Geçmişten Günümüze Ötegezegen Keşfi: 2019 Nobel Ödülü'ne Layık Görülen Ötegezegen Keşfinin Tarihi ve Dönüm Noktaları

Geçmişten Günümüze Ötegezegen Keşfi: 2019 Nobel Ödülü'ne Layık Görülen Ötegezegen Keşfinin Tarihi ve Dönüm Noktaları Pixabay
Çağrı Mert Bakırcı Editör Çağrı Mert Bakırcı
11 dakika
752 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat

2019 yılı Nobel Fizik Ödülü, fiziksel kozmolojiye olan katkısından dolayı James Peebles ile, Güneş benzeri bir yıldızın yörüngesindeki ilk ötegezegeni keşiflerinden ötürü Michel Mayor ve Didier Queloz tarafından paylaşıldı. Bu yazının odak noktası, ödülün ikinci kısmı olan ötegezegen keşfi hakkında: 1995’te keşfedilen 51 Pegasi b ve bu keşiften öncesi...

Güneş Sistemi'miz dışındaki dünyaların varlığı, binlerce yıldır insanların merakını uyandırmıştır. Ancak bu merakın bilimsel yollarla giderilmesinin ilk adımı için, 1952 yılını beklememiz gerekti: Otto Struve, o dönemlerde çoklu yıldız sistemleri için kullanılan ve objelerin kütleçekimi sebebiyle radyal hızlarında oluşan değişimin ölçüldüğü bir yöntemin, gezegen keşfine de uygulanmasını öne sürmüştür. Ayrıca bir başka keşif yöntemi olarak gezegen tutulması dediği, günümüzde ise geçiş (İng: "transit") metodu olarak bilinen bir yöntemi de ileri sürmüştür (ötegezegen keşif yöntemleriyle ilgili daha fazla bilgiyi, buradaki yazımızdan alabilirsiniz). Yine aynı makalede, bu ölçümlerin yapılabilmesi için var olan ölçüm aletlerinin yeterince hassas olmadığını da belirtmiştir; gerçekten de bu alandaki ciddi araştırmalar, bundan anca otuz yıl sonra başlayabilmiştir.

Yıldızın radyal hızı ve değişen spektrumu.
Yıldızın radyal hızı ve değişen spektrumu.
ESA

Nobel ödülü açıklamasında bulunan "Güneş benzeri yıldız yörüngesindeki" detayı dikkatinizi çektiyse, 51 Peg b'nin aslında keşfedilen ilk ötegezegen olmadığını anlamış olabilirsiniz. Peki bu ötegezegeni, kendisinden önce gelenlerden ayıran nedir ki, ödüle layık görüldü? Bu yazıda, ötegezegen keşif tarihinde ses getirmiş birkaç araştırmayı ele alacağız.

Reklamı Kapat

Ötegezegen Keşiflerinde Dönüm Noktaları

Gamma Cephei Ab

Bruce Campbell, Gordon Walker ve Stephenson Yang ötegezegen araştırmalarına 1970'lerde akıllarında çok net bir hedefle başladı: Eğer Güneş Sistemi'ne benzer başka sistemlerin de olduğunu varsayarsak, içlerinde Jüpiter-benzeri gezegenlerin de bulunma olasılığı vardır. Bunun anlamı da aradıkları ötegezegenlerin tıpkı Jüpiter gibi 12 yıllık bir periyoda sahip olacaklarıdır. Böylesine uzun vadeli ve o zamanlarda şüpheyle yaklaşılan bir araştırma için yeterli desteği alamadıklarından, yaklaşık on yıllık bir sürede yalnızca 26 yıldızı inceleme fırsatları oldu.

1987’de katıldıkları bir konferansta, gözlemledikleri sonuçlarını duyurdular. Bunlardan bir tanesi özellikle ilginçti: 45 ışık yılı uzaklıkta bulunan Gamma Cephei A. Yıldızda, Jüpiter kütleli bir objenin sebep olduğu 2,7 yıllık bir yalpalama (İng: "wobble") ölçtüler. Bir yıl sonra yayınladıkları makalede, gözlemledikleri objenin doğası hakkında kesin bir sonuca varmak için daha detaylı araştırma gerektiğini söyleseler de, bunun bir gezegen olma ihtimalinin de yüksek olduğunu belirttiler. Bu, keşfedilen ilk ötegezegen olacaktı.

Bilim Cemiyeti Bu Keşfe Neden Soğuk Yaklaştı?

Duyuruları, popüler medyada bir süre ilgi çekse de, diğer astronomları ikna edecek seviyede değildi. Öyle ki, gözlemlerini teyit edecek bile kimse yoktu. Günümüzde ötegezegen araştırmalarının ne kadar popüler olduğu düşünülünce, bu olumsuz yaklaşımın sebeplerini düşünmeden edemiyor olabilirsiniz.

Öncelikli sebep, 1960'lardan beri yapılan her ötegezegen duyurusunun açık bir şekilde yalanlanmış olmasıdır ("Barnard’s Star", bunun meşhur bir örneğidir). Bu, kendi başına şüpheci yaklaşımı açıklayabilse bile, araştırmaların yapılmasının/onaylanmasının oldukça uzun vadeli olması da bir etken olabilir; Gamma Cephei A için gereken verileri toplamaları 6 yıl sürdü.

Son olarak Campbell, Walker ve Yang'ın yıldız spektrumunu ölçmek için hidrojen florür (HF) kullanmayı tercih etmiş olmaları (1971 Nobel kimya ödüllü Gerhard Herzberg danışmanlığıyla) da sebep olarak gösterilebilir. HF spektroskopi için mantıklı bir seçim olsa da, pratikte bakıldığında çok zehirli bir madde olduğundan, insanların ilgisini çekmemesi olası gözükmektedir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Gözlemlerinden 3 yıl sonra bile hala kesin bir sonuç alamayan ekibin üyelerinden Campbell, yıllardır üniversitede kadro bulamamasının da etkisi ile 1991 yılında astronomiyi bırakarak, vergi danışmanı olmaya karar verdi. Bundan sadece 1 yıl sonra Walker ve ekibi, gözlemledikleri radyal hız değişiminin bir gezegen sebebiyle olduğu görüşlerinden vazgeçip, aslında yıldızın kendi ekseni etrafında dönmesinden kaynaklandığını söylediler. Bu sonuca varmalarındaki büyük etkenlerden birisi de yıldızın aslında bir altdev (İng: "subgiant") olmasına karşın, o zamanlarda "dev yıldız" kategorisinde olmasıydı.

Gamma Cephei A yörüngesinde bir ötegezegenin varlığı, ancak 2003 yılına gelindiğinde, Walker’ın da dahil olduğu bir ekip tarafından onaylanabildi.

HD 114762b

Bir diğer ötegezegen adayı, 1989 yılında David Latham ve ekibi tarafından "muhtemelen bir kahverengi cüce veya dev bir gezegen" denilerek önerildi. HD 114762 yıldızının yörüngesinde bulunan bu obje, 84 gün gibi kısa bir periyoda sahipken, Jüpiter’in kütlesinin en az 11 katı kütleye sahipti.

HD 114762b, günümüzde NASA'nın ötegezegen kataloğunda "ilk keşfedilen ötegezege"n olarak listelenmesine rağmen, gereken ilgiyi görememesinin arkasında yine o dönemdeki şüpheci atmosfer yatmaktadır. Öncelikle, Latham ve ekibi bile objenin bir gezegen olma olasılığının üstünde çok durmamıştır. Bunun başlıca sebebi, cismin devasa kütlesiyid: en az 11 MJ, yani Jüpiter'in kütlesinin en az 11 katı). Burada "en az" tabirini kullanmamızın sebebi, radyal hız değişimi metodunun, gözlemlenen sistemin eğikliğini bilmediğimiz sürece objenin yalnızca minimum kütlesini verebilmesidir. Yani bu ötegezegen adayının kütlesi 11 MJ olabileceği gibi, bundan çok daha fazla da olabilir; kahverengi cüce alt limiti olan 13 MJ kütlesine sahip olması çok olasıdır.

Reklamı Kapat

Güneş Sistemi gezegenlerinde karşılaşmadığımız yüksek eksantrikliği (İng: "eccentricity") ve dev bir gezegen için yıldızına çok yakın oluşu, objenin bir ötegezegenden çok kahverengi cüce olduğu savını güçlendirdi.

PSR B1257+12 b, c, d

Ötegezegen keşiflerinin belki de en ilginç sayılabilecek olanı, 1992 yılında Aleksander Wolszczan ve Dale Frail tarafından yapıldı. Dünya kütlesinin yaklaşık 4 katı olan iki tane "Süper Dünya" keşfetmelerinin en ilginç olan tarafı, bunların bir pulsar yörüngesinde olmalarıydı.

"Her işte bir hayır vardır." lafı, bu ötegezegenlerin keşif hikayesi için uygun durmaktadır: ABD’de bulunan Green Bank teleskobu 1988 yılında aniden çökünce, birçok gözlemevi kendi teleskopları konusunda daha dikkatli olmaya başlamıştı. Bunlardan biri de 2020 yılında çöken Arecibo Gözlemevi'ydi. 1990 yılında, radyo teleskobunun tüm normal operasyonlarına, bakım ve tamir işleri için ara verildi. Wolszczan ve Frail, sadece zenite bakan bu bekleme halindeki teleskobun "boş" zamanından yararlanıp, pulsarları incelemeye başladılar. Teleskop bakıma alınmış olmasaydı, belki de bu gezegenleri keşfetmeye fırsatları olmayacaktı.

1988 yılında çöken Green Bank radyo teleskobu.
1988 yılında çöken Green Bank radyo teleskobu.
National Radio Astronomy Observatory

Keşif için kullandıkları yöntem, önceden gördüğümüz radyal hız değişimi metodundan farklıydı. Pulsar zamanlaması yöntemi (İng: "Pulsar-timing method") olarak bilinen bu metotta, pulsarın neredeyse sabit olan atım (İng: "pulsation") periyodundaki değişime bakılmaktadır. Pulsardan gelen radyo sinyallerini ölçtüğümüz zamanın değişmesi, pulsarın hareket etmesiyle, başka bir deyişle, yörüngesinde bir objenin/objelerin olmasıyla açıklanmaktadır.

Reklamı Kapat

Wolszczan ve Frail’in yaptıkları da buydu: PSR B1257+12 pulsarının yörüngesinde önce iki tane, sonra 1994 yılında bir tane daha olmak üzere toplamda üç tane ötegezegen keşfetmişlerdi. Bunlar, "herkesçe kabul edilen ilk ötegezegenler" olma unvanını taşımaktadır. Yazının başında dikkatimizi çeken Nobel ödülü açıklamasındaki "Güneş benzeri yıldız yörüngesindeki" lafı, işte şimdi anlam kazandı!

Nobel Ödülü Neden İlk "Gerçek Ötegezegen Keşfi"ne Verilmedi?

"Peki Nobel ödülü neden ilk ötegezenlere verilmedi?" diye düşünüyor olabilirsiniz. Bunun için birkaç olası sebep sunulabilir.

Her şeyden önce, bu keşfedilen gezegen sistemi, bize kendi sistemimiz hakkında neredeyse hiçbir fikir vermiyordu. Pulsar çevresinde gezegen bulmak, kendi başına çok "ilginç" bir başarı ve bu, gezegen görmeyi beklediğimiz son yerlerden biri bile olabilir! Ancak gezegen sistemlerinin oluşumu hakkında bize bir fikir verememektedir. Güneş Sistemi dahil en olası gezegen sistemi oluşum süreci yeni doğan bir yıldız çevresinde geçerken, pulsarlar birer ölü yıldızdır.

Diğer bir sebep ise, pulsar gezegen sistemlerinin oldukça nadir olmasıdır; şu ana kadar pulsar yörüngesinde bulunan sadece 7 tane ötegezegen keşfedilmiştir. Ayrıca bu keşifte kullanılan pulsar zamanlama yönteminin, başka bir yıldız için uygulanamaması da olası başka keşifler önünde bir engeldir.

Özetle, bu keşfin bize kabul edilen ilk ötegezegenleri kazandırmış olmasına karşın, ötegezegen araştırmalarına olan etkisi pek de büyük olamadı.

52 Pegasi b

Haute-Provence Gözlemevi'nde 142 tane yıldızın radyal hızlarını inceleyen Michel Mayor ve Didier Queloz, 1995 yılında 51 Pegasi yıldızının yörüngesinde, minimum kütlesi yarım Jüpiter kütlesine eş bir ötegezegen keşfettiklerini duyurdular.

Agora Bilim Pazarı
Hayvanlar Nasıl Yas Tutar? (Barbara J. King)

Antropolog Barbara J. King, bu kitapta okuru hayvanların pek keşfedilmemiş bir yönüne, duygularına doğru yolculuğa çıkarıyor. Hayvanlarla zaman geçiren insanların aşina olduğu sahneleri bir bilim insanı titizliğiyle inceliyor ve bazı hayvanların yas tuttuğunu çarpıcı örneklerle anlatıyor. Daha önce hiç ayrılmadığı kardeşinin ölümü üzerine günlerce acı içinde bağıran bir kedi, ölen arkadaşlarının mezarı başında nöbet tutan atlar, havuza düşen bir tavuğu kurtarmak için bir olup ev sahibini kaza bölgesine götüren kümes hayvanları, ölen annesinin kemiklerini okşayan genç filler bunların sadece birkaçı. Gezegenimizi ve ortak bir yaşamı paylaştığımız hayvanları farklı bir gözle görmenizi sağlayacak olan bu kitap, sorduğu şaşırtıcı sorulara saha çalışmalarına ve uzun gözlemlere dayanarak verdiği kapsamlı yanıtlarla hayvanların sevgi, ölüm ve kayıplarla örülü dünyasına yeni bir bakış açısı getiriyor.

  • Kitap Adı: Hayvanlar Nasıl Yas Tutar?
  • Yazar: Barbara J. King
  • Çevirmen: Rengin Arslan
  • Editör: Aslıhan Kocabal
  • Kapak Tasarımı: Savaş Arıcı
  • Yayınevi: Raskolnikov Kitap
  • Sayfa Sayısı: 264
  • İlk Baskı Yılı: 2019
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786058030817
Devamını Göster
₺22.00 ₺28.00
Hayvanlar Nasıl Yas Tutar? (Barbara J. King)

Bahsedilen kütle aralığı, objenin bir gezegen olduğuna ikna olmak için kabul edilebilir bir değerdi. Bulgularında makul gelmeyen şey ise, objenin 4,2 gün gibi oldukça kısa bir periyoda sahip olmasıydı. Bu da objenin yıldızına olan uzaklığını 0,005 AU yapmaktaydı (Tr: "astronomik birim"; Dünya ile Güneş arasındaki ortalama mesafe 1 AU kabul edilir), yani Jüpiter’in Güneş’e olan uzaklığının sadece %1'i... Mesafenin ne kadar az olduğunu daha da vurgulamak gerekirse: Bu devasa gezegen Güneş Sistemi'nde bulunsaydı, Merkür’ün yörüngesinin içinde hareket ediyor olurdu! Bu yakınlıktaki bir gezegenin oldukça sıcak olması beklenir: yaklaşık 1300 Kelvin kadar. Tüm bu saydığımız özelliklerden dolayı bu tip ötegezegenlere "sıcak Jüpiter" (İng: "hot Jupiter") adı verildi.

Elimizdeki kesin tek gezegen sistemine (Güneş Sistemi) ve gezegen oluşum modellerine bakıldığında, Jüpiter benzeri hiçbir gezegenin yıldızına o mesafede oluşmuş olamayacağı bilinmektedir. Mayor ve Queloz bunu olası bir gezegen göçü (İng: "planetary migration") ile açıklamıştır: Bu teoride, gezegenlerin günümüzdeki modellere uygun bir mesafede oluşup, gaz diski gibi dış etmenlerle olan etkileşiminden dolayı içe doğru bir göç olabileceği söylenmektedir. Bu teorinin varlığı zaten bilindiği için, objenin gerçekten de bir ötegezegen olduğu fikrine ısınmak kolaylaşmıştı.

Dev bir gezegenin yıldızına bu kadar yakın olmasının doğurduğu bir başka sonuç da onu gözlemlemenin çok daha kolay olmasıdır. Evrensel kütleçekim yasasına göre iki obje birbirlerine yaklaştıkça, aralarındaki kütleçekimi kuvveti artacaktır; yani yıldızın radyal hızındaki değişim de artacaktır. Ölçtükleri değişim, bir periyotta 59 m/s kadar yüksek bir değerdi; karşılaştırma için sırasıyla Jüpiter ve Dünya’nın bir periyotlarında Güneş üstündeki etkileri sadece 13 m/s ve 0,1 m/s olduğu hatırlatılmalıdır.

Sonuç olarak, böylesine yüksek bir hız değişim değerini ölçmek için çok hassas aletlerin gerekmiyor olması ve 4 gün gibi kısa bir yörünge periyodu dikkate alındığında, Mayor ve Queloz’un bulgularının onaylanması için keşiflerinin üstünden çok süre geçmemesi oldukça anlaşılırdır. Böylece, Güneş-benzeri bir yıldızın yörüngesinde bulunan ilk ötegezegen keşfedilmişti.

Ötegezegenlerde Yeni Bir Çağ

Astronomların, yıldızlara hiç beklemedikleri kadar yakın mesafede dev gezegenlerin varlığını fark etmeleri, ötegezegen keşiflerinin önünü açtı; şimdi çok daha fazla yıldızı çok daha kısa süreler içinde inceleyebilirlerdi. 51 Peg b’nin keşfinden sadece bir yıl sonra, Geoffrey Marcy ve Paul Butler, yine Güneş-benzeri yıldızların yörüngesinde iki tane Jüpiter kütleli ötegezegen keşfettiler. Onları takip eden beş yıl içinde de birçok ayrı grup tarafından toplam 34 tane ötegezegen keşfedildi.

Takip eden yıllarda, ötegezegen keşfi için başka metotlar da kullanılmaya başlandı. 2000 yılında geçiş metodu ile keşfedilen ilk ötegezegen duyuruldu. Bir gezegenin yıldızının önünden geçişi sırasında bize ulaşan ışığı az da olsa engellemesi mantığıyla çalışan bu yöntem ile, ötegezegenlerin periyodu ve yarıçapları hesaplayabilmektedir. Şu ana kadar keşfettiğimiz ötegezegenlerin yaklaşık %75’i, yani 3000’in biraz üzerinde sayıda ötegezegen, geçiş metodu sayesinde bulunmuştur.

Bir dönem ötegezegen keşfetmeye ödenek bile verilmezken, günümüzde artık çok sayıda büyük proje, tam da bu işe odaklanmış durumdadır. Kepler Teleskobu, 2009 yılında, geçiş metodu ile binlerce ötegezegen bulmak amacıyla uzaya fırlatıldı. 2013 yılında teknik bir arızaya kadar görevine devam eden Kepler, bundan sonraki arama sürecine K2 adı ile, 2018 yılına kadar devam etti. Kepler, 2600’den fazla olmak üzere bize en çok ötegezegeni kazandırma unvanını taşımaktadır.

Reklamı Kapat

Hala devam eden bir proje olan TESS, 2018 yılında yine geçiş metodunu kullanmak üzere görevine başlamıştır. Şu ana kadar bulduğu 2400 ötegezegen adayından 81 tanesi teyit edilmiştir.

Gelecek bir projeden bahsedecek olursak da James Webb Uzay Teleskobu özellikle ilginç bir proje olacaktır. Çünkü görevlerinden biri, ötegezegenlerin atmosferlerini incelemek olacaktır. Teleskobun fırlatılışı normalde 2007 yılı olarak planlanıp, birçok kez ertelenmek zorunda kalmış olsa da 2021 yılının sonlarına doğru fırlatılması beklenmektedir.

Ötegezegen keşfi için kullanılan ve kullanılması planlanan önemli teleskoplar.
Ötegezegen keşfi için kullanılan ve kullanılması planlanan önemli teleskoplar.
NASA

Sonuç

Bundan çok da uzak olmayan bir geçmişte ötegezegen aramak, ciddiye bile alınmayan bir alandı. Bu araştırmalardan beklenti, yok denilecek kadar azdı. Açıkçası kendini buna adamış çok sayıda insan da bulunmamaktaydı; en nihayetinde pek az insan, başka sistemlerde bir Jüpiter bulma uğruna yıllarını harcayıp, üstüne hiçbir sonuç bulamama ihtimalini göze almak ister.

Ancak Güneş-benzeri bir yıldızın yakın yörüngesinde bir gezegen keşfetmek, her şeyi değiştirdi. Birkaç günlük periyoda sahip bir dev gezegen keşfetmek, kimsenin beklemediği bir şeydi. Bu keşif, kolay yoldan ötegezegen bulmanın yolunu göstermesinin yanında bizi gezegen oluşumu teorimizi yenilemeye de itti.

Sonuç olarak, ötegezegen araştırmaları için her şey tersine döndü; ödenekler bu alana yığılırken, gezegenler ve sistemleri hakkında her geçen gün daha da fazla şey öğrenmeye başladık. Gelecekte daha da güçlü teleskoplar ile keşfedebileceğimiz ötegezegenlerin düşüncesi gerçekten de çok heyecan verici!

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 03/12/2021 02:04:23 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/11086

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Size Özel
İçerikler
Instagram
Işık Hızı
Kuyrukluyıldız
Mistisizm
Ana Bulaşma Mekanizması
Ağaç
Nükleer
Hominid
Kurbağa
Hayatta Kalma
Evrimsel Tarih
Nörobiyoloji
Kuş
Diş Hekimliği
Doğal Seçilim
Genel Görelilik
Beslenme Bilimi
Virüs
Aşı
Yumurta
Sosyal Mesafelendirme
Ölüm
Uzay
Vegan
İnsan Evrimi
Uçak
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Bu Eseri Neden Tavsiye Ediyorsun?
Aşağıdaki kutuya, isimli neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin faydalı bulunması halinde Evrim Ağacı kullanıcılarından daha fazla UP kazanman [UP bilgi linki] mümkün olacak. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Tavsiye Et