Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Erkek Memesi Süt Üretebilir mi? Memeli Hayvanların Erkeklerinin Sütü, Yavru İçin Besleyici Olabilir mi?

Erkek Memesi Süt Üretebilir mi? Memeli Hayvanların Erkeklerinin Sütü, Yavru İçin Besleyici Olabilir mi? Parent Village
15 dakika
2,478
  • Maskülinite ve Erkek Araştırmaları

Laktasyon (İng: "lactation"), insan gibi memeli hayvan türlerinin dişilerinin, yavrularını beslemek amacıyla, süt bezlerinden salgıladıkları memeli sütünü vücut dışına akıtmalarına verilen isimdir. Tanım gereği laktasyon, sadece dişiler için tanımlanmıştır. Öte yandan, halk arasında varsayılanın aksine, insan da dahil bazı memeli türlerinde erkeklerin meme uçlarının da yavrular için besleyici olan biçimde süt üretebileceği bilinmektedir. (Ufak bir hatırlatma: Göğüs ile meme aynı şey değildir). Hatta yapılan bir çalışmada, erkek sütü ile kadın sütü incelenmiş; erkek sütünün yeni doğum yapmış bir kadının ürettiği ve en hayati memeli sütü olarak görülen kolostrum ile aynı besleyicilik aralığında olduğu görülmüştür.[25]

Kimi zaman erkek laktasyonu (İng: "male lactation") olarak adlandırılabilen bu kontrolsüz süt sızması olayına tıpta erkek galaktoresi adı verilmektedir (kadınların %5-32 arası galaktore deneyimler).[1], [2] Örneğin Dayak meyve yarasalarının (Dyacopterus spadiceus), Bismarck maskeli uçan tilkilerinin (Pteropus capistratus), evcil keçiler ve gine domuzlarının (Cavia porcellus) erkekleri de dişileri gibi süt üreterek yavrularını besleyebilirler.[3], [4]

Bu Reklamı Kapat

Bu özelliğin neden evrimleştiği bilinmemektedir; fakat bir olasılık, dişiler üzerindeki yavru besleme yükünün bir kısmını alabilen erkeklerin, şu anda bilinmeyen bir nedenle evrimsel bir avantaja sahip olmasıdır. Bir diğer olasılık, memeli evriminin erken evrelerinde her iki cinsiyetin de süt üretebildiği, sonrasında cinsiyet rollerinin ayrışmasına bağlı olarak erkeklerin bu özelliği yitirdiği yönündedir. Fakat memeli hayvanların ezici çoğunluğunda erkekler süt üretmediği için, bu ikinci hipotez daha zayıf olarak görülmektedir.

İnsan Erkeklerinde Süt Üretimini Tarif Eden Metinler

Erkeklerin de süt üretebileceğine dair yazılı kanıtlar, İncil gibi antik eserlere kadar dayanmaktadır. Sayılar 11:12'de Musa, Tanrı'ya şöyle isyan eder:[5]

Bu Reklamı Kapat

Bütün bu halka ben mi gebe kaldım? Onları ben mi doğurdum ki atalarına yeminle vaat ettiğin topraklara götürmemi istiyorsun? Bana, onları meme emen çocuklara bakan babalar gibi kucağında taşımamı söylüyorsun.

Talmud'da ise, İncil'dekinden bile net bir referans görüyoruz:[6]

Karısının ölümü üzerine kendisine meme emen bir çocuk kalan bir adamın başına geldi. Öylesine fakirdi ki, bir ıslak-hemşire tutacak parası yoktu. Ona bir mucize gönderildi, memeleri açıldı ve adam, çocuğunu emzirebildi.

Tabii bunun olabileceğini görmek için antik metinlere gitmemize gerek yok: Talmud'dan sonra Tolstoy'a kadar uzanan bir süre boyunca "mucizevi bir şekilde" emziren erkeklerin sayısız edebi tasviri vardır. Örneğin Anna Karenina'da, bir gemideyken hayatta kalmak için İngiliz bir adamın memelerini emen bir bebekle ilgili kısa bir anekdot vardır.

Charles Darwin, İnsanın Türeyişi (The Descent of Man) başlıklı kitabında şöyle yazıyor:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

İnsan da dahil tüm memelilerin erkeklerinde, ilkel memelerin var olduğu iyi bilinmektedir. Bu erkek memeleri, birkaç durumda iyi gelişmiş ve bol miktarda süt vermiştir.

1896'da yayınlanan Anomalies and Curiosities of Medicine (Tıptaki Anomaliler ve Tuhaflıklar) adlı bir derlemede, George Gould ve Walter Pyle, erkeklerin bebek emzirebildiğinin gözlemlendiği çeşitli örnekleri listelemektedir:

Hunter, karısıyla çocuklarının emzirmesini eşit olarak paylaşan elli yaşında bir adama atıfta bulunur. Karısını kaybetmiş bir denizci, oğlunu susturmak için kendi göğsüne almış ve üç dört gün sonra onu besleyebilmiştir. Humboldt, karısı doğumdan hemen sonra hastalandığında, memeye uygulandıktan hemen sonra gelen kendi sütüyle çocuğu besleyen otuz iki yaşında bir Güney Amerikalı köylüyü anlatır. Söylediğine göre, çocuk beş ay boyunca başka bir şeyle beslenmedi. Franklin'in “Kutup Denizlerine Yolculuklar”ında, karısını doğum sırasında kaybettiğinde bebeğini göğsüne koyan ve içtenlikle sütün akması için dua eden yaşlı bir Chippewa'nın örneğini aktarır; sonunda çocuğu büyütmeye yetecek kadar süt üretecek kadar şanslıydı. Emzirdiği sol meme daha sonra olağandışı boyutunu korudu.

Mehliss'e göre, 16. yüzyılda Brezilya'daki bazı misyonerler, kadınları küçük ve solgun göğüslere sahip olan ve çocukları tamamen erkeklerin beslediği bir Hint ulusu olduğunu iddia ettiler.

Ford, bir çocuğun ağlamasını yatıştırmak için onu göğsüne koyan ve daha sonra tam bir süt kaynağı geliştiren bir kaptanın durumundan bahseder. Ayrıca kendi çocuklarını emziren bir adam örneğini de aktarır.

Bunların arasında (yukarıda da söz edildiği gibi) Prusyalı doğa bilimci Alexander von Humboldt'un gözlemlediği, karısı hastalandıktan sonra çocuğuna sütannelik yapan Güney Amerikalı bir adam ve Brezilya'da karılarının memeleri buruşmuş olduğu için çocukların tek süt kaynağı olan erkek misyonerler de vardır.

Bu Reklamı Kapat

1928 tarihli Zamanımızın Cinsel Tarihi (The Sexual Life of Our Time) başlıklı kitabında Dr. Iwan Bloch şöyle yazıyor:

Orijinal işlevi belki de kokulu maddelerin üretimi olan, ancak daha sonra yalnızca sütün salgılanmasına ayrılan meme bezleri, atalarımızda mevcut insan ırkından daha fazla sayıda vardı. Bu, insan embriyosunun normal olarak bir "hipertheli", yani aşırı meme büyümesi sergilemesi gerçeğiyle açıkça gösterilir, ancak bunlardan sadece ikisi normal olarak gelişir; dahası, şu anda gelişmemiş bir durumda olan erkeğin göğüsleri eskiden daha iyi gelişmişti ve dişilerinki gibi yavruları besleme amacına hizmet ediyordu. Bu gerçekler, bir zamanlar tek bir doğumda yavruların sayısının önemli olduğu ve bu şekilde türün korunmasının tercih edildiği varsayımıyla açıkça açıklanabilir.

Anekdotal bir anlatı olsa da Unassisted Childbirth sitesinde şöyle anlatılıyor:[7]

Yıllardır tanıdığım iki harika adam var, bunlar çok sevdiğim arkadaşlarım. Ortak bir arkadaşımız plansız bir şekilde hamile kaldı ve bir "evlat edinme" işine bulaşmak istemiyordu, bu yüzden bu iki erkek arkadaşım, bebeği almak için ona yaklaştıklarında, sanki planlı bir taşıyıcı hamilelikmiş gibi devam ettiler. Adamlar bebeğin anne sütü alması konusunda kararlıydı. Bu nedenle anne bebeğe 7. aylık gebeyken, gerçekten kaliteli bir göğüs pompası aldılar ve biri, gündüzleri her 2 saatte bir ve geceyse bir kez sağmaya başladı. Bu konuda harikaydı! Bebeğin doğumundan sonra, emziren birkaç arkadaşından bağışlanan sütle bir SNS (İng: "supplemental nursing system", Tür: "ek emzirme sistemi") kullandı. Süt üretebiliyordu ama miktarı yeterli değildi. Bebek 12 haftalık olduğundaysa arkadaşım ona yetecek kadar süt üretebilmeye başlamıştı! Bebeğe gün boyunca evde baktı (kendisi bir masaj terapistiydi) ve 8 aylık olana kadar sadece onu emzirdi! Yakın çevrelerinin dışındaki pek çok insanın bunu bildiğini sanmıyorum, eminim bilseler kriz geçirirlerdi… ama ben, bunun harika olduğunu düşünüyorum!

Toronto Üniversitesi Antropoloji Bölümü profesörlerinden Patty Stuart Macadam, 1996 tarihli Compleat Mother başlıklı eserde şöyle yazıyor:[8]

[Erkeklerin süt üretmesi] mümkündür ve hem hayvanlarda hem de insanlarda gözlendi. 1992'de, Malezya'nın Pahang kentindeki Krau Av Hayvanları Koruma Alanı'ndaki bir yağmur ormanından 18 Dayak meyve yarasası ele geçirildi. Yakalanan 10 yetişkin erkekten her birinin, az miktarda sütün sağıldığı fonksiyonel meme bezleri vardı. Meme, memedir. Erkek emzirmesi fizyolojik olarak mümkündür ve Dr. Robert Greenblatt'a göre, bir bebeğin birkaç hafta emmesine izin verilerek erkeklerde üretim uyarılabilir. Gerçekten de bazı insan erkekleri doğumda ve ergenlikte süt salgılarlar. Tarihsel olarak, erkek emzirmesi, çocuğunu beş ay boyunca emziren 32 yaşındaki bir adam hakkında yazan Alman kaşif Alexander Freiherr von Humboldt tarafından, 1859'dan önce bile kaydedilmiştir. Metresinin çocuklarının sütannesi olan 55 yaşındaki Baltimore erkeğinde de gözlenmiştir.

Pulitzer ödüllü coğrafya profesörü Jared Diamond'un 1995 yılının şubat ayında Discover dergisinde 83-87. sayfalar arasında yayınlanan Baba Sütü (Father's Milk) başlıklı makalesinde şöyle yazıyor:[9]

Bu Reklamı Kapat

Tecrübeniz size, süt üretmenin ve yavruları emzirmenin erkeğin işi değil, dişi memelinin işi olduğunu söyleyebilir. Ancak tecrübeniz muhtemelen sınırlıdır ve biyolojinin – ve tıp teknolojisinin – potansiyeli çok büyüktür. Hazır olun çocuklar. Bilim, son bahanelerinizi de yıkıyor: Bazı erkekler de dahil olmak üzere birçok erkek memelinin özel koşullar altında meme gelişimi yaşadığını ve süt üretimi yapabildiğini bir süredir biliyoruz. Ayrıca, normal testisleri ve dişileri dölleme yeteneği kanıtlanmış olan, aksi takdirde tamamen normal olan birçok evcilleştirilmiş erkek keçinin, kendiliğinden büyüyen memeleri ve süt salgılayarak sahiplerini (ve muhtemelen kendilerini) şaşırttığını da biliyoruz. O halde diyebiliriz ki emzirme, bir erkeğin içinde mevcuttur ve memelinin fizyolojik erişimi kapsamındadır.

Yakında, elle meme ucu uyarımı ve hormon enjeksiyonlarının bazı kombinasyonları, kendine güvenen baba adaylarının gizlide kalmış süt yapma potansiyelini açığa çıkarabilir. Ben bu tekneyi kaçırmış olsam da, genç erkek meslektaşlarımdan bazılarının ve kesinlikle oğullarımın neslinden erkeklerin, çocuklarına bakma konusundaki bu fırsatı kaçırmayacak olmaları beni şaşırtmazdı. O zaman geriye kalan engel, artık fizyolojik değil psikolojik olacaktır: Emzirmenin bir kadının işi olduğu konusundaki takıntınızın üstesinden gelebilecek misiniz?

Diamond, 1997 yılında yayınlanan Seks Neden Keyiflidir? başlıklı kitabındaysa erkek laktasyonunu şöyle anlatıyor:

Erkek emzirmesinin potansiyel avantajları çoktur. Bu, baba ile çocuk arasında, günümüzde yalnızca kadınların sahip olduğu bir tür duygusal bağın teşvik edilmesini sağlayacaktır. (...) Bugün, birinci dünya toplumlarındaki annelerin çoğu, gerek işleri dolayısıyla, gerekse de hastalık veya emzirme yetersizliği nedeniyle emzirmeye zaten müsait değildir. Ancak sadece anne babalar değil, bebekler de emzirmenin birçok faydasını görürler. Anne sütü ile beslenen bebekler daha güçlü bağışıklık savunmaları kazanırlar ve birçok hastalığa karşı daha az hassastırlar. (...) Anne herhangi bir nedenle müsait değilse, erkeklerin emzirebilmesi bebeklere bu faydaları sağlayabilir.

Daha yakın zamanlarda, Agence France-Presse, 2002'de, Sri Lanka'da, eşi ikinci çocuğunun doğumu sırasında öldükten sonra iki kızını emziren 38 yaşındaki bir adam hakkında bir haber yayınlamıştır.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Ayrık Matematik ve Uygulamaları

ISBN: 9786053553571
Sayfa Sayısı: 903
Baskı Sayısı: 7
Ebatlar: 16×24 cm
Basım Yılı: 2020

Devamını Göster
₺300.00
Ayrık Matematik ve Uygulamaları

2004 yılındaysa meşhur aktör Dustin Hoffman, ilk kez dede olduğunda garip bir şekilde emzirme içgüdüsünün tetiklendiğini bir röportajında şöyle anlatıyor:[7], [10]

Neredeyse süt üretme güdüm olduğunu hissettim. Farkında değiliz ama, ana rahminde şekillenirken, daha erkek veya dişi ayrımı yapılmadan önce, yani Tanrı bile sizi erkek mi dişi mi yapacağına karar vermemişken, süt bezlerimiz oluşuyor. Bunu düşündüğünüzde, şunu sormanız gerekiyor: Erkeklerin neden meme uçları var? Ama var işte! Memelerimden süt gelmeye başlayana dek bunun hakkında hiç düşünmemiştim!

The Guardian gazetesinde 2005 yılında yayınlanan "Afrikalı Aka kabilesinin erkekleri dünyanın en iyi babaları mı?" başlıklı haberde şöyle yazıyor:[11]

Aristoteles, Darwin ve benim üç yaşındaki çocuğumu şaşkına çeviren bir soru: Erkek meme uçları tam olarak ne işe yarar? Fathers Direct hayır kurumunun göçebe bir Afrikalı avcı-toplayıcı kabilesiyle yaptığı araştırmalar sonucunda buna bir cevap bulundu: Cevap, öyle görünüyor ki, üç yaşındaki oğlumun (ve doğrusunu söylemek gerekirse Darwin'in) başından beri şüphelendiği şey: Erkek meme uçları, annenin ortalıkta olmadığı ve ciyaklayan bir bebeğin emecek bir şeye ihtiyaç duyduğu korkunç durumlar için bir yedek olarak oradadır.

Ve bir düşünün: Neden olmasın? Besleme açısından yetersiz olsa da erkek meme ucu, sözgelimi bir emzikten daha hoş bir emme hissi verir.

Orta Afrika'daki Aka Pigme halkı (toplam nüfus 20.000 civarında) arasında erkek emzirmeyi ilk fark eden, Amerikalı bir antropolog olan Profesör Barry Hewlett'ti. Hewlett, onların emzirme yöntemlerini incelemek için onlarla birlikte yaşamaya karar verdikten sonra erkek memesinin daha hoş bir emme hissi verdiğinden emin oldu. Sonradan bebeklerin bazen gerçekten de babaları tarafından emzirildiğini fark ettiğinde, bu, ona artık o kadar da şaşırtıcı gelmiyordu.

Erkekler Nasıl Süt Üretebilir?

Tıbbi antropolog Dana Raphael, 1978 tarihli Merhametli Hediye: Emzirme (The Tender Gift: Breastfeeding) başlıklı kitabında, erkeklerin meme uçlarını uyararak emzirmeyi tetikleyebileceğini iddia etti. Georgia Tıp Fakültesi'nden endokrinolog Robert Greenblatt da aynı fikirdeydi. Ancak Toronto merkezli bir doktor ve emzirme uzmanı olan Jack Newman, süt üretmek için bir hormon artışının olması gerektiğinde ısrar ediyor.

[Yukarıda da yer verdiğimiz Tolstoy alıntısı], babanın bebeği sadece memeye koyduğunu ve birdenbire süt ürettiğini iddia ediyor; bence bu pek olası değil. Belki adamın hipofiz tümörü vardı da bebek emmeye başladığında süt üretmeye başladı.

Hem erkek hem de kadınların meme dokusu, prolaktin adı verilen ve hipofiz bezi tarafından üretilen bir hormona yanıt olarak süt üreten, küçük alveol kümeleri içerir. Normal şartlar altında, kadınların damarlarında erkeklere göre yaklaşık üçte bir oranında daha fazla prolaktin akışı vardır ve hamilelik sırasında bu prolaktin miktarı 10 kat daha fazladır. Üremeyle ilişkili prolaktin artışı, memelerin şişmesine ve süt üretmesine neden olur. Teorik olarak, emzirmeye başlamak için hamile olmanız gerekmez - tek ihtiyacınız olan ani prolaktin salgısıdır.[12]

Süt üretimini sağlayan ani prolaktin artışını gösteren bir grafik.
Süt üretimini sağlayan ani prolaktin artışını gösteren bir grafik.
Clinical Neuroendocrinology

Süt Üretiminde Prolaktinin Rolü

Östrojen gibi bir dizi başka hormon da dolaylı olarak emzirme ile ilgil olsa da emzirmeyi doğrudan etkileyen iki ana hormon vardır: prolaktin ve oksitosin.[13] Bir bebek memeyi emdiğinde, duyusal uyarılar meme ucundan beyne geçer. Buna karşılık, hipofiz bezinin ön lobu prolaktin salgılar ve arka lob oksitosin salgılar. Biz burada sadece prolaktinin rolüne bakacağız.

Prolaktin, alveol hücreleri tarafından sütün salgılanması için gereklidir. Kandaki prolaktin seviyesi hamilelik sırasında belirgin şekilde artar ve süt üretimine hazırlık olarak meme dokusunun büyümesini ve gelişmesini uyarır.[14] Ancak o zaman süt salgılanmaz; çünkü hamilelik hormonları olan progesteron ve östrojen, prolaktinin bu etkisini bloke eder. Doğumdan sonra progesteron ve östrojen seviyeleri hızla düşer, prolaktin artık bloke olmaz ve süt salgısı başlar.

Bir bebek meme emdiğinde, kandaki prolaktin seviyesi artar ve alveoller tarafından süt üretimini uyarır. Prolaktin seviyesi, beslenme başladıktan yaklaşık 30 dakika sonra en yüksek seviyededir, bu nedenle en önemli etkisi bir sonraki emzirme seansı için süt üretmektir.[15] İlk birkaç hafta boyunca bebek, meme ucunu ne kadar çok emer ve uyarırsa, o kadar fazla prolaktin ve o kadar fazla süt üretilir. Bu etki, özellikle laktasyonun oluşmaya başladığı dönemde önemlidir. Prolaktin, süt üretimi için hala gerekli olmasına rağmen, birkaç hafta sonra prolaktin miktarı ile üretilen süt miktarı arasında yakın bir ilişki yoktur. Ancak anne emzirmeyi bırakırsa süt salgısı da durabilir – o zaman süt kurur.

Bu Reklamı Kapat

Geceleri daha fazla prolaktin üretilir, bu nedenle geceleri emzirmek, süt tedarikini sürdürmek için özellikle yararlıdır. Prolaktin, bir annenin rahatlamış ve uykulu hissetmesini sağlıyor gibi görünmektedir, bu nedenle anneler, emzirmek üzere gece uyansalar bile genellikle iyi dinlenirler.

Emme, gonadotropin salgılatıcı hormon (GnRH), folikül uyarıcı hormon ve luteinize edici hormon da dahil olmak üzere diğer hipofiz hormonlarının salınımını etkiler, bu da yumurtlama ve menstrüasyonun baskılanmasına neden olur. Bu nedenle sık emzirme, yeni bir hamileliği geciktirmeye yardımcı olabilir. Bu etkiyi sağlamak için geceleri emzirmek önemlidir.

Erkeklerde Süt Üretimini Tetikleyen Faktörler

20. yüzyılın ortalarında bir antipsikotik ilaç olarak üretilen Thorazine (chlorpromazine), hipofiz bezini etkileyerek aşırı prolaktin üretimine neden olmuştur ve gerçekten de erkeklerde süt üretimini tetiklemiştir.[16] Benzer şekilde hipofize bastıran tümörler de buna neden olabilmektedir.

Ayrıca anne sütüyle beslenen yeni doğmuş bebekler, anne sütünden bol miktarda prolaktin de aldıkları için meme uçları kabarabilmektedir ve sanki süt üretecekmişçesine beyazlaşabilmektedir. Gerçekten de hem erkek hem de kız çocukların çoğu, doğumdan sonraki haftalarda kendiliğinden süt üretirler (buna "Cadı Sütü" denir).[2] Bunun sebebi, annenin vücudundaki aşırı miktardaki prolaktinini plasenta aracılığıyla yavruya geçmesidir. Bazen yenidoğanın bu hormonları filtrelemesi birkaç hafta bile sürebilir.

Bu Reklamı Kapat

Az sayıda genç ve yaşlı erkek, erkek galaktoresi adı verilen bir durumda, meme uçlarından sütlü bir sıvı salgılar. Sıvı, büyük ölçüde kadınların ürettiği süte benzer: Batı Avustralya Üniversitesi'nde yürütülen 1981 tarihli bir araştırma, 27 yaşındaki bir erkeğin sütünü inceledi ve çok kadınsı seviyelerde protein, laktoz ve elektrolit içerdiğini buldu.[17] Bu durum, hormonlardaki daha genel bir artışın prolaktin fazlalığına yol açabileceği ergenlik döneminde en sık görülür. Hipofiz bezinin salgılarını beklenmedik bir şekilde değiştirebilen hipotiroidizmden de kaynaklanabilir.[18]

Bazı karaciğer hastalığı türleri de erkek laktasyonuna neden olabilir. Siroz, vücudun hormonları kan dolaşımından uzaklaştırma yeteneğini engelleyerek, olağandışı birikimlere yol açabilir.

Süt Üretmek İsteyen Erkeklerin Seçenekleri

Ne yazık ki yavrularını emzirmek isteyen erkeklerin prolaktine erişimi kolay değildir:[19] Prolaktin, hap veya iğne şeklinde yaygın olarak bulunmaz; sadece, prolaktin üretimini uyaran bazı reçeteli ilaçlar vardır. Örneğin Reglan (metoklopramid) ve Motilium (domperidon) gibi ilaçlar, süt üretmekte güçlük çeken veya bir yenidoğanı evlat edinmiş ve emzirmek isteyen kadınlara reçete edilir. Ancak bu ilaçların çoğu; uykusuzluk, sinirlilik ve önlenemez seğirmelere neden olan hareket bozuklukları gibi bazı potansiyel yan etkilere sahiptir.

Zaten bu haplar genellikle süt üretip üretemeyeceğini merak eden erkeklere reçete edilmemektedir. Eğer bir erkek olarak, bir emzirme danışmanına gidecek olursanız, size prolaktin reçete etmek konusunda tereddüt edeceğini görebilirsiniz. Erkek emzirmesi (ve hatta kadın emzirmesi), dünyanın birçok yerinde hala tabu olan bir konudur ve doktorlar, bebekler için hayati öneme sahip olan emzirmenin itibarını daha da zedelemek istemeyeceklerdir.[20], [21], [22]

Bu Reklamı Kapat

Süt üretimini teşvik etmenin daha doğal bir yolu, bebeğin meme emişini taklit etmektir. Bir bebek (veya bebeği simüle eden bir pompa), meme ucunu emdiğinde, bu hareket, beyne bağlanan ve hipofiz bezini uyaran mekanoreseptörleri harekete geçirir. Hatta evlat edinen anneler, henüz hormonal olarak süt üretimine hazır olmadıkları için, meme uçlarına yerleştirilen bir göğüs pompası kullanırlar. Standart bir sağma programı iki aya kadar sürebilir ve ideal olarak her memeyi her üç saatte bir pompalamayı içerir. Erkeklerin meme uçlarında da kadınlarla aynı mekanoreseptörler bulunmaktadır ve bu nedenle teoride pompalama yöntemi erkekler için de işe yaramalıdır.

2009 yılında erkek sütünün besleyici içeriğini ölçme girişiminin bir parçası olarak kendisini süt üretmeye zorlayan İsveçli bir üniversite öğrencisi olan Ragnar Bengtsson'un düşüncesi de buydu. Bengtsson, herhangi bir hormon takviyesi almadı ve bunun yerine her üç saatte bir memelerini pompalayarak süt üretimini teşvik etmeye çalıştı. İki aydan fazla bir süre uğraştıktan sonra, tek bir damla bile süt üretemeyince, pes etmek zorunda kaldı.[23]

Bengtsson'un başarısızlığı çok da şaşırtıcı değildir. Kadınlar için bile süt üretme süreci oldukça zorludur. Kanada'daki Goldfarb Emzirme Kliniği'nin 228 taşıyıcı ve evlat edinen anne üzerinde yaptığı bir çalışmada, çoğu kadın en azından bir miktar süt üretebilmiş olsa da, sadece %31'inin tam süt üretim kapasitesine ulaşabildiği gösterildi.[24] Erkekler, meme gelişiminin doruk noktasına ulaştığı ergenlik döneminde, kadınlarla aynı değişimlerden (örneğin lobüllerin çoğalması ve onları destekleyen yağ dokusunun toplanması gibi değişimlerden) geçmediğinden, erkeklerin bir kadınla aynı miktarda süt üretebilme ihtimali çok düşüktür.

Ancak yukarıda da bahsettiğimiz gibi, erkeklerin süt üretmesi imkansız değildir; hatta biyolojik olarak o kadar absürt bile değildir. Aşağıdaki videoda bunun bir örneğini görebilirsiniz:

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • İnanılmaz 10
  • Tebrikler! 3
  • Bilim Budur! 3
  • Muhteşem! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Umut Verici! 1
  • Üzücü! 1
  • Güldürdü 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 02/07/2022 23:25:09 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/11887

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Akciğer
Tehlike
Ağız
Teyit
Asit
Yayılım
Gazetecilik
Teori
Cinsellik Araştırmaları
Fotoğraf
Makale
Kimya
Diş Gelişimi
Uterus
Yaşam
Sağlık Personeli
Cinsiyet Araştırmaları
Erkek
Wuhan Koronavirüsü
Ornitoloji
Beslenme Biçimi
Hominid
Karbon
Amerika Birleşik Devletleri
Dağılım
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.