriyle çiftlemiş olduklarını göstermekle birlikte, çalışma, Neandertallerin bölgeye 90 bin yıldan daha önce varmış olduklarına dair de kanıt sunmuş oldu.

Üzerinde genetik analizler yapılan kemik buluntusu.
Üzerinde genetik analizler yapılan kemik buluntusu.
Thomas Higham/University of Oxford

7. 64 Bin Yıllık Neandertal Mağara Sanatına Dair Güvenilir Tarihlendirme

2012 yılında 3 İspanyol mağarada, bir dizi mağara çizimleri keşfedildi. Tarihlendirme ise daha az güvenilir metotlarla yapıldı ve uzun süre boyunca bu çizimlerin Neandertaller mi yoksa modern insanlar mı tarafından yapıldığı konusu belirsizliğini korudu. Çizimler hayvan tasvirlerini, noktaları, geometrik sembolleri ve el kalıplarını içeren kırmızı ve siyah figürlerden oluşuyordu.

64.8 bin yıllık çizimler.
64.8 bin yıllık çizimler.
(Hoffmann et al., 2018)

Southampton Üniversitesi ve Almanya'daki Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsünden araştırmacılar, uranyum-toryum tarihlendirme metodunu kullanarak bu çizimlerin 64 bin yıllık olduklarını gösterdiler. Bu tarihin modern insanların Avrupa'ya varmadan çok daha öncesini işaret ediyor olması, Neandertallerin sembolik düşünce kapasitelerinin bu tür eserleri üretebilme konusunda yeterli olduğuna bir diğer kanıt daha sunuyor.

8. 45 Bin Yıllık Modern İnsan Genomu

2014 yılında, bilim insanları Sibirya'nın batısında bulunan 45 bin yıl önce yaşamış olan bir modern insana ait genomu yüksek çözünürlükte dizilemeyi başardılar. İlginç bir şekilde bu birey, günümüz modern insanlarıyla aynı oranda Neandertal DNA'sı taşımaktaydı. Araştırmacılar, atalarının bireyin doğumundan 7 bin ila 13 bin yıl önce Neandertallerle çiftleştiklerini belirlediler. Çalışma, modern insanların 45 bin yıl önce Sibirya'da bulunduğunu göstermenin yanı sıra, Neandertallerle olan çiftleşmenin de en erken 52 bin ila 58 bin yıl öncesinde yaşandığını da gösterdi

9. Neandertallerin Yok Oluşuna Dair Geliştirilmiş Tarihlendirmeler

Modern insanlar ve Neandertaller, ortak atalarından yaklaşık 800 bin yıl önce ayrıldılar. Bizlerin direkt ataları evrimsel süreçlerini Afrika'da geçirmeye devam ederken, Neandertal kuzenlerimiz Avrupa'ya ve Asya'nın büyük bir bölümüne yayıldılar. 2014 yılında yapılan çalışma ise Neandertallerin yok oluşuna dair elimizdeki en iyi tarihi bizlere sundu.

Oxford Üniversitesi ve diğer kurumlardan bilim insanlarınca, Batı Avrupa'dan Rusya'ya kadar olan bölgeden elde edilen taş aletler ve Neandertal kemikleri üzerinde yapılan geliştirilmiş tarihlendirmeler, tarih öncesi kuzenlerimizin 39 bin ila 41 bin yıl önce soylarının tükendiğini öne sürüyor. Ayrıca veriler farklı bölgelerde farklı zamanlarda soylarının tükendiğini ve Avrupa'da modern insanlarla 2,6 bin ila 5,4 bin yıl boyunca eş zamanlı yaşadıklarını da gösteriyor.

10. Bilinen En Eski Çizim

Witwatersrand Üniversitesinden arkeologlar, Güney Afrika'daki Blombos Mağarası'nda bulunan bir taş üzerinde yaptıkları analizler sonucunda bilinen en eski çizimi ortaya çıkardılar.

73 bin yıllık taş üzerine yapılmış çizimler.
73 bin yıllık taş üzerine yapılmış çizimler.
(Henshilwood et al., 2018)

Bilim insanları kırmızı toprak boyasıyla yapılmış olan bu çizimi 73 bin yıl öncesine tarihlendirdiler. Bu tarih ise modern insanlara ait çizimler için bilinen en eski tarihi 30 bin yıl geriye atmakta.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 3
  • Tebrikler! 9
  • Bilim Budur! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 2
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/05/2020 23:08:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8151

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Güncel
Makroevrim
Maske Takmak
Yeme
Böcekler
Yeni Koronavirüs
Sinirbilim
Sahtebilim
Cinsel Seçilim
Kuşlar
Hematoloji
Meteor
Kedigiller
Göğüs Hastalığı
Mitler
İnsan Sağlığı
Cinsel Yönelim
Goril
Primatlar
Sinir Hücresi
Ekoloji
Veri
Obstetrik
Galaksi
Hekim
Viroloji
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Hangi sihirli numara bizi zeki yapmaktadır? İşin sihri, içerisinde hiçbir sihrin bulunmuyor olmasındandır. Zekamızın gücü, doğadaki müthiş çeşitlilikten kaynaklanır. Tek ve kusursuz bir prensipten değil.”
Marvin Minsky
Geri Bildirim Gönder