Erdem Sinyallemek Ahlaki Bir Çarpıtma mıdır?
Erdem Sinyalleme Davranışı İki Yüzlülükle Suçlanmayı Hak Eder mi?
Pexels
- Türev
- Etik (Ahlak Felsefesi)
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Erdem sinyalleme, insanların ahlaki değerlerini göstermek için yaptıkları davranışlardır ve bu davranışlar bazen samimiyetsizlikle suçlanır ancak çoğunlukla gerçek bir niyeti yansıtır.
- Evrimsel açıdan erdem sinyalleme, güvenilirliği artıran ve maliyetli sinyallerle iş birliği ve sosyal bağlılığı güçlendiren önemli bir iletişim biçimidir.
- Bilimsel araştırmalar, erdem sinyallemenin ahlaki söylemin temel işlevlerinden biri olduğunu ve bu davranışların tamamen ikiyüzlü olmadığını göstermektedir.
İnsanlar sürekli ahlaki meseleler hakkında konuşup dururlar. Kamusal alanlarda ahlaki iddialar öne sürüldüğünde çok sık duyduğumuz tepkilerden biri "onlar ahlak sinyallemesi" yapıyor demektir. Özellikle Twitter bu türden suçlamalar ile doludur: Gazeteci Piers Morgan, oyuncu Jameela Jamil'i "acınası bir erdem sinyalcisi aptal" olmakla; muhafazakâr bir kurum olan Manhattan Institute for Policy Researce iklim aktivistlerini erdem sinyalcisi kişiler olmakla; yazar Bjorn Lomborg ise veganlığı bir erdem sinyallemesi olmakla itham etmiştir (verdiğimiz örneklerden de görüleceği üzere erdem sinyalcisi olma ithamı genellikle solcular değil sağcılar tarafından dile getirilir).
Bu manzarada birini "erdem sinyallemesi" yapmakla suçlamak aslında onu bir tür ikiyüzlülükle itham etmek anlamına geliyor. Suçlamaya maruz kalan kişi ilgili ahlaki meseleyi içtenlikle önemsediğini söyler fakat bu bu suçlamaya göre asıl önemsediği şey yalnızca kendisidir. Bırakın zihinleri veya dünyayı olumlu anlamda değiştirmeyi amaçlamayı, onların tek derdi kendilerini olabildiğince gösterişli ve etkileyici bir şekilde sergilemektir. (2015'te bu ifadeyi kendisinin icat ettiğini iddia eden, ancak aslında icat etmeyen) Gazeteci James Bartholomew’un The Spectator dergisinde belirttiği üzere, erdem sinyalleme başkalarını önemsemek veya onlara içten ilgi göstermekle değil, "kişinin egosunu yüceltme arzusu ve bitmeyen kibrinden" kaynaklanmaktadır.
Biraz ironik görünecek ama başkalarını erdem sinyallemesi yapmakla suçlamanın kendisi başlı başına bir erdem sinyallemesi olabilir, sadece farklı bir kitleye yönelik bir gösteri. Bunu bir erdem siyallemesi olarak görelim veya görmeyelim çok da mühim değil fakat başkalarını erdem sinyalcisi olmakla suçlamanın kendisi de bir tür erdem sinyalciliğidir: Odaklandığı noktayı ahlaki iddianın işaret ettiği yerden onu dile getiren kişiye doğru kaydırıyor yalnızca. Bundan ötürü, bu suçlamaya başvuranlar aslında onu tartışılmakta olan ahlaki iddiayı ve meseleyi tartışmaktan kaçınmak için suistimal edebilir.
Şimdi farklı bir meseleyi daha incelemek istiyoruz. Bildiğimiz kadarıyla bu konuyu akademik literatürde işleyen tek kapsamlı çalışmada, felsefeci Justin Tosi ile Brandon Warmke, "ahlaki şovmen"i (onlar erdem sinyalcisi yerine bu terimi kullanıyorlar) kamusal ahlaki söylemin işlevini saptırdıkları gerekçesiyle suçluyorlar. Tosi ve Warmke'ye göre, kamusal ahlaki söylemin "pratikliğini ve uygulanmasını meşrulaştıran birincil ve temel işlev", "insanların ahlaki tutum ve inançlarını giderek geliştirmek veya yeryüzündeki ahlaki ilerlemeyi/iyileşmeyi teşvik etmektir."
Kamusal ahlak söylemlerinin amacı, insanların daha evvel fark etmedikleri ahlaki bir meseleyi görmelerini ve/veya ilgili bir ahlaki meselede harekete geçmelerini sağlamaktır. Fakat erdem sinyalcileri sahneye çıktıklarında bunu yapmak yerine kendilerini ön plana çıkarırlar ve insanların dikkatlerini ahlaki meselelerden saptırırlar. Erdem gösterisini genellikle hemen fark ettiğimizden dolayı bu durum izleyicide, sinyalciye yönelik bir hayranlık uyandırmaktan ziyade samimiyete karşı bir güvensizlik (sinizm) yaratıyor. Nihayetinde vardığımız yer, erdem sinyallemesinin ahlaki söylemi "ucuzlaştırdığı ve değersizleştirdiği"dir.
Fakat Tosi ve Warmke, ahlaki söylemin temel ve birincil işlevinin insanlarının ahlaki inançlarını geliştirmek veya dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek olduğuna dair iddiaları hakkında bir delil sunmuyorlar. Parmak bastıkları nokta elbette ahlaki söylemin bir işlevidir ama onların varsaydığı gibi tek işlev bu değildir. Belki de ahlaki söylemin temel işlevlerinden biri, erdem siyallemesi yapmak veya buna benzeri bir şeydir.
Sinyal vermek doğada epey yaygındır. Örneğin, tavus kuşunun kuyruğu, evrimsel uyumun bir işaretidir ve biyologlar buna “gerçek sinyal” derler çünkü taklit edilmesi epey zordur. Böyle gösterişli bir kuyruğa sahip olmak için çok fazla kaynak gerekir, sinyal ne kadar etkili ve iyiyse (yani kuyruk ne kadar büyük ve parlaksa) ona o kadar çok kaynak ayrılmış demektir. Bazı hayvanların sahip olduğu tüm ayaklarını dik tutup havaya doğru doğrusal bir sıçrama davranışı olan "stotting", muhtemelen çevikliğin ve sağlığın da gerçek bir işaretidir. Hızlı bir şekilde havaya doğru zıplayan bir ceylan çevresindeki potansiyel avcılara kendisini yakalamalarının kolay olmayacağını göstermektedir, bu da avcıların dikkatlerini daha kolay avlara yöneltmesine neden olabilir. İnsanlarda da sinyal verme davranışı vardır: Çok pahalı bir takım elbise giymek veya Rolex saat takmak, sahip olunan zenginliğin taklit edilmesi zor olan bir göstergesidir; bu davranışın sinyallediği şey uygun bir iş ortağı veya uygun bir eş olduğunuzdur.
Dine yönelik bilişsel bilimler çalışmalarında, genellikle iki tür sinyal arasında ayrım yapılır: maliyetli sinyaller ve güvenilirliği arttıran işaretler. Demin örnek verdiğimiz tavus kuşu kuyruğu maliyetli bir sinyal örneğidir, onu geliştirmek ve taşımak için epey enerjiye ihtiyaç vardır ve avcılardan kaçarken ayak bağı olabilir. Güvenilirliği arttıran işaretler ise doğru ve gerçek olmadıkları takdirde maliyeti olacak davranışlardır. Örneğin, yakınlardaki davetsiz misafiri görmezden gelen bir hayvan, grubun diğer üyelerine bu misafirin tehlikeli olmadığına yönelik mesajı taşımakla kalmaz, bunu mesajın doğruluğunu ve gerçekliğini teyit eden bir biçimde yapar: Çünkü şayet davetsiz misafir gerçek bir tehlike olsaydı, sinyali ileten hayvanın kendisi de tehlike altında olacaktı.
Dini eylem ve davranışların çoğu hem maliyetli hem güvenilirliği artıran birer sinyal olarak anlaşılabilir. Dinler oruç tutmak, zekât vermek, spesifik durumlar hariç seksten kaçınmak gibi birçok maliyetli davranışı zorunlu kılar. Sözünü ettiğimiz tüm bu davranışlar yalnızca gündelik yaşam pratikleri açısından değil evrimsel açıdan da epey maliyetlidir çünkü yavrular için ayrılan kaynakları kısıtlar ve üreme fırsatlarını azaltır. Dini eylemlere katılmak aynı zamanda sahip olunan dini inancın güvenilirliğini artıran işaretlerdir çünkü kimse bunun bir getirisi olacağına içten ve samimi bir şekilde iman etmeseydi bu türden maliyetleri üstlenmezdi.
Evrimsel yaklaşımla sorarsak bir kişi niçin dini bağlılığını gösterme ihtiyacı duyar? Muhtemel yanıtlardan biri, iş birliğinin sağladığı faydaları güvence altına alması olabilir. Başka insanlarla iş birliği yapmak genellikle epey riskli bir eylemdir: Karşı tarafın hile yapması veya karşılığını ödemeden faydalanmaya çalışması her zaman için bir olasılık olarak karşımızda durur. İçinde bulunulan sosyal grup ne kadar karmaşıksa ve diğer gruplara geçiş ne kadar kolaysa olası riskler de o kadar artar: Nispeten küçük gruplarda kimin samimi ve güvenilir olduğu takip edilebilir fakat büyük gruplar veya grup dışındakilerle etkileşim halindeysek kişinin itibarı tek başına güvenilir değildir.
Sinyalleme davranışı buradaki problemi aşmaya yardımcı olabilir. Dindar kişi, kendi grubuyla iş birliği yapmak söz konusu olduğunda mevcut kurallara bağlılığını gösterir. O, taşıdığı erdemi gösterir; verdiği sinyal genellikle gerçek ve dürüst bir sinyaldir. Bu sinyali taklit etmek zordur ve kişi sayısı çok az olduğundan dini gruplar herkesi olmasa bile en azından üyelerinin itibarını böylece takip edebilirler. Bu türden bir açıklama, Sanayi Devrimi'nin başlangıcında Quaker iş insanlarının ön plana çıkışını açıklamak için öne sürülmüştür. Quakerlar birbirlerine güveniyorlardı, bunun nedenlerinden biri de Dostların Derneği'ne (İng: "Society of Friends") üye olmanın, ahlak kurallarına uyma niyetinin gerçek ve dürüst bir sinyali olmasıydı.
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
KreosusKreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
Dinsel sinyalleme, zaten ahlaki bir sinyallemedir. Toplumların sekülerleştikçe daha seküler ahlaki iddiaların aynı rolü üstlenmeye başlaması hiç de şaşırtıcı olmamalıdır. Erdem sinyalleme aslında kendi grubumuza yönelik sinyal ve mesaj niteliği taşır, grubun gözünde bizim (Tosi ve Warmke’nin ifadesiyle) "saygın ve itibarlı" olduğumuza işaret eder. Bu, ahlakın işlevinin çarpıtılması olarak tanımlanamaz; tam aksine bu ahlaki söylemin temel işlevlerinden birini yerine getirmesi olarak anlaşılmalıdır.
Şayet bu türden bir erdem sinyallemesi kamusal ahlaki söyleminin merkezi ve meşrulaştırıcı bir işleviyse o halde onun söz konusu söylemi çarpıttığı veya saptırdığı iddiası yanlıştır. O halde iki yüzlülük iddiasını nereye koyacağız?
"Erdem sinyalleme"nin ikiyüzlülük olduğuna dair suçlamayı iki farklı biçimde inceleyebiliriz. İlk olarak onların niyetlerini sorgulayabiliriz: Erdem sinyalcilerinin, erdem sinyalleyerek asıl yaptıkları şeyin (iklim değişikliği, hayvan refahı veya benzeri konularla ilgilendiklerini değil) kendilerini olabilecek en iyi şekilde sergilemek ve göstermek olduğunu düşünebiliriz.
İşletme alanında çalışan bilim insanları Jillian Jordan ile David Rand, yakın zamanda yayınladıkları makalelerinde, hiçkimse onları izlemediğinde insanların erdem sinyalleme davranışında bulunup bulunmayacaklarını ele aldı ve deneydeki katılımcıların tepkilerinin “erdem sinyalleme” fırsatlarına duyarlı olduğunu buldular: Ahlaki bir ihlal gerçekleştirildikten sonra, katılımcıların erdemlerini gösterebilecekleri daha iyi fırsatlar olduğunda ifade edilen ahlaki öfke düzeyi azalıyordu. Fakat yapılan deney tümüyle anonim olduğundan dolayı hiçkimse ahlaki öfkeyi belirli kişilerle ilişkilendirememişti. Bu durum şunu göstermektedir: Erdem sinyalleme, belirli duyguları niçin hissettiğimize dair açıklamanın bir parçası (ama yalnızca bir parçası) olsa da, biz yine de bu duyguları gerçekten hissederiz ve onları yalnızca erdem sinyalleme yapmak adına dışa vurmayız.
İkiyüzlülük suçlamasını somutlaştırmanın ikinci yolu, erdem sinyalcilerinin aslında sergilemeye çalıştıkları erdeme gerçekten sahip olmayabilecekleri düşüncesidir. Evrimsel bir bakışta, dürüst olmayan/sahte sinyaller vermek de yaygın bir durumdur. Örneğin eşek arılarını taklit eden sineklerde görebileceğimiz gibi; bazı hayvanlar diğer hayvanların zehirli olduklarına dair verdikleri dürüst ve gerçek sinyali taklit ederler. Bazı erdem sinyalcilerinin de benzer şekilde samimi olmayan bir taklitçilik yapıyor olması muhtemeldir. Fakat gözden kaçırmamamız gereken bir nokta var: Dürüst ve gerçek olmayan bir şekilde erdem sinyallemesi yapmak yalnızca bu türden sinyalleri göndermeyi mantıklı kılacak kadar fazla sayıda dürüst başka erdem sinyalcisi olduğunda bunu yapmaya değerdir. Bazı erdem sinyalcileri ikiyüzlü olabilir fakat çoğunluk muhtemelen değildir. Sonuç olarak, erdem sinyallemenin ahlaki söylemde kendine ait bir yeri vardır; meseleyi kolayca elimizin tersiyle itmemeli ve küçümsememeliyiz.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Türev İçerik Kaynağı: Aeon Magazine | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 02/06/2026 17:10:03 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22963
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.