Evrim Ağacı
Reklamı Kapat
Reklamı Kapat

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, PaulEkman.com isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Yalanlar, kimi zaman gerçeğin üzerini örter, kimi zaman da kendilerine ait bir gerçek oluşturur. Ne kadar dürüst olursanız olun, herkes, her gün yalanlar söyler. Yalan söylememenin tek yolu, hiç kimseyle iletişimde bulunmamaktır ve bu da, günümüz dünyasında pek mümkün görünmüyor. Asıl konumuz, yalan söyleyip söylemediğimiz değil, neden yalan söylediğimizdir.

Bir örnekle izah edelim: Size, içerisinde 20 tane basit matematik sorusunun olduğu bir test verdiklerini hayal edin. Mümkün olduğu kadar fazla soru çözmek için 5 dakikanız var. Ayrıca ne kadar iyi yaparsanız, o kadar fazla para alacaksınız. Zaman dolduğunda ise kağıdı, kağıt öğütücüye atmanız gerekecek.

Siz bilmiyorsunuz; ama aslında kağıt, öğütücüde parçalanmayacak. Gerçekte test kağıdı, bu deneyi tasarlayan Duke Üniversitesi'ndeki araştırmacılara gidecek. Bu yüzden, test sonrasında ne kadar iyi çözdüğünüzü söylediğinizde, yalan söyleyip söylemediğinize bakabilecekler. 

Ve eğer siz de çoğu insan gibiyseniz, muhtemelen doğru bildiğiniz soru sayısını birazcık abarttınız.

Bunun sebebi, National Geographic Haziran 2017 sayısının kapak konusuna göre, "entrika ve sahtekarlığın, bizi insan yapan parçalar" olması. Sayıya katkıda bulunan yazar Yudhijit Bhattacharjee, "Neden Yalan Söylüyoruz? Aldatıcı Yönlerimizin Ardındaki Bilim" başlıklı yazısında bu konuyu açıklamak için psikolojiyi, sinirbilimi ve sahteciliği inceliyor.

Çocuklar Daha Az Yalan Söylüyor!

Yalan söylemeye 4-5 yaşlarında başlarız. Araştırmacılar, neredeyse konuşmaya başlar başlamaz, gerçekleri de eğip bükmeye başladığımızı düşünüyorlar. Bhattacharjee şöyle yazıyor:

Diğer insanları fiziksel güç kullanmadan idare etmek, kaynaklar ve eşler için yapılan yarışta muhtemelen bir avantaj sağladı. Bu durum, hayvanlar aleminde kamuflaj gibi aldatıcı yöntemlerin evrimine benziyor.

İlk yalanlarımız çoğunlukla kasıtlı ve kötü niyetli değildir. Fakat küçük çocuklar bu yalanların işe yaradığını görürse, istediklerini elde etmek veya sıkıntı durumlardan kurtulmak için yalan söylemeyi alışkanlık haline getirebilirler. Buna rağmen, yalan söylemesi en az muhtemel olan kişiler ise yaşları en küçük olan çocuklar.

Bunun sebebi, belki de bunun nasıl yapıldığını hâlâ öğreniyor olmaları. Toronto Üniversitesi'nde yapılan bir deneyde çocuklardan, gizli tutulan bir oyuncağın ne olduğunu tahmin etmeleri istendi. Deneyi yapan kişi, telefon ile konuşmak için defalarca odadan ayrıldı (tabii ki bu bir yalandı) ve çocuklara oyuncağa kesinlikle bakmamalarını söyledi. Bhattacharjee, "çoğu çocuğun dayanamayıp oyuncağa baktığını" yazıyor.

Baktıktan sonra çocukların verdikleri tepkiler, yaşlarına bağlı olarak değişiyor. Küçük çocuklar genelde baktıklarını itiraf ediyorlarken, sekiz yaşındakilerin yaklaşık yüzde 80'i oyuncağa bakmadıklarını iddia ediyor. 

Deney, ayrıca, yaşları arttıkça çocukların yaptıkları yaramazlığı gizleme konusunda daha çok ustalaştığını gösteriyor. Gizlice bakma konusunda yalan söylemiş olan küçük çocuklar genelde oyuncak hakkında doğru cevabı veriyorlarken, daha büyük çocuklar kasıtlı olarak yanlış cevap veriyor.

Yetişkinler üzerinde yapılan çalışmalar, yalan söyleme konusunda beyinlerimizin zaman içerisinde daha becerikli hale gelmeye devam ettiğini gösterdi. 

Esasında hepimizin büyüyünce yalancı olduğu göz önüne alındığında, aynı zamanda başkalarına çok güveniyor olmamız da gerçekten inanılmaz. Fakat Bhattacharjee bunun da bir avantajı olduğunu şu sözlerle ifade ediyor: 

İnsan iletişimi konusunda içten içe bir güven taşımıyor olsaydık, birey olarak felç olurduk ve sosyal ilişkilerimiz biterdi.

Beyaz Yalanlar, Yalan Değil mi?

Birilerini memnun etmek için uydurduğumuz "beyaz yalanlar" büyük bir sorun teşkil etmezler. Sonuçta kimseye zarar vermiyoruz değil mi? Ama yalan nedir? Yalanı nasıl tanımlarız? Yalanın illa birine zarar vermesi mi gerekir?

TDK'ye göre yalan, "doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır" demektir. Yani söylediğimiz yalanın birine zarar verip vermemesi önemsizdir. Eğer söylediğimiz şeyler doğru değilse, yalandır. Bu durumda birilerini memnun etmek için yalan söyleyen bir kişi de, insanlara zarar vermek veya başını derde sokmamak için yalan söyleyen kişi de yalancıdır. Yalanın boyutu ve verdiği zarar farklı bir tartışma konusudur. Bu, kişinin kendi ahlaki değerlerine bağlıdır.

Pinokyo
Pinokyo
Pixabay

Neden Yalan Söylüyoruz?

Modern dünyamızda dört tane temel yalan söyleme sebebi var gibi görünüyor: 

  • kendimizi öne çıkarmak,
  • kendimizi korumak,
  • diğer insanlara karşı kibar olmak,
  • diğerlerine zalimlik yapmak

Bunların yanı sıra, kendimize bile açıklayamadığımız bazı durumlarda da yalana başvuruyoruz. Yalan söylemenin nedenlerini biraz daha açacak olursak:

  • İstenmeyen Sonuçlardan Kaçınmak İçin: Yalan söylemenin en yaygın sebebi budur. Eğer gerçeği söylediğimizde karşıdaki kişiden almak istemediğimiz bir tepki alacaksak sıklıkla yalana başvurmamız kaçınılmazdır. Görünüşünü beğenmediğimiz birine "Bugün çok güzel görünüyorsun!" demek veya aslında sevmediğimiz birine "Seni seviyorum." demek bunlara örnektir.
  • Yalan Söylemezsek Kazanamayacağımız Şeyleri Elde Etmek İçin: En yaygın ikinci sebep de budur. Örneğin bir kişinin söyleyeceği yalan bir işi alma şansını artıracaksa ve o kişinin yalan söylemekle herhangi bir problemi yoksa bunu yapabilir.
  • Başkasının Başını Belaya Sokmamak İçin: Kişinin sevdiği veya değer verdiği birinin başı beladaysa onu kurtarmak için yalan söyleyebilir. Bu kişi arkadaşınız, ailenizin bir üyesi veya iş arkadaşınız olabilir.
  • Olası Fiziksel Zararlardan Kurtulmak İçin: Hayatta kalmak insanın en temel içgüdülerinden biridir. Hayatta kalmak için her şeyi yapabilecek kapasitedeyiz. Yalan söylemek de dahil. Eğer yalan söylemezsek fiziksel olarak zarar göreceğimiz bir durum içerisindeysek yalan söylememiz kaçınılmaz.
  • Diğer İnsanların Takdirini Toplamak İçin: Popülerliğinizi artırmak için yalan söylemek, anlatılan bir hikayeyi zenginleştirmek için "küçük beyaz yalanlar" söylemekten tamamen yeni bir kişilik yaratmaya kadar değişebilir. Sosyal ortamlarda böyle yalanların söylendiğine sıklıkla şahit olabilirsiniz.
  • Garip Sosyal Durumlardan Kurtulmak İçin: Bazen sevmediğiniz insanlarla iç içeyken o ortamdan kurtulmak istersiniz. Bunun için telefonunuz yalandan çalabilir veya acil bir mesaj gelebilir. İşte böyle durumlarda yalan söylemek ortamdan sıvışmak için kolay bir yol.
  • Utanmamak İçin: Islak koltuğun, altına kaçırdığından değil, su dökülmesinden kaynaklandığını iddia eden çocuk bunun getireceği utançtan kaçınmak için yalana başvurabilir.
  • Özel Hayatı Korumak İçin: Gizlediğimiz ve başkalarının bilmesini istemediğimiz bir bilgiyi korumak için yalan söylemek çok sık rastlanan bir durumdur.
  • Başkalarını Etki Altına Almak İçin: Manipülasyon, yani insanların düşüncelerini yönlendirmenin temel yolu yalan söylemekten geçer. İnsanları manipüle ettiğimiz zaman onlar üzerinde güç sahibi olduğumuzu hissederiz. Bazıları bu duyguyu tatmak için sürekli olarak yalana başvurur. Bu, beyaz yalanın aksine kötü niyetli bir yalan sebebidir.

Yukarıda sıraladığımız başlıklar yalan söylemenin bazı nedenleridir. Bunların yanında daha bir sürü sebep olabilir. Bu yüzden herkesin yalan söyleyebileceğini hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamak gerekir. Gregory House'un şu sözü yazımızı özetler nitelikte:

Herkesin yalan söylemesi, insanlığın temel gerçeğidir. Tek değişken, yalanın hangi konu hakkında söylendiğidir.

Farklı Türde Yalanlar Söylemenin Sonuçları Neler?

Yalan söylemenin kendine özgü yararları vardır. Yalan söylemek, insanların kendileri hakkında daha iyi hissetmelerini, başkalarının gözünde daha iyi gözükmelerini, ve iyi ilişkiler sürdürmelerini sağlıyor. Fakat aynı zamanda, yalan söylemek birçok problem yaratabilir. Yalan söylemek, bilişsel olarak yok edici olabilir; yalan söylemek, insanların cezalandırılma riskini arttırabilir, kendilerini değerli kişiler olarak görememeleri insanların öz saygılarını tehdit edebilir ve toplumdaki güveni sarsabilir.

Yalan söylemenin olumlu sonuçlara mı, olumsuz sonuçlara mı, yoksa her ikisinin karışımına mı yol açacağını nereden bileceğiz? (...)

Merhamet Kaynaklı Yalanlar

Yalan söylemek, yalancı için problemler yaratabileceği için ve dürüst olmak, insanların kendileri hakkında iyi hissetmelerini sağladığı için, çoğumuz karşılıklı ilişkilerimizde doğruyu söyleriz. Yalan söylemeye karar verdiğimizde, dürüstlük yerine başka bir değer ayrıcalığına düşeriz. İnsanlar en çok duyguları hakkında yalan söylediği için, bu değer, genellikle merhamettir.

İnsanlar bir kişi hakkında ne kadar olumlu hissettiklerini yanlış anladıklarında, o kişiyle bir bağ kurar ve o kişinin duygularını incitmekten kaçınırlar. Levine ve Schweitzer, toplum yanlısı yalan söyleyen kişilerin, kırıcı doğrular söyleyenlerden daha güvenilir ve erdemli olduğunu buldu.[5] Dahası, bu toplum yanlısı yalanlar, aksi takdirde sağlayabileceğimizden daha büyük sosyal ağlar oluşturmamıza izin verir. Aksine, merhametle motive olmayan yalanlar, büyük çapta sosyal ağlar kurmayı engeller.

Yine de, merhametin yönlendirdiği her toplum yanlısı yalan, fayda sağlamaz. Yetenekleri hakkında aşırı olumlu geri bildirim alan insanlar, düşük başarı şansı olan işletmelerde başarılı olacaklarını düşünmeye yatkındır ve bu nedenle tedbirsiz girişimlerde bulunabilirler.

Maddi Kazanç Arzusuyla Motive Olan Yalanlar

Maddi kazanç arzusu da insanları yalan söylemeye motive eder. Bu arzu, yalan söylemeye motive ettiğinde, sonuçlar genellikle negatif olur - sadece diğerlerini kandırmaya çalışanlar için değil, diğer masumlar için de.

İnsanlar kendi çıkarları için yalan söylediğinde, takındıkları aldatıcı tavır, toplumsal normlar haline gelir. Yalan söylemek sosyal olarak bulaşıcıdır, çünkü insanlar sahtekârlığın uygun olduğu emsalini gördüklerinde, kendilerine yalan söyleme olasılıkları daha yüksektir. Her nasılsa, bütün yalanlar bulaşıcı değildir. Her ne kadar insanlar “grup içinde” olduğunu düşündükleri sahtekarlıkları taklit etseler de, grup dışı şahısların dürüst olmadığını gözlemlediklerinde, yalan söyleme olasılıkları azalmaktadır.[6]

Herkes maddi kazanç arzusuyla yalan söyleyenleri huysuzca yargılamaz. Bazı kuruluşlarda insanlar, meslektaşlarına ve müşterilere fayda sağlayabileceği için böyle bir aldatmayı ödüllendirecektir. Pierce ve Snyder’in (basından) ispat ettiği gibi, müşterilerin adına yalan söyleyen çalışanlar, daha büyük finansal kazançla ve daha düşük riskli neticelerle ödüllendirilir. Yalan söylemeye istekli olmaları, sahtekarlıklarından faydalanmak isteyenlerin arzuladığı değerdir.

İnsanları şahsi çıkar için yalan söylemekten engelleyen faktörlerden biri, kendilerini erdemli biri gibi görmek istemeleridir. Yalan söylemek, insanları kendi yalanlarını makul kılmak ve suçsuzluklarını kanıtlamak için motive eder, böylece kendilerini iyi görmeye devam edebilirler. İnsanlar davranışlarını rasyonelleştirerek ahlaki olarak kendilerini bağışladıkları zaman, gelecekte daha fazla yalan söylemeye hazırlanırlar çünkü sahtekarlığı haklı çıkarmanın bir yolunu bulmuşlardır. Sonuç olarak, bir tür aldatmaca, diğer aldatma biçimlerine yol açabilir.

Örneğin, insanlara sahte güneş gözlüğü takmaları istendiğinde, bazı kişiler kendilerini sahtekar hissetmeye başlıyorlar. Bu yüzden bu insanlar, kontrol koşullarındakilere göre para kazanmak için sonraki görevlerdeki performanslarını gerçekte olandan yüksek raporlamaları daha olası hale geliyor.

Başlangıçta uydurulan küçük yalanlar, sonradan gittikçe artan biçimlerde sahtekarlıklara dönüşebilir, çünkü kolluk güçleri, ani ahlaki yıkımlara kıyasla, yavaş bir ahlaki aşınmayı fark etmekte ve polislikte güçlük çekmektedir.

Şahsi çıkar arzusuyla motive olan sahtekarlık, ayrıca insanların davranışlarını frenleyen kuralları da unutmasına neden olabilir. Shu ve Gino’nun gösterdiği gibi, yalan söyleyen insanlar bazen yalan söylemenin kurallarını unuturken, diğer tür ayrıntıları hatırlayabilir.[10] Ek olarak yalancılar, başkalarını da aynı düzenbazlıktan dolayı kınayarak kendilerini dürüstmüş gibi gösterebilirler.

Neyse ki, şahsi çıkar odaklı düzenbazlıklar, her zaman gitgide katlanan bir düzenbazlığa dönüşmez. İnsanlar, bazen toplum yanlısı eylemlerle ve gerekçelendirmelerle, geçmiş sahtekarlıklarını ahlaki açıdan telafi etmeye çalışacaktır.[7]

Olumlu Benlik Algısını Sürdürme Arzusu

İnsanlar bazen kendilerini pozitif görmek amacıyla, kendilerine veya başkalarına yalan söyler. Bu çabalar bazen başarılı olabilir; çünkü insanlar, kendilerine veya başkalarına zekalarını ve yeteneklerini abartarak anlatırken, genellikle pozitif duygular hissederler.

Ruedy, Moore, Gino ve Schweitzer’in söylediği gibi, insanlar ayrıca düzenbazlıktan uzaklaştıklarını hissettiklerinde, bir hilebazın çoşkusunu veya bir gırgırcının zevkini yaşayabilirler.[8] Dahası, hile yapmak insanları kuralcı bir zihniyetten alıkoyduğu için, daha önceki bağımsız fikirleri birleştirerek yaratıcılığı dürter.

Benliği destekleme amaçlı düzenbazlığın bir bedeli yoktur. Kendilerini olumlu görme arzusuna yönelmiş yalancılar, sahtekarlıklarının başarılarına katkıda bulunduğunu unutabilirler. Sonuç olarak, gelecekteki performansları hakkında yanlış yola saptırılmış iddialarda bulunabilirler.[9]

Sonuç

Yalan söylemenin sonuçları, göründüğü kadar basit değil. İnsanlar genellikle yalanların küçümsemeye ve suçluluk duygusuna yol açtığını söyler, fakat çok daha fazlası var. Yalanlar ilişkileri geliştirir, güven inşa eder, sosyal ağları yok eder, sosyal ağlar yaratır, insanları daha yaratıcı yapar ve diğer insanların ne sıklıkla yalan söylediğini etkiler.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 8
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Bilim Budur! 4
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • İnanılmaz 2
  • Korkutucu! 1
  • Muhteşem! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: PaulEkman.com | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 26/09/2020 07:25:53 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9282

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Rna
Biyolojik Antropoloji
Biyokimya
Abiyogenez
Ara Geçiş Türleri
Sosyal Mesafelendirme
Mikroevrim
Oyun Teorisi
Gazetecilik
Diş Hekimi
Mühendislik
Kromozom
Maymun
Beslenme Bilimi
Doğa Yasası
Astronot
Uterus
Primat
Yeme
Kemik
Endokrin Sistemi
Beslenme
Şempanze
Türlerin Kökeni
Fotosentez
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İki kez öldüğünüz söylenir: İlki, nefes almanız durduğunda. İkincisi ise biraz daha sonra, sizi tanıyan son kişi, adınızı son kez söylediğinde...”
Banksy
Geri Bildirim Gönder