Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Erkek Memesi Süt Üretebilir mi? Memeli Hayvanların Erkeklerinin Sütü, Yavru İçin Besleyici Olabilir mi?

Erkek Memesi Süt Üretebilir mi? Memeli Hayvanların Erkeklerinin Sütü, Yavru İçin Besleyici Olabilir mi? Parent Village
15 dakika
21,100
Tüm Reklamları Kapat

Laktasyon (İng: "lactation"), insan gibi memeli hayvan türlerinin dişilerinin, yavrularını beslemek amacıyla, süt bezlerinden salgıladıkları memeli sütünü vücut dışına akıtmalarına verilen isimdir. Tanım gereği laktasyon, sadece dişiler için tanımlanmıştır. Öte yandan, halk arasında varsayılanın aksine, insan da dahil bazı memeli türlerinde erkeklerin meme uçlarının da yavrular için besleyici olan biçimde süt üretebileceği bilinmektedir. (Ufak bir hatırlatma: Göğüs ile meme aynı şey değildir). Hatta yapılan bir çalışmada, erkek sütü ile kadın sütü incelenmiş; erkek sütünün yeni doğum yapmış bir kadının ürettiği ve en hayati memeli sütü olarak görülen kolostrum ile aynı besleyicilik aralığında olduğu görülmüştür.[25]

Kimi zaman erkek laktasyonu (İng: "male lactation") olarak adlandırılabilen bu kontrolsüz süt sızması olayına tıpta erkek galaktoresi adı verilmektedir (kadınların %5-32 arası galaktore deneyimler).[1], [2] Örneğin Dayak meyve yarasalarının (Dyacopterus spadiceus), Bismarck maskeli uçan tilkilerinin (Pteropus capistratus), evcil keçiler ve gine domuzlarının (Cavia porcellus) erkekleri de dişileri gibi süt üreterek yavrularını besleyebilirler.[3], [4]

Bu özelliğin neden evrimleştiği bilinmemektedir; fakat bir olasılık, dişiler üzerindeki yavru besleme yükünün bir kısmını alabilen erkeklerin, şu anda bilinmeyen bir nedenle evrimsel bir avantaja sahip olmasıdır. Bir diğer olasılık, memeli evriminin erken evrelerinde her iki cinsiyetin de süt üretebildiği, sonrasında cinsiyet rollerinin ayrışmasına bağlı olarak erkeklerin bu özelliği yitirdiği yönündedir. Fakat memeli hayvanların ezici çoğunluğunda erkekler süt üretmediği için, bu ikinci hipotez daha zayıf olarak görülmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

İnsan Erkeklerinde Süt Üretimini Tarif Eden Metinler

Erkeklerin de süt üretebileceğine dair yazılı kanıtlar, İncil gibi antik eserlere kadar dayanmaktadır. Sayılar 11:12'de Musa, Tanrı'ya şöyle isyan eder:[5]

Bütün bu halka ben mi gebe kaldım? Onları ben mi doğurdum ki atalarına yeminle vaat ettiğin topraklara götürmemi istiyorsun? Bana, onları meme emen çocuklara bakan babalar gibi kucağında taşımamı söylüyorsun.

Talmud'da ise, İncil'dekinden bile net bir referans görüyoruz:[6]

Karısının ölümü üzerine kendisine meme emen bir çocuk kalan bir adamın başına geldi. Öylesine fakirdi ki, bir ıslak-hemşire tutacak parası yoktu. Ona bir mucize gönderildi, memeleri açıldı ve adam, çocuğunu emzirebildi.

Tabii bunun olabileceğini görmek için antik metinlere gitmemize gerek yok: Talmud'dan sonra Tolstoy'a kadar uzanan bir süre boyunca "mucizevi bir şekilde" emziren erkeklerin sayısız edebi tasviri vardır. Örneğin Anna Karenina'da, bir gemideyken hayatta kalmak için İngiliz bir adamın memelerini emen bir bebekle ilgili kısa bir anekdot vardır.

Charles Darwin, İnsanın Türeyişi (The Descent of Man) başlıklı kitabında şöyle yazıyor:

Tüm Reklamları Kapat

İnsan da dahil tüm memelilerin erkeklerinde, ilkel memelerin var olduğu iyi bilinmektedir. Bu erkek memeleri, birkaç durumda iyi gelişmiş ve bol miktarda süt vermiştir.

1896'da yayınlanan Anomalies and Curiosities of Medicine (Tıptaki Anomaliler ve Tuhaflıklar) adlı bir derlemede, George Gould ve Walter Pyle, erkeklerin bebek emzirebildiğinin gözlemlendiği çeşitli örnekleri listelemektedir:

Hunter, karısıyla çocuklarının emzirmesini eşit olarak paylaşan elli yaşında bir adama atıfta bulunur. Karısını kaybetmiş bir denizci, oğlunu susturmak için kendi göğsüne almış ve üç dört gün sonra onu besleyebilmiştir. Humboldt, karısı doğumdan hemen sonra hastalandığında, memeye uygulandıktan hemen sonra gelen kendi sütüyle çocuğu besleyen otuz iki yaşında bir Güney Amerikalı köylüyü anlatır. Söylediğine göre, çocuk beş ay boyunca başka bir şeyle beslenmedi. Franklin'in “Kutup Denizlerine Yolculuklar”ında, karısını doğum sırasında kaybettiğinde bebeğini göğsüne koyan ve içtenlikle sütün akması için dua eden yaşlı bir Chippewa'nın örneğini aktarır; sonunda çocuğu büyütmeye yetecek kadar süt üretecek kadar şanslıydı. Emzirdiği sol meme daha sonra olağandışı boyutunu korudu.

Mehliss'e göre, 16. yüzyılda Brezilya'daki bazı misyonerler, kadınları küçük ve solgun göğüslere sahip olan ve çocukları tamamen erkeklerin beslediği bir Hint ulusu olduğunu iddia ettiler.

Ford, bir çocuğun ağlamasını yatıştırmak için onu göğsüne koyan ve daha sonra tam bir süt kaynağı geliştiren bir kaptanın durumundan bahseder. Ayrıca kendi çocuklarını emziren bir adam örneğini de aktarır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bunların arasında (yukarıda da söz edildiği gibi) Prusyalı doğa bilimci Alexander von Humboldt'un gözlemlediği, karısı hastalandıktan sonra çocuğuna sütannelik yapan Güney Amerikalı bir adam ve Brezilya'da karılarının memeleri buruşmuş olduğu için çocukların tek süt kaynağı olan erkek misyonerler de vardır.

1928 tarihli Zamanımızın Cinsel Tarihi (The Sexual Life of Our Time) başlıklı kitabında Dr. Iwan Bloch şöyle yazıyor:

Orijinal işlevi belki de kokulu maddelerin üretimi olan, ancak daha sonra yalnızca sütün salgılanmasına ayrılan meme bezleri, atalarımızda mevcut insan ırkından daha fazla sayıda vardı. Bu, insan embriyosunun normal olarak bir "hipertheli", yani aşırı meme büyümesi sergilemesi gerçeğiyle açıkça gösterilir, ancak bunlardan sadece ikisi normal olarak gelişir; dahası, şu anda gelişmemiş bir durumda olan erkeğin göğüsleri eskiden daha iyi gelişmişti ve dişilerinki gibi yavruları besleme amacına hizmet ediyordu. Bu gerçekler, bir zamanlar tek bir doğumda yavruların sayısının önemli olduğu ve bu şekilde türün korunmasının tercih edildiği varsayımıyla açıkça açıklanabilir.

Anekdotal bir anlatı olsa da Unassisted Childbirth sitesinde şöyle anlatılıyor:[7]

Yıllardır tanıdığım iki harika adam var, bunlar çok sevdiğim arkadaşlarım. Ortak bir arkadaşımız plansız bir şekilde hamile kaldı ve bir "evlat edinme" işine bulaşmak istemiyordu, bu yüzden bu iki erkek arkadaşım, bebeği almak için ona yaklaştıklarında, sanki planlı bir taşıyıcı hamilelikmiş gibi devam ettiler. Adamlar bebeğin anne sütü alması konusunda kararlıydı. Bu nedenle anne bebeğe 7. aylık gebeyken, gerçekten kaliteli bir göğüs pompası aldılar ve biri, gündüzleri her 2 saatte bir ve geceyse bir kez sağmaya başladı. Bu konuda harikaydı! Bebeğin doğumundan sonra, emziren birkaç arkadaşından bağışlanan sütle bir SNS (İng: "supplemental nursing system", Tür: "ek emzirme sistemi") kullandı. Süt üretebiliyordu ama miktarı yeterli değildi. Bebek 12 haftalık olduğundaysa arkadaşım ona yetecek kadar süt üretebilmeye başlamıştı! Bebeğe gün boyunca evde baktı (kendisi bir masaj terapistiydi) ve 8 aylık olana kadar sadece onu emzirdi! Yakın çevrelerinin dışındaki pek çok insanın bunu bildiğini sanmıyorum, eminim bilseler kriz geçirirlerdi… ama ben, bunun harika olduğunu düşünüyorum!

Toronto Üniversitesi Antropoloji Bölümü profesörlerinden Patty Stuart Macadam, 1996 tarihli Compleat Mother başlıklı eserde şöyle yazıyor:[8]

[Erkeklerin süt üretmesi] mümkündür ve hem hayvanlarda hem de insanlarda gözlendi. 1992'de, Malezya'nın Pahang kentindeki Krau Av Hayvanları Koruma Alanı'ndaki bir yağmur ormanından 18 Dayak meyve yarasası ele geçirildi. Yakalanan 10 yetişkin erkekten her birinin, az miktarda sütün sağıldığı fonksiyonel meme bezleri vardı. Meme, memedir. Erkek emzirmesi fizyolojik olarak mümkündür ve Dr. Robert Greenblatt'a göre, bir bebeğin birkaç hafta emmesine izin verilerek erkeklerde üretim uyarılabilir. Gerçekten de bazı insan erkekleri doğumda ve ergenlikte süt salgılarlar. Tarihsel olarak, erkek emzirmesi, çocuğunu beş ay boyunca emziren 32 yaşındaki bir adam hakkında yazan Alman kaşif Alexander Freiherr von Humboldt tarafından, 1859'dan önce bile kaydedilmiştir. Metresinin çocuklarının sütannesi olan 55 yaşındaki Baltimore erkeğinde de gözlenmiştir.

Pulitzer ödüllü coğrafya profesörü Jared Diamond'un 1995 yılının şubat ayında Discover dergisinde 83-87. sayfalar arasında yayınlanan Baba Sütü (Father's Milk) başlıklı makalesinde şöyle yazıyor:[9]

Tecrübeniz size, süt üretmenin ve yavruları emzirmenin erkeğin işi değil, dişi memelinin işi olduğunu söyleyebilir. Ancak tecrübeniz muhtemelen sınırlıdır ve biyolojinin – ve tıp teknolojisinin – potansiyeli çok büyüktür. Hazır olun çocuklar. Bilim, son bahanelerinizi de yıkıyor: Bazı erkekler de dahil olmak üzere birçok erkek memelinin özel koşullar altında meme gelişimi yaşadığını ve süt üretimi yapabildiğini bir süredir biliyoruz. Ayrıca, normal testisleri ve dişileri dölleme yeteneği kanıtlanmış olan, aksi takdirde tamamen normal olan birçok evcilleştirilmiş erkek keçinin, kendiliğinden büyüyen memeleri ve süt salgılayarak sahiplerini (ve muhtemelen kendilerini) şaşırttığını da biliyoruz. O halde diyebiliriz ki emzirme, bir erkeğin içinde mevcuttur ve memelinin fizyolojik erişimi kapsamındadır.

Tüm Reklamları Kapat

Yakında, elle meme ucu uyarımı ve hormon enjeksiyonlarının bazı kombinasyonları, kendine güvenen baba adaylarının gizlide kalmış süt yapma potansiyelini açığa çıkarabilir. Ben bu tekneyi kaçırmış olsam da, genç erkek meslektaşlarımdan bazılarının ve kesinlikle oğullarımın neslinden erkeklerin, çocuklarına bakma konusundaki bu fırsatı kaçırmayacak olmaları beni şaşırtmazdı. O zaman geriye kalan engel, artık fizyolojik değil psikolojik olacaktır: Emzirmenin bir kadının işi olduğu konusundaki takıntınızın üstesinden gelebilecek misiniz?

Diamond, 1997 yılında yayınlanan Seks Neden Keyiflidir? başlıklı kitabındaysa erkek laktasyonunu şöyle anlatıyor:

Erkek emzirmesinin potansiyel avantajları çoktur. Bu, baba ile çocuk arasında, günümüzde yalnızca kadınların sahip olduğu bir tür duygusal bağın teşvik edilmesini sağlayacaktır. (...) Bugün, birinci dünya toplumlarındaki annelerin çoğu, gerek işleri dolayısıyla, gerekse de hastalık veya emzirme yetersizliği nedeniyle emzirmeye zaten müsait değildir. Ancak sadece anne babalar değil, bebekler de emzirmenin birçok faydasını görürler. Anne sütü ile beslenen bebekler daha güçlü bağışıklık savunmaları kazanırlar ve birçok hastalığa karşı daha az hassastırlar. (...) Anne herhangi bir nedenle müsait değilse, erkeklerin emzirebilmesi bebeklere bu faydaları sağlayabilir.

Daha yakın zamanlarda, Agence France-Presse, 2002'de, Sri Lanka'da, eşi ikinci çocuğunun doğumu sırasında öldükten sonra iki kızını emziren 38 yaşındaki bir adam hakkında bir haber yayınlamıştır.

Tüm Reklamları Kapat

2004 yılındaysa meşhur aktör Dustin Hoffman, ilk kez dede olduğunda garip bir şekilde emzirme içgüdüsünün tetiklendiğini bir röportajında şöyle anlatıyor:[7], [10]

Neredeyse süt üretme güdüm olduğunu hissettim. Farkında değiliz ama, ana rahminde şekillenirken, daha erkek veya dişi ayrımı yapılmadan önce, yani Tanrı bile sizi erkek mi dişi mi yapacağına karar vermemişken, süt bezlerimiz oluşuyor. Bunu düşündüğünüzde, şunu sormanız gerekiyor: Erkeklerin neden meme uçları var? Ama var işte! Memelerimden süt gelmeye başlayana dek bunun hakkında hiç düşünmemiştim!

The Guardian gazetesinde 2005 yılında yayınlanan "Afrikalı Aka kabilesinin erkekleri dünyanın en iyi babaları mı?" başlıklı haberde şöyle yazıyor:[11]

Aristoteles, Darwin ve benim üç yaşındaki çocuğumu şaşkına çeviren bir soru: Erkek meme uçları tam olarak ne işe yarar? Fathers Direct hayır kurumunun göçebe bir Afrikalı avcı-toplayıcı kabilesiyle yaptığı araştırmalar sonucunda buna bir cevap bulundu: Cevap, öyle görünüyor ki, üç yaşındaki oğlumun (ve doğrusunu söylemek gerekirse Darwin'in) başından beri şüphelendiği şey: Erkek meme uçları, annenin ortalıkta olmadığı ve ciyaklayan bir bebeğin emecek bir şeye ihtiyaç duyduğu korkunç durumlar için bir yedek olarak oradadır.

Ve bir düşünün: Neden olmasın? Besleme açısından yetersiz olsa da erkek meme ucu, sözgelimi bir emzikten daha hoş bir emme hissi verir.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Bir Şey Olduğu Yok

Fang Ailesi’nin Yazarından

Yılın En İyi Kitabı seçkilerinde

New York Times * Washington Post * People * Time * Buzzfeed

Lillian ve Madison’ın yatılı okulda başlayan beklenmedik dostlukları, Lillian’ın olaylı bir şekilde okulu terk etmesiyle mektuplara kalmıştı. Ta ki yıllar sonra yine bir mektupla gelen yardım çağrısına kadar.

Madison, Lillian’dan üvey ikizlerine bakıcılık yapmasını istiyor. Ama bir detay var: İkizler kızıp üzülünce alev alıyorlar. Gerçekten, alev alıyorlar. Kendilerine zarar vermeyen ama etraflarında ne varsa yakıp yıkan, korkutucu ve bir o kadar da göz alıcı alevler.

Bocalamakla geçen hayatında kaybedecek pek de bir şeyi olmayan Lillian, yazı çocuklarla geçirmeyi kabul ediyor. Üçü artık birbirlerine güvenmeyi, başkalarını umursamamayı –ve Madison’ın politikacı kocasından uzak durmayı– öğrenmek zorundalar. Peki ama Lillian gece uykusunda bile onlar yüzünden yanabileceği gerçeğiyle ne yapacak? Bir an önce onlardan uzaklaşmanın yollarını mı arayacak yoksa bu tuhaf güzellikteki çocuklarla el ele verip dünyanın karşısına mı dikilecek?

Birbirlerini anlamaya, dünyadaki küçük yerlerini bulmaya çalışan sıra dışı karakterlerin buluştuğu bu tuhaf, yumuşak ve eğlenceli roman, Kevin Wilson’ın olağanüstü ile olağanı aşılamadaki muazzam becerisini bir kez daha doğruluyor.

“Bu kitabın güzelliğini aklım almıyor. Her şeyiyle özgün, bir o kadar da muhteşem.” Taffy Brodesser-Akner, New York Times

“Benzerini okumuştum diyeceğiniz tek bir satır yok. O kadar taze bir ses.” Entertainment Weekly

Devamını Göster
₺155.00
Bir Şey Olduğu Yok
  • Dış Sitelerde Paylaş

Orta Afrika'daki Aka Pigme halkı (toplam nüfus 20.000 civarında) arasında erkek emzirmeyi ilk fark eden, Amerikalı bir antropolog olan Profesör Barry Hewlett'ti. Hewlett, onların emzirme yöntemlerini incelemek için onlarla birlikte yaşamaya karar verdikten sonra erkek memesinin daha hoş bir emme hissi verdiğinden emin oldu. Sonradan bebeklerin bazen gerçekten de babaları tarafından emzirildiğini fark ettiğinde, bu, ona artık o kadar da şaşırtıcı gelmiyordu.

Erkekler Nasıl Süt Üretebilir?

Tıbbi antropolog Dana Raphael, 1978 tarihli Merhametli Hediye: Emzirme (The Tender Gift: Breastfeeding) başlıklı kitabında, erkeklerin meme uçlarını uyararak emzirmeyi tetikleyebileceğini iddia etti. Georgia Tıp Fakültesi'nden endokrinolog Robert Greenblatt da aynı fikirdeydi. Ancak Toronto merkezli bir doktor ve emzirme uzmanı olan Jack Newman, süt üretmek için bir hormon artışının olması gerektiğinde ısrar ediyor.

[Yukarıda da yer verdiğimiz Tolstoy alıntısı], babanın bebeği sadece memeye koyduğunu ve birdenbire süt ürettiğini iddia ediyor; bence bu pek olası değil. Belki adamın hipofiz tümörü vardı da bebek emmeye başladığında süt üretmeye başladı.

Hem erkek hem de kadınların meme dokusu, prolaktin adı verilen ve hipofiz bezi tarafından üretilen bir hormona yanıt olarak süt üreten, küçük alveol kümeleri içerir. Normal şartlar altında, kadınların damarlarında erkeklere göre yaklaşık üçte bir oranında daha fazla prolaktin akışı vardır ve hamilelik sırasında bu prolaktin miktarı 10 kat daha fazladır. Üremeyle ilişkili prolaktin artışı, memelerin şişmesine ve süt üretmesine neden olur. Teorik olarak, emzirmeye başlamak için hamile olmanız gerekmez - tek ihtiyacınız olan ani prolaktin salgısıdır.[12]

Süt üretimini sağlayan ani prolaktin artışını gösteren bir grafik.
Süt üretimini sağlayan ani prolaktin artışını gösteren bir grafik.
Clinical Neuroendocrinology

Süt Üretiminde Prolaktinin Rolü

Östrojen gibi bir dizi başka hormon da dolaylı olarak emzirme ile ilgil olsa da emzirmeyi doğrudan etkileyen iki ana hormon vardır: prolaktin ve oksitosin.[13] Bir bebek memeyi emdiğinde, duyusal uyarılar meme ucundan beyne geçer. Buna karşılık, hipofiz bezinin ön lobu prolaktin salgılar ve arka lob oksitosin salgılar. Biz burada sadece prolaktinin rolüne bakacağız.

Prolaktin, alveol hücreleri tarafından sütün salgılanması için gereklidir. Kandaki prolaktin seviyesi hamilelik sırasında belirgin şekilde artar ve süt üretimine hazırlık olarak meme dokusunun büyümesini ve gelişmesini uyarır.[14] Ancak o zaman süt salgılanmaz; çünkü hamilelik hormonları olan progesteron ve östrojen, prolaktinin bu etkisini bloke eder. Doğumdan sonra progesteron ve östrojen seviyeleri hızla düşer, prolaktin artık bloke olmaz ve süt salgısı başlar.

Bir bebek meme emdiğinde, kandaki prolaktin seviyesi artar ve alveoller tarafından süt üretimini uyarır. Prolaktin seviyesi, beslenme başladıktan yaklaşık 30 dakika sonra en yüksek seviyededir, bu nedenle en önemli etkisi bir sonraki emzirme seansı için süt üretmektir.[15] İlk birkaç hafta boyunca bebek, meme ucunu ne kadar çok emer ve uyarırsa, o kadar fazla prolaktin ve o kadar fazla süt üretilir. Bu etki, özellikle laktasyonun oluşmaya başladığı dönemde önemlidir. Prolaktin, süt üretimi için hala gerekli olmasına rağmen, birkaç hafta sonra prolaktin miktarı ile üretilen süt miktarı arasında yakın bir ilişki yoktur. Ancak anne emzirmeyi bırakırsa süt salgısı da durabilir – o zaman süt kurur.

Geceleri daha fazla prolaktin üretilir, bu nedenle geceleri emzirmek, süt tedarikini sürdürmek için özellikle yararlıdır. Prolaktin, bir annenin rahatlamış ve uykulu hissetmesini sağlıyor gibi görünmektedir, bu nedenle anneler, emzirmek üzere gece uyansalar bile genellikle iyi dinlenirler.

Emme, gonadotropin salgılatıcı hormon (GnRH), folikül uyarıcı hormon ve luteinize edici hormon da dahil olmak üzere diğer hipofiz hormonlarının salınımını etkiler, bu da yumurtlama ve menstrüasyonun baskılanmasına neden olur. Bu nedenle sık emzirme, yeni bir hamileliği geciktirmeye yardımcı olabilir. Bu etkiyi sağlamak için geceleri emzirmek önemlidir.

Erkeklerde Süt Üretimini Tetikleyen Faktörler

20. yüzyılın ortalarında bir antipsikotik ilaç olarak üretilen Thorazine (chlorpromazine), hipofiz bezini etkileyerek aşırı prolaktin üretimine neden olmuştur ve gerçekten de erkeklerde süt üretimini tetiklemiştir.[16] Benzer şekilde hipofize bastıran tümörler de buna neden olabilmektedir.

Ayrıca anne sütüyle beslenen yeni doğmuş bebekler, anne sütünden bol miktarda prolaktin de aldıkları için meme uçları kabarabilmektedir ve sanki süt üretecekmişçesine beyazlaşabilmektedir. Gerçekten de hem erkek hem de kız çocukların çoğu, doğumdan sonraki haftalarda kendiliğinden süt üretirler (buna "Cadı Sütü" denir).[2] Bunun sebebi, annenin vücudundaki aşırı miktardaki prolaktinini plasenta aracılığıyla yavruya geçmesidir. Bazen yenidoğanın bu hormonları filtrelemesi birkaç hafta bile sürebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Az sayıda genç ve yaşlı erkek, erkek galaktoresi adı verilen bir durumda, meme uçlarından sütlü bir sıvı salgılar. Sıvı, büyük ölçüde kadınların ürettiği süte benzer: Batı Avustralya Üniversitesi'nde yürütülen 1981 tarihli bir araştırma, 27 yaşındaki bir erkeğin sütünü inceledi ve çok kadınsı seviyelerde protein, laktoz ve elektrolit içerdiğini buldu.[17] Bu durum, hormonlardaki daha genel bir artışın prolaktin fazlalığına yol açabileceği ergenlik döneminde en sık görülür. Hipofiz bezinin salgılarını beklenmedik bir şekilde değiştirebilen hipotiroidizmden de kaynaklanabilir.[18]

Bazı karaciğer hastalığı türleri de erkek laktasyonuna neden olabilir. Siroz, vücudun hormonları kan dolaşımından uzaklaştırma yeteneğini engelleyerek, olağandışı birikimlere yol açabilir.

Süt Üretmek İsteyen Erkeklerin Seçenekleri

Ne yazık ki yavrularını emzirmek isteyen erkeklerin prolaktine erişimi kolay değildir:[19] Prolaktin, hap veya iğne şeklinde yaygın olarak bulunmaz; sadece, prolaktin üretimini uyaran bazı reçeteli ilaçlar vardır. Örneğin Reglan (metoklopramid) ve Motilium (domperidon) gibi ilaçlar, süt üretmekte güçlük çeken veya bir yenidoğanı evlat edinmiş ve emzirmek isteyen kadınlara reçete edilir. Ancak bu ilaçların çoğu; uykusuzluk, sinirlilik ve önlenemez seğirmelere neden olan hareket bozuklukları gibi bazı potansiyel yan etkilere sahiptir.

Zaten bu haplar genellikle süt üretip üretemeyeceğini merak eden erkeklere reçete edilmemektedir. Eğer bir erkek olarak, bir emzirme danışmanına gidecek olursanız, size prolaktin reçete etmek konusunda tereddüt edeceğini görebilirsiniz. Erkek emzirmesi (ve hatta kadın emzirmesi), dünyanın birçok yerinde hala tabu olan bir konudur ve doktorlar, bebekler için hayati öneme sahip olan emzirmenin itibarını daha da zedelemek istemeyeceklerdir.[20], [21], [22]

Tüm Reklamları Kapat

Süt üretimini teşvik etmenin daha doğal bir yolu, bebeğin meme emişini taklit etmektir. Bir bebek (veya bebeği simüle eden bir pompa), meme ucunu emdiğinde, bu hareket, beyne bağlanan ve hipofiz bezini uyaran mekanoreseptörleri harekete geçirir. Hatta evlat edinen anneler, henüz hormonal olarak süt üretimine hazır olmadıkları için, meme uçlarına yerleştirilen bir göğüs pompası kullanırlar. Standart bir sağma programı iki aya kadar sürebilir ve ideal olarak her memeyi her üç saatte bir pompalamayı içerir. Erkeklerin meme uçlarında da kadınlarla aynı mekanoreseptörler bulunmaktadır ve bu nedenle teoride pompalama yöntemi erkekler için de işe yaramalıdır.

2009 yılında erkek sütünün besleyici içeriğini ölçme girişiminin bir parçası olarak kendisini süt üretmeye zorlayan İsveçli bir üniversite öğrencisi olan Ragnar Bengtsson'un düşüncesi de buydu. Bengtsson, herhangi bir hormon takviyesi almadı ve bunun yerine her üç saatte bir memelerini pompalayarak süt üretimini teşvik etmeye çalıştı. İki aydan fazla bir süre uğraştıktan sonra, tek bir damla bile süt üretemeyince, pes etmek zorunda kaldı.[23]

Bengtsson'un başarısızlığı çok da şaşırtıcı değildir. Kadınlar için bile süt üretme süreci oldukça zorludur. Kanada'daki Goldfarb Emzirme Kliniği'nin 228 taşıyıcı ve evlat edinen anne üzerinde yaptığı bir çalışmada, çoğu kadın en azından bir miktar süt üretebilmiş olsa da, sadece %31'inin tam süt üretim kapasitesine ulaşabildiği gösterildi.[24] Erkekler, meme gelişiminin doruk noktasına ulaştığı ergenlik döneminde, kadınlarla aynı değişimlerden (örneğin lobüllerin çoğalması ve onları destekleyen yağ dokusunun toplanması gibi değişimlerden) geçmediğinden, erkeklerin bir kadınla aynı miktarda süt üretebilme ihtimali çok düşüktür.

Ancak yukarıda da bahsettiğimiz gibi, erkeklerin süt üretmesi imkansız değildir; hatta biyolojik olarak o kadar absürt bile değildir. Aşağıdaki videoda bunun bir örneğini görebilirsiniz:

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
52
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • İnanılmaz 23
  • Bilim Budur! 9
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 7
  • Tebrikler! 6
  • Muhteşem! 2
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Üzücü! 2
  • Umut Verici! 1
  • Güldürdü 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 15/06/2024 00:54:46 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/11887

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Bilişsel
Veri
Protein
Astrobiyoloji
Astronot
Sağlık
Primat
Yok Oluş
Yüksek
Dil
Aşılar
Cinsel Seçilim
Gün
Evcil Kediler
Venüs
Uterus
Cinsel Yönelim
Halk Sağlığı
Cinsellik Araştırmaları
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Nükleik Asit
Kanıt
İnternet
Etik
Maske Takmak
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Erkek Memesi Süt Üretebilir mi? Memeli Hayvanların Erkeklerinin Sütü, Yavru İçin Besleyici Olabilir mi?. (7 Haziran 2022). Alındığı Tarih: 15 Haziran 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/11887
Bakırcı, Ç. M. (2022, June 07). Erkek Memesi Süt Üretebilir mi? Memeli Hayvanların Erkeklerinin Sütü, Yavru İçin Besleyici Olabilir mi?. Evrim Ağacı. Retrieved June 15, 2024. from https://evrimagaci.org/s/11887
Ç. M. Bakırcı. “Erkek Memesi Süt Üretebilir mi? Memeli Hayvanların Erkeklerinin Sütü, Yavru İçin Besleyici Olabilir mi?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 07 Jun. 2022, https://evrimagaci.org/s/11887.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Erkek Memesi Süt Üretebilir mi? Memeli Hayvanların Erkeklerinin Sütü, Yavru İçin Besleyici Olabilir mi?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, June 07, 2022. https://evrimagaci.org/s/11887.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close