Her Şeyin Teorisi: Genel Görelilik ve Kuantum Teorisi

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Einstein’ın Genel Görelilik Teorisi ve Kuantum Teorisi, Evren’in nasıl işlediğini açıklayan iki temel kuramdır. Büyük ölçekli Evren’i açıklayan Genel Görelilik Kuramı’nda Einstein, uzay-zamanı bir kumaşa benzetir. Nasıl ki dört tarafından tutularak gerilmiş bir kumaşın ya da bir örtünün üzerine ağır bir cisim bırakırsanız kumaş ağırlıktan dolayı eğilir, işte kütle de uzay-zaman dokusunu benzer şekilde eğer. Buna “kütleçekimi” denir. Daha doğrusu, cisimlerin bu bükülmüş uzay-zaman dokusu içerisinden geçerken birbirlerine doğru hareket etme meyline "kütleçekim" denir. Yani, Evren’deki her şeyin kütleçekimi sebebiyle bir diğerinin üzerine düştüğünü söyler. Örneğin, topu bıraktığınızda, Dünya’nın yerçekiminden (kütleçekiminden) dolayı onun yere düşeceğini bilirsiniz. Ve bu size hiç de garip gelmez. 

Diğer taraftan, atomun ve atom altı parçacıklarının davranışlarını açıklayan Kuantum Teorisi’nde olaylar böyle işlemez. Daha açıklayıcı olmak için, örneğimizdeki topun atom altı bir parçacık olan bir elektron olduğunu düşünün. Atom altı dünyada bu topun konumu için “burada” veya “şurada” diyemezsiniz çünkü o “aynı anda” “her yerde”dir. Gelin bu durumu, atom altı dünyasından çıkarıp kendi dünyamıza taşıyalım. Diyelim ki şu anda, evinizdesiniz. Eğer atom altı bir parçacık olsaydınız aynı anda evde, işyerinizde, Everest’in tepesinde, kısacası her yerde, olabilirdiniz.

İşte, fizikçiler biri sağduyumuza uygun ve diğeri aykırı düşen bu iki kuramı tek çatı altında birleştirmek, yani “Her Şeyin Teorisi”ni elde etmek için, “Sicim Teorisi” fikrini ortaya attılar.

Sicim Teorisi atom altı parçacıkların farklı frekanslarda titreşen sicimlerden, ya da tek boyutlu iplikçik benzeri yapılardan, oluştuğu varsayımına dayanır. Bu sicimler farklı frekanslarda titreşerek farklı parçacıkları meydana getirirler. Bu durumu, telleri titreştikçe farklı notalar çıkaran bir kemana benzetebiliriz. Kemandan çıkan her bir nota bir parçacığa karşılık gelir. Kemanın teli ya da sicim belli bir şekilde (frekansta) titreştiğinde belli bir nota ya da parçacık (örneğin, proton) oluşur. Kuantum Mekaniği'nde kütleçekim kuvvetini ilettiği varsayılan “graviton” isimli parçacığın da yine sicimlerin farklı bir titreşimi sonucu oluştuğu düşünülmektedir. 

Burada ayrıntısına giremeyeceğimiz ancak matematiksel hesaplamalar gereği 11 boyuta ihtiyaç duyan Sicim Teorisinin “Her Şeyin Teorisi” olması için gravitonun varlığının saptanması gereklidir. Şayet bu mümkün olursa, “Evren nasıl başladı?”, “Zamanda yolculuk yapılabilir mi?” ya da “Paralel evrenler var mıdır?” gibi merak edilen sorulara cevaplar verilebilecek. Tıpkı elektromanyetizma kuvvetinin anlaşılması elektriğin doğasını keşfetmemizi sağlayarak hayatlarımızı kökten değiştirmesi gibi, kütleçekim kuvvetinin nasıl taşındığı sorusunun cevabı da insanlığa yeni ufuklar açabilir.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. HubPages
  2. FQTQ

Geri Evrim: Evrimsel Sürecin Atasal Formlara U-Dönüşü!

İnsanlar Türleşmeyi Nasıl Yönlendiriyor?

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim