Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Evrimi Anlayarak Kanseri Yenebiliriz!

Evrimi Anlayarak Kanseri Yenebiliriz!
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu haber 5 yıl öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Evrimsel biyoloji dahilindeki bilimsel gerçeklerle ve genel olarak bilimle baş edemeyeceğini anlayan her bilim karşıtı, nihayetinde şu soruya varacaktır: "İyi peki ama, evrimi bilsek ne olur, bilmesek ne olur! Ne işimize yarayacak ki?" 

Daha önceden hazırladığımız şu yazımızda, evrimin çok sayıda bilim ve insanlığın geleceği için ne kadar büyük öneme sahip olduğunu göstermiş; buraya tıklayarak okuyabileceğiniz röportaj yazımızda, evrimin günümüzde mühendisliğin bile önünü açmakta kullanılan kilit bir doğa yasası olduğunu anlatmıştık. Bu yazımızda ise, insanlığın (ve genel olarak canlılığın) gelmiş geçmiş en büyük problemlerinden biri olan kanseri yenmekte evrimin ne kadar kritik bir role sahip olduğunu çok kısaca anlatacağız.

17 Şubat 2015'te dünyanın 1 numaralı akademik bilim dergisi olan Nature'da yayınlanan bir makalenin başlığı şöyleydi: "Onkoloji, Paleontolojiyi Tekrarlayabilir Mi? Türlerin Yok Oluşundan Alınacak Dersler" Onkoloji, tıbbın kanser üzerine çalışan bilimidir. Paleontoloji ise, antik yaşamı, fosilleri, yer katmanlarını, evrimi araştıran bilim dallarından birisidir. İlk bakışta, kanser bilimi ile fosil bilimi arasında hiçbir ilişki görülemeyecektir ki yazımızın başındaki soru da, bu sınırlı dünya görüşünden kaynaklanmaktadır. Fakat bilim, ufuk açıcı bir deneyimdir. Bilim insanları, geleceği inşa eden, aydın görüşlü, açık fikirli insanlardır ve neredeyse her zaman bu tür insanlar arasından çıkarlar. Kanseri paleontolojiyi ve evrimi anlayarak yenme fikri de, San Fransisco'da bulunan Kaliforniya Üniversitesinde "Evrim ve Kanser Merkezi"nden bilim insanlarının parlak fikridir. Nature Reviews dergisinde yazılan makale içerisindeki bir paragraf, konuyu herkesin anlayabileceği bir dille, harika bir şekilde özetliyor:

Kanserli hücreler ile organizmaların evrimsel biyolojisi benzerdir. Her iki duruma da, genetik çeşitlilik bakımından geniş bir popülasyon mutasyona uğrar ve doğal seçilim yoluyla evrimleşir. Dahası, hem türleri hem de kanserli hücreleri yok olmaya sürüklemek aşırı derecede zordur. Buna rağmen, bugüne kadar Dünya'da yaşamış olan tüm türlerin %99.9'unun soyu tükenmiştir. Tümörler ile organizma evrimi arasındaki benzerlikler, paleontoloji yoluyla türlerin yok oluşunu anlamanın, kanseri yok etmek konusunda bize önemli fikirler verebileceğini göstermektedir. Bu inceleme araştırmasında, türleri yok olmaya iten seçilim baskılarını ve yok olmaya direnebilen türlerin temel özelliklerini inceliyoruz. Bunlardan yola çıkarak, bu özellikler ve seçilim baskılarının kanserlere nasıl uyarlanabileceğini, bunların terapi ve tanı konusunda nasıl fayda sağlayabileceğini tartışıyoruz.
Nature Clinical Oncology

Kanser dediğimiz olgu, çok hücreli organizmaları oluşturan hücrelerden bazılarının mutasyonlar sonucu bölünme döngülerinin farklılaşmasıyla kontrolsüz olarak çoğalmalarıdır. Bu tür bir çoğalma, tümör denen hücre yığınlarını oluşturur. Aslında bu tür hatalı hücreler, vücudumuzda sıklıkla oluşur. Çoğu zaman bu hücreler savunma sistemimiz tarafından hemen yok edilirler. Ancak bazıları, bu savunma sisteminden kaçabilecek kadar farklıdır veya hızlıdır. Bu durumda, hızla çoğalarak çok kısa bir sürede çok miktarda nesil atlar. Bu noktadan sonra kanserli dokunun sıradan bir canlı popülasyonundan farkı yoktur: her bir hücre birbirinden az miktarda farklıdır, bu hücreler bir popülasyon oluşturur, bu popülasyon üzerine çok sayıda seçilim baskısı işler, bazıları buna diğerlerinden daha iyi direnir, hayatta kalırlar ve çoğalmayı sürdürürler. Böylece kanser popülasyonu, her bölünmeyle birlikte yeni bir nesil atlar, her nesille birlikte biraz daha evrimleşir. Bunun bir aslan, insan, at, pamuk, şeker pancarı ya da koli basili popülasyonunun evriminden hiçbir farkı yoktur (bu sayılanların bir kısmı mitozla değil, mayozla bölünür ve ürer, tek fark budur ki bu fark, sonuca doğrudan etki etmez).

Vücudumuzun kanseri yenemiyor oluşunun 1 numaralı nedeni, tıpkı bir virüs ya da bakteri gibi kanser hücrelerinin de müthiş hızla evrimleşiyor olmasıdır. Üstelik bu süreçte, normalde kendimize ait olan hücrelerimizin, normalde kendilerini savunmak için kullandıkları mekanizmalar, artık kanserli olan hücrelerde vücudun savunmasına karşı kullanılır. Kanser, bir nevi "başkaldırıdır". İsyandır. Vücudun bazı hücreleri, vücudun kendisine isyan ederek bağımsızlığını ilan eder. Ancak sonrasında parazit olarak ve bütüne zarar vererek yaşarlar. Fakat bu önemsizdir. Zira evrimsel süreçte organizmalar "geleceği planlayamazlar". Sadece hayatta kalmaya ve üremeye çalışırlar. Ola ki kanserli dokular, bazı hayvanlarda olduğu gibi bulaşıcı olacak şekilde de evrimleşmeyi başarırlarsa, bir organizmadan diğerine sıçrayarak çok daha uzun soluklu bir evrimsel yolağa girebilirler. Evrim, budur.

Dolayısıyla eğer ki kanseri yenmek istiyorsak, evrimi anlamak zorundayız. Evrimsel değişimlerin nasıl yaşandığını, organizmaların yeni özellikleri nasıl kazandığını, var olan özellikleri nasıl yitirdiklerini, evrimin ne gibi alt başlıkları olduğunu ve daha nicesini bilmek zorundayız. Bugüne kadar kanserle hep "kaba kuvvet" yöntemiyle baş ettik: onları radyasyon bombardımanına tuttuk, baktık ki kendi sağlıklı hücrelerimize de zarar veriyor, ilaçlarla yok etmeye çalıştık. Ancak kanserli hücreler kendilerini o kadar güçlü savunuyorlardı ki, ilaçlarımız kanserli dokulara ulaşamıyordu. Bu nedenle nanoteknolojiye başvurduk, çok katmanlı ilaç kapsülleri geliştirdik, kanser hücrelerini ayırt edip yok edebilecek nano ve mikro mekanizmalara hatta robotlara başvurduk. Ancak belki de gereğinden fazla düşünüyor, korkudan ne yapacağımızı şaşırıyoruzdur? Belki de kanseri yenmenin anahtarı, kaba kuvvet değil, onu anlamaktır? Nasıl evrimleştiğini, nasıl farklılaştığını, nasıl çeşitlendiğini, nasıl yayıldığını anlamak ve bu evrimsel sürece müdahale etmek... Kanseri bu şekilde yenmemiz çok daha muhtemel gözükmektedir.

Evrim, sahip olduğumuz her şeyi bize vermiş doğa yasasıdır. İnsan türü olarak tüm fiziksel özelliklerimiz onun eseridir. Hatta şu anda bu yazıyı yazmamızı sağlayan, sizlerin bunu okumasını sağlayan teknolojileri geliştiren kültürümüz ve bu kültürün içini dolduran beynimiz ve davranışlarımız bile onun eseridir. Dolayısıyla biyolojik bir sorunun özüne inmek gerekiyorsa, evrimini anlamamız şarttır.

Evrim başka ne işe mi yarar?

İşte, "Nereden geldik?" ve "Biz kimiz?" gibi binlerce yıl öncesine giden, milyonlarca filozofun kafasını kurcalamış, sayısız şiirin, kitabın, tezin konusu olmuş, insanlığın en temel sorularına sağlam, test edilebilir, tekrar edilebilir, sınanabilir bir cevap vermeyi başaran, bilim tarihinin gördüğü en güçlü açıklamalardan ve bilimsel teorilerden birisidir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Öyle...

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/09/2020 08:36:54 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3306

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Haber
Göz
Dişler
Mistisizm
2019-Ncov
Dna
Üreme
Mantık
Onkoloji
Kertenkele
Virüsler
Toplum
Kimya
Arı
Şüphecilik
Köpekgil
Cinsel Seçilim
Evrimsel Süreç
Robot
Salgın
Hayvanlar Alemi
Stephen Hawking
Sosyal
Bebek Doğumu
Yok Oluş
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Geleceğimizi en çok tehdit eden şey umursamazlıktır.”
Jane Goodall
Geri Bildirim Gönder