Evrim, Fizik ve Bilim: Evrim Bir Yıldırımdır!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Evrim, bir yıldırım gibidir.

Fotoğrafta gördüğünüz yıldırımın yere ulaşana kadar kat ettiği mesafede ve bulutların gökyüzünde kapladığı alanda, bir yıldırımın herhangi spesifik (belirli) bir yolu izleme ihtimali akıl almaz derecede küçüktür. Ancak dışarıdan bakan biri, bir yıldırımın tamamen rastgele bir yol izlediğini düşünecektir; yıldırımın gidişatını, kıvrımlarını, zigzaglarını, hiçbir kural ile çerçevelendirilmemiş, kör bir tesadüf sanacaktır. Bu "rastgelelik", halbuki, enerji yüklü yıldırımın havadaki en az dirençli yolu takip etmesindendir ve tamamen iyi tanımlanmış, rastgele olmayan, kendini tekrar eden doğa yasalarıyla şekillendirilmiştir.

Düşünecek ve birazcık araştıracak olursanız, göreceğiniz gerçek çarpıcıdır: Bizler de, tıpkı yıldırımlarda olduğu gibi, evrimsel süreçlerin milyarlarca yıldır en az direncin olduğu yolları takip etmesinin bir ürünüyüz. Elde var olan çeşitlilik içerisinde, ortama en uyumlu olan, dolayısıyla "en dirençsiz" ve kolay şekilde hayatta kalıp üreyebilenler, gelecek nesilleri var etmiştir. Bu gelecek nesiller, başarılı olan atalarının özelliklerini biraz daha fazla taşıyacaktır, çünkü çoğunlukla o başarılı atalar üreyerek gelecek nesli inşa etmiştir. Bu tesadüfen olan bir süreç değildir. Son derece iyi anlaşılabilir, araştırılabilir, test edilebilir yasalarla çerçevelenmiş bir çalışma sahasıdır. Kütleçekiminin cisimleri "yere doğru" harekete zorlaması ne kadar "tesadüf" ise, canlıların evrimi de o kadar "tesadüf"tür. Topun kütleçekimi etkisi altında şuraya veya buraya düşmesi, elde yeterli veri olmamasından ötürü tesadüfmüş gibi gözükebilir, öyle değerlendirilebilir. Fakat topun havadaki her andaki her durumu bilimsel olarak analiz ve test edilebilir. Canlılık da aynen böyledir: evrim tarihinin derinliklerinde, bugününde ve hatta geleceğindeki popülasyonların her anı bilimsel olarak çalışılabilir, analiz edilebilir, test edilebilir. 

Bilim düşmanlarının evrimi "kör tesadüf" olarak algılamaya ve algılatmaya çalışması ve evrimi "salt rastlantısallık" olarak lanse etmesi, pek de "kör bir tesadüf" olamayacak kadar taraflı ve art niyetli bir bilgisizliğin ürünüdür. Evrim sürecinde, doğanın kendisinde olduğu kadar tesadüfler ve rastlantılar vardır, ne eksik, ne fazla... Bu rastlantısal değişimler neredeyse sadece evrimin "çeşitlilik mekanizmaları" ile sınırlıdır. Canlılardaki ufak tefek değişimler, sizin ebeveynlerinizden farklı gözükmenize neden olan mutasyonlar ve gen çaprazlanmaları gibi olaylar, büyük oranda rastgeledir, evet. Ancak iyi de, evrim bu değildir ki! Bu çeşitliliktir. Evrim, bu çeşitlilik içerisinden doğaya en uyumluların seçilimi sonucu oluşur. Çeşitliliğin var olması yeterli değildir; seçilmesi de gerekir. Ve bu seçim, asla rastgele değildir. Doğanın dikte ettiği şartlar neyse, ona uygun olarak belirlenir. 

Bir mutasyonun hangi anda, hangi gene denk geleceğini bilemeyebilirsiniz (ancak istatistiki çalışmalar yürütmeniz mümkündür). Tıpkı bir yıldırımın hangi anda, nereye düşeceğini bilemeyeceğiniz gibi (ancak yine, istatistiki olarak çalışabilirsiniz). Eğer elinizde yeterince veri bulunabilecek olsaydı, bunları da öngörmeniz mümkün olabilirdi. Fakat bu rastlantısallığın tek başına bir anlamı yoktur. Rastgele bu değişimler, eğer ki avantajlıysa seçilir ve her nesilde çoğalırlar, yoksa elenerek yok olurlar. Bu seçim sürecinin içinde neredeyse hiç tesadüf barındırmaz. Evrim, elimizdeki analiz yöntemlerinin yetersizliğinden ötürü birçok diğer doğa yasası gibi kaotikmiş gibi gözükür ve büyük oranda öyledir de; ancak tesadüfi değildir. Bu ikisi arasındaki farkları öğrenmek için, "Evrim, Rastlantı/Tesadüf ve Kaos" başlıklı makalemiz okunabilir.

Eğitimsiz bir göze anlaşılmaz ve rastgele gelebilecek herhangi bir doğa gerçeği, eğitimli beyinlerin ellerinde gelmiş geçmiş en güçlü bilimsel sahalara dönüşebilir. Fizik ve Evrimsel Biyoloji, bunun en güzel örneklerinden sadece ve sadece iki tanesidir.

Yavru Olinguito

İnsanlar Kedilerin Evcilleşme Sürecini Tersine Mi Çeviriyor?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim