Geyikler ve Sığınlar Neden Boynuzlarını Dökerler?

- Çeviri
- Zooloji
- Bilim Haberciliği
Bu haber 9 ay öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.
Alaska'da bir kapı zili kamerasına yakalanan, bir sığının bir anda boynuzlarını döktüğü ve ani bir olay karşısında ürkerek gecenin karanlığında kaybolduğu görüntülerin ardından dünyanın her yerinden insanlar, bu olayın nedenini sorgulamıştı.
Sığınlar, dünyanın en büyük geyik türüdür; erkekleri omuz hizasında yaklaşık 180 santimetreden daha uzun olabilir ve 36 kilogramı bulan boynuzlarıyla ağırlıkları 800 kilogram civarına ulaşabilir.
Montana Üniversitesi'nde bir yaban hayatı biyoloğu olan ve Blackfeet Kabilesi'nin (Montana'da bir Amerikan Yerlisi kabilesi) bir üyesi olan Landon Magee, sığınlardan şöyle bahsediyor:[1]
Sığınların yaşam alanlarında bulunmak biraz tehlikelidir. Özellikle de yavruları olan bir dişi sığına yaklaşacak olursanız hayvanın sinirlenmesi işten bile değildir.
İnsanlar tarafından pek şahit olunmasa da boynuzlarını dökmek erkek sığın, geyik, Kanada geyiği ve Cervidae familyasının diğer üyeleri için son derece normaldir ve bu olayı her yıl yaşarlar. Cinsiyet açısından tek istisna ise dişi Ren geyikleridir, onlar da familyanın erkekleri gibi boynuz sahibi olur ve dökerler. Maine İç Su Balıkları ve Vahşi Yaşam Departmanı'nda sığınlar üzerine çalışan biyolog Lee Kantar, şunları söylüyor:
Erkek bir sığının boynuzları, doğumundan bir yıl kadar sonra büyümeye başlar ve genel olarak her yıl şekil ve hacimce gelişir. 11 yaşlarına girene kadar gelişim devam eder, sonrasında ise minimum düzeye iner.
Her Hayvanın Boynuzu Aynı mı?
Çoğu insan, çiftlik hayvanlarının boynuzlarıyla geyik, sığın gibi hayvanların boynuzlarını bir tutmak gibi bir yanılgıya düşer; fakat işin aslına bakıldığında bunların arasında büyük bir fark vardır.
Koç, keçi, inek ve daha pek çok memeliyi süsleyen boynuzlar aslında direkt olarak kafataslarının bir parçasıdır ve asla dökülmezler. Bizim de saç ve tırnaklarımızda bulunan bir protein olan keratinden oluşurlar; ölüdürler ve tabanlarına yeni maddeler eklendikçe her yıl büyürler. Yaklarda ve bazı antilop türlerinde dişiler de bu kafatası çıkıntılarına sahiptir.[2]
Bu cansız yapıların aksine, çatal boynuzlar yaşam doludur. Maine'de sığın yavrularını yakalamak için kar fırtınasını bekleyen Kantar, bir e-postasında şöyle söylüyor:
Çatal boynuzlar ilkbaharın başlarından yaz sonuna kadar hızla büyüyüp gelişen, yüksek oranda damarlanmış dokulardır.
Yılın çoğunda, boynuzların olması gereken bölge ince, kadifemsi kıllarla kaplıdır. Ve bu bölgenin altında, alttan alta büyüyen kemik yapısı için kalsiyum, fosfor ve diğer besinleri taşıyan kanla dolu damarlar bulunur. Boynuzların oluşumu içinse bu kadife bölgedeki dokunun ölmesi ve hayvan tarafından kazınması gerekmektedir, böylece dövüşe hazır kemikleri ortaya çıkabilir.
Çatal boynuzların oluşumu ve gelişimi memeliler sınıfında en hızlı oluşan veya gelişen doku olarak bir Guinness Dünya Rekoruna sahiptir.[3] Yaz döneminde, yani sürecin pik noktasında boynuzlar, günde neredeyse 2.5 santimetre kadar uzayabilir.
Boynuzlar Neye Yarıyor?
Boynuzlar çoğunlukla birer silah olarak görülse de aslında üremek için gelişmiş enstrümanlardır. Bir dişi için rekabete girişileceği sırada küçük boynuzlara sahip bir erkek, büyük boynuzlara sahip bir erkek tarafından kolaylıkla caydırılabilir. Kantar'a göre dişi, heybetli boynuzlara sahip bir erkeği fiziksel olarak daha formda algılayabilir ve onunla çiftleşmeyi tercih edebilir.
Sığınlar, yalnızca aynı büyüklükteki iki erkek karşı karşıya geldiğinde dövüşe tutuşurlar. Boynuzlarını birbirilerine geçirir ve hangisinin daha avantajlı konuma geçeceğini görmek için onları sağa sola döndürüp birbirilerini iterler. Erkek sığınlar ayrıca bazen birbirilerini böğürlerinden veya butlarından boynuzlayarak ölümcül yaralara ya da karşılarındakinin yırtıcılara yahut doğa koşullarına yenik düşmesine neden olabilir. Bu tarz düelloların nispeten nadir olmasının sebebi de budur, çünkü çok fazla şeye mâl olabilirler.
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
KreosusKreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
Geyikgiller Neden Boynuzlarını Dökerler?
Sonbahardaki üreme mevsimi, ya da başka bir deyişle "kızgınlık" geçtiğinde geyikgiller erkeklerinin artık boynuzlarına ihtiyacı yoktur. Aslına bakılırsa başlarındaki bu ihtişamlı süsler omuzlarında birer yük olmaya başlar.
Yaban hayatı sorumluları ve biyologlar her yıl, yanlışlıkla boynuzlarını birbirine kenetlemiş erkek geyikgillere dair ihbarlar alıyorlar. Bu duruma düşmüş olan erkekler aldıkları yaralar, açlık ya da yırtıcıların saldırması sonucu genellikle hayatlarını kaybediyor.
Bütün bunların yanı sıra boynuzlar geyikgiller için, özellikle de insanlara yakın yerlerde yaşayanlar geyikler için kendi başlarına bile bir tehdit olabilir: Geyikler, sığınlar ve Kanada geyikleri sıkça dallara, çitlere, çöplere ve hatta Noel süslerine takılmış halde bulunurlar!

Geyikgiller için iyi haber ise başlarındaki o ihtişamlı süslerin tek kullanımlık olmasıdır. Günler kısaldıkça geyikgil erkeklerinin vücutları eskisi kadar testosteron üretmemeye başlar ve bunun sonucunda her boynuzun tabanında, pediselde (İng: "pedicle"), demineralizasyon baş gösterir. Magee, bu süreçten şöyle bahsediyor:
Ve böylece pediselin kavrama kabiliyeti yavaş yavaş yok olur ve geyiklerin zıplayıp tekrar yere inmeleri, kafalarını sallamaları ya da bir başka erkekle kavgaya tutuşmaları bile onları yerinden söküp atabilir. Sonraki yıl ise tüm bu süreç yeniden başlar.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 8
- 4
- 2
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: National Geographic | Arşiv Bağlantısı
- ^ T. Scott. Grad Student Awarded Moose Monitoring Money On Blackfeet Reservation - Flathead Beacon. (4 Kasım 2022). Alındığı Tarih: 27 Haziran 2024. Alındığı Yer: Flathead Beacon | Arşiv Bağlantısı
- ^ PubMed. (2009). Evolution Of Weaponry In Female Bovids. Proceedings. Biological sciences. doi: 10.1098/rspb.2009.1256. | Arşiv Bağlantısı
- ^ G. W. Records. Fastest-Growing Mammalian Tissue. Alındığı Tarih: 27 Haziran 2024. Alındığı Yer: Guinness World Records | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 01/04/2025 01:40:22 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/17977
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in National Geographic. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.